Salavat-ı Şerifenin Fazileti ve Ruhaniyatı kaydında Muhammed Mustafa sallallahu teala efendimizin üzerine getirdiğimiz ve getireceğimiz salavatı şerifelerin fazaili hakkında bir hadisi şerif adede dualar edelim ola ki Rabbimiz Teala ve tekaddes hazretleri şu mübarek Kadir gecesinde ettiğimiz dualarımızı dergahı izzetinde ahseni kabul ile makbul eyleye, kusurlarımızı afleye, böyle cami-i…
Salavat-ı Şerifenin Fazileti ve Ruhaniyatı ne anlatıyor?
Salavat-ı Şerifenin Fazileti ve Ruhaniyatı kaydında Muhammed Mustafa sallallahu teala efendimizin üzerine getirdiğimiz ve getireceğimiz salavatı şerifelerin fazaili hakkında bir hadisi şerif adede dualar edelim ola ki Rabbimiz Teala ve tekaddes hazretleri şu mübarek Kadir gecesinde ettiğimiz dualarımızı dergahı izzetinde ahseni kabul ile makbul eyleye, kusurlarımızı afleye, böyle cami-i…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 25 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Muhammed Mustafa sallallahu teala efendimizin üzerine getirdiğimiz ve getireceğimiz salavatı şerifelerin fazaili hakkında bir hadisi şerif adede dualar edelim ola ki Rabbimiz Teala ve tekaddes hazretleri şu mübarek Kadir gecesinde ettiğimiz dualarımızı dergahı izzetinde ahseni kabul ile makbul eyleye, kusurlarımızı afleye, böyle cami-i şerife bütün biladi İslamiyede sıkı sıkıya dolduğumuz gibi fahri kainatın ala cennetinde, böylece Rabbim bizleri haşrice meyle, Habibi Ekrem'i hürmetine, eyle-i kadir hürmetine, nur-i zulüm hürmetine, Fahr-i kainat efendimiz, efendiler efendisi, kainatın efendisi, mevcudatın sultanı olan Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimiz, bana salat gönderenlere, bana salavat-ı şerife okuyanlara, Cenabı hak sırat köprüsü üzerinde bir nur ihsan eder. Ehli nursa, ehli nardan olmayacağı bedihidir.
Bana Salavatı Şerife getirenlere Halid'i zül bir nur ihsan eder. O nurlu olan kimseler ehli nardan değil, cennet ehli onlar. Allah dilimizden kesmesin. Beyti şerifi tavaf ederken birisi daima Allahümme salli ala seyyidina Muhammedimme ala alihi ve sahbihi ve sellem okur. Kutlu deve kardeşim buranın yedi tavafına yedi dua var. Niye o duaları okumuyorsun da habire salavat-ı şerife okuyorum, duaları okumuyorum da habire Salavatı Şerife okuyorum, dedi. Benim gördüğümü sen görsen, sen de Salavatı Şerife okun, dedi. Ne gördün sen? Babamla beraber hacca geliyordun. Babam hastalandı. Babam hastalandı. Son nefes, son sıkıntılı devri, şahsı dönmeye başladı. Biraz daha çekti, vefat etti. Sıfatı vefat etti. Sıfatı hayvan suratında oldu. Çok ağladım, çok sızladım ve yıkıldım düştüm, yorgunum da döşüne uyumuşum. Rüyamdan nur gibi bizzat tepesinden babamın ayağına kadar sığadı babam nura tebdil oldu.
Allah aşkına siz kimsiniz diyelim. Ben iki cihan güneşi Muhammed Mustafa'yım. Sallallahu aleyhi ve sellem. Şu dekli günüme Ya Rasulallah nasıl yetiştiniz? Baban Künde çok günahı var böyle suratı kötü dönecek şeklinde çok isyanı var ama künde bana yüz Salavatı Şerife getirmeyince yakmazdı, uyumazdı. Benim başımda bir melek var. O melek bütün ümmetimin Salavatını bana getirir ve duyurur. Kim olduğunu da söyler. Filan olur filan sana Salavatı Şerife okudu ya Muhammed der. Ben onun Salavatını kabul ederim ve o melek bana geldi dedi ki sana yüz salavat-ı şerife getiren zat öldü ya, yüzü hayvan suratına döndü. O bana her gece yüz salavat-ı şerife getirdiği için ben şimdi ona yetiştim ve kurtardım buyurdular. Bunun için size her vaazımızın önünde Salavatı Şerife'den bahsederiz. Allah Muhammed Mustafa'mızdan bizi ayırmasın. Şimdi Kadir gecesinde duyuruyor. Kadınların oradaki mı?
Evet, onu kaldırsınlar, duyurmasınlar. Devam ediyoruz efendim. Sırat köprüsü. İki yüz elli dört. Yani sırat kıldan ince, kılıçtan keskin. Kıldan ince, kılıçtan keskin. Kılıçtan keskin. Gecenin karanlığından daha ziyade karanlık. Hocam geçebilir miyiz ya öyle? Bu eşkıya ve vusat hakkındadır. Asilların, şebilerin hakkında böyle. Amma müttefin, Allah'tan korkan, sıcak demeyip de bugün de caminin içine sokulan, ama müttefin hakkında bir namazını kılan, haccına giren, zekatını gelen, anneye babaya itaat eden, İslam'ı prensiplerden ayrılmayan için avanın yalsı gibi bir yazı. Şöyle bir kat daha temas edeyim, geçiyorum. Sıdatta su al. Yedi yerde yedi kontrol var sorulan. Cevap veremeyen yerde bin sene kalacak. Yedi karakol var. Yedi yerde pasaporta bakacaklar. Teamsa geçebilecek. Team devamsa geçemeyecek. Hocam biz geçebilir miyiz? Bakalım sınayalım. Bir, birinci kantara, birinci karagon.
İmanından sual olunur. İmanın kamil miydi? Ölünce dirilmeye imanın var mıydı? Girdi dilim. Bu altı şeye iman ettin mi? Ettim. Geç. Yoklayacaklar. İkinci kampada namazından sorulacak. Tek namaz geçirdin mi? Geçirdin ise kaza ettin mi? Kazan duruyor öyle. Namazım kaldı, bekle burada bin sene. Yok namazı tamamsa geç. Namazda ne namazdan neden çok konuştuk? Tez tez keseceğiz. Üçüncüde, zekatından sorulacak. Zekatı tamam verdin mi? Zekatı tamam verdim. Noksanın var mı? Evdeki gaylı halılara da verdin mi? Duvardaki çaklı halılara da verdin mi? Ailenin altın bileziklerine de verdin mi? Koyunlarına, sığırlarına, davarlarına, mallarına zekatı tamam verdin mi? Verdinse verdin. Vermedinse namazın da kabul değil, zekatın de kabul değil sati. Geçen zekat için çok konuşmuştum, şimdi o kadar üzüm görmüyorum. Hocalarımız mütemadiyen konuşuyor. Dördüncüsü, savunumdan sorulur. Orucum tamam mı?
