Sahabe-i Kiram ve İman Yolculuğu kaydında Aziz dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde birlikteyiz. Kavuşturan Rabbimiz Hamdü Senalar olsun. Mahmut Sami Ramazanoğlu Gadisallahu Sirrahü'l azizin Ashabı Kiram isimli eserinden Hazreti Enes Bin Malik'i tanımaya başlayacağız bugün. Enes Bin Malik radıyallahu anh, Künyesi Ebu Hamze'dir. Ensar-ı Kiram'dan…
Aziz dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde birlikteyiz. Kavuşturan Rabbimiz Hamdü Senalar olsun. Mahmut Sami Ramazanoğlu Gadisallahu Sirrahü'l azizin Ashabı Kiram isimli eserinden Hazreti Enes Bin Malik'i tanımaya başlayacağız bugün. Enes Bin Malik radıyallahu anh, Künyesi Ebu Hamze'dir. Ensar-ı Kiram'dan madud'dur. Hadim-i Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'dir. İPTİD'a Hicret-i Seniyye'de Enes sekiz on yaşında bulunduğu halde validesi Ümmü Süleym onu huzur-u hümayuna getirip, Ya Rasulallah, bunu size devlet mendi hizmeti seni yerinizde bulunmak arzusuyla getirdim ve min gayrı haddin armağan ettim. Benim oğlum ve sizin hadiminizdir, ona dua buyur diye takdim etmiş ve Sultanı Güziğin Efendimiz Hazretleri de Enes hakkında tul-i ömr ve kesreti mal-ü evlat ile dua buyurmuştu.
Bu yümni duayı Hazreti Hatemül Enbiya ile Enes, sekseni aşkın evlat ve ahfat görmüş ve kendisi Malik Kesire malik ve yüz üç yaşına baliğ olduğu halde irtihali darı beka eylemiştir. Mütevaliyen on sene hizmet-i Resulullah'da bulunup iki bin iki yüz on hadis-i şerif rivayet etmiştir. Sahih Hayında üç yüz on sekizi meşguldur. Seksen Buhari'de, doksan Müslim'de münferittir, bakiyesinde müttefiktir. Fahr-i Alem Efendimiz, bir aralık dest-i mübarekleriyle çekerek, ey iki kulaklı!diye latife buyurmuşlardır. Enes sakalını boyarmış ve saçlarını da kestirmeyip uzattığından Zü'l-Uzineyn lakabıyla mülakat olmuşlardır. Enes Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin hizmet-i senin yerlerinde bulunduğu müddetçe bir defa olsun, fena yaptın, yapmadın yolunda bir tekdir telakki etmediği kendisinden Mervîdir. Müşarun ile ok atmak da pek mahirmiş.
Evladına da fenn-i rem-i layıkıyla talim eylemişse de ok yarışı icrasında cümlesine galebe eğlermiş. Buhari'nin Kitabü'l Hibesinde mezkurudur ki, Enes Merrüz Zahran'da bir tavşan kaldırdık. Herkes seyirtip yoruldular, ben yetiştim. Tavşanı tutup Ebu Talha'ya götürdüm. Boğazladı. Bir budunu da Resulullah Efendimiz tenavül buyurdular, demiştir. Enes, İran fütuhatında bulunmuş ve Tüster'in fethinde Emvali-i Ganayimin humusunu ve İran reislerinden esir edilen Hürmüzanı Medine-i Münevvere'ye Enes ve Ahmed bin Kays götürmüştür. Enes, Ahiran Basra'da tavattun etmiş ve hiçbir sahabe kalmamış olduğu halde doksan bir sene-i hicriyesinde Basra'ya bir buçuk veya iki fersah kurbünde TAF mevkiindeki evinde irtihali dar-ı naim eylemiş.
