Ruhun Yolculuğu ve Ahiret Hazırlığı kaydında Sayın dinleyicilerimiz sizleri Allah'ın selamıyla selamlıyoruz. Müellifimiz Ali Ramazan Dinç Efendinin aranan kimlik kitabından bölümler paylaşmaya devam ediyoruz. Bugünkü bölümümüz Hayat başlığını taşıyor. Kudüs-i Veli Kudüs-ü sirruhu, Eyüp-ü içüben uyumakla insan olunmaz, bu sınıf zümreyi hayvana münasip der. Tezkiretü'l Evliya eserini…
Sayın dinleyicilerimiz sizleri Allah'ın selamıyla selamlıyoruz. Müellifimiz Ali Ramazan Dinç Efendinin aranan kimlik kitabından bölümler paylaşmaya devam ediyoruz. Bugünkü bölümümüz Hayat başlığını taşıyor. Kudüs-i Veli Kudüs-ü sirruhu, Eyüp-ü içüben uyumakla insan olunmaz, bu sınıf zümreyi hayvana münasip der. Tezkiretü'l Evliya eserini okuyup tamamlayan bir kardeşimizin sözü şu oldu. Onlar bir ayrı hayat yaşıyor, biz ayrı bir hayat. Dünya hayatını en güzel şekilde şer'i esaslara uygun yaşarlar, ahiret için dünyayı dünya için de ahiret hayatını terk etmezler. Uyurken bile ruhları secdede, kalpleri arştadır. Yerken nimetin Mevla'dan geldiğini bilerek marifetullah'tan gıdalanırlar. Vücutları burada ama ruhları la mekan alemindedir. Dilleri tayyi lisanla az zamanda çok kelam ettiği gibi bedenleri de bambaşka alemlerde seyreder. Gözleri görünmeyen alemi kalp gözleriyle görür.
Kulakları gayb aleminin sadasını duyar. Eller düşenleri ayaklar ağlayanları kurtarmak için koşar. Oturdukları mekandan yaparlar bunu izni ilahi ile çünkü beden ruhlaşmıştır. Ruhun suratına yetişecek bir güç yoktur. Gönülleri tecellilerle güler, gözleri daima haşyetullah'la ağlar, gönlün arşullah olmasıyla yaşlar içine akar, görenler onları Allah Teala'yı hatırlar, uhrevi amellere gayret ve çabaları artar. Ruhlar aleminden ana karnına düşen insan azalarını tamamlamak için dokuz ay on gün bekler. Kendisini koruyan zardan sıyrılarak dünyaya doğar. Hayatı üç beş litrelik bir torbadır. Yediği içtiği kandır. Şimdi gözünün önüne getirilse ikrar eder. Ana rahminden azasından biri eksik de olsa bu dünyada o aza tamamlanmaz. Çünkü azaların teşekkül yeri ana karnı hayatıdır. Uçsuz bucaksız gördüğü hayat da malum. Unutmayalım bu dünya karnından da ahirete doğacağız.
Burada kalacak olan ceset ruhumuzla Rabb'ül Alemin'in huzuruna varacağız. Ruhumuzun azalarını altı bin altı yüz altmış altı ayeti ilahi ile tamamlayacağız. Yüz binleri geçen sünneti seniyye ile Evliyaullah'ın öğüt ve tavsiyesiyle bir kalıba gireceğiz. Kafirler inkar, münafıklar nifak, müminler iman kalıbına girer. Kuran-ı Kerim'de bu ölçüler ara ara verilir. Tamamını yaşama azminde olanların kalıbı, onun ahlakı Kuran'dı buyurulan Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemin edebidir. Hayat yolu. Deveye sormuşlar inişli yolu mu yokuşlu yolu mu seversin? Bunu söyleyenin yüzüne bakarak düz yola ne oldu demiş. İvec, eğri yola gerek yok. Gazaba uğrayan Yehud ve Nasara'nın yollarına ihtiyaç yok. Yol ehli sünnet vel cemaat yoludur. İslam fıkhının temellerini oluşturan şu hadisi şeriftir hayat yolu. Herhangi bir söz Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e uymazsa red olunur.
Kuran-ı Kerim'de Al-i İman suresi seksen beşinci ayetinde kim İslam'dan başka bir dini ararsa bilsin ki kabul edilmeyecektir ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır. Hayat bir imtihandır. İnsanlar inandık demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler? Her dönemdeki bütün inananları inandım demekle yetinmeyip ferdi ve toplumsal değerlerine, hak ve özgürlüklerine, vatanlarına, bağımsızlıklarına sahip çıkmaya, bu uğurda özveride bulunmaya, zorluklara ve acılara katlanmaya çağırmakta gerçekten mümin ve Müslüman olanlarla sözde Müslümanların bu şekilde ortaya çıkacağını, bunların Allah Teala katındaki değerlerinin de bu imtihandaki başarı derecelerine göre belli olacağını ifade etmektedir. And olsun ki biz içinizden cihad edenlerle sabredenleri ortaya çıkarıncaya ve yaptıklarınızla ilgili haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi deneyeceğiz.