Orucu tuttum mu? Tuttum elhamdülillah, geç. Orucu tutmayan, bekle buradan. Sıratta senin için yol yok. Senin yerin veylderesi, cehennemin içi. Düş aşağıya. Başka çare yok. Beşincisi, haccından sorulur. Hicaz sana farz mıydı? Farzdı. Daha gençsin dediler. Akıl baliğ oldun muydu? Oldum. Niye gitmedin? Sonra fakirliğe düş düşsen hiçbir malın kalmasa, yörüğü yörüğü gitmek üzerine farz olur. Sana hac evvelden farz oldu. Oğlumu everecektim, kızımı çıkaracaktım, şunu yapacaktım, yalancı manalarla kaldın. Yardım etine yaz, istersen müftünden sor, kimden sorarsan sor. Bu böyle. Çünkü namaz ezan okununca farz olduğu gibi hacca gidecek kadar para eline geçti de gitmedinse, inşallah mesulsün. Mesulsün. Haccım tamam. Ya rabbi, geç kulum. Altıncısı, abdestten veya gusülden sorulur. Abdestini tamam alır mıydın? Gusli iyi yapar mıydın? Dünkü haber verdiğim gibi gusül yapar mıydın? Yapardım.
Huslum tamamıdır. Abdestimi ve yerli yerimde alırdım. Kıbleye dönerdim. Mustafa elimi yıkardım. Ağzımı yıkardım. Yüzlerimi tüy biten yerinden, kulaklarımın yumşağından, ta yukardan sıkarak sıkarak, göğsünü Eline suyu alıp dökecek, böyle geriye de dökecek. Elinin tümü ıslandım mı dörtte birini mest edecek böyle aşağı yukarı sürmekle. Yeni adetli saç sahipleri saçını daradığı için böyle sürü verdin mi şurada bir parmak saçı yıkamış olduğundan katiyyen abdestleri caiz değil. Abdest olmaz, onun olarak kılınan namazda namaz olmaz. Bunu iyice dil. O bozulursa bozulsun aşağı sığınacak, yokaya sığınacak. Neft olacak çünkü o saçlar. Anladım efendim. Daha yedinci abdestim de iyi, müslim de iyi, geç bulun. Yedinci sual. Zulümden sual edilecek kimseye zulmettin mi? Allah'ın mahlukuna zulmettin mi? Zalimlerden tat alıcı miskinler arkasıyım ben. Zalimlerden hak kalıcı, miskinlerin kuvveti benim.
Hiç tükeneceğim yok. Şu öte yerine pek uzun geliyor. Şöyle ayeti celileye dönelim. Açılın bir aşkla. Kelimesiyle cümlemize hüsnü hatimeler tevfik et edilmez. Ne buyuruyor kudret sahibi Halık ve Zülcelal? Sebebi nüzul, yani ayet-i celilerin gelmesinin sebebi eskiden bin ay harp edenler olduğunu Muhammed aleyhissalatü vesselam'a söylediler. Peygamberimizin yanındaki sahabeler, hele bilhassa hazrettal efendimiz çok üzüldü. O üzülünce bu ayet-i celile nazil oldu. Dinleyelim. Muhakkak biz azı müzişan, Kuran-ı Aliyi Kuran'ı bir gecede indirdik. Kadir Gecesi'nde indirdik. Yani cehalet karanlıklarından, cehalet cehalet karanlıklarından, cehalet zindanlarından, insanı kurtaracak yollarını bildiren Kuran'ı biz leyleyi kadirde inzal ettik. Leyleyi kadirde gönderdik. Cehalet karanlığı zindandı. Nasıl zindanı güneş böyle parçaladı da mahvetti de gündüze kavuşturdu.
Muhammed aleyhisselam boğunca, Kuran-ı Kerim gelince dünya zindandan kurtuldu. O sevgili, o marul farit, Allah'ın sevgilisi, cariye-i büzün, güzin diri diri hızını yere gömerkene sağıız, yani baba beni nereye götürüyorsun? Gel dedi. Terbiyesizliğin lüzum yok gel. Babam kazarken yüzüne toz bulaştı. Yüzüne toz bulaştı babacığım diyor da daha zerre kadar insaf etmiyor. Burayı niye kazıyorsun baba dedi. Senin gibi tak bulasıcayı buraya gömeceğim de onun için kazıyorsun dedi. Koca Hazret-i Ömer. Çocuğu kovalamaya başladı. Şeylerde de gördünüz ya, müsamerelerde ne de görüyorsunuz ya, kadar acı vermiyordu o gün diyor. Seruza kadar acımıyordun. Seruza kadar acımıyordun. Bu karanlıkları yırtan Kuran-ı Kerim. Ebu Cahil. Allah torunlarının şerrinden bizi korusun Muhammed Aleyhissalatü Vesselam'ın gününde Ebu Cahil hep topladı daha omarul farip, küsru halinde.
Küsru halinde topladı, o marul fareye çağırın dedi. Çağırdılar. Ya Ömer dedi. Senin gibi bir pehlivan zamanında Muhammed aleyhissalatu vesselam. O demez ya Muhammed ejderhaya dönüp geliyor dedi. Beni dönüp geliyor dedi. Beni Erkam'ın evinde toplanmışlar, otuz sekiz otuz dokuza baliğ olmuşlar. Bunları serin gününde ve ürüne alamazsak bunlar bizim Ebau ecdad dinimizi yıkacaklar dedi. Bizi puta Sanem'e tattırmayacak bunlar dedi. Çünkü o güneş doğdu. Hazreti Ömer şişti. Koltuğunu kabarttılar onun. Onun. Dedi ben geleyim Muhammed'i esir alayım tek tek karşımızda kırayım dedi. O öfkelendi mi tüyleri tüyleri elbisesinden dışarıya çıkardı. Hazreti Ömer öfkelerince böyle heybetle giderken yolda nüayim isminde iman edenin birisi rast geldi. Nereye giren böyle ya? Ömer dedi hiddetle. Türü hiddet. Muhammedileri esir alacağım. Muhammedilere başındaki olanları da öldürmeye gidiyorum dedi.
Gitmeyecek işin peşine düşmüşsün, gücün yetmez dedi. Gücün yetmez bu işi başaramam. Kurarım sen de imanlısın dedi. İlki seni öldüreyim, bana gözdağı veriyorsun dedi. Yakasını tuttu. Tuttuğu zaman dedi ki bir ben mi iman ettim, kız kardeşine eniştem de iman etti dedi. Yani o öfkesini alman için öyleyse ilki kız kardeşimi eniştemi öldüreyim de sonra Muhammed'i öldüreyim. Diyedi de kız kardeşinin evine döndü. Habbab isminde birisi onlara Kuran talim ediyordu. Kuran okuyordu. Ayet-i celilesi nazil oldu. Onu belleniyordu. Kalkıyede dayak marül tariften titriyor. Görmüyor mu? Zindan olan dünyayı Kuran-ı Kerim açtı böyle. Allahu Teala hazretleri bizi Kuran-ı Kerim'den ayırmasın. Kerim'den ayırmasın. Şimdi efendim yedi kapıya vurduğu zaman kimsinizdir ben onarım deyince hemen hatbabı orada bir esf vardı attılar, üstüne yatağa kaydılar. Hemen ikisi gün çıktılar.
