Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme bir günde beş yüz defa Salavatı Şerif okursa günahları dökülür, kötülüklere mahvolur ve o kişinin süruru devam eder. Kim yine Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme bir günde yüz Salavatı Şerifi okursa Allahü teala o kul için mükafat olarak nifaktan berat yazar, münafıklıktan kurtulur. Kim Resul-ü Ekrem efendimize yüz Salavatı Şerife okursa Allahü teala o kul için ateşten berat yazar, kim Resul'unda Salavatı ve Sellem'e günde yüz defa Salavatı Şerife okursa Allahüteala o kulu kıyamet gününde şehitler ile beraber meskun kılar. Yine kim yüz defa Salavatı Şerif okursa Allahu Teala o kişinin dünyalık ve ahiretlik yüz ihtiyacını giderir. Yine kim yüz defa birbirine bağlı Salavatı Şerif okursa Allahu Teala o kişiye makbul olmuş yüz sadaka sevabı verir.
Yani kim onların arasını fütur ve gevşeklik meydana getiren bir şeyle açmaksızın onları okursa demektir, bağlı demenin anlamı bu. Kim yine Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme peş peşe bir önceki ile bir sonrakinin arasını, onların bağını koparacak bir fasıla ile onların arasını koparmaksızın yüz defa Salavatı Şerife okursa amele devam eden gibi olup ilklerin sevabı ona verilir. Yine sallallahu aleyhi ve sellem'e gece yolculuk halinde iken yüz Salavatı Şerife okursa günahları remli acil gibi de olsa bağışlanır. Yani bir şeyin çokluğundan ve büyüklüğünden mecaz olarak kullanılmıştır. Remle acil birbirine geçmiş sıra dağlar olup onların yukarısı Yemame yakınlarında Et-Dehna ya büyük çöle, aşağısı da Necid'de birleşir. Büyük bir alana sahiptir diye ifade edilmiştir. Arap topraklarının çoğunu içine alan muhittir diye ifade etmişler. Kim söylemiş? Tevhîdü'l Meram fi mesrail-efham.
Cilt bir sahife yirmi yedi ve yirmi sekiz. Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme cuma günü tam bir kemalat üzere yüz Salavatı Şerife okursa kıyamet gününde mahşere, çehresi nurdan ve güzellikten parlıyor olarak getirilir ki bütün mahlukat nazarında o kişi Salavatı Şerife sebebiyle tanınır. Kim yine efendimiz aleyhissalatu vesselama cuma gelirine tam bir şekilde yüz salavat-ı şerif okursa iki yüz senelik küçük günahı bağışlanır. Yine kim cuma gününde bir kasıt ve ihtimamla yüz Salavatı Şerife okursa istediği kastına erer ve meydana gelmesini arzuladığına ulaşır. Yine Cuma günü seksen defa kamil bir Salavatı Şerife okursa seksen senelik küçük günahının hemen acil olarak bağışlanması demektir. Yine efendimize cumartesi günü gece veya gündüz yüz defa artık böyle ifade ediliyor. Salavatı Şerif okursa nebiyi Muhtar Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şefaatiyle nefsine ateşten azad eder.
Bu artık düşünmemiz gerekir. Cuma mı cumartesi mi bilmiyorum yazı bu. Kim Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem'e evet doğru asıl nüshasına baktığımız zaman aynen ifade ediyorum. Kim Resul-i Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e cumartesi günü gece veya gündüz yüz defa Salavatı Şerife okursa Nebiyy-i Ekrem'in şefaati ile nefsini ateşten azat eder. Kim pazar günü Salavatı Şerife okursa Allahu Teala'ya inkarda bulunan, isyan eden, azgınlık eden ve hakkı inkar edenler adedince ecir onun içindir. Kim Resulü Ekrem'e pazartesi günü Salavatı Şerife okursa Allahü Teala'nın kendilerine nimetler yani marifetullah ve birtakım manevi hususiyetler verdiği kullar, bunlarda nebiler, sıddıklar, şehitler ve salihler ile beraber olur.
