Değerli izleyicilerimiz İhsan Mektebi programımızda bugün, Mahmut Sami Ramazanoğlu Gadde Salliü Sirrahü'l Aziz'in Musahabe isimli eserinden, Bal, Arı ve Kuran şifasına dair sohbetinde kaldığımız yerden devam ediyoruz inşallah. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz şöyle buyurmuşlardır. Mantar kudret helvasından sayılır ve suyu göze şifadır. Bu mantar aslında kızıla meyilli ak mantardır ki başı yumru ve değirme olur. Yaprağı ve sakı olmaz, dalı olmaz. Yaz günlerinde çok olur. İsmit ve Kehün yani sürme göz için şifadır. Küll sürme demek olup, ismit'te sürme taşı demektir. Her gün sabahleyin iki baş parmağının tırnakları üzerine yedi defa Okuyup üfleyerek gözlerini mesh eden kimsenin, biiznillahi Teala göz nuru artar ve gözlerine ağrı ve zarar arız olmaz.
Gözü ağrıyan ve hatta hastalığın tesiriyle göremez dereceye gelen bir kimse ellerini kaldırıp Sure-i Hadid'in evvelindeki dört ayet-i kerime ile Sure-i Haşrin sonundaki üç ayet-i diyerek gözlerini mesh ederse, Cenab-ı Hak Azze ve Celle Hazretleri onun gözlerindeki hastalığı şifaya beyler, göz nurunu biiznillahi teala artırır. Bir de sabah namazının sünnetiyle farzı arasında derse, biiznillahi teala şifa hali devam eder. Allah'ın mahlukatına tamah edip elindekiyle kanaat etmemek. Allah'tan şifa gelmediği takdirde tabiplerin aczini beyan hakkında da şöyle zikrediliyor. Kalinos ağız kokusu illetine tutulduğu vakit, bu derdine yine bir deva bulamazsın denildiğinde cevaben hastalık semadan, yani Allah'tan gelince deva batıl olur. Rabbin takdiri nazil olunca, kulun tedbiri batıl olur demiştir.
Kalinos gibi nice hekimler öyle vakitler oldu ki, hikmetleriyle yaptıkları ilaçlarla tutuldukları hastalıklardan kurtulamadılar. İbrahim Aleyhisselam Ben hasta olduğum zaman şifayı o verir, yani bana ilaçsız şifa verir, demiştir. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem hastalığı indiren devayı da indirmiştir, buyurdular. Yine buyurdular ki Hastalarınızı içmek hususunda zorlamayınız. Allah onlara yedirir ve içerir. Hukemadan birisi şöyle diyor. Tercümesini aktarmak istiyorum. Felce derman bulmadı bukrat, oldu ömrü hatm. Mersem iken kendi eflatun dünyada iken. Hem Aristoteles meslus idi fevt oldu dem, kadir olmadı ilaca verdi bu dert ile can. Öldü Kalinos derdi batn ile malul iken. Sadhazeran hikmetiyle şöhreti varken ayan. Derdi dermanide mi insan bu zaaf u acz ile, derde bu zaaf u acz ile? Derdi derman ol, hüdanındır ki ol der, kön, fekan. Hak'tan iste ey mecidi, merdisen dermanı sen.
Ko etib bağ kapısın, derman-ı Hüdanındır hemen. Çünkü kaza haktan gele ol dem tabip ebleh olur. Ol ilaç ve ol devalar cümlesi gümrah olur. Nebi sallallahu aleyhi ve sellemden rivayet olunduğuna göre şöyle buyurmuşlardır: Allah, bir kulun hayrını murat ettiği zaman, onu melik kapılarıyla tabip kapılarından muhafaza eder. Yani ona sıhhat ve kanaat kanaat verir ve onlara muhtaç etmez. Ebu Ali Sina der ki, Nazmen tercümesini aktarıyorum. Her ki ol sürat ile abiçe hafakanı yürek oluptur berdevam. Her ki isterse olmaya malul vermesin ark ata dermanmam. Gerd-u dudi çerağı her ikisi, Oldu bahis ve illeti sersem. Az ye, az mücamat eyle, bulasın ta ki sıhhat ile devam. Pendini Mecidinin tutasın, süresin Aişe sıhhat ile müdam. Sakın bir matam üstesin etme bir taam ideal, ki yemek üstüne bir dahi yeğen nademdir.
Eğer bir matamın madrında ger dennan olacağız, Sakın sen ona tutma kim ger ol şerr-i metaimdir. Hemen bevl ile gaid iktiza eylerse hapsetme ki kabllen nevm anın ifraı bir akva-i lazımdır. Giderme kanı cisminden ki demdir hafız-ı ebdan. Anınla 10 bulur kuvvet ki cisme ol de aimdir. Dahi her haftada bir kere istifrayı adet et ki vardır anda bilemn ü eman, def-i belaımdır. Dahi sen her iki günde varıp hamama gir bir ker. Çıkarır karı tende hılti hamam dar salimdir. Bu pend ile nesahih kim mecidi Evet sevgili ricam, daha önceki programlarımızda zikretmiş olduğumuz Sağlığa Dair sözleri burada şairimiz, hakimimiz, nazmen bize ifade etmiş. Nushirevan adil ki kemal-i adl ile kamil ve vufur-i akli ile fazıl idi. Nesai-i ukala'ya ve mevaiz I hukemaya o kadar ragıp ve talip idi ki, Nesai güherlerini yazdırıp başı üstünde götürür idi. O öğütler şunlardır: Sözü doğru ve yakin üzere söyleyesin.
Herkes ile küstahlık eyleme. Borçlu adamları dost edinme. Dost edinme. Kendi düşmanını hor ve hakir görme. Dostlarına varmaktan ayakların kaçın masın. Söylenmedik sözü söyleme. İyi dostlardan göz ve gönlü döndürme. Bela nazil olmuş yere varma. Yapılmayacak işi yapma. Talep olunmayacak nesneyi talep etme. İşlerinde acele eyleme. Teenni ile davran. İşlerini vaktinden sonraya tecrübe edilmişi tecrübe olunmuşa verme. Eli her kimsenin kuşağına verme. Fayda ve ziyana cism ü canını feda eyleme. Mal ve canını feda-yı din eyle. İyi nam ile anılmaya himmet eyle. Az incitip yük götürücü ol. Belalara sabredici olmayı sanat eyle. Hiç sıhhat ve afiyetten Diğerlerinin başına gelenden ibret al. Hiç kimse ile alay etme. Oğullarına iyi sanatlar öğret. Ayağını endazeden dışarı basma. Kimse ile cenk etmeyi satın alma. Harcını endaze ile endaze ile eyle. Makbul olmayanı yukarı kaldırma.
Gözünü, elini, dilini, ayağını koru. Naseza yerlerden sakla. Kendini töhmet makamından ırak eyle. E, kabir ile komşu ol, ama hemsaiye olma. Arkadaşsız sefere çıkma. Laf vurucu kimselerle birlikte olma. Çorak ile oynama ve cenk ve cidal eyleme. Kendini nadan ve ednalar ile beraber ve yeksan görme. Yani düşük tabiatlı, tıynetli insanlarla birlikte olma. Şol kimse ki, kendisine hiç faydası olmaya ondan uzak dur. Divane, sarhoş ve mağrur olanlara nasihat eyleme. Kimsenin ihsanına tamah eyleme. Kendi ihtiyacını bir başkasından isteme. Atanızın, ananızın ve hocanızın rızalarını gözetin. İnsanların mal ve cihğına, cahına nimet ve devletine haset eyleme. Davet olunmayan yere varma. Kötü arkadaştan sakın. Kardeşinin işine kendi işinden eyleme. Dilinden sakın. Aşıklara sözü gizli söyle. Babanın sözüne karşılık verme ve onunla tartışma. Bildiğin sanatı işlemekten feragat eyleme.
Sözünü işinden taşra ve ziyade eyleme. Dilin gönlünde pehlivan olma. İhtiyarlık işlerini civanlık zamanında eyle. İhtiyarlık vaktinde delikanlılıktan vefa umma. Taze yetmişlerden, yani yeni zengin olmuşlardan borç edinme. İnsanlarla sohbeti kendi tenhandan iyi tut. Çok söylemeyi adet edinme ki, gam yemeden edip dünyada iken ahireti tedarik ve ilaç eylerdi. O sebepten derler ki imanı yok idi ki cennete gire ve zulmü yok idi ki cehenneme gire. Değerli Nevcilerim, İhsan Mektebi programımızın bugün de sonuna geldik. Bir sonraki programımızda yine sizlere Mahmut Sami Ramazanoğlu Musahabe isimli eserinden bir başka sohbeti aktarmaya çalışacağım. Allah'a emanet olunuz.