Kuran-ı Kerim'i pencerenin altından dinlermiş. Böyle devam edip giderken manasını da anladığından ciğerine vurgu gibi geçmiş. Geçmiş iman etmeye gömülü bir şekilde kapıyı vurmuş, açıverdiler, dediler. Hani şu okuduğumuz bir şey var, getirin ortaya. Hayır ya. Onlar biz öyle bir şey görmedik dedi. Niye hiç yalanı sevmezdi, niye yalan söylüyorsun diye eniştesinin şöyle yakasından tutunca vudu udan gibi höşne çıktı. Kesecek, niye yalan söylüyorsun? Dedi kesme yahu. Allah'tan korkma mı ya Ömer dedi. Peygamberden utanmaz mı sen dedi. Kocamı niye kesiniyorsun dedi. Niye yalan söylüyorsunuz dedi. Vurunca kız kardeşinin ağzından kalktı kılmaya başlayınca ciğeri yandı dedi ki Allah'tan kop dedi. Peygamberden utan dedi. Dini hali geldi dedi. Dedi. Ben iman etmenin için girdim dedi. Kuran'ı ben duydum dedi. Taha suresi okunuyor dedi. Getirin Ceylan deresinde dedi. Okulda bir dinleyin.
Hemen ayağa kalktı yine. Hazreti Muhammed o mereğinin birini imana getir Ya Rabbi diyordu. Demek ki sana duası kabul olmuş şu Ayet-i Celile dedi. Bunu okuyup da iman etmen için ne lazım gelir dedi. Hemen usletti, hemen usletti. Ümüne düş dedi. Hemen önüne düştü. Muhammed aleyhisselamın yanına geliyor. Şöyle mazgal deliklerinden bakıyorlardı, iş delike, hazreti Muhammed aleyhisselama onar geliyor ya Muhammed dedi. Hazreti Hamza korkma ya Rasulallah. Hazreti Ali'yi ki zatını cennete aldılar. Kapıyı dineldiler. Hiç hemen keserim korkma dedi. Yok yok Cebrail aleyhisselam geldi. Ömer iman etmeye geliyor dedi. Peygamberimiz. Müjdemi verin, Ömer iman etmeye geliyor. Ömer iman etmeye geliyor. Kapıyı açın da ben oraya varayım dedi. Kapıyı açtılar. Peygamber efendimiz girer girmez oku dedi. Bir kucaklarda sırttıydı. Küfür dışarıya çıktı. Hazıratı Ömer Halikenin ikincisi oldu.
Bu işte zindanları Kuran-ı Kerim'den ayırma Ya Rabbi. Devam ediyor bize. Muhakkak biz azl-ı Muhakkak biz azim-ı şan Kuran-ı Aliyi bir gecede indirdik. Ya ekremer gusül. Ne şey bildirdi sana leyla-i kadir hangi şeydir? Leyle-i kadrin kadrini, ne şeyi bildirdi? Kim bildirebilir ben olmasam? Kuran'ın büyüklüğünü, leyle-i kadrin büyüklüğünü anca ben bilirim diyor Allah. Sana bildiriyorum habibim, dinleyelim. Yani leyle-i kadirin azametini, o gece olan hayır ve hasenatın gecesini sana hangi şey bildirdi habibim? Neden bildin? Leyle tül bin aydan hayırlı. Leylei Kadir bin aydan hayırlı. Yani biz başka memleketlerde de bulunduk. Develi de vaaz verdim, Ben Ganiğdere'de vaaz verdim, Adana'da vaaz verdim, Ebuzan'da vaaz verdim, İstanbul'da takip verdim, dört köşe de verdim. Bizim çocuklar gibi takıp kalkıp gelip gelip gelip gelip huzurumuzu bozan bir yerde olmadı daha. Bir yerde olmaz.
Buranın çocukları yalnız. Bu terbiyenin dışında bir insanla. Oturacaksan otur oturmayacaksan defol getir de. Leylei Kadir, leylai Kadir'in bin halden hayırlıdır. Yani Kuran nazil olan gece kendisinde leyle-i kadir bulunmayan bin aydan hayırlı. Zaha şeytan durdurmaz burada. Şuradaki durduğum bin ay seksen iki seneden hayırlı şurayı beklediğin. Azıcık su arayı, canıyım isteyince kalkıp gitmek. İçmek mi doğru şimdi? Bin aydan hayırlı, seksen iki senelik ibadet etmek mi daha hayırlı? Soruyorum senden. Geldin buraya? İki. Devam edeyim. Tenezzelül melaiketu ver ruhu fiha bir ibn rabbihim min külli emir. Melekler, şimdi melekler, yedinci kat sema melekleri, cibrilli emin, Cebrail aleyhisselam için de her emir için Rab'larının izniyle o gece de nazil olurlar. Şimdi içimizde, gecede nazil olurlar. Şimdi içimizde Cebrail var, melekler var. Sıkışanlar Cebrail'i melekleri sevemediğinden oluyor.
Ruhlar giyinsin, duyun da Allah gette bak diyor onların hallerine. Yani leyleği Kadir öyle bir mübarek gecedir ki, bak kitaptan okuyorum, o gece de semadan yeryüzüne müminleri ziyaret etmeye, Ya Rabbi kulların sıcak yediler içtiler oruç tuttular. Yirmi altı, yirmi yedi gün oldu. Bugün ücretlerini iste yollar. Ha ne olursun biz de varalım işlerine bir ziyaret edelim onları. Sen oturuyorsun ya senin diziğin dibinde belki kaç bin melek oturuyor? Sığar mı hocam? Onlar cismi latiftir. Şuraya şu elektrik gibi yüz bin tane koy, ziyası sığdığı gibi onlar ziya olduğu için sığıyorlar. Görüyor musun? Melekler de içimizde şimdi, Cebrail aleyhisselam da içimizde. Bütün camileri dolaşıyorlar böyle. Bakıyorlar düzenimize. Elhamdülillah. Ağızlarımız sende, gözlerimiz sende, gözümüz Allah'ta bizim. Gözümüz sende, gözümüz Mevla'da. Bugün kendinden ücret istiyoruz.
Bin aydan hayırlı olan Kadir gecesini kılarlar, yüz rekat kadir namazı kılarlar, dört rekat tespih namazı kılarlar, kaza namazı dört rekat tespih namazı kılarlar, kaza namazı kılarlar, Allah derler, zikrederler, tevhit okullar böyle geceyi sabahlarlar camilerde. Senin memleketinde bir iki saat de sırt dışı verip de çıkmak. Başka yerde öyle değil. Bura makarri ulemaymış efendim, hiç inanmam ben öyle şeye. Dışarırlar makarri ulema. İstanbul ne şimdi göreceksin, görüyor. Develi'de vaaz verdik. Allah dedik biraz Allah bir polis geldi dedi sizi karakola buyurun dedi. Ne dedi karakola geleceksin? Sen git de ben varayım. Devleri böyle karıştı. Ne olmuş? Siz diyor Allah dediğiniz, Allah demek yasak diyor. Yani hayrete mucip oldu. Karakolu bastı millet. Zor gücün milletin emrini ederler. Polisi attılar. Bir de jandarma kumandanıymış onu da attılar. İkisi de dışarıda hanım kusura bakma.
