Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Bir Said bir de Şapi İki kısma ayrılır insanlar. Said, Tevhid ehli, iman ehli, İslam ehli, ihsan ehli, hakikat ehli kimselerdir. Şaki, şekavet bu ise ateş yaranıdır. Ateş ehlidir. Cenabı Hak korusun küfürdür, nifaktır. Her türlü yanlışlıklardır. Ana karnında Halidül Lemyize yazmış olduğu hususlardan birisi de o çocuk üzerine Şafi ve said oluşudur. Biz şimdi bunu nasıl halledeceğiz derseniz, bunun hali şudur. Kişi cennet ehli, cennete mütealilik, ahirete mütealilik, ibadet ve taatlere zevk duyuyorsa, aşk ve muhabbeti, ibadet ve taatleri ise o kimse cennet yaranıdır. Yok, imandan da İslam'dan da, ihsandan da uzak, ibadet ve taate zerre kadar ne aşkı ne şevki muhabbeti olmayan, muhabbet gidenlere dahi sevgi duymayan kimselerin halidir. Demek Said olanlar cennetlik amellere meyliden kişilerdir.
Rabbi Zülcelal'imiz bu ayırımı Haşr suresinde şu şekilde yapıyor. Cehennem ehli ile Cennet ehli bir olmaz. Cennet ehli kurtulacak, isteklerine gireceklerdir. Şekavet alameti olarak isyana götüren haller olarak Fudayl bin Hiyaz hazretleri şöyle bir sıralama yapar. Bir, giletü'l haya şekavet ehlidir. İyi olmayan kimselerin durumudur. Hayanın azlığı, utanma duygusunun yokluğu, İmandan bir şubedir. İman yetmiş küsur şubedir. En üstünü La ilahe illallah Muhammedur Resulullah ve etnaha en aşağısı İnsanlara eza veren yolda engelleri kaldırmaktır. Haya imandan bir şubedir. Bütün peygamberlerden beri gelen hak söz şudur. Hayan yoksa istediğini yap. Eğer haya duygusu yoksa, Allah'ımızdan kişi haya etmiyorsa küfre de gider, nifaka da gider, isyanı da gider, Cenabı Hakk'ın gayrı düşüncelere de dalar. Eğer hayası olmazsa Kuran Azimüşşan'ın emirlerine, Habibi kibriyanın sünnetine tenezzül etmez.
Hayası olmazsa ulema-i kiramın tavsiyelerine de uymaz. Hayanın azlığıdır. Cenabı Hak'tan hakkıyla haya ediniz. Buyuruluyor. Hakkıyla haya edenler başını ve onun ihtiva ettiklerini koruyanlardır. Başın ihtiva ettiği, beynimizi, kafamızı, Allah'ımızın dininin yücelmesi için kullanmak, gözümüzü, Rabbimizin men etmiş olduğu batılması caiz olmayan hallerden korumak, başın ihtiva ettiği kulaktır. Kulağımızı da amel defterimizi kirletecek sözlerden muhafaza etmek. Dilimizi her türlü yanlış tavırlardan nemime, koğuculuk, buna benzer ihtira, namuslu kadınlara, malumatı olmadığı halde iftirada bulunmak, Hadis-i Şerif'te bu şekilde geçer. Yedi beladan birisi de namuslu kadınlara iftira etmek. Gerek erkek gerek kadın olsun yanlış konuşmamak. Müminleri rencide edecek duyduğu zaman üzüleceği sözleri söyleyip gıybet etmemek, boş, işe yaramayan sözleri terk etmiş.
Karnı ve ihtiva ettiklerini korumak, başta kalbi muhafazadır. Gönlü yanlış düşüncelerden korumak, her türlü sıkıntılardan muhafaza etmek, ilahi korkunun içerisine girmesini temin etmek, azameti ilahiyeden titreyerek, haşret sahibi olmak, her halimizle Mevla'ya dönerek münih kullardan olmak, küfürden, nifattan büyük ve küçük günahlardan Cenabı hakk'ın sevgisinin dışında bütün hallerden kurtularak, kalbi masivadan muhafaza etmek. Gönle Allah'ın nurunun inmesine, manevi doğuşların gelmesine tecelli bir nurdur. Esmai ilahi tecellisinin, ef'al-i ilahi tecellisinin gönlümüze girmesine riayet etmek. Birincisi, şakavet alameti olarak hayranın azlığı. İkincisi gasvetü'l kalp. Kalbin siyahlaşması, katılaşması, anlayışsız bir hale gelmesi A'raf suresinde bildirildiği üzere, onların kalpleri var, anlamaz buyurur. Mevdai Zülcelal. Bu idraksizlikten korunmak ve muhafaza olmaktır.