Sevgili Nijerimiz, İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünde, sizlere Mahmut Sami Ramazanoğlu Gaddes Salliü Sirrahü'l azizes'in Musahabe isimli eserinden Güzel Ahlak başlıklı sohbetten Sizden biriniz candan bir arkadaşından sevgi ve samimiyet görünce ona sımsıkı sarılsın. Çünkü bu her zaman ele geçmeyen bir devlettir. Kuran-ı hakim hayırlı bir dosttan mahrum kalmanın Kıyamet gününde mücrimler Bizi ancak bizden önceki mücrimler sapıttı. Artık bizim için ne şefaatçiler, ne candan bir dost vardır diyecekler. Dünyada müzrimlerle ülfet edip candan dost kazanmayanlar şefaatçi de ümit etmiyorlar. Bu ayet-i celilenin şerhinde, Ruhul Beyan tefsirinde şöyle beyan olunur: Kıyamet gününde bir mümin muhasebeye getirilir. İyilikleri kötülüklerine eşit gelir. Bir haseneye muhtaç hasenen olursa seni cennete koyarım. Bak, insanlardan talep et. Ola ki sana bir hasene hediye eden olur.
Varıyor babasından ve anasından bir hasene istiyor. Diyorlar ki bugünkü günde biz de bir haseneye muhtacız. Ümitsiz olarak yerine dönüyor. Ya Rabbi bir hasene vermediler, diyor. Allahu Teala Hazretleri buyuruyor ki ey kulum, benim rızam için bir sadık dostunda mı olmadı? O zaman kul sadık bir dostu hatırlıyor. Gidiyor ondan bir hasene istiyor. O sadık dostu veriyor. Dönüşte Rab Teala'ya haber veriyor. Hak Teala Hazretleri kabul ettim buyuruyor. Muhakkak ki seni de, o sadık dostunu da affettim. İşte bir sadık dost kazanmanın fazileti sevgili dineyişlerim. Din kardeşinin kan kardeşinden üstünlüğü burada açıkça ortaya çıkıyor. Nitekim şu ayet-i celiyle bu açıklıyor: Ey müminler! Allah'tan korkun, sadıklarla beraber olun. Ayet-i celîlede Cenab-ı Hak sadıklarla ülfet etmenin ehemmiyetine binaen, itikaya mukalin olarak tekiden doğrularla beraber olmayı kati olarak emir buyuruyor.
Şu iki hadis-i şerifte bu hakikati izah ediyor. Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz şöyle buyuruyor: Salih ve sadık dostları çoğalt ola ki onlar ederler. Salih İhvana Sahip Olmak İnsanın Saadet ve Selametindendir. Hak Teala Hazretleri, gücendirdim. Bunun üzerine Allahü Teala Hazretleri şöyle buyurmuş, Ey Davud, kendine gel, sadık ve candan kardeş bulmaya bak. Yalnız benim rızamı kastetmeyen bir sevgiyle sana yaklaşmaya çalışanlarla dost olma. Zira benim muhabbetimden mahrum olan bir kimse sana dost değildir. Senin kalbine kasvet verir ve seni benden uzaklaştırır. Bir hadis-i kutside mealen mealen şöyle buyruluyor. Ancak benim için birbirini 7, benim için birbirini ziyaret eden ve benim için birbirine yardımda bulunan ve sırf benim rızamı tahsil için insanlarla dost olan kimselere benim de muhabbetim muhakkak ve katidir.
Eserde varide olmuştur ki, ey insanlar, sizin Allah tarafından sevdiğini Allah için sevip, sevmediğini Allah rızası için sevmedikçe yaptığı ibadetlerden fayda göremez. Hakiki müminlerin esaslı vasıflarından, ahlakından bazılarını şu hadisi şerif mealleri bildirmektedir. Mümin gayet sıcakkanlı, ince ruhlu ve yüksek siciye sahibidir. Pek çabuk sevilir ve kendisiyle anlaşmak çok kolay olur. Bu sıfatlara haiz olmayan da hayır yoktur. Müminleri birbirlerine şefkat ve merhametli olmakta ve yek değerini manevi kardeşlik hissiyle sevmekte sanki tek bir can gibi yek vücud olarak görürsün. Onların herhangi bir azası müteessir olsa, diğer azaları derhal onun teessürüne ve ızdırabına koşarlar. Bazı hikmet ehilleri Ahmakla arkadaş olmaktan sakın. Çünkü ahmak sana fayda vereceğim niyetiyle zarar verir. Hırslı tamahkar kimseyle arkadaş olma.