Açtılara da radyoları hem Ankara hem de İstanbul Allah diye yıkılıyor. Allah diye bağırıyor. Bugün dört köşe yedi iklim Allah diye çığırdığı gün. Onların hürmetine Ya Rabbi, bizi de affet Ya Rabbi. Kalbimizi sıkıştırma Ya Rabbi. Sıkıştırma. İyi dinleyelim. Yani leyle-i kadir öyle bir mübarek gecedir ki o gece de semadan yeryüzüne müminleri ziyaret, müminleri ziyaret ve istiğfar etmek üzere cibril'li emirle beraber melekler dünyaya ve ahirete mütealılık her emin için Rab'larını yüzüyle inerler. Ehli imanı ziyaret ederler ve yeryüzünün ibadetlerini, abidlerinin ibadetlerini seyri temaşa ederler. Müminleri ziyaret eder Cibril-i Emin. Melekler keşke biz de melek olmaya ait da insan olaydık derler ve şöyle bakarlar. Kimisi tespih namazında birini ermiş. Öyle okuyor. Kimisi benim günahım çok diyor, kaza namazı kılıyor. Kimisi Kuran-ı Kerim okuyor. Kimisi istiğfar okuyor.
Kimisi Allah diye feryat ediyor. Onları görmeye geliyorlar, ziyarete geliyorlar. Demek ki biz ziyarete lale insin sen? Sen müminsin. Mütedeyyinsin. Hırtla ana kadar iman dolusun. İnşallah bu imanla ölür, Cennet-i Ala'yı buluruz inşallah. Bulur inşallah. Dinleyelim daha. Selamın hiyehatta metla ilfecir. Selamattır o gece. Gün doğuncaya kadar. Kadir gecesi, belirli değil, yirmiden sonra gecelerde. Bu gece sabaha kadar bir afat olmazsa, gün bu kadar selamet yaşar bu gece. Allah ona selamet vermiş. Bu meleklerin selamıyla de dolar yeryüzü. Esselamu aleyküm ey aleyküm ey müminler. Kadriniz mübarek olsun. Yanınız insan insana demez. Bütün melekler de böyle hem dua ederler hem tebrik ederler. Allah'ımız bizleri de tebrik ettirsin. Selamettir o gece gün doğuncaya kadar, yani leyle-i kadir müminler için hayır ve selamettir ki o gece de şer olmaz. Bu selamet sabahın zuhuruna kadar devam eder.
Sabah bitene kadar devam eder. Kuran-ı Kerim nazil olan gece bu gece. Kaha surasıyla Hazreti Ömer'in dilini büken gece bu gece. Allah şefaatlerine nail nail et Ya Rabbi. Kuran her okunuşta ruhani zevk duyulan, hiç o sanç vermeyen bir kitabı kerimdir. Öyle bir kitabı kerim ki, insana hiç o sanç vermez. Hoca efendi, Elham'ın yerine başkasını oku teravihte canım. Başka ayet oku, o sandım diyen bir kişi duymadım daha. Nereye öyle oluyor hoca? Allah kelamı olduğundan doyulmaz. Hocam yerine başka bir ayet oku. Yerine başka bir ayet oku. Olmaz yavrum dil hoca diyen de bir fert olmaz. Her okunuşta ayrı ayrı dadı var Kuran-ı Kerim'in. Hiç kimseye daha kosanç girmemiş. Allah'ımız bizi Kuran-ı Kerim'den ayırma Ya Rabbi. Görüyor musun kardeşim?
Daha sana Kuran'dan birkaç kere söyleyeyim de, evini akıl gibi etme de, evin yüzeyiyen bir ev olsun, oğlanlarını okut, kızlarını okut, etme de, evin yüzeyyen bir ev olsun, oğlanlarını okut, kızlarını okut, ailemi okut, kendim oku da evin ahir olmasın. Evin yüzeyyen Kuran-ı Kerim evi olsun. Allah öyle ev etmesin evimizi. Bir köyü bir bucağı değil, yekpare bir dünyayı idareye kafi ve kefil bir kitabı celildir. Bir tekzük köye, bir Türkiye'ye neye değil? Dört köşe yedi iklime yetecek kadar Kuran-ı Kerim'in idaresi var. Kuran, ömründe mağazaları rukua indirmiş. Hiçbir asır ondan müstağni kalmamıştır. Bütün büyükler ömründe rukua eğrilmiş. Utbe'ye dediler onlara vaat et. De ki yahu be olma istersen seni memleketimizle be edelim. Evlenmek istersen en zenginimizden hız alalım. Zengin olmak istersen para toplayalım. Çok en zenginimizden ol. Yalnız şu İslam davasını bırak rica ederim diye.
Geldi böyle söyledi. Böyle söyleyince Muhammed Aleyhisselam titremeye başladı. Akrabalığımızın hak bütün daha okuma öte anını dedi. Akrabalığı seversen dedi. Ağzını kapardı peygamberimizin kalktı gitti. Onu gönderen Ebu cahiller, Şeybeler, Ebu Lehebler ne bekliyor? Gelmedi evine doğru gitti. Yahu niye gelmedin dedi. Kanaatim olsun bir şey okudu, siz sıfır diyordunuz. Siz esatri ile evvel diyordunuz, evvelki satırlar diyordunuz, o şiir diyordunuz, vallahi hiçbirine benzemez, o Allah kelamı az kala iman evi yazdım dedi. İman evi yazdım. İman etmedi de vücudun böyle titremeye başladı, akrabalığını seversen, dur dedim de öyle durdurabildim diyor. Kuran-ı Kerim bu kardeşim. Sen okutturmuyorsun yavrularına niye okutturmuyorsun ama çok zararlısın. Kuran-ı Kerim dürri mekdündür. İncilerini müminlere edaya ediyor. Kuran-ı Kerim Kuran mucizdir. Okuyan daima acizdir.
Bazı elhamdülillah da yanlıştır. İnsanlar aciz, Kuran avucuna üf te'lifür, vücuduna çan, hastalık biiznillah uçar gider, ahirette de şefaat eder. İki şey şefaat eder. Birisi Ramazan. Ramazan ayı gelir kolumdan tutar, ya Rabbi bu benim için, senin için aç kaldı, su içmedi, ekmek yemedi. Müsaade et, bu korkuyor sırattan geçmeyi, ben sırattan geçireyim. Kuran-ı Kerim geliyor. Ya Rabbi bunu okumak yüzünden başka işlerini bıraktı ve ben buna şey yaptım. Ya Rabbi bunu okumak yüzünden başka işlerini bıraktıydı, ben buna şefaat edeyim cennete girsin. İkinize de izin veriyorum diyor. Orucuyla Kuran şefaat edip cennete götürüyor. Hadisi şerif bu. Daha okuyorum. Ben doymadım, sen doyuyorsan bilmem. Kuran kalbe safa ruha refah verir. Kuran emrazı teşbiye ve tedavi eder. Gene üç defikle düşerdi o, onu geriye aldın. Sen camimize niye gelme? Sen İslam dinini terk etmişsin. Terk etmişsin.
Kuran'ın ilk ayeti oku diye başlayan, alemi kucaklayan bir burhan-ı ilahidir. Kuran'ın muhafızı bizzat zadi celili suphanallahdır. Yoksa toprak uçaklar gemiler Kuran'ı muhafaza iletemez. Derler Kuran'ı Türkçeye çevireceğiz, giyineceğiz, çalışırlar, ne? Onun muhafızı Allah'tır, kimse buna tokanamaz. İncil de bozuldu, Tevrat da bozuldu, Zebur da bozuldu. Bak her yerde okunmaz, radyolarda Kuran-ı Kerim bütün devlette okunur, onu kimse bozamaz. Bir bozuk olsa şimdi dört İncil'i dört ettiler, bir İncil yüz dört oldu, yüzünü mahvettiler, dördü kaldı, dördü de birbirine uyamadığından şakta okudum mukaktta yanlış okudum diyorlar, okuyamıyorlar. Kuran-ı Kerim dört köşe yedi iklimde okunur, kimse bozamaz Kuran'ı. Devam ediyoruz efendim. Kuran'ın münkiri, tevilsiz ihbar olurdur. Anlayamadım hoca. Kuran'ı kim inkar ederse, bir tecrit ayetini tevilsiz olarak kafir denilir o anıma.