Ruhun Yolculuğu ve Ahiret Hazırlığı kaydında Sayın dinleyicilerimiz sizleri Allah'ın selamıyla selamlıyoruz. Müellifimiz Ali Ramazan Dinç Efendinin aranan kimlik kitabından bölümler paylaşmaya devam ediyoruz. Bugünkü bölümümüz Hayat başlığını taşıyor. Kudüs-i Veli Kudüs-ü sirruhu, Eyüp-ü içüben uyumakla insan olunmaz, bu sınıf zümreyi hayvana münasip der. Tezkiretü'l Evliya eserini…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 6 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Ve andolsun ki sizi imtihana çekeceğiz. Cihat gibi bazı meşakkatli sorumluluklarla mükellef kılacağız. Ta ki içinizden cihat edip uğraşanları ve sabredip dayananları bilelim. Yani belli edip meydana çıkaralım ve haberlerinizi deneyelim. Yani cihat ve sabrınıza, iman ve sadakatinize, kahramanlıklarınıza ait haberlerinizi uyulması gereken bir örnek olması için imtihan meydanlarından görünür aleme yayıp ilan edelim. Hayat ve Mematin özeti. Rabbimiz o hanginizin daha güzel amel ve hareket edeceğini hakkınızda imtihan etmek için ölümü de, dilimi de takdir eden ve yaratandır. O galib-i mutlaktır, çok yargılayıcıdır. Mülk suresinin birinci ve ikinci ayet-i celilesiyle bildiriyor Cenabı Allah Hazretleri. Aklını vahye müstenid, dayalı, haramdan kaçarak ve taatlere koşarak mı geçiriyor diye Allah Celle Celaluhu imtihan ediyor kulunu.
Zorluklara sabır, nimetlere şükür içerisinde mi geçiriyor diye deniyor Rabbimiz Celle Celaluhu. Süleyman Aleyhisselam çok büyük bir saltanata erişince şöyle dedi. Kitaptan ilmi olan kimse ise gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm, dedi. Süleyman onu Melike'nin tahtını yanı başına yerleşivermiş görünce, bu, dedi, şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak üzere Rabbimin gösterdiği lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük edene gelince o bilsin ki Rabbim müstağnidir, çok kerem sahibidir. İnsanın dünya hayatını değerlendirmesini Cenabı Hak çünkü onlar bu dünyayı seviyorlar ve önlerindeki ağır bir günü arkaya atıyorlar. Hayır, doğrusu siz çarçabuk geçeni dünya hayatını ve nimetlerini seviyor, ahireti bırakıyorsunuz ayetleriyle bildiriyor. İslam dengeyi ne güzel kurar. Allah'ın sana verdiği maldan harcayıp ahiret yurdunu ara.
Dünyadan nasibini de unutma. Allah'ın sana ihsanda bulunduğu gibi sen de ihsanda bulun. Yeryüzünde fesat çıkarma. Çünkü Allah celle celalühu fesatçıları sevmez. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hayırlınız ahireti için dünyasını, dünyası için ahiretini terk etmeyip her ikisini birlikte ak başı yürüteninizdir. Zira dünya ahirete ulaştırıcı bir vasıtadır. Sakın insanlara yük olmayınız. Dünya da ahiret de Allah Teala'ya aittir. Ahiret de dünya da Allah'ındır. Gerçekten son da ilk de ahiret ve dünya bizimdir. Sofistler hayatı yok kabul eder. Budistler hayatı kendilerine haram kılar. Materyalizm maddeyi putlaştırır. Tur'a giden Musa'nın arkasından kavmi ziynet takımlarından böğürebilen bir buzağı heykelini tanrı edindiler. Görmediler mi ki o onlarla ne konuşuyor ne de onlara yol gösteriyor. Onu tanrı olarak benimsediler ve zalimler oldular.