Yine kim perşembe günü Salavatı Şerife okursa Allahu Teala'nın kalemlerini safı altından, sahifelerini gümüşten Allah Allah kalemlerini safi altından sahifelerini gümüşten kılıp perşembe günü ona Salavatı Şerife getirenleri yazmalarını emrettiği melekler tarafından o kişinin ismi de altın kalemler ile gümüşten sahifelere yazılır. O bizim bildiğimiz altın ve gümüş değil o cennete mahsus. Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemi günde seksen defa, Resulü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemin kadrinin yüceliğini bilerek ona aşk ile ve onunla Allahu Teala'ya tevessül ederek Salavatı Şerife okursa seksen senelik küçük günahı bağışlanır. Burada tevessülün şartları var. Resul-i Ekrem ile tevessül etmek onun ismini zikrederek Allahü Teala'ya aracı kılarsa ve onun adını anmayı ve onu zikretmeyi vesile kılarsa demektir. Burada açıklanması gereken önemli konu da vesile ve tevessül konusudur.
Vesile ve tevessül kelimesi Arapça aynı kökten türemiş iki kelimedir. Kelimenin aslı belli. Sülasi mücernet ikinci rabtandır. Sevgisini kazanmaya çalışmak, yalvarmak, Salih amel ile Allah'u Teala'dan yardım dilemek gibi manalara gelmektedir. Tevessül kelimesi ise aynı kökten türemiş olup manası birinin yardımını istemek, bir vasıta ile yaklaşmak, istirham etmek, araya koymak gibi manalara gelmektedir. Şartlarına riayet edildiği müddetçe tevessül etmekte hiçbir sakınca yoktur. Sahabe-i Kiram efendilerimizin arasında bulunan örneklerini görmekteyiz. Bunun misalini El-mübarek Furi hem dile getirmekte hem de salih kişiler ile Tevessül etmenin cevazı hakkında şunları ifade etmektedir: Bunun misallerinden biri Sahih'te Buhari'de sabit olduğuna göre Sahabe-i Kiram Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem amcası Abbas radıyallahu anh ile yağmur duasına çıkarlardı.
Ömer radıyallahu anh şöyle buyurmuştur Allah'ım bizler peygamberimizin amcası ile tevessül ediyoruz, İbni Kesir'in de zikrettiğine göre Yemame gününde Müslümanların bir şiarı vardı, o ise, Muhammedahu yetiş ya Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem demeleri idi. İbni Kesir, El Bidaye ve Nihaye, cilt altı, sahife üç yüz yirmi dört. Bir kere şeri tevessülün şartları insanların çoğu tevessülün hakikatini anlamakta hata etmektedirler. Bu nedenle doğru bir tevessülün bizim nazarımızdaki anlaşılan şeklini ifade edecek olursak birincisi muhakkak ki tevessül duanın yollarından sadece biri. Allah subhanehu ve teala'ya yönelmenin, teveccühün kapılarından bir kapıdır. Hakiki ve asıl maksat sadece Allahu subhanehu ve tealadır. Kendisi vesile yapılan kişi sadece Rabbimize yaklaşmak için vasıta ve vesiledir. Kim bunun dışında bir şekilde inanırsa şirk koşmuş olur.
İkincisi Bu vasıta ile tevessül yapan kişi tevessülü ona olan muhabbeti ve onu Allah subhanahu ve tealanın o vasıtayı aracı olan kimseyi sevdiğine inandığı içindir. Şayet bunun zıttı o kişide ortaya çıksa tevessül yapan kişi, o vasıtadan en uzak olanı ve onun bu hallerini çirkin görmekle insanların ona karşı en şiddetlisi kesilir. Üçüncüsü, şayet tevessül yapan kişi mütevessül, kendisini Allahu Teala'ya vesile kıldığı kişinin Rabbi Zülcelal gibi veya ondan düşük bir durumda kendi başına fayda ve zarar vereceğine inansa şirke girer. Dördüncüsü Tevessül dini açıdan illa da lazım, gerekli ve zaruri bir emir değildir. Duaya olan icabet ve tevessüle bağlı değildir. Asıl olan Allahu Teala'ya mutlak duadır. Allahu Teala şöyle buyurmaktadır Kullarım benden sana sorduklarında ben onlara çok yakınım.