O Kuran eski masaldı geçmiş diyenler, onları kim geldiyse tevilsiz, yani tevil edilmeden kafir olur. Tecdidi iman, tecdididi nikah edilmezse olmaz. Yine sen hep tuttunuz biraz. Daha okuyayım mu sana? Kuran mümine mümine vird evradıdır Müslümanın Kuran. Okuduksa evrad okuyor gibi. Efendim mümine bir, gurbette iş. Garip düştü mü Kuran'ı okusan iş olur. Sözünde meseller, kaygı zamanı ölüm oldu mu gelip gelip Kuran okudukları onun için ciğerin, baharın, gardaşım öldü, bacım öldü, ailen öldü, yavrum ciğer parem öldü, canın cayır cayır yanıyor. Hafızlar gelir, yarı ağırttı, Kalbine bir su serpilmeye başlar. Onunla teselli olabilin. Allah bizi Kuran'dan ayırma ya Rabbi. Kaygıdan meseleler zulmetten nur, zulmet zamanında nur veren, evet, dalalette hidayet, dalalet zamanında hidayet tarifesidir. İnsan dalalete düştün mü Kuran hidayete getirir. Kuran. Camus sair.
Sizden birisi Cenabıhakk'la münacet ve mükalemeyi severse, huzuru kal bile Kuran okusun. Sizden biriniz Allah'a konuşmayı severseniz, Allah'a konuşayım diye istiyorsanız Kuran-ı Kerim oku, Allah'a konuşmuş gibi sevaba nail olursun. Anlayabildin mi? Daha diyeyim mi? Nail olursun. Anlayabildin mi? Daha diyeyim mi? Camiden hoca efendi, Kuran okudu dinlerim, çıktın. Gelin nereden geleyim? Allah'a konuşmadan. Yalansın vallahi. Desen yalanında yalan, yemininde yalancı değilsin. Allah'a konuşmuş gibi sevaba nail olursun. Allah bizi Kuran'dan ayırmasın. Kadir gecesi. Kadir gecesini, Kadir gecesini, şu bulunduğumuz geceyi, sıdkı yakin ile, sıdkı yakin ile inanarak, iman ederek ihya eden mümin, mümini kamil, günah-ı sahayiri mahvolur.
Ne kadar bütün ömründen ne kadar günah ettiyse inanarak, sevabına inanarak, Kadir gecesi olduğunu bilerek, kim burayı bekliyorsa günahı, sagayiri, bütün ömründeki günahı mahvolur diyor peygamberimiz. Memnun olduk değil mi? Yalnız şunlar affolunmaz diyor, bunları sayayım. Kadir gecesinden istifade edilemeyen şunlar. Açın bir aşkla. Kelimesi ile cümlenize hüsnü hatimeler tevfik et Ya Rabbi. Hocam bu kadar mükafatını gösterdiğinizde affolunmayan olacak mı? Şu on kişi affolunmayacak, içinde varırsan kaygılan ve tövbe et. İnşallah yok. Olursa bilmiyorum. Bizde varırsa ben tövbe ediyorum. Daha okumadan evleri, tevyi nasuhu tevbe olsun. Ya Rabbi. Şimdi, affolulmeyanın bu, şu meclisten boş çıkanın birisi, sıfırcılığa, sıfırırbaz. Memleketimizde yok elhamdülillah sıfır yapan. Bu yok efendim, bir. İkincisi, falcılık yapanlar. Falcılık.
Elin nikahında olan aileyi kocasından soğuup da başkasına muhabbet etsin de zineye sebep olsun diye büyücülük yapan, devletin de yasak ettiği büyücülüğü yapan bunlar da bu geceden mahrumlar. Şifa içinde bir şey yapar belki. Yani ötekinin yüzünden onu da yasakladılar ya belki yapar. Lakin büyücülük yapar da, büyücülük yapar da milleti yataklara düşürür, hasta eder. Güya tutturur. Elin ırzını namusunu, namuslu ırzını ciğerini, büryaniler de elin oğluna yakacak şey yaparsa bu geceden mahkumdur. Hiç dur oturmasın, kalksın, defolsun gitsin. Doğru, böyle yok da çok şükür ne kalkabilir ne de inebilir. Bu da yok bizde efendim, ikisi de yok. Şu da üçüncüsü, meşşain olanlar, meşşaini anlayamadım. Müslümanlara kincilik ederek kırgın bulunanlar. Ya ırzına ya namusuna bir hakaret yok da neyin için? Sene sene küs duruyor birbirine birbirine. Üç günden fazla böyle küs duranlarda bu mecliste.
Dördüncüsü mümini hamd olanlar da ümidini teslim. Yani Irak'ı ya müptela olan, Irak'ı içen iman çıkıyor. Birisi elin ırzına, kuşağını, uçkurunu çizerkene iman diyor, dur çıkayım da imansız olarak zinayet diyor. Bir de Irak içerkene şişeyi eline alıp da ağzına getirirkene iman diyor ki Allah aşkına üstüme dökme, çıkayım diyor, iman diyor ki Allah aşkına üstüme dökme çıkayım diyor kafada gölge gibi kalıyor iman. Bunlar imansız olarak Irak'ı içiyor, imansız olarak zina ediyor. Allah'u zülcelal hazretleri bütün müminleri muhafaza etsin. Demek ki efendim mümine hamr olanlar da böyle. Daha devam ediyoruz. Zinaya kusur olanlar da, zina edenler de bu geceden mahrum. Elhamdülillah bunların saydığım birisi bizde yok hocam. Baştan takip edip geliyorum. Acaba? Faize nusur olanlar, parasını faize verenler altıncısı. Bizim burada faize parasını da vermez. Vermez değil mi?
Okumuş yazmış adamın kendine diyorum da o herif dükkanda diyor ticaret ediyor, benim de param ticaret ediyor. O dükkanda ticaret caizdir. El Kismi ticaret edenler Allah'ın dostu, Allah'ın habibi diyor. Çocuklarının rızkı için dükkanlara sokulmuş da halanından rızık da rızık da emin ediyor. Ama seninki paranın faizi oluyor. Paranın faizini Allah Kuran-ı Kerim'in yirmi yüz sahifesinde haram haram haram olduğunu, zehri zıkkım olduğunu, daha doğrusu zina şeye gelen, olduğunu daha doğrusu zina şeye gelen parasını faize veren kimse Kabe yolunda yetmiş türlü günahı var. Kabe yolunda anasının nikahını kabul etmiş gibi günahkar. İmam-ı Azam efendimiz Allah şefaatine nail etti Ya Rabbi. Bir binanın gölgesinde cenaze kılarken şu bölgeye gel ya İmam dediler, varamam o bölgeye dedi. Nereye varamam?