Allahutaala dünyanın içindeki varlıkları insanın emrine vermiştir. Göklerde ve yerdeki her şeyi sizin hizmetinize veren odur. Her şeyi insanın emrine vermiş olan Allahutaala insanı başıboş bırakmamıştır. Kuran'da dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer inanır günahlardan korunursanız Allah size mükafatlarını verir. İnsanoğlu başıboş bırakılacağını mı sanıyor? Hayatın iki cephesi vardır. O da dünya ve ahiret. Şu formül uygulandıkça sıkıntı ve dert yoktur. En adi diye tanımlanan dünya geçici ahiret ebedidir. İnsan fani, Allah Teala bakidir. Huzur İslam'da en çok bunalım ve intihar vakası İslam'ın dışındaki yanlış görüşlü ülkelerdedir. Litvanya, Güney Kore, Beyaz Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti, Slovenya, Fransa, Avusturya, Çek Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri'ndedir.
Kuran'ı hakim kimde benim zikrimden, Kuran'dan yüz çevirirse bilsin ki ona dar bir geçim vardır ve onu kıyamet günü kör olarak haşrederiz. O zaman Kuran'dan yüz çeviren kimse Rabbim, beni niçin kör olarak haşrettin? Oysa ben gören bir kimseydim, der. Allah, böyledir. Sana ayetlerimiz gelmişti de onları sen unutmuştun. Bugün de öylece unutulursun, der. Zikirden yüz çevirmek, evvela bir süre zikir yaparak hidayete ermek ondan sonra bırakmaktır. Kişinin göğsünden kalbine açılan nur yolu iptal edilir. Kalbin içindeki bütün nurlar vücudu terk eder. Kişinin Allah'a dönük olan kalbindeki nur kapısı tekrar şeytana dönük hale gelir. Göze perde, kulağa sağırlık, kalbe kilit vurulur. Bu sebeple kıyamet günü o kişi kör olarak haşredilir. En huzurlu hayatı yaşayanlar şehadet arzusu içinde olan ve bu uğurda ölenlerdir.
Allah Teala yolunda canını feda edenlere Ömer Halisdemirlerden Adem Aleyhisselam'a kadar uzanan şu hedaya tercüman mektubunu arz edeceğim şu mübarek zattır. Mevlana Kuddusu Siruhunun buyurduğu gibi ölümü, şehadeti gerdek gecesi kabul etmişlerdir. Bangladeş'te hükümet tarafından kurulan savaş suçluları mahkemesinde yargılanan muhalefetteki cemaat-i İslami partisinin lideri Mu'tur Rahman nizami geçtiğimiz aylarda idam edildi. Başbakan Şeyh Hasina tarafından iki bin dokuzda kurulan güdümlü mahkeme dün akşam saatlerinde bir mücahidi daha darağacına götürdü. İşte şehit Mute'r-Rahman Nizaminin son mektubu. Ben gidiyorum. Doğduğumda nikahlandığım ve son nefes diye zaman tayin ettiğim buluşmaya gidiyorum. Korkmuyorum. Ardında pişmanlıklarım var ama üzgün değilim.
Kırkınım sözünü unutanlara, kardeşinin elini tutmayanlara, düşeni kaldırmayanlara, Allah için gözyaşlarını sakınanlara, resimlerimizi like için kullanıp gördüklerini yaşanmış kabul edenlere, zalimin yanında durup mazluma timsah gözyaşları dökenlere. Kıyama kalkmayı kolay zannedip elindekini muhafaza etmek için bahane satanlara alanlara kırgınım. Bu kırgınlıkla kavuşacağım Rabbime. Söyleyeceğim bunları. Vuslat bu. Nerede buluşacağı belli olmuyor insanın. Bazen on dört yaşındaki bir kızı Kudüs'te pazarda buluyor. Kafasına sıkılan bir kurşunla göçüyor. Elbisesine bulaşıyor kan. Huzura çıkmadan önce melekler yıkıyorum. Senin kardeşin benim, bu katillerle niye anlaşıyorsun diyemiyor. Bazen vuslatına yürümen gerekiyor. Seni evinde bulsun istediğin buluşma için önce evinden ayrılman gerekebiliyor. Sonu görünmeyen bir yolu merakla yürümen gerekiyor.
Yol bitip de deniz başlayınca acı acı yutkunmak serbest suya atlamadan önce bir kıyıya varıyor elbet denizin sonu. Kıyıya canlı varıyorsun ya da cansız vuruyorsun. Benim evim sizin hesaplarınızdan daha anlamlıydı. Hırsınızdan büyüktü odalarımız. Niye yaktığınız çocuklarımızın gözlerimizin önünde büyüyecekleri resimleri? Mutlu musunuz şimdi diyemiyorsun. Bazen evinde de buluyor seni. Dumanlar yükselmeye başlıyor birden. Zaten taş binada oturmasına izin verilmeyenlerin çabuk tutuşan evlerine ateş