De ki ister Allah diye ister Rahman diye dua edin her ne ile dua ederseniz güzel isimler onun içindir. Bir kişinin şartlarına riayet ederek yaptığı tevessülde bir sakınca olmaz. Bu durumda tevessül dinin kişiye tanıdığı serbest bir hak olur. Kişi bu hakkını dilerse kullanır, dilerse kullanmaz. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemin mağaraya sıkışan üç arkadaşın halini anlatmasında o üç kişinin sıkıntıdan kurtulmak için birbirlerinden tevessül ettiklerini görmekteyiz. Şayet haşa tevessül, vesile edinmek şirk olsaydı iç Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bu iç kişinin tevessül dolu hallerini tüm beşeriyete örnek olarak sunar mıydı? Sunmazdı. Tabii ki bu mağara arkadaşlarının halleri de tevessülün mahiyetini ve caizliğini bildirmektedir.
Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme günde seksen defa Salavatı Şerife'yi okuyacak olursa onun kadrini bilerek, ona aşk ile ve onunla Allahu Teala'ya tevessül ederek Salavatı Şerife okursa seksen senelik küçük günahı bağışlanır. Kim Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ona ondan ona olan efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e muhabbetti ve şefaatine olan arzusu sebebiyle on defa Salavatı Şerife okursa köle azat etmiş gibidir ve bu onun göğsünde takvayı da artırır. Kim Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ona olan muhabbet ve şefaatine olan arzusu sebebiyle on defa okuyacak olursa Salavatı şerifeyi köle azat etmiş gibi ve bu onun göğsünde de takvayı artırır. Yine kim on defa Salavatı Şerife okursa ona on kilo azat etme sevabı vardır. Kim Efendimize on defa Salavatı Şerife getirirse Allahu Teala o kişi için kulun kendisinin bildiği ve bilmediği günahlarını bağışlar.
On defa veya daha fazla Salavas Şerif okursa Allahu Teala büyük korkunun günü yani kıyamet gününün korkusundan onu rahmetiyle eminlik içerisinde kılar. Kim Resul-i Ekrem'e on defa Salavatı Şerif okursa, Allahü Teala'nın azabından yine Allahü Teala'nın rahmetiyle hayatta ve ölümde selamete erer. Yine kim Resulullah Salavatı Salavü ve Sellem'e gününün evvelinde ve sonunda on defa Salavatı Şerifi okursa, Allahü Teala onun her mühim işlerinde yardımcısı olur ve ona düşmanlarına karşı yardım eder. Kim sabaha erince on defa, Akşama erince on defa Salavatı Şerif okursa Kıyamet gününde Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin şefaati ona açık bir şekilde ulaşır. Kim Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme yedi defa Salavatı Şerife okursa yedi gün melekleri de ona istiğfarda bulunur.
Yine kim bir mecliste Salavatı Şerife okur ve onun sevabını arzu ederse Allahu Teala o kişiden meclisteki yanlışlıkları, fasit şeyleri bağışlar. Yine Efendimize Salavatı Şerife okursa sabah ve akşam Efendimiz sallallahu aleyhi sellemin hakkını ödemiş olur. Allahu Teala onu ve ana ve babasını bağışlar. Resul-i Ekrem efendimizin üzerimizdeki hakkı sayılamayacak kadar çoktur. Bu nedenle burada belirtilen hakkını ödemekten maksat. Bu Salavatı şerifeler ile Onun hakkının tamamının ödeneceği olmayıp ancak bu Salavatı şerifeler sebebi ile Onun üzerimizdeki hakkına teşekkür etmiş ve hakkını helal etmesi noktasında Salavatı şerifeleri Vesile kılmış olabiliriz. Kim Resul-i Ekrem efendiye yedi defa Salavatı Şerife okursa yedi gönül melekleri de ona istiğfarda bulunur. Resul-i Ekrem efendimize Salavatı Şerife okursa bir mecliste Allahu Teala o kişiden ve meclisteki yanlışlıkları da bağışlar.
Yine Efendimize akşam ve sabah Salavatı Şerife okunursa hakkını ödemiş olur. Allahu Teala onu ve ana babasını bağışlar. Kim Resulü Ekrem efendimize Salavatı Şerife yazar ve hidayet üzere de olursa cennetten bir ev edinmiş olur. Efendimize Salavatı Şerife yazılması ile alakalı olarak usulü hadis eserlerimizde kısaltma olarak yani sallallahu aleyhi ve sellem Sin, Ayn ve vav ve benzeri ifadelerin hiçbir zaman açık bir şekilde yazılmanın yerini tutmayacağı vurgulanmış ve kısaltmaların kullanılmasının mekruh olduğu vurgulanmıştır. Fakat yine bu konuyu tekrar ele almamız gerekir. Ona saygı ile sallallahu aleyhi ve sellem ifade etmesi inşallah bağışlanmamıza vesile olur.
Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme Salavatı Şerife bir şeyin üzerine Salavatı Şerife'nin hak olduğunda ve faydasında şüphe etmeksizin Sallallahu aleyhi ve sellem diye yazsa velev ki o telaffuz olunması bile bu yazılan okunduğu müddetçe o kişi Allah tarafından olan ecir ve sevaptan hiç ayrılmaz. Kim Resulü ekrem'e Salavatı Şerife yazsa ve gerektiği şekilde doğru olmakla da istikamet üzere olsa Allahu Teala onun için meleklerine, gecelerin ve gündüzlerin geçmesine rağmen zekat ve orucun sevaplarının benzerini yazmalarını emreder. Yine bir kitabında Salavatı Şerife yazarsa Allahu Teala'nın fazlı ve rahmetiyle, Allahu Teala'nın mekrinden ve azabından emin olur, Sahifelerinde Salavatı Şerife yazarsa cennette bir damadın hazırlanılması gibi süslendirilerek hazırlanır. Yani bir damat sevinç ve sürür içerisinde eşine vardığı gibi kıyamet gününde o kişi cennete öylece süratli götürülür.
Yine efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme mektubunda Salavatı Şerife yazarsa Salavatı Şerife'nin bağışlanmasına sebep olacağı tüm günahlarını Cenabı Hak mağfiret eder. Yine kitabında Salavatı Şerife yazarsa Allahu Teala'ya döneceği güne kadar melekler ona istiğfar etmekten hiç ayrılmazlar. Yine Salavatı Şerife yazarsa kitapta melekler onun için hasene'ler yazmaktan ve ondan meydana gelen günahları silmekten hiç ayrılmazlar. Salavatı Şerife'nin kendisinde söylenmesi helal, her saatte yani insanın Hazayı hacet gibi Salavatı Şerife okumasının caiz olmadığı vaktin haricinde Salavatı Şerife okursa şefaatuna vacip olur. Yani o kişi şefaate ehil olur. Yine içinde böyle gönlünden, yanındaki işiten bir kişi duymayacak şekilde Salavatı Şerife okursa Allahu Teala o kul kabrine girdiği günde o kulun yalnızlıktan kendine yakın olduğunu ona hissettirir.
Kim Resul-i Ekrem efendimize kamil manada makbul bir Salavatı şerif okursa Allahu Teala onun hemen ve sonraki günahlarını bağışlar. Yine Efendimize Nebi sallallahu aleyhi ve sellemi razı edecek şekilde Salavatı Şerife okursa bir melek bu Salavatı o kişinin adı, anasının ve babasının adı ile Nebiyi Ekrem efendimize ulaştırır. Yine Salavatı Şerife yoluna girse ve o yolda yürüse ona yetmiş bin melek salat eder, istiğfarda bulunur. Allahu Teala çocuğun sütten kesilmesinden önceki dönemde ağlamasını Resulü Ekrem sallallahu aleyhi ve selleme salatüsselam kılmıştır. Allahu Teala çocuğun sütten kesilmeden önceki dönemde ağlamasını Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme salatü selam kılmıştır. Enes radıyallahu anh den rivayetle Resulü Ekrem efendimiz şöyle buyurmuştur, çocuklarınızın ilk bir senelik ağlamalarından sebep onlara vurmayın. Çünkü onların dört ay ağlamaları la ilahe illallah'tır.
Dört ay Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme Salavat-ı Şerifedir ve dört ayda ana babasına duadır. Kim Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme Salavatı Şerife'yi ondan bahseden bir yazıda terk etse Allahu Teala azabını ve ikabını ona süratlendirir. Kim kendisi aleyhinde bir unutkanlık gafletten korkar ise ona Salavatı Şerife çok okusun inşallah bir daha unutmaz. Kim Efendimizi sallallahu aleyhi ve sellem salatü selamı çok okursa Allahü Teala o kulu için dilin kelama yakınlığından yardım ve nusret ile ona daha yakın olur. Kim Salavatı Şerife'yi çok okur ve gücü nispetinde de gayret içerisinde olursa Allahu Teala ona ruhun cesede yakın olmasından daha yakın olur. Kim Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e her vakit ve zamanda Salavatı Şerife'yi çok okursa Allahu Teala ona görme nurunun, nuru'l basiranın gözlerine yakınlığından daha yakın olur.