Onda benim alacağım var da onun yerine faiz olur diye vücudum soğur o gölgelem de belki paranın yerine geçer de riba olur, faiz olur diye korkuyorum dedi. Onun için Bağdat'ın o ıs sıcağında yandı. İmamı Azam onu için imam. Bir koyun çalındı Bağdat'ta, Yahyalığın bir yerde, bu sene kasaptan koyun eti alıp yemedi. Bizim imamımız İmam-ı Azam. Niye yemeyeyim? Belki o çalınan koyun kesilir de onun eti olur diye korkuyorum. On sene yaşar koyun, on seneden sonra koyun eti yiyeyim dedi. Hele koyun eti yemeyelim dedi, yemeli. Böyle imamı. Allah şefaatine nail et Ya Rabbi. Demek ki faize musu olanlar da böyle. Daha Yedincisi, tükendi oldu ona iniyorum. Annesine babasına asıl olanlar da, anasının babasını kıran kimseler de bu geceden mahrum. Etme hocam yahu. Kanaatiniz olsun böyle. Peygamberin yazışı hadisi böyle. Kim anasını babasını kırdıysa bu geceyi boşuna dekler, illa onların rızası bulunacak.
Ondan sonra iş yerine varacak, yoksa imkanı yok. Bu hakka dair un, un, vaaz versek tükenmiyordu. Anne baba hakkı çok mühimdir. Yani Allahu Teala Allah'a itaatten şükürden sonra, anneye babaya itaat edin diye Allah emrediyor. Ben ussam belki olur ama imkanı bulunmuyor. Belki bir daha elime geçen bir diye geçmem. Ana baba hakkında ta Ramazan'ın ilkdelinde konuşmuştum. Şimdi bir daha konuşayım dinle. Sahabe-i Kiram'dan Hazreti Alkam'a. Radıyallahu Anh. Allah şakatına nail etti Ya Rabbi. Hastalandı. Peygamberimiz sahabeleri gönderdi, vardılar. Dediler. Ya arkamı? La ilahe illallah Muhammedur rasulullah. Dilini gösterdi. Dilimi göndermiyorlar dedi. Diliyle demedi de eliyle ahraz gibi işaret ederek, dilim sizin diliniz la ilahe illallah'a dönmüyor dedi. Dönmüyor. Papuştular Peygamberimize. Yetişti Peygamberimiz. Dibatlı bir sahabesi. Buldum ya fama dedi. Dil mi gösteriyor?
La ilahe illallah Muhammedun Resulullah'a. Hastana böyle diyeceksin. Yediysen yemem diyorsa küfre varır da anca böyle duyuracaksın. Her hastaya okunacak bu bir kat. Yanına vardın mı? Ya Mehmet, ya Ahmet. Geliyor hep kendine ölüyor o zaman göz tavana dikilmişler. Gözün illallah, Muhammedur rasulullah deyince gidemeyeceksin. O da derse. La ilahe illallah ve halel cennet. Böyle diyorsan o da diyecek olursa cennete yakın olduk buyuruyor peygamberimiz. Olacak deme eyiyor. Başka dertlerin hepsi unutulur gider. Bunun ne suçu var acaba dedi. Yani bir ahlakını haber verin dedi. Oturdular, ahlakını haber verdiler. Yetmiş tane iyi ahlakı çıktı. Bir tecik kötü ahlakı yok ya Muhammed dediler. Sabırlıydı, kanaatliydi, tevekkülüdü, tevazuluydu, sehhavetliydi, comardıdır, şuyuydu, şuyuydu, şuyuydu, saydılar. Öyleyse annesinden babasından sağ kimse var mı dedi.
Annesi sağ ya Rasulallah getirin anasını dedi. Getirdiler annesini. Buyur ya Rasulallah. Şu çocuğun hakkını helal et dedi. Haram olsun ya Rasulallah dedi. La ala. Ben buldum dedi ya Allah nasıl. Nereye ana ne için haram ediyorsun dedi. Ben bunu eve verdim ya Rasulallah da dedi. Gelini geldiğinde dedi kalk yemeğimi pişir dedi gelinle. Benim elim demek derdini beğenmiyor orada dedi. Eli kirli diyor beğenmedi demek ki dedi. Dedi. Yok Ya Rasulallah be oğlum kırıldı dedi. O çocuk da anam incinesin, yazık da ailem pişilsin demek istemiş ya, haklı olduğu halde böyle dini duruyor. Ya sen haksız olur da babana bunak, annene boca karı, çenesine vuku vurunca bir tarafa saklananlardan olursan çekeceğini anca bir Mevla bilir. Bu geceden de zerre kadar bir tayiden olmaz. Peygamberimiz helal etmiyor mu dedi, yetmiyor mu bu yanaca öyleyse dedi. Peygamberimize siyaset muamelesi vardı.
Çok odun biriktirdi, ataşı vurdu, ataş durdu dur dur dur dur. Sağ olarak yatağıyla atın ataşa dedi. Ataşa atacak zaman annenin ciğeri yanık olur, hala dursun ya Rasulallah. Ne oldun dedi. Yavruma dayanamam ya cehennem ateşına ne halt dayanacağını, onu görmüyorum dedi. Çıkacağız. Ne oldun ya Alkama dedim. Ya Rasulallah anamdan emdiğim yumuşak sütler çelik gibi oldu dilimin üstünde dedi. Dönmeye imkan bulamadım dedi. Dilim dönmüyor dedi. Onun için söylememe imkan olmadı dedi. Şimdi anam helal olsun deyince dilimin üstü yumuşaydı dedi, söylemeye başladım. Ana baba hakkı. Yüzlerce söz var ama ne diyeyim şimdi nereye sığdırayım Kadir Gecesi'ne? Onun için böyle kalsın. Şu, yedincisi bitmiş. Sekizincisi, kavculukla meşgul olup laf taşıyanlar da bu geceden mahrumdu. Kavcılıkla o partidan o partiye laf götüreyim de bir kulp civarası versinler.
Zıtkımın dibini içen inşallah burnundan fitil fitil gelir inşallah. Milleti birbirine duymak dahi önemli oldu. Plan Aslı var mı ne diye sürüne sizce? Aslı var mı yok mu demez. Onu birer birer dinler, ebedi onun için kin eder. Aslı yok bir de oğlum işte o aranın soy tanrısı. Nemmamı, yarın may vur suratında Allah'ın huzuruna varacak. Onu niye dinliyorsun da memleketin yavrularına küs oluyorum? Allah Allah, böyle bizim hallerimiz yahu. Sekizinci kavuculukla meşgul olup, taşıyanlar da bunlar da şeyde, azapteler. Kadının birisinin bir kız çocuğu vefat etti. Oraya bir kıymetli eşya düşmüş çıkardılar kabirden. Vardılar ki kabrin içerisinde kız çocuğu ateşin, cehennem ateşının içerisinde bir yılan da dilini soruyor. Geldiler deliler bir ulemaya, karının yanına vardılar. Kız çocuğunda ne adet vardı? Dört vakti kılardı ve yatsıyı kılmazdı. Bir. Irbıksız olarak tuvalete girerdi, taharet yapmazdı.
