Salavat-ı Şerifenin Fazileti ve Ruhani Bereketleri
Salavat-ı Şerifenin Fazileti ve Ruhani Bereketleri kaydında Cuma sohbeti Ali Ramazan Dinç Hoca efendim. İmamı Kuşuirri Rahmetullah Ali Hazretlerinin ifadelerinde bir söz geçti. O da kalpten Cenabı hakk'ın kapılar açıp kulu kendisine iliştirmesi şeklindeydi. Biz şu anda Salavatı Şerife'nin faziletleri üzerinde duracağız. Bu sözü nakletmemizden sebep şu görüştüğüm kıymetli bir zat bize şunu anlattı…
Salavat-ı Şerifenin Fazileti ve Ruhani Bereketleri ne anlatıyor?
Salavat-ı Şerifenin Fazileti ve Ruhani Bereketleri kaydında Cuma sohbeti Ali Ramazan Dinç Hoca efendim. İmamı Kuşuirri Rahmetullah Ali Hazretlerinin ifadelerinde bir söz geçti. O da kalpten Cenabı hakk'ın kapılar açıp kulu kendisine iliştirmesi şeklindeydi. Biz şu anda Salavatı Şerife'nin faziletleri üzerinde duracağız. Bu sözü nakletmemizden sebep şu görüştüğüm kıymetli bir zat bize şunu anlattı…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 19 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Cuma sohbeti Ali Ramazan Dinç Hoca efendim. İmamı Kuşuirri Rahmetullah Ali Hazretlerinin ifadelerinde bir söz geçti. O da kalpten Cenabı hakk'ın kapılar açıp kulu kendisine iliştirmesi şeklindeydi. Biz şu anda Salavatı Şerife'nin faziletleri üzerinde duracağız. Bu sözü nakletmemizden sebep şu görüştüğüm kıymetli bir zat bize şunu anlattı evimin üst katını mescit haline getirdim. Çoluktan çocuktan uzak burada ibadet ve taatle meşgul olurum gece kalkarım iki rekat namaz kılarım üç yüz salatü selam okurum O salatü selamdan sonra gönlümde öyle kapılar açılır ki tarif edemem. Biz burada salatü selamın fezailinden bahsedeceğiz. Burada bin defa okuyan yüz defa okuyan yetmiş defa okuyan seksen defa okuyan on defa okuyan şu gibi güzelliklere şu gibi nimetlere cennete cemale mazhar olur şeklinde ifadelerde bulunulacak.
Yalnız her okuyan kimsenin salatü selamı değildir bu çünkü deniyor ki biz bazı mesur dualar var yapıldığı zaman işte Cenabı Hak hacetini yerine getiriyor. Ben dua ettim yalvardım yakardım isteklerimin yerine gelmesini istedim ama olmadı. Halbuki dua da yazıyor. Eğer bu dua okunacak olursa borçlarınızdan kurtulursunuz. Şu duayı okursanız hastalıktan biiznillahi Teala şifa bulursunuz. Buna benzer. Bu, herkesin okuduğu dua değildir. Bir kere bunu okuyan kimsenin hali çok önemlidir. Mesela namaz kılıyoruz ibadetin başı olduğu için söylüyorum kıldığımızda Rabbimizle kendimiz arasındaki perdeler kalkar ama bizde kalkmıyor. Bakıyorsunuz kıldığımız namazda dünyevi işlerimiz hatırımıza geliyor. Arabayı park ettim ama şu anda nerede diye gönlümüzden geçiyor. Oruç tutanlara öyle mükafatlar var ki tarifi mümkün değil ama o oruç bizde bir değişiklik meydana getirmiyor. Nedir sebebi?
Sebebi şu bütün taatlerimizde olduğu gibi mesela irşad ve ıslah ile meşgul oluyoruz. Allah için sevgimizde, buğzumuzda, nefsimizle yapmış olduğumuz cihadımızda insan şeytanlarına karşı olan vaziyet almamızda başarılı olamayız Sebebimiz nedir denecek olursa onun asıl sebebi şu bunu Esad-ı Erbili Kaddesallahu Sırrı hazretleri iki madde halinde ifade buyuruyor. Bir. Allah'ın Resulü size neyi getirmişse onu alın, neden nehyetmişse ondan sakının. Başta şeri emirlere dinimizin itikat ibadet ahlak muamelat gibi vazifelerine son derece riayetle olur bu. Ama bu riayet ihsan ölçüsü içerisinde Rabbimizi görür gibi olması için ikinci madde rabıtadır. Asıl güzellik keramet nedir? Rabıtadır. Rabıta-i Şerife'nin yapılacağı kimseler mühimdir. Başta aleyhissalatu vesselam efendimizin müsaade ettiği kimsedir. Bunu siz Mevlana Halid efendimizin kalpte sallallahü sırra risalelerinde bulursunuz.
Bunu siz Esad Erbiliği hazretlerinin Rabıta Risalesinde görürsünüz. Birçok eserler mevcut ayetler, hadislerle ifade buyrulmuştur. Bir kere fenafillah ve bekabillah olan bizzat kendisine işaret edilen kimselere yapılan bir vazifedir. Eğer bu güçlü ve kuvvetli olacak olursa bu rabıta güçlü ve kuvvetli olacak olursa bu vesile ile gönülden tamamen hakkın razı olmadığı haller yok olur değil bunlar zulümattan olan perdeler nurdan olan perdeler de açılmaya başlarsa o zaman okuduğumuz salatü selamla Rabbimizin bize lütuf edeceği, Habibullah'ın bize vaat ettiği nimetler gerçekleşir. Salatü selam hakkında yüz elli sekiz tane Hadis-i Şerif var elimizde. Salatu selam hakkında yüz elli sekiz tane. Biz bunu ele alırken bir başından bir de sonundan deyip devam edebiliyoruz çokluğundan dolayı bitmez.