Kim Resul-i Ekrem efendimize insanlarla birlikteliğinde ve konuşmalarında Salavatı Şerife'yi çok okursa Cenabı Hak ona işitmesinin kulaklarına yakınlığından daha yakın olur. Kim Resul-i Ekrem'e sallallahu aleyhi ve sellem uzakta, vatanından Irak, gurbette olduğunda ve yakınında ailesiyle beraber olduğunda Salavatı Şerife'yi çok okursa kalbin fısıltılarının kalbe yakınlığından Allahu Teala o kula daha yakın olur. Kim Resulü Ekrem'e her zaman Salavatı Şerife'yi çok okursa Allahu Teala yardımı ve kendisinin dışındakinden onu koruması ile o kul nerede ve hangi durumda olursa olsun onunla beraber olur. Kim Resul-i Ekrem efendimize sınır koymadan Salavatı Şerife'yi çok okursa, Allahü Teala ona şah damarından, ona olan yakınlığından daha yakın olur.
Kim Resul-i Ekrem efendimize arzusu ve sıkıntısı anında Salavatı Şerife çok okursa, Allahü Teala ona burnunun koklamaya olan yakınlığından daha yakın olur. Kim Resul-i Ekrem efendimize ehline ünsiyeti ve ünsiyetinin olmadığı anlarında Salavatı Şerife çok okursa, Allahu Teala ona elin tutmaya olan yakınlığından daha yakın olur. Kim yine Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme Salavatı Şerife'yi çok okursa ölüm meleği ona, ana, babasının ona olan merhametinden daha merhametli ve rıfklı olur. Kim Resulü Ekrem efendimize ihlasa bürünmüş olarak Salavatı Şerife çok okursa her şeyi tastamam, ölçen tartı ile sevaplarını alır. Kim efendimize salatü selam'ı çok okursa, Allahu Teala ondan dilediği sıkıntı ve hastalıkları giderir. Çok okursa çok ifadesinin her zaman en az üçten başlar ve yukarı doğru devam eder.
Kim Resul-i Ekrem Efendimize salatü selamı çok okursa Allahu Teala ondan dilediği sıkıntı ve hastalıkları giderir. Salü selamı çok okursa Nebiyy-i Ekrem ona kıyamet günü Allahu Teala'nın huzurunda teşekkür eder. Kim Resulü Ekrem efendimize Salavatı Şerife'yi çok okur ve bunda da ihtimam gösterirse kastına ve temenni ettiğine ulaşır. Kullar arasında kim Resul-i Ekrem'e Salavatı Şerife'yi çok okursa, Allahü Teala ona vaatlerin gerçekleştiği günde istenmeden ihsan eden lütufları, ihsan edilen lütufları tüm şahitlerin huzurunda ona verir. Tüm mahşer ehli onun elde ettiğine arzu duyarak ona bakarlar.
Yine efendimize, Sıdkı kalp ile ona muhabbet, Allahu Teala'nın emirlerine yapışarak salavat-ı şerbeyi çok okursa, Allahu Teala her şiddet ve sıkıntı anında ona yardım edecek meleğe emir verir, bu melek sıkıntıyı ondan giderir veya ona yardım eder, kişinin başına bir sıkıntı gelir ve ona sabrederse sıkıntının ecrini de ona yazar. Yine Efendimize Salavatı Şerife'yi çok okur ve Salavatı Şerife'yi tekrarlarsa Resulü Ekrem ona geri çevrilmeyen veya yüce bir şefaat ile şefaatçi olur ve o kişi cennete girmeye ehil olduğundan ona makbul şehadet ile onun lehinde şahitlik yapar. Yine kim Resul-i Ekrem efendimize gündüz veya gece uyumak istediğinde Salavatı Şerife çok okursa Allahü Teala o günde o kuluna güler. Allahü Teala'nın gülmesinden murat ise gülmeyi gerektiren şeylerdir ki o ise Rabbimizin kulundan razı olması ve onun için hayır murat etmezdir.
Yani Allahü Teala nebisi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e kişinin Salavatı Şerife çok okunmasından sebep onun için hayırları artırır ve ondan razı olur. Artık yüz elli sekiz tane biz sadece yetmiş üçünü sıralayabildik. Cenabı hak ona yakınlığımızı zatı Kibriya'ya muhabbetimizi ziyadeleştirir.