İki. Üçüncüsü insanın kapısını dinlerdi ve o evden öteki eve laf taşırdı. Taşırdı. İşte bu laf taşıdığının yüzünden, taharetsızlığının yüzünden, yatsıyı kılmadığının yüzünden kabirde daha insanların göreceği şekilde azaba uğruyor. Kitaplarımız bunları da yazıyor. Dokuzuncusu, sıla-i rahimi terk edenlerin de, sıla-i rahimi terk edenlerin de, sıla-i rahimi biz anlamak ki memlekette, farz farz. Bir kız kardeşin, bir annen, bir baban, başka bir memlekette ise onu şimdiki zeketin ile zeketin ile, sadakanla, varlığın ile gelip ziyaret edip belki fakirliğe düşmüş, onu sıla-ı rahmet etmek üzerine farz. Bunu yapmayanlar, illallah mes'ul. Akteybler asılsa da biteceğini desem size. Fahri Kainat Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemin şehrinde bir amel iyetçi Mehmet baba vardı. Herkes ameletine inanır, senet kürek istemez dedi. Birisi çok para kazanmış, Türkiye'den olur.
Orada parayı Mehmet babaya koymuş gelmiş. Şimdi geriye varmışmış, Mehmet babaya ölmüş. Yüz tane madenle varmışmış Mehmet Baba ölmüş. Yüz tane madeni lira. Demiş sana verdi mi sana verdi mi aramış kimse yok kimseye vermemiş. Bir ulemaya vardı, ölmüş gelmiş. Duyulmaz sesi dedi. Ötekine vardı, duyulmaz. Bir kutbu cihana vardı zamanın kutbul aktabına Meşayih-ı izamdan birine. Dedi efendim böyle böyle başımda bir iş var. Kolay ol dedi. Kimseye değil mi? Duyurma da dedi. Gece ravza-i mudahhare etsin. Peygamber Efendimizin mescidi, Peygamber Efendimizin mescidine sin dedi. Perşembe günü dedi. O kurtbanın içerisine ameliyetçi Mehmet Baba, ameleti mi ne ettin dedi. O sana cevap verir dedi. Korkma dedi. Vardı gece sindi. Orada çığırdı. Çığırdığı zaman üç defa çığırdı ses gelmedi. On defa çığırdı ses gelmedi. Tamam kendimi bir zata duyurur ses. Benim gibi adama mı duyulacak dedi.
Çıktı koydu gitti, vardı dedi. Efendim duyulmuyor dedi. Öyleyse filan kuyuya var dedi o perişan, o kuyuya çığır dedi. Allah Allah dedi. Çok kafasını salladı gitti o kuyuya çığırdı. Amelçi Mehmet baba emaneti minnettin dedi. Oğlum emanetini Fatıma ta zuhra hurmalarının iki hurmanın arasını üçer adım ölçtüm. Üçüncü adımda da altı adım geliyordu. Orada üç taş üst üstüne kondu, onun tabanında param gömdü. Kimseye inanamadım Hakkı zayi ederim deyip oraya gömdüm. Oradan al dedi. Peki dedi Amelelçi Baba, anladım onu ya dedi. Sen nevi dedi bir Ravza-i Yunda haraya çağırdım da sesin gelmedi dedi. Şimdi dedi bu kuyunun dibinden sesin geliyor. Oraya Allah'ın has kulları varıyor dedi. Nebi sen has değil misin herkesin emanetini? Ben sıla'yı rahim yapmamışım. Burası peygamber memleketiydi.
Annem babam o memlekette kalmış da onlar fıralıkla ölmüş ben burada zengin idim de, onları sıla-ı rahim yapmadım da onun yüzünden bu azaba duçar oldun biz cehennemdeydik oğlum dedi. Onun için akraban ne varsa sıla-ı rahim yapar. Bu da, bunlar da buradan kalksın geçsin diyor. Alttan mahkumdur sıla-i rahimi tercih eden. Daha onuncusu, humarbaz olanlar, humar oynayanlar bir tecrit kaynan olursa da o kağıdı eline, o aşığı eline aldım motor olayı, para gücünün kamiyle elini yumuş gibi günahkar oluyor. Baştan. Oradan bir tecrit zıkın çay içtin mi o kumardan, kırk kırk gün ameli hap doluyor. Ameli duyuyor yerinde. Bunun için bunlar da bu geceden mahrum. Allah bizleri mahrum koyma Ya Rabbi. Ondan sonra bu gecede verilen atıiyeler, Hazreti Aişe radiyallahu anh havadi Ya Muhammed, söyle bu gecede ben ne yapayım?
İstersen Allah'a zikret, istersen Kuran-ı Kerim oku, istersen Salavatı Şerife oku, istersen Salavatı Şerife oku, istersen kaza namazı kıl, istersen tesbih namazı kıl, istersen kadir namazı kıl, ben sana bir şey tarif edeyim, bunu mutlaka yap. Anlayamadım hocam. O Arapça olduğu için anlayamadım. Ya Rabbi, ben günahkarım. Sen aklı 7 beni affetti, bu gece de affolunursun buyurdu Peygamberimiz. Bunun için bizim yapacağımız neymiş? Tespih namazı kılarsak şu, ammi muhteremeleri Abbas hasretlarına, ya ammi dedi Peygamberimiz. Sana on hasılatı hayr ile ikram etmiş olayım ki onu işlediğin vakit, zembiğin enfeli de akbolsun ahiri de. Sana on hasılat vereceğim.
Cedidi de affolsun kadimi de, yeni ettiğin günah da affolsun, evvelki ettiğin günah da, hata ettiğinde, kasıt ettiğinde günah affolursun, sairi de affolsun, kebiri de, vücut günahını da affolursun, beyüp günahın da, gizlisi de affolursun, alenisi de, mafur olsun. Ne diyorsun? Amusi yeğenim dedi. Dört rekat tesbih namazı kılacaksın dedi. Bunlar tüm abd olunacak. Şimdi tesbih namazını hoca efendi bir kişiyle durursa sen de ardından bilmeden ne kadar iktida edersen olur tespih namazı kıl. Tespih namazını Hoca efendi haber versin, isterse ben haber vereyim. Bismillah tesbih namazına niyet. Allahu ekberdir. Sübhaneke'yi okudun mu? En sonra der, on beş defa bu başında, göt rikatında on beşi de başında okunur. Gök rikatın dördünde de, baştan on beş defa. Euzu çeker, besmele çeker. Elhamı okur, zammı surayı okur. On defa daha süphanallah ve alhamla ilahe illallah ekber. Sonunda Ali'ye azimdir.
Rükuya geldin mi? On da orada. Senin Allah'ın emri, on da orada. Burası otuz, on beş de la düt beş oldu. İki secde de on. İki secdenin otuz da orada oldu yetmiş beş olur. Öteki rekatta da yetmiş beş olur, yüz elli. Gök rekatta üç yüz tespih olur. Üç yüz tespihi çektin mi, günahın ebveli de affolunur, ahırı da affolunur, kadiimsi de affolunur, ceddi de affolunur. İkisi affolunur değil mi müjdeledi? Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, ya amca bu namazı künde kıl. Künde dua istiyor. Hastalar dua istiyor. Merizler dua istiyor. Meknet çocukları sınıfı geçeyim diye dua istiyor. Anne oğlunun ıslahı için dua istiyor. Kadın kocasının ıslahı için dua istiyor. Koca ailesinin ıslahı için dua istiyor. Koca ailesinin ıslahı için dua istiyor. Millet geçiminin için dua istiyor. İnşallah duamız kabul olacak. Çünkü evvel biraz istiğfarını okuyacağız. Herkes şöyle düzenli diz çöplüğe okur otursun.