Fakat gücümüz yettiği nispette efendimiz aleyhisselatu vesselam ile münasebeti korumak, Rabbi Zülcelal'imizle alakayı temin etmek için mutlak gerekli olan Salavatı Şerife hakkında biraz olsun izahında bulunmamız icab eder. Bir, Allahü Teala'dan salattır. Ne demek? Allahu Teala'dan salat kulunu bağışlaması, affı, manevi dereceleri vermesi, merhamet etmesi ve sevap yazmasıdır. Meleklerden salattır. Meleklerden salat kula meleklerin istiğfarda bulunması ve ona Allahü tealanın emri ile yardımcı olmaları ve onun dünyevi ve uhrevi hizmetlerinde bulunmalardır. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemden salattır. Bu ne demek? Ümmetine istiğfarda bulunması ve şefaat etmesidir. Hatalara keffarettir. Keffaret hürriyeti kısıtlanmış, hapsolunmuş ve bunun gibi Kendisine engel olunmuş durumdaki birinin bulunduğu halden kurtaran karşılıktır.
İşte kulda yaptığı hatalar ile kendi canını cehenneme ve Allahü tealanın azabına esir etmiştir. Bu nedenle Salavatı Şerife okudukça esaretten ve hatalarının esiri olmaktan kendini azat ettirir. Amelleri tezkiyedir. Amelleri tezkiye ne demek? Amellerin sevabını ve neticesini ifsat ve iptal eden riya, gösteriş, ucub, yaptığı amel ve bunun gibi sebeple kendini beğenmek, haset, kin, düşmanlık, nefret hallerden Salavatı Şerife kişiyi ve ameli korur. Çünkü kişi Salavatı Şerife ile Allahü Teala'nın nuru alasına, yüce nuruna, nazarına nuru edna, nuru alanın altındaki Resulullah'ın nuru olan Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme muhabbeti artar ve kişi bununla kemalata namzet olur.
Derecelerin artmasıdır Buradaki derecelerin artmasından maksat hem dünyada kişinin manevi makamlarının artmasına sebep olduğu gibi ahirette de cennette derecelerinin artmasına terfi derecata vesile olan Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şefaatine nail olmaktır. Günahların mağfiret olunmasıdır. Bu ne demek? Her bir Salavatı Şerife aynı zamanda bir tövbe mahiyetine sahiptir. Bu nedenle makbul bir Salavatı Şerife okuyan kişinin küçük büyük günahlarını Allahü Teala dilerse affeder, her şeyden öte bu Allahü tealanın bir ihsanıdır. Dilediği kuluna dilediği kadar verir. Salavatı Şerife ile alakalı rivayetlerde bu ihsanların verildiğini görmekteyiz. Allahu Teala her şeye kadirdir. Salavatı şerife kendisini söyleyene istiğfarda bulunur. Bu ne demek?
Bu konu ile birçok hadisi şerif'te belirtilmiştir ki Salavatı şerife kulun ağzından nur yumağı olarak ayrılır ve ona Allahü Teala bir nur ihsan eder. O da sahibini bir nur yani bir cisim olarak da ifade edilebilir bu. Allahu Zülcelal ağzından Salavatı Şerife kulun ağzından nur yumağı olarak ayrılır ve ona Allahu Teala bir cisimlik ihsan eder. O da sahibini kıyamete kadar istiğfarda bulunur. Salavatı Şerife kendisini söyleyenlere istiğfarda bulunur. Decirden Uhud Dağı gibi bir kıraat yazılır, bunu da izah etmemiz gerekir, kıraat bir ölçü birimidir. Bunun karşılığını Resul-i Ekrem Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir Uhud Dağı olarak ifade etmektedir. Onuncu olarak eksiksiz tam tartan terazide amellerin tartılması vardır Salavatı Şerife okuyanı. On bir Salatının tamamını, duasının ve övgüsünün tamamını Salavatı Şerife yapan için dünya ve ahiret bütün işlerinde kifayet bulunur.
On iki, hataların mahvolması vardır. On üç, belki maddeleri söylemeyebilirim, ara ara ifade ederim. Köle azat etmek fazileti vardır. On dört, Her türlü korkudan, onun sebebi ile kurtulmaktır. Bu korku nedir? Dünyalık ve ahiretlik her türlü korkudan. Ölüm korkusu, düşman korkusu, yırtıcı hayvan korkusu, kabirde azap korkusu, ahirette sual korkusu, cehennemin ateşinin korkusundan Salavatı Şerife kendisini okuyan kişiyi korur. Resulullah'ın Salavatı Şerife sebebi ile kişiye şehadet etmesi. Bu şehadeti de nedir? Resul-i Ekrem efendimiz kişinin lehinde şahitlik etmesidir. Ya Rab bu kulunu kurtar demesidir. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin şefaati vacip olur. Artık maddeleri söylemeden çok uzun olduğu için acele geçiyorum.
Cenabı hakk'ın rızası, Cenabı hakk'ın rahmeti, Cenabı hakk'ın azabından güven, arşın gölgesi altına girmek, mizanda rüçhan ağırlıktır, havuz-ı kevser'e varmak, ahiret susuzluğundan güvende olmak, yirmi dört cehennemden azat olmak, sıratı geçmek, ölmeden önce cennette kendisi için hazırlanan makamı görmek, cennette hurilerin çokluğu bir Salavatı Şerife mizanda yirmi gazveden daha ağırdır, darda kalmış bir insana sadaka verme makamıdır, otuz Salavatı Şerife taharet ve zekattır. Bu taharetten ne kastediliyor onu ifade etmek istiyorum. Bir de ayrıyeten her türlü fakirlikten de korur Mevla-yı Zülcelal'imiz. Yukarıdaki zekattan maksat manevi olarak manevi gıdaların artması, içimizdeki kötülüklerin temizlenmesi ve zekat ecrine nail olmaktır denmiş. Taharetten maksat da manevi temizlik ve taharet istinca abdest ve gusül almak sevabıdır denmiştir.