Muhammed bin Sihirin tarafından Gazn ve Kutn bin Mütrik el-Kilavî namazını kıldırdıktan sonra mübarek naaşı evinin avlusunda Vediay-ı Hak-i Rıdvan kılınmıştır Radıyallahu Teala Anh. Haccac-ı Zalim Basra'ya geldiği zaman Ashab-ı Kiram'ı kahr u tezlil, maksadı le imanesiyle kiminin boynuna ve kiminin koluna mühürvari bir damga vururmuş. Enes bin Malik ve Sell bin Sa'd es-Said'i radiyallahu anhüma'ya da birer damga vurmuş. Zalim Haccac bin Yusuf, Enes'e vallahi seni ağaçtan bir damla zamp koparır gibi koparacağım ve çöz tabir olunan ince iç yağı gibi kesip alacağım ve seleme ağacı bağlar gibi seni sımsıkı bağlayacağım demiş. Enessin, bunu kime söylüyorsun?istifamın üzerine Haccac Sesi işitilmeyesi sana söylüyorum cevabını vermiştir. Enes bunu Abdülmelik'e yazmış. Abdülmelik tarafından haccı aca şu tekdirname gelmiştir. Ey esfelini kuru üzüm çekirdeğiyle ilaçlayan kadının oğlu!
Sahabe-i Kiram ve İman Yolculuğu kaydında Aziz dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde birlikteyiz. Kavuşturan Rabbimiz Hamdü Senalar olsun. Mahmut Sami Ramazanoğlu Gadisallahu Sirrahü'l azizin Ashabı Kiram isimli eserinden Hazreti Enes Bin Malik'i tanımaya başlayacağız bugün. Enes Bin Malik radıyallahu anh, Künyesi Ebu Hamze'dir. Ensar-ı Kiram'dan…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Yemin olsun sana bir tekme vurmak istedim ki, onunla cehenneme kadar uçup gidesin ve seni, aslanların tilkileri dişlemesi kabilinden olarak dişlemek ve şediden ezip çiğnemek istedim. Bir suretteki ananın karnından çıktığın yere keşke sıkışıp kalaydın diye temenni edersin ey küçük gözlü, yapışık küçük kulaklı kara kaynaklı verince bacaklı Allah seni kahretsin! Enes bin Malik'ten rivayete göre Haccac-ı Zalim'in halka yaptığı zulümden Enes bin Malik'e şikayet olunmuştu. Enes bin Malik şikayetçilere: Sabrediniz. Sakın memleketin nizamını bozmayın. Çünkü siz öyle bir zamanda yaşıyorsunuz ki, bundan sonra fenalık siz ölüp de Rabbinize kavuşuncaya kadar böyle sürüp gidecektir. Bu fenalığın mudaaf bir surette teselsül edeceğini ben Peygamberimizden işittim demiştir. Bu şikayet Haccacın Irak Valiliği zamanında vuku bulmuştur.
Taifli bir mektep hocasının oğlu olan Haccac, talakat ve cesaretiyle Abdülmelik bin Mervan'a intisap ederek Hicaz Valisi olmuş ve Abdullah bin Zübeyr'in hilafet iddiası vesilesiyle Mekke ve Medine'yi Sahabe-i Kiram kanıyla boyadıktan sonra mükafat olarak Irak Valiliği verilmişti. Iraklı da aynı mezarimi icraya başlayınca Kufeli Zübeyr bin Adiy maiyetinde bir heyet ile Enes bin Malik'e gidip şikayet etmişlerdi. O sırada Enes bin Malik Basra'ya yerleşmişti. Resmi bir sıfatı olmayan Enes'e müracaatları, sırf Resulullah'ın en büyük ashabından bulunması itibariyle hem bir dert yanmak ve hem de onun fikr-i mütalaasını sormak içindi. İsyankar bir vaziyet alınırsa, daha acı ve kanlı bir fitne kapısı açılması ihtimalini hisseden Enes, şikayetçilere sabır tavsiye edip daha büyük bir fitnenin önünü almıştır.
