Mesela Esad el birliği hazretlerinin huzuruna Saidin nurisi geliyor bu hususta çok kuvvetli şahitlerim var çok kuvvetli geliyor yalnız Said'in Nursi hazretleri çok heyecanlı bir Allah'ın velisi, müceddid. Said kardeşim, oturun buyuruyor. Bir risale hazırlamış Esari elbidi hazretleri namaz hakkında. Namaz hakkında bir risale hazırlamış. O risaleyi gösterince efendim diyor Esari erbili hazretlerine ben de namaz hakkında size malumat verecektim. Sizde bir yanlışlık olmaz da etrafınızda namaz hakkında daha bir dikkat edilmesi için bir tavsiyelerde de bulunmak istiyordum diyor. Kendisi Said Nursi hazretleri açılmışken biraz diyeyim, böyle kürsüye çıktığı zaman oturmazmış bir de Allah'ımız gönlüne ne lütfederse onu olduğu gibi ifade eder çok heyecanlı Allah'ın bir dostu Onun bu halini bildiği için Es'ade Erbili Hazretleri size buyuruyor, Kadiri evladı, evradı verelim.
Kadiri evladı siz meşrep olarak çok açık bir meşrep bu size daha faydalı olur diyor. Demek ki mürşid-i kamilin biiznillahi teala gözleri görüyor. Evlatlarına vazife verirken onların durumuna göre bunu çok iyi sezinliyor ama çünkü nur vermiş Cenabı hak. Kamil müminin anlayışından sakının. Onlar Allah'ın nuruyla bakar. Said'in Nursi Hazretlerinin hatırladığım birkaç birkaç hatırası var Biz vaizlerin bir kursu olduk Kastamonu'da. Oraya gideceğiz. O zaman da Erciş'te görev yapıyorum. Orada otelci isminde diyebilirim. Otelci Abdülkadir deyim, rahmetle yad edilirsin. Dedi ki Kastamonu'ya gideceksen orada Mehmet Feyzi Efendi var görüşürsün dedi. Bu Said I Nursi hazretleriyle çok münasebeti olan bir kimse yillarca beraber olmuş hususen anlattı bize. Kardeşlerim dedi size ben anlatıyorum Said I Nurisi hazretleri Essadi Erbili hazretlerinin dedi görevliseydi dedi. Onu anlattı.
Daha başka duyduklarım da oldu. Said Nursi hazretleri Van'da bulunmuş. Orada yanlış söylemeyeyim Erekt dağları olacak herhalde orada ibadet ve taatle meşgul böyle dizlerinin üzerine oturuyor. Böyle ayaklarını uzatma yok. Öyle bir hakkın dostu ki velilerden birisi ama ricalü'l Gayb onlardan birer hastalık olur müstesna el özr-ü makbulun indekiramin nas mükerrem insanlar da olsa özür makbuldür biz namazda ayakta duramazsak kıyamete ve kuluden ve ala cunubihim ila ahirillahi sakallaülazim oturarak yanı yerdeyken kılmaya Cenabı hak müsaade buyurmuş. O ricalullah'tan zat ayağını uzatmış bir ara. Derhal cenabı haktan hitap geliyor. Bu ilhamen olur bu. Ey kulum topla ayaklarını seni ricalullah divanından silerim.
Saidin Nursi hazretlerinin müstesna bir Allah'ın veli öyle bir zat ki tahrif edilemez o böyle dizlerinin üstünde duruyor tırnakları demek kan gelmediği için çürümüş mollası var diyor efendim melhemle tedaviye çalışıyoruz ama biraz istirahat buyursan Molla. Kabirde çok istirahat ederiz diyor. Burada biraz olsun yorulalım. Görüyor musunuz dünyaya bakış açısını görüyor muyuz? Kabirde diyor çok istirahat ederiz. Burada biraz yorulalım. Bu veliye Allah'ın dostuna o zamanlar matbu değildi o lemalar neler sonra matbu oldu el yazısıyla geliyordu Üstadımız okunmuş onu öyle bir haber verirdi ki emir dağlarında neden? Said Nursi hazretlerine bir türlü imkan tanınmıyor orada bazı notlar alacak güzel hizmet edecek Allah'ımızın kullarına. Böyle peynirine onu üç beş beyaz kağıdın içerisine sarıyorlar. Yani peynir işte götürüyorlar yemek için. Bu süsü veriyorlar.
O kağıtlara yazmak suretiyle bu çilelerle, bu sıkıntılarla o eserleri meydana getiriyor, yazıyor. Üstadımızın haber verdiği şu oldu. Böyle insanlar yaz günüymüş, yaylalara çekilmişler bu sokaktaki hayvanlar bilhassa kediler bunun nezarethanedeki penceresinin önüne gelmiş bir kedi verdikleri bir kuru ekmek ondan bölmüş bir parçasını vermiş ondan sonra iki kedi üç kedi çoğalmışlar o azıcık ekmeği onlara da bölüp bölüp veriyormuş Said Nursi hazretleri buyurmuş ki o kedilere şefkatimden, merhametimden azıcık ekmek karnımı doyuruyordu, artıyordu bile demiş.