Darda kalmış bir insana sadaka verme makamı otuz, Salavatı Şerife taharet ve zekattır Salavatı Şerife'nin bereketiyle malalardır Salavatı Şerife sebebiyle yüz ihtiyaç giderilir. Bu da dünyalık ve uhrevi yüz ihtiyaç giderilir. Bu ihtiyaçlardan yetmiş tanesi uhrevi otuz tanesi ise dünyalıktır. Salavatı Şerife ibadettir. Amellerin Allah'a en sevimlisidir Celle Celalü, Meclislerin manevi süsüdür. Bu ne demek? Meclisler ancak Allahü tealanın zikriyle hayırlı olabilirler, İşte meclislerin her türlü zahiri ve batıni süsü Salavatı şerifedir. Onun olmadığı meclisler zahiri ve batıni süslerden uzaktır. Şimdi izahına girmiyorum konu çok uzun olduğu için ama demek mecburiyetindeyim bir kına dahi yakılsa, bir düğün nişanı icra edilecek olsa, bir gelin alınsa gideceği yere götürürse, yerde gireceği zaman dahi Resulullah'a salavat sallallahu aleyhi ve sellem denir.
Bir meclisten kalkarken vesair, sonra Salavatı Şerife ibadettir, amellerin Allah'a en sevimlisidir, meclislerin manevi süsüdür, her türlü fakirliği yok eder. Dünyalık fakirliği yok edilebileceği gibi asıl olan kalpteki Allah resulünün muhabbetinin fakirliğinden, sünnetini yaşama fakirliğinden, ashabını ve ailesini sevme fakirliğinden, manevi ve ahlaki tüm değerlerin fakirliğinden kişiyi kurtarır. Aynı zamanda en kıymetli zenginlik olan kanaat duygusunu meydana getirir, kalbe Allah'u Teala katından inen nice manevi nimetler vardır. Bu nimetler ancak Salavatı Şerife ile Resul-i Ekrem'e ünsiyet ve yakın ve yakin ve huzur-u Resulullah olma haline bürünmüş bir kalp elde edilir ve idrak edilebilir. Allahü Teala'nın rahmeti insanların üzerine fertleri ayırt etmeden inen bir yağmur gibi her an yağar. Ancak insanlar toprağın çeşitleri gibi çeşitlidir.
Bu nedenle inen bu nihayetsiz rahmet katrelerinden damlalarından ancak mahiyetleri ölçüsünde istifade ederler. Suyu içine çekmeyen bir toprak nasıl nebatat vermezden bundan mahrum olursa inan rahmetten o toprağın mahiyeti habersiz olup kendine verilen asıl değerleri almaması sebebiyle fakirlikte kalırsa kul da kendisine inen rahmeti ilahileri ve kalbe inen manevi nimetleri Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemin imandan daralan, sineleri her an uğrayarak iman lezzetini kalplere vermesi ve o imanı sevdirmesi, ilhamları, ilmi ledünnileri ve ilahi validatları ancak Salavatı Şerife ile fark edebilir. Bu fark edişse kalbin nihayetsiz deryalara dalarak cemali bak kemale doğru yürümesine kadar ruhu alır ve götürür. Asıl zenginlik inen bu manevi nimetleri idrak edebilmektir.
Dasını ifade etmek gerekirse uzar da uzar uzasın çünkü her zaman uzar da uzar bitmez tükenmez bitmez ve tükenmez dediğimiz şu Davut Aleyhisselam'a Cenabı hakk'ın Ya Davut benim öyle sevgili kullarım var ki burada anlatılan gönlüne Allah'ımızdan füyuzatı ilahiye inen ilmin artık yakin haline eren tecellilere mazhar olan kimselerin kalbinden öyle bir pencere açılır ki o pencereden fışkıran nur benim semamı aydınlatır diye buyruluyor. Her türlü fakirliği Salavatı Şerife yok eder. Geçim darlığını yok eder. Kişi hayrın bulunması gereken her yerde Onun sebebi ile ulaşır. Salavatı şerifeyi işleyen kişi Resulullah insanların en evlasıdır. Kırk Bir Salavatı Şerife sebebiyle kendisi oğlu, oğlunun oğlu fayda görür. Kırk bir Salavatı Şerife sevabı kendi amel defterine hediye olunan ondan fayda görür.
Acaba bu nasıl olur derseniz bir kişi Salavatı Şerife okuyup onun sevabını bir müminin ve tüm müminlerin amel defterine hediye ise bu hediye olunan Salavatı şerifelerden kendilerine hediye yollanan şahısların tamamı fayda görürler. Bu konuda muteber Hadis-i Şerif kaynaklarımızda rivayetler de vardır. Allahu azze ve celle'ye ve resulullah'a yaklaştırılır. Salavatı Şerife nurdur. Bunu da izah etmemiz gerekir. Yani nur oluşu Salavatı Şerife'nin dünyada yüzde, kalpte ve sırda nurdur, ahirette ise mahşer meydanında ve sırat üstünde bir nurdur, cennete girilen, sırat yolunda sıratı aydınlatan nurdur aynı zamanda. Düşmanlara zahir ve batıni düşmanlara karşı yardım eder, kalbi nifak ve pastan temizler, insanların muhabbetini gerektirir, Rüyada, Rüyada Suma'da ve ucub'de bu gibi bütün kötülüklerden koruyarak Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemi görme şerefine de rüyada nail olur.