Taberani'nin Abdullah bin Mesud'dan rivayetine göre dün bugünden, bugün de yarından hayırlıdır, buyrulmuştur. Ebu Hüreyre'den rivayete göre Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Sakın sizin biriniz silahını teşhir edip de din kardeşine işaret etmesin. Çünkü işaret eden kimse bilmez ki, belki şeytan eline verir de din kardeşini vurur, bu suretle cehennemden bir çukura yuvarlanır. Bu Hadis-i Şerifi Buhari, Her kim bizimle vuruşmak için harp aletini hazırlarsa, o bizim İslam camiamızdan değildir, başlığı ile açtığı bir babında rivayet etmiştir. Esas itibariyle bu unvan Buhari'nin Ebu Musa el-Eş'ari'den rivayet ettiği bir hadisin aynıdır. Bu hadis-i şerife göre İslam devletine karşı müsellah isyan edip de tecavüzü meşru addetmek küfrü mucip bir harekettir.
Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem, Müslümanları bühle müsellah ihtilaftan men'u tahzir ederek, Veda Haccı'nda, Mina'da irat buyurduğu bir hutbesinde, sakın benden sonra hali küfürdeki bedevilik hayatına dönüp de birbirinizin boynunu vurmaya kalkışmayınız, buyurmuştur. Ebu Hüreyre'den Resulullah Efendimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir. Yakın bir istikbalde birtakım fitneler olacaktır. Fitne zamanında ona karışmayıp oturan kişi karışmak üzere ayakta durandan hayırlıdır. O hengamede ayakta duran da fitne esbabını hazırlamaya gidenden hayırlıdır. Bu yolda yürüyen de bilfiil fesada çalışandan hayırlıdır. Her kim fitne vukuuna muttali olup onu görmeye çalışırsa muhakkak onun kahrına uğrar. Her kim fitne zamanı iltica edecek veya sığınacak bir yer bulursa hemen sığınsın, fesatçılara karışmasın.
Seleme bin Ekva'dan rivayete göre Müşavun ilei Hazretleri Medine'de Haccacın yanına girdiğinde Haccac ey İbni Ekva, sen ayağının iki ökçesine basarak dininden geri döndün. Medine'yi bırakıp badiye Araplarıyla yaşadın, ölüme müstahak oldun dedi. Hayır, ben hicret ettiğim Medine'den yüz çevirmedim. Fakat Rasulullah bana Badiye'de oturmaya izin verdi diye karşılık verdi. Buhari'nin bir rivayetine göre Osman'ın şehadetinden sonra Seleme bin Ekva Medine-i Münevvere'den çıkıp Rebezeye gitmişti. Orada evlenip çoluk çocuk sahibi olup kırk yıl ikamet etti. Vefatından beş on gün evvel Medine'ye gelip yetmiş dört tarihinde seksen yaşında vefat etmişti. O sırada da Haccac-ı Zalim Medine'de Hicaz Valisi idi. Türlü bahanelerle Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabını öldürüyordu.
Medine'ye gelince Seleme bin Ekfa radiyallahu anh'ı celb ederek, Ey Seleme, sen mürtedsin, badiyeden Medine'ye hicret ettikten sonra tekrar dönüp badiyeye gitmişsin, ölümü hak etmişsin diye seksen yaşında ihtiyar bir sahabiyi tahkir ve tahvif eylemiştir. Haccac bu sözü ile Abdullah bin Abbas'ın bir hadisine işaret etmek istiyordu. Allah faiz malı yiyen kişiye lanet etsin diye başlayan bu hadiste Medine'ye hicret ettikten sonra badiye hayatına dönen kişi de mürteddir deniliyordu. Haccac bu sözü ile şecerei Rıdvan altında Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e üç kere bey'at eden bir sahabiyi öldürmek yahut gözünü yıldırmak istiyordu. Bütün hayatı Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in mahiyetinde kahramanlık menkıbeleriyle dolu olan bu ihtiyar arslan birkaç gün sonra irtihal etmiş ve irtihaline bu hali teessür sebep olduğu rivayet edilmiştir. Seleme bin Ekva'dan rivayet olunmuştur.