Bütün günahlarımızı gözümüzün önüne alırsak çok iyi olur. Göz yumuldu mu günahı, gözünün önüne pek gelir. Göz yumuldu mu gittiğin günahlar şöyle düzülür. Onun üstüne istiğfar suyu döküldü mü, böyle yukarıdan aşağı döküldük süre günah gereği mahvolur. İnşallah dağlar gibi günahlarla geldik ama günahsız olarak çıkacağız inşallah. Olarak çıkacağız inşallah. Et-taibi müneddet kemallilerden böyle günahtan tövbe eden o günahı bir daha hiç itmemiş gibi olur buyuruyor Peygamberimiz. İnşallah hiç itmemiş gibi olacağız. Evli kıyametin mehnetini, cümle imandan müberraya ya Rabbi sekeratım ev zamanlarımızda rahmet meleklerini inzal ettirerek, ruhumuzu ihraç ettirerek, Elaya illiyyine terakki eden ruhlar gibi ikram et ya Rabbi. Şu cami-i Şerife bütün camilere cem olan ve rahmet-i ilahiyyem için boyun bükenleri mesrur et ya Rabbi.
Nemr-i sancağı altında böylece hacri cem etti Ya Rabbi, canlarımız kuluna gelip, ellerimiz ellerimizle, ayaklarımız ayaklarımızla, cemi azalarımız birbiriyle, buyurum aşkla. Üç yapalım. Kelimesi ile cümlemize hüsnü hatimler tevfik et ya Rabbi. Hembazı şettaden, şematei adaden ve cümle beladan mahzun et ya Rabbi. Hasakiri İslamiyemize selametler yeksan et ya Rabbi. Kaşlara yasanur, toprağa döşenur, atası filkatla, düyerleri büryan olan ana kuzularımızı perişan etme ya Rabbi. Evlatlarını yetim tama boyu sızlatma Ya Rabbi. Komünistler ayağı altında ırzımızı, namusumuzu çınlatma Ya Rabbi. Hastalarımıza acilen şifalar ver Ya Rabbi. Yetlilerimize devalar ihsan et ya Rabbi. Borçlularımıza edalar nutfet ya Rabbi. Cümlemizi kazadan, fenadan güç yetmez, takat getirilmez, cemi sıkıntılardan muhafaza buyur ya Rabbi. Leyle-i kadir pür, kabul et, müslim Müslüman, annemiz, babamız, vasıl et Ya Rabbi.
Gözlerimiz tavana dikilir, yavrularımız hıçkırı hıçkırı ağlarken, ailemiz saçlarını yiyorlarken Allah, Allah, Allah, Allah diyerek can vermek nasip et ya Rabbi. Allah, Allah diyerek öldür ya rabbi. Hamle vardığımız zaman iki melek gelir çınarlar gibi, gözleri yalvar dar şimşaklar gibi, biri sual sorar gökbüller gibi, dünya döner bir gün alem fan olur, münker nekir gelir çok din lal olur, kanaatiniz olsun, tek ölmedik kimsemiz kalmayacak. Çünkü annelerimiz öldü, babalarımız öldü, develerimiz öldü, kardeşlerimiz öldü, biz de bu halktan böleceğiz. Sualımızı asalet et Ya Rabbi! Habibirden on iki fırka akacak insan kimi maymun suratında, kimi hınzır suratında, kimi merket suratında, ayın on dördü gibi kaldır ya Rabbi. Habib-i Ekrem'in hürmetine leyle-i Kadi hürmetine amin diyen dilleri nar-i cahilinde yakma ya Rabbi. Mahkara varırız, defterler karlar gibi yağar.
Kimi müminlerin sağından gelir, münafıkların solundan gelir, adalet kurulur, Hazreti Muhammed kürsüsünü atar sağında oturur, bütün peygamberanı nizam, evliya-i kiram meleklerin huzurunda günahımız, sevabımız da artılır, boyamız o gün yüzümüze vurulur, Ya Rabbi, günahımızı çok yediririm de, sen benim ümmetimidin, niye günah ettin diye Muhammed yanında bizi çıkarıp iki yüz sene semaya bakmadan ağlattığın ademe bağışla, suların yüzünde koyduğun, vapurun içinde bıraktığın, bütün vücudunu burada yedirttiğin, Eyyub hürmetine ya Rabbi! Eyüp aleyhisselama bağışla ya Rabbi! Hazratı Musa'yı on sene memleketinden firar ettiren Firavun'u kahrettiğin gibi, komünistleri, dinsizleri, Kahhar isminle, Kahret Ya Rabbi. Bizi Hazreti Musa'ya bağışla Ya Rabbi. Hazreti Musa hürmetine ya Rabbi.
Ayetinin üzerine haricilerin kanını döktürdüğüm helal olsun deyip, gökçesini vurunca suyu kaynatlayın, susuz öleyim de Muhammed'in ümmetine şefaat edeyim deyip, Hazreti Hüseyin'e Ailesinin elinden zehir işittiğin, Hazreti Hasan'a bağışla. Kırk yerinden yamalı Muhammed dizisine bağışla. Çoban Veysel karanına bağışla. Allah diye, göçünü deve dizi gibi yenen Abdülkadir Geylani'ye bağışla. Bizi bugün günahsız çıkar camiden. Gemi ümmeti Muhammed'i affet ya Rabbi! Hicaz'a gideyim ki, ciğerleri büryan olan erkek veya kadın, din kardeşlerimize acilen hacca gitmeyi nasıl et Ya Rabbi? Gidenlere tekrar, gitmeyenlere angari bu zaman nasip et Ya Rabbi? Mahşer yerinde, dediğin zaman, ey mücrimler, ey kafirler, ey günahkarlar, müminlerden ayrılın dediği zaman bizi Muhammed tarafına ayır ya Rabbi.
Bizi sevginin Muhammed Mustafa ile beraber cenneti ala'dan, fildevsi ala cennetinden, cihamanını gösterdiğin zümraya ilhak buyur ya rabbi. Din kardeşlarımızdan dertli olup da bize şimdi söyleyemeyen, içinden ah benim için de bir dua etsin diyen, öyle temennide bulan kardeşlerimizin içindeki o dertleri hayrına kalaset Ya Rabbi. O sıkıntılarını gider Ya Rabbi. Habibi Ekrem'in buyurun. Elimizi dizinizin üzerine boyunuz. Camimizin taştan yapıldığı için, kapısı da boyaza bulunduğundan, çok şiddetli soğuk olduğundan buraya bir kömür sobası alınacak. Bugün onun parası inşallah çıkarkena temin edilecek. Bunu vermemizi yüksek vicdanınızdan rica ediyorum. Buraya hafızlarınızdan birisi gelsin, bir Kuran-ı Kerim ile bitirelim. Hafız Tayfur nerede? Hadi geceniz mübarek olsun. Size çok zahmet ettim, hakkınızı helal edin. Beni yine size helal olsun. Hak şu kadar.
Peygamberimiz, Hazreti Ali efendimiz bana bir gece hak belleden şu kadar hakkı var.
Kaynak: Genel
Salavat-ı Şerifenin Fazileti ve Ruhaniyatı | Mihmandar