Salavatı Şerife sahibinin gıybetinin yapılmasına manidir. Salavatı Şerife dünya ve ahirette amellerin en bereketlisi ve faziletlisidir. Salavatı Şerife okuyan kıyamet gününde sorgu olmaz. İkramının her türlüsü ile Nebi Salavatı ve Sellem'in Salavatı Şerife'nin sahibine ikramda bulunması vardır. Elli iki, Kıyamet gününde Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile musafahalaşmak, bu ne demek? Essahavi Muhammed Bin Abdurrahman bunu ifade etmiştir. Daha da kaynakları var. Kendisi gibi amellerde bulunanlar kast olunmakta. Salavatı Şerife okuyan Salavatı Şerife okunmayan akranlarından hep Salavatı Şerife'nin getirdiği derece ile ileride olurlar. Akranına karşı derecesi farklıdır. Gizlenmiş zebanilerden kurtulur, unutkanlığı gider, iki meleğin kişiye şehadeti olur. O iki meleğin kişinin mağfireti için dualar etmesi elli dokuz.
Ebrar olan meleklere uymak altmış, kafirlere ve münafıklara muhalefettir. Kafirler ve münafıklar Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme iman etmeyerek en büyük düşmanlıklarını göstermişlerdir. Onlar bu düşmanlıkları sebebiyle Salavatı Şerife getirmezler. Mümin içinde olan tevhit imanının bir alameti olarak da Salavatı Şerife okuyarak kafirlerden ve münafıklardan olmadığını açığa vurmuş olur. Zahiri ve sırları hem zahirini dışını hem de gönlünü nurlandırır. Vaffar ve rahim olan Allah'ın selamı vardır. Altmış üç Allah-u Teala'nın Salavatı Şerife hakkındaki emrine yapışmaktır. Bu da kaynaklarıyla ifade edilmiştir. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve selleme bir Salavatı Şerife getirenin alacağı on ecir cennete girerken omuzun Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemin omuzuna bitişik olması ne büyük bir mükafat Ya Rab. Allah Allah cennetteki makamını ve köşkünü görene kadar ölmemek.
Üç Yakaza halinde cennet ile müjdelenmeden ölmemek etin ve kemiğin cehenneme haram kılınması. Bir gün oturuyorum komşumuzdan biri geldi hem de akrabamız dedi ki annemiz için Meryem validemiz için öldüm diyor efendim Halbuki hayatta beni kefenleyin diyor vardım ben öldüm diyor beni kefenleyin diyorlar ki bak ana ölen kimse konuşmazsan konuşuyorsun ben öldüm diyorsun derhal Kuran-ı Kerim'de müşahede ettiğim şu oldu. Onlar daha ölmeden önce dünyada iken nimetlerle, ukradaki nimetlerle, cennetin maarif nimetleriyle, ruhani ve manevi nimetleriyle, Evliyaullah'ın sohbeti nimetiyle, Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimizle bulunma nimetiyle, Cemalullah nimetiyle onlar müjdelenirler.
Bu müjdeyi almış olmalı ki bu sözü söylüyor ve o kadar rahatsız olmasına rağmen ayaklarını ve ellerini hatta son zamanda mübarek başını bile harekette zorlanırken vah bile dememesi onun ilahi nimetlerle de nimetlendiğinin işaretiydi. Bir veliye idi ama kaybettik diyemem, Mevlana'mızın buyurduğu gibi onlar aşıkların sadrındadır, bizi kabirlerde aramayın, sadıkların gönüllerinde arayın, Etin ve kemiğin cehenneme haram kılınması, iki yurdun dünya ve ahiretin azabından kurtulmak ve halas olmak, cennette yakut ve inciden olan bir köşke nail olmak, kabir azabının kaldırılması, kıyametin şiddetinin Salavatı Şerife okuyanlardan kaldırılması, Rabbi Zülcelal'imizi görmek, sual anında kavl-ü sabit üzerine sabit olmak, sayılanların tamamı bir Salavatı Şerife ile nail olunan on şeydir. On Salavatı Şerife ile yüz şey, yüz ile bin şey vardır.
Bunların tamamının Salavatı Şerife okuyan bir kişi için meydana gelmesi mümkün olduğu gibi her bir okuyan için de olması mümkündür. Bütün bunlardan her biri sadık ve arzu duyanı Salavatı Şerife'nin meyvelerine teşvik etmektir. Çünkü bunlar diriltilme gününde tükenmeyen ticaretin en karlılarındandır. Salavatı Şerife'nin diğer hezayili kim Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme bin salavat okursa o kişinin omuzu Resulullah'ın omuzuna Rıdvan cennetinin kapısında değer. Kim ona kemalat üzerine bin salavat şerife getirirse amellere yeni başlamış gibi olur. Yani ameller ile kemalat arasında sevabı artmayan biri tekrar etmek gibi olmaz. Bilakis her birinde yeni bir ameli işleyen olur, her birinde ayrı bir kemalat ve derece kazanır, gittikçe Rabbimize gider demektir. Kim ona günde bin defa Salavatı Şerife getirirse cennetteki makamını ve köşkünü görene kadar ölmez.
O kişiye hayatta iken müjde hasıl olur. Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme günlerden bir günde bin defa Salavatı Şerife okursa yakaza uyku halinde olmaksızın veya uyku halinde cennetle müjdelenmeden vefat etmez. Bu müjde ise bir aracı ilham veya Hadis-i Şerifler ve Sahabe-i Kiram efendilerimizden gelen rivayetleri görmekle olur ki kişi bu durumda böyle düşünebilir, bu da kişi kesin olarak kurtuldum tarzı bir inanç içinde olmaksızın neticelenir. Çünkü Allahu Teala'nın meklinden emin olmak rahmetinden tamamen ümit kesmek gibi yanlıştır. Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme bir gece veya gündüz bin defa Salavatı Şerife okursa özellikle Cuma gecesi ve bunun gibi mübarek gün ve gecelerde Allahü Teala onun etini ve kemiğini ateşe haram kılar.
Kim Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi vessellem'e bir günde ihlas ile ve Salavatı Şerife'yi iptal edecek hallerden kesilmiş olarak bin defa Salavatı Şerife okursa, Allahü Teala onu dünya ahiretin azabından kurtarır. Kim Resul-i Ekrem'e ölmeden önce bin defa serlevatı şerife getirirse Allahutaala ona cennette inci ve yakuttan olan bir köşk verir. Kim Resul-i Ekrem'e bin defa serlevatı şerife getirirse Allahutaala o kişiden kabir azabını ve kıyamet gününde şiddetini kaldırır. Kim Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem'e bin defa tam bir şekilde salavat-ı şerife getirirse Rabbinin cemalini uykuda görür. Bunu kardeşlerimizle akşam mütalaa ettiğimde çok kıymetli bir zat dedi ki ömrümüz de kifayet etmez Biz ömrümüzü tamamen salatü's-selam'a haşredecek olsak yine okumuz sayılmayız hakkıyla demiştim.
Kim Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e bin defa kemalat üzere salavat-ı şerife getirirse Allahu Teala o kişiyi dünyada ahirette ve sual anında kavli sabitte karar kılar. Yani kurtulan zümreden olur demek. İbrahim suresine baktığımız zaman görürüz. Burada dikkat buyurulursa bin defa salavat-ı şerife kemalat üzere diyor. Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e beş yüz defa salavat zirve getirirse ebediyen fakirlik hissetmez, bu kişiye kanaat ve zühüt verileceğinden veya mevcut olan kafi görmek ve günü zenginliği ile bir daha insanların maddeten önlerinde duranlarda ihtiyaç duymaz. Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir günde beş yüz defa sallatü selam aşkı ve onun üstünlüğü sebebiyle Salavatı Şerife getirirse bizzat kendisi Resulü Ekrem efendimiz ile kıyamet gününde musafaha eder.
Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme bir günde beş yüz defa Salavatı Şerife okursa günahları dökülür, kötülüklere mahvolur ve o kişinin süruru devam eder. Kim yine efendimiz Salavatı Şerife okursa Allahü Teala o kul için mükafat olarak nifaktan berat yazar, münafıklıktan kurtulur. Kim Resulü Ekrem efendimize yüz Salavatı Şerife kursa Allahü Teala o kul için ateşten berat yazar. Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e günde yüz defa Salavatı Şerife kursa Allahü Teala o kulu kıyamet gününde şehitler ile beraber meskun kılar. Yine kim yüz defa Salavatı Şerif okursa Allahu Teala o kişinin dünyalık ve ahiretlik yüz ihtiyacını giderir. Yine kim yüz defa birbirine bağlı Salavatı Şerife okursa Allahu Teala o kişiye makbul olmuş yüz sadaka sevabı verir. Yani kim onların arasını fütur ve gevşeklik meydana getiren bir şeyle açmaksızın onları okursa demektir. Bağlı demenin anlamı bu.
Kim yine Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e peş peşe bir önceki ile bir sonrakinin arasını onların bağını koparacak bir fasıla ile onların arasını koparmaksın yüz defa Salavat-ı Şerifi okursa amele devam eden gibi olup ilklerin sevabı ona verilir. Yine sallallahu aleyhi ve sellem'e gece yolculuk halinde iken yüz Salavatı Şerife okursa günahları remli acil gibi de olsa bağışlanır. Yani bir şeyin çokluğundan ve büyüklüğünden mecaz olarak kullanılmıştır. Remle acil birbirine geçmiş sıra dağlar olup onların yukarısı Yemame yakınlarında Et-Dehna ya büyük çöle, aşağısı da Necid'de birleşir. Büyük bir alana sahiptir diye ifade edilmiştir. Arap topraklarının çoğunu içine alan muhittir diye ifade etmişler. Kim söylemiş? Tevhidu'l Meram fi mesrail Efham. Cilt bir sahife yirmi yedi ve yirmi sekiz.
Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme cuma günü tam bir kemalat üzere yüz Salavatı Şerife okursa kıyamet gününde mahşere çehresi nurdan ve güzellikten parlıyor olarak getirilir ki bütün mahlukat nazarında o kişi Salavatı Şerife sebebiyle tanınır. Kim yine efendimiz aleyhissalatu vesselama cuma giddine tam bir şekilde yüz Salavatı şerif okursa iki yüz senelik küçük günahı bağışlanır. Yine kim Cuma gününde bir kasıt ve ihtimamla yüz Salavatı Şerife okursa istediği kastına erer ve meydana gelmesini arzuladığına ulaşır. Yine Cuma günü seksen defa kamil bir Salavatı Şerife okursa seksen senelik küçük günahının hemen acil olarak bağışlanması demektir. Yine Efendimize cumartesi günü gece veya gündüz yüz defa Salavatı Şerif okursa Nebiyi Muhtar Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şefaatiyle nefsine ateşten azad eder. Bu artık düşünmemiz gerekir. Cuma mı cumartesi mi bilmiyorum yazı bu.
Kim Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem'e evet doğru asıl nüshasına baktığımız zaman aynen ifade ediyorum. Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme cumartesi günü gece veya gündüz yüz defa Salavatı Şerife okursa Nebiyy-i Ekrem'in şefaatiyle nefsine ateşten azad eder. Kim pazar günü Salavatı Şerif okursa Allahu Teala'ya inkarda bulunan, isyan eden, azgınlık eden ve hakkı inkar edenler adedince ecir onun içindir. Kim Resulü Ekrem'e pazartesi günü Salavatı Şerif okursa Allahü Teala'nın kendilerine nimetler yani marifetullah ve birtakım manevi hususiyetler verdiği kullar, bunlarda nebiler, sıddıklar, şehitler ve salihler ile beraber olur.
Yine kim perşembe günü Salavatı Şerife okursa Allahu Teala'nın kalemlerini safı altından, sahifelerini gümüşten Allah Allah, kalemlerini safi altından, sahifelerini gümüşten kılıp perşembe günü ona Salavatı Şerife getirenleri yazmalarını emrettiği melekler tarafından o kişinin ismi de altın kalemler ile gümüşten sahifelere yazılır. O bizim bildiğimiz altın ve gümüş değil o cennete mahsus. Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemi günde seksen defa Resulü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemin kadrinin yüceliğini bilerek ona aşk ile ve onunla Allahü Teala'ya tevessül ederek Salavatı Şerife okursa seksen senelik küçük günahı bağışlanır. Burada tevessülün şartları var. Resul-i Ekrem ile tevessül etmek, onun ismini zikrederek Allahü Teala'ya aracı kılarsa ve onun adını anmayı ve onu zikretmeyi vesile kılarsa demektir. Burada açıklanması gereken önemli konu da vesile ve tevessül konusudur.
Vesile ve tevessül kelimesi Arapça aynı kökten türemiş iki kelimedir. Kelimenin aslı belli. Sülasi mücernet ikinci rabtandır. Sevgisini kazanmaya çalışmak, yalvarmak, salih amel ile Allahu Teala'dan yardım dilemek gibi manalara gelmektedir. Tevessül kelimesi ise aynı kökten türemiş olup manası birinin yardımını istemek, bir vasıta ile yaklaşmak, istirham etmek, araya koymak gibi manalara gelmektedir. Şartlarına riayet edildiği müddetçe tevessül etmekte Hakram efendilerimizin arasında bulunan örneklerini görmekteyiz. Bunun misalini El-mübarek Fury hem dile getirmekte hem de salih kişiler ile tevessül etmenin cevazı hakkında şunları ifade etmektedir: Bunun misallerinden biri Sahih'de Buhari'de sabit olduğuna göre Sahabe ikram, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem amcası Abbas radıyallahu anh ile yağmur duasına çıkarlardı.
Ömer radıyallahu anh şöyle buyurmuştur Allah'ım bizler peygamberimizin amcası ile tevessül ediyoruz, İbni Kesir'in de zikrettiğine göre Yemame gününde Müslümanların bir şiarı vardı, o ise, ya Muhammedahu yetiş ya Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem demeleri idi. İbni Kesir, El Bidaye ve Nihaye, cilt altı, sahife üç yüz yirmi dört. Bir kere şeri tevessülün şartları insanların çoğu tevessülün hakikatini anlamakta, hata etmektedirler. Bu nedenle doğru bir tevessülün bizim nazarımızdaki anlaşılan şeklini ifade edecek olursak birincisi muhakkak ki tevessül duanın yollarından sadece biri Allah subhanehu ve teala'ya yönelmenin, teveccühün kapılarından bir kapıdır. Hakiki ve asıl maksat sadece Allahu subhanehu ve tealadır. Kendisi vesile yapılan kişi sadece Rabbimize yaklaşmak için vasıta ve vesiledir. Kim bunun dışında bir şekilde inanırsa şirk koşmuş olur.
İkincisi bu vasıta ile tevessül yapan kişi tevessülü ona olan muhabbeti ve onu Allah subhanahu ve tealanın o vasıtayı aracı olan kimseyi sevdiğine inandığı içindir. Şayet bunun zıttı o kişide ortaya çıksa tevessül yapan kişi, o vasıtadan en uzak olanı ve onun bu hallerini çirkin görmekle insanların ona karşı en şiddetlisi kesilir. Üçüncüsü şayet tevessül yapan kişi mütevessül, kendisini Allahu Teala'ya vesile kıldığı kişinin Rabbi Zülcelal gibi veya ondan düşük bir durumda kendi başına fayda ve zarar vereceğine inansa şirke girer. Dördüncüsü Tevessül dini açıdan illa da lazım, gerekli ve zaruri bir emir değildir. Duaya olan icabet ve tevessüle bağlı değildir. Asıl olan Allahu Teala'ya mutlak duadır. Allahu Teala şöyle buyurmaktadır. Kullarım benden sana sorduklarında ben onlara çok yakınım.
De ki ister Allah diye ister Rahman diye dua edin, her ne ile dua ederseniz güzel isimler onun içindir. Bir kişinin şartlarına riayet ederek yaptığı tevessülde bir sakınca olmaz. Bu durumda tevessül dinin kişiye tanıdığı serbest bir hak olur. Kişi bu hakkını dilerse kullanır, dilerse kullanmaz. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemin mağaraya sıkışan üç arkadaşın halini anlatmasında o üç kişinin sıkıntıdan kurtulmak için birbirlerinden tevessül ettiklerini görmekteyiz. Şayet haşa tevessül, vesile edinmek şirk olsaydı iç Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bu iç kişinin tevessül dolu hallerini tüm beşeriyete örnek olarak sunar mıydı? Sunmazdı. Tabii ki bu mağara arkadaşlarının halleri de tevessülün mahiyetini ve caizliğini bildirmektedir.
Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme günde seksen defa Salavatı Şerife'yi okuyacak olursa onun kadrini bilerek, ona aşk ile ve onunla Allahu Teala'ya tevessül ederek Salavatı Şerife okursa seksen senelik küçük günahı bağışlanır. Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e ona ondan, ona olan efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e muhabbetti ve şefaatine olan arzusu sebebiyle on defa Salavatı Şerife okursa köle azat etmiş gibidir ve bu onun göğsünde takvayı da artırır. Kim Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ona olan muhabbet ve şefaatine olan arzusu sebebiyle on defa okuyacak olursa Salavatı şerifeyi köle azat etmiş gibi ve bu onun göğsünde de takvayı artırır. Yine kim on defa Salavatı Şerife okursa ona on kilo azat etme sevabı vardır. Kim efendimize on defa Salavatı Şerife getirirse Allahu Teala o kişi için kulun kendisinin bildiği ve bilmediği günahlarını bağışlar.
On defa veya daha fazla Salavas Şerif okursa Allahu Teala büyük korkunun günü yani Kıyamet gününün korkusundan onu rahmetiyle eminlik içerisinde kılar. Kim Resul-i Ekrem'e on defa Salavatı Şerif okursa, Allahü Teala'nın azabından yine Allahü Teala'nın rahmetiyle hayatta ve ölümde selamete erer. Yine kim Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem gününün evvelinde ve sonunda on defa Salavatı Şerif okursa, Allahü Teala onun her mühim işlerinde yardımcısı olur ve ona düşmanlarına karşı yardım eder. Kim sabaha erince on defa, Akşama erince on defa Salavatı Şerife okursa Kıyamet gününde Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in şefaati ona açık bir şekilde ulaşır. Kim Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme yedi defa Salavatı Şerife okursa yedi gün melekleri de ona istiğfarda bulunur.
Yine kim bir mecliste Salavatı Şerife okur ve onun sevabını arzu ederse Allahu Teala o kişiden meclisteki yanlışlıkları, fasit şeyleri bağışlar. Yine Efendimize Salavatı Şerife okursa Sabah ve akşam Efendimiz sallallahu aleyhi sellemin hakkını ödemiş olur. Allahu Teala onu ve ana ve babasını bağışlar. Resul-i Ekrem efendimizin üzerimizdeki hakkı sayılamayacak kadar çoktur. Bu nedenle burada belirtilen hakkını ödemekten maksat. Salavatı şerifeler ile onun hakkının tamamının ödeneceği olmayıp ancak bu Salavatı şerifeler sebebi ile onun üzerimizdeki hakkına teşekkür etmiş ve hakkını helal etmesi noktasında Salavatı şerifeleri vesile kılmış olabiliriz. Kim Resul-i Ekrem Efendi'nde yedi defa Salavatı Şerife okursa yedi göğün melekleri de ona istiğfarda bulunur. Resul-i Ekrem efendimize Salavatı Şerife okursa bir mecliste Allahu Teala o kişiden ve meclisteki yanlışlıkları da bağışlar.
Yine Efendimize akşam ve sabah Salavatı Şerife okunursa hakkını ödemiş olur. Allahu Teala onu ve ana babasını bağışlar. Kim Resulü Ekrem efendimize Salavatı Şerife yazar ve hidayet üzere de olursa cennetten bir ev edinmiş olur. Efendimize Salavatı Şerife yazılması ile alakalı olarak Usulü Hadis eserlerimizde kısaltma olarak yani sallallahu aleyhi ve sellem Sin, Ayn ve vav. Ve benzeri ifadelerin hiçbir zaman açık bir şekilde yazılmanın yerini tutmayacağı vurgulanmış ve kısaltmaların kullanılmasının mekruh olduğu vurgulanmıştır. Fakat yine bu konuyu tekrar ele almamız gerekir. Ona saygı ile sallallahu aleyhi ve sellem ifade etmesi inşallah bağışlanmamıza vesile olur.
Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme Salavatı Şerife'yi bir şeyin üzerine Salavatı Şerife'nin hak olduğunda ve faydasında şüphe etmeksizin Sallallahu Aleyhi ve Sellem diye yazsa velev ki o telaffuz olunması bile bu yazılan okunduğu müddetçe o kişi Allah tarafından olan ecir ve sevaptan hiç ayrılmaz. Kim Resulü ekrem Salavatı Şerife yazsa ve gerekli şekilde doğru olmakla da istikamet üzere olsa Allahu Teala onun için meleklerine gecelerin ve gündüzlerin geçmesine rağmen zekat ve orucun sevaplarının benzerini yazmalarını emreder. Yine bir kitabında Salavatı Şerife yazarsa Allahu Teala'nın fazlı ve rahmetiyle Allahu Teala'nın mekrinden ve azabından emin olur. Sahifelerinde Salavatı Şerife yazarsa cennette bir damadın hazırlanılması gibi süslendirilerek hazırlanır. Yani bir damat sevinç ve sürür içerisinde eşine vardığı gibi kıyamet gününde o kişi cennete öylece süratli götürülür.
Yine efendimiz sallallahu ve selleme mektubunda Salavatı Şerife yazarsa Salavatı Şerife'nin bağışlanmasına sebep olacağı tüm günahlarını Cenabı Hak mağfiret eder. Yine kitabında Salavatı Şerife yazarsa Allahu Teala'ya döneceği güne kadar melekler ona istiğfar etmekten hiç ayrılmazlar. Yine Salavatı Şerife yazarsa kitapta melekler onun için haseneler yazmaktan ve ondan meydana gelen günahları silmekten hiç ayrılmazlar. Salavatı Şerife'nin kendisinde söylenmesi helal, her saatte yani insanın Hazayı hacet gibi Salavatı Şerife okumasının caiz olmadığı vaktin haricinde Salavatı Şerife okursa şefaatuna vacip olur. Yani o kişi şefaate ehil olur. Yine içinde böyle gönlünden yanındaki işiten bir kişi duymayacak şekilde Salavatı Şerife Şerife okursa Allahuteala o kul kabrine girdiği günde o kulun yalnızlıktan kendine yakın olduğunu ona hissettirir.
Kim Resul-i Ekrem efendimize kamil manada makbul bir Salavatı Şerif okursa Allahu Teala onun hemen ve sonraki günahlarını bağışlar. Yine efendimize Nebi sallallahu aleyhi ve sellemi razı edecek şekilde Salavatı Şerife okursa Bir melek bu Salavatı o kişinin adı, anasının ve babasının adı ile Nebiyi Ekrem efendimize ulaştırır. Yine Salavatı Şerife yoluna girse ve o yolda yürüse ona yetmiş bin melek salat eder, istiğfarda bulunur. Allahu Teala çocuğun sütten kesilmesinden önceki dönemde ağlamasını Resulü Ekrem sallallahu aleyhi ve selleme salatü selam kılmıştır. Allahu Teala çocuğun sütten kesilmeden önceki dönemde ağlamasını Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme salatü selam kılmıştır. Enes radıyallahu anhten rivayetle Resulü Ekrem efendimiz şöyle buyurmuştur, çocuklarınızın ilk bir senelik ağlamalarından sebep onlara vurmayın. Çünkü onların dört ay ağlamaları La ilahe illallah'tır.
Dört ay Muhammed Sallallahü Aleyhi ve Sellem'e Salatu Şerifedir ve dört ayda ana babasına duadır. Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme Salavatı Şerife'yi ondan bahseden bir yazıda terk etse Allahu Teala azabını ve ikabını ona süratlendirir. Kim kendisi aleyhinde bir unutkanlık gafletten korkar ise ona Salavatı Şerife çok okusun inşallah bir daha unutmaz. Kim Efendimizi sallallahu aleyhi ve sellem salatü selamı çok okursa Allahü Teala o kulu için dilin kelama yakınlığından yardım ve nusret ile ona daha yakın olur. Kim Salavatı Şerife'yi çok okur ve gücü nispetinde de gayret içerisinde olursa Allahu Teala ona ruhun cesede yakın olmasından daha yakın olur. Kim efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme her vakit ve zamanda Salavatı Şerife'yi çok okursa Allahu Teala ona görme nurunun, nur'ul basiranın gözlerine yakınlığından daha yakın olur.
Kim Resul-i Ekrem efendimize insanlarla birlikteliğinde ve konuşmalarında Salavatı Şerife'yi çok okursa Cenabı hak ona işitmesinin kulaklarına yakınlığından daha yakın olur. Kim Resul-i Ekrem'e uzakta, vatanından Irak, gurbette olduğunda ve yakınında ailesiyle beraber olduğunda Salavatı Şerife'yi çok okursa kalbin fısıltılarının kalbe yakınlığından Allahu Teala o kula daha yakın olur. Kim Resulü Ekrem'e her zaman Salavatı Şerife'yi çok okursa Allahu Teala yardımı ve kendisinin dışındakinden onu koruması ile o kul nerede ve hangi durumda olursa olsun onunla beraber olur. Kim Resul-i Ekrem efendimize sınır koymadan Salavatı Şerife'yi çok okursa, Allahü Teala ona şah damarından, ona olan yakınlığından daha yakın olur. Kim Resul-i Ekrem efendimize arzusu ve sıkıntısı anda Salavatı Şerife'yi çok okursa Allahu Teala ona burnunun koklamaya olan yakınlığından daha yakın olur.
Kim Resul-i Ekrem efendimize ehline ünsiyeti ve ünsiyetinin olmadığı anlarında Salavatı Şerife çok okursa, Allahu Teala ona gelin tutmaya olan yakınlığından daha yakın olur. Kim yine efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme Salavatı Şerife'yi çok okursa ölüm meleği ona, ana, babasının ona olan merhametinden daha merhametli ve rıfklı olur. Kim Resulü Ekrem efendimize ihlasa bürünmüş olarak Salavatı Şerife çok okursa her şeyi tastamam, ölçen tartı ile sevaplarını alır. Kim efendimize salatü selam'ı çok okursa Allahu Teala ondan dilediği sıkıntı ve hastalıkları giderir. Çok okursa çok ifadesinin her zaman en az üçten başlar ve yukarı doğru devam eder. Kim Resul-i Ekrem efendimize salatü selamı çok okursa Allahü Teala ondan dilediği sıkıntı ve hastalıkları giderir. Salatu selamı çok okursa Nebiyy-i Ekrem ona kıyamet günü Allahü Teala'nın huzurunda teşekkür eder.
Kim Resulü Ekrem efendimize Salavatı Şerife'yi çok okur ve bunda da ihtimam gösterirse kastına ve temenni ettiğine ulaşır. Kullar arasında kim Resul-i Ekrem'e Salavatı Şerife'yi çok okursa, Allahü Teala ona vaatlerin gerçekleştiği günde istenmeden ihsan eden lütufları, ihsan edilen lütufları tüm şahitlerin huzurunda ona verir, tüm mahşer ehli onun elde ettiğine arzu duyarak ona bakarlar. Yine efendimize sıdk-ı kalb ile ona muhabbet, Allahu Teala'nın emirlerine yapışarak salavat-ı şerbeyi çok okursa Allahu Teala her şiddet ve sıkıntı anında ona yardım edecek meleğe emir verir, bu melek sıkıntıyı ondan giderir veya ona yardım eder, kişinin başına bir sıkıntı gelir ve ona sabrederse sıkıntının ecrini de ona yazar.
Yine efendimize Salavatı Şerife'yi çok okur ve Salavatı Şerife'yi tekrarlarsa Resulü Ekrem ona geri çevrilmeyen veya yüce bir şefaat ile şefaatçi olur ve o kişi cennete girmeye ehil olduğundan, ona makbul şehadet ile onun lehinde şahitlik yapar. Yine kim Resul-i Ekrem efendimize gündüz veya gece uyumak istediğinde Salavatı Şerife çok okursa Allahu Teala o günde o kuluna güler. Allahü Teala'nın gülmesinden murat ise gülmeyi gerektiren şeylerdir ki o ise Rabbimizin kulundan razı olması ve onun için hayır murat etmezdir. Yani Allahü Teala nebisi Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e kişinin Salavatı Şerife çok okunmasından sebep onun için hayırları artırır ve ondan razı olur. Artık yüz elli sekiz tane biz sadece yetmiş üçünü sıralayabildik. Cenabı Hak ona yakınlığımızı zatı Kibriya'ya muhabbetimizi ziyadeleştirir. Cuma sohbeti Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi.
Kaynak: Genel
Salavat-ı Şerifenin Fazileti ve Ruhani… | Mihmandar