Resulullah Huneyn seferindeyken kırmızı bir deve üstünde müşriklerden bir casus geldi. Devesini çökertip bağladı. Sonra gelip ashabın yanına oturdu. Ashap ile konuştu. Yedi, içti ve mütemadiyen ashabın ahvalini gözden geçirdi. Sonra devesine binerek gitti. Müteakiben ashabtan bir kişi kalkıp bunun casus olduğunu Rasulullah'a arzetti. Rasulullah da Onu arayıp bulun, öldürün. Onu kim öldürürse elbisesi ve eşyası onundur buyurdu. İbn-i Ekva casusu takip edip öldürdü. Devesi yedeğinde üstünde silahıyla, eşyasıyla geldi. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem de casusun eşyasını İbn-i Ekva'ya ait ganimet kılıp verdi. Ebu Hazim, Rahmetullahi aleyh der ki, bir zaman Ömer İbni Abdülaziz'in bir kılıç üzerinde uyuduğuna şahit olmuştum. Müşarun ile bir şeyler görmüş olmalı ki evvela ağladı, sonra güldü.
Uykusundan uyanınca Ebu Hazim dedi ki ya Emmiral müminin, rüyanda sana ne dokundu ki ağladıktan sonra güldün. Ömer ibn-i Abdil Aziz dedi ki, rüyamda gördüm ki kıyamet kopmuş, insanlar yüz yirmi saf halinde dizilmişler. Onlardan seksen safı ümmeti Muhammed idi, Bir münadi şöyle çağırıyordu. Abdullah bin Ebi Kuhafe, yani Ebu Bekir nerede? Ebu Bekir, nidaya icabet edip geldi. Melekler onu Rabbinin huzurunda durdurdular, Kolayca hesabı görülüp necata erdi. Sağ tarafta beklemesi emrolundu. Sonra Ömer bin Hattab getirildi ve onun da hesabı kolayca görülüp necata erdi. Arkadaşı Ebu Bekir ile cennete girmeleri emrolundu. Sonra Osman getirildi. Onun da hesabı çabuk görüldü. Sonra cennete konulması emrolundu. Sonra Ali bin Ebi Talipçe ayrıldı, onun da hesabı çabuk görülüp cennete konulması emrolundu. Ömer bin Abdülaziz diyor ki, iş bana doğru yaklaşınca nida edildi. Nerde Ömer bin Abdülaziz?
Ben soğuk ter dökmeye başladım. Sonra beni melekler Hak Sübhanehu ve tealanın huzurunda durdurup bütün yaptıklarımın aslı esasından ve memleketimdeki keltlere varıncaya kadar sual olundum ve verdiğim her hüküm, koyduğum her kaziyeden hesap verdim, sonra mağfiret olunup sağ tarafta durmam emrolundu. Derken orada atılmış bir cife gördüm. Meleklere Bu cife nedir?diye sordum. Dediler ki Onu sevdiğine sor. Ayağımın ucuyla dokunarak sordum. Başını kaldırıp gözlerini açtı. Ona dedim ki sen kimsin? O da bana sen kimsin? Dedi. Ben Ömer Bin Abdil Aziz'im dedi. Dedi ki Allah sana ne yaptı? Dedim ki bana büyük ecir verip merhamet etti. Hulefa-i Raşidin Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali'ye yaptığını bana da yaptı. Dedim ki sen kimsin? Dedi ki ben Haccac bin Yusuf es-Sekafii'yim. Allah'ın huzuruna geldim, onu ikab ve gazabı şiddetli bir Rabbi müteal olarak buldum.
Beni her öldürdüğüm kimsenin yerine bir defa öldürdü. Said Bin Cübeyr'i öldürdüğüme mukabil yetmiş defa öldürdü. İşte ben Rabbimin huzurundayım. Ondan muvahhidlerin beklediğini bekliyorum. Ya cennete, yahut cehenneme. Günahlarından dolayı ehli zulmün vay haline. Bil ki Allahu Teala haddi aşandan intikam alır. Onlar kıyamet günü kabirlerinden kalktıkları vakit facirlerle birlikte cehenneme atılırlar ve yüzlerini ateş kaplar. Değerli dinleyiclerimiz, İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünün de sonuna gelmiş olduk. İnşallah Hazreti Enes bin Malik ile ilgili bölümü Mahmut Sami Ramazanoğlu GADESALLAHÜ GADESALLAHÜ SİRRAULAZI KİRAM isimli eserinden sizlere aktarmaya devam edeceğim. Tekrar görüşünceye dek Allah'a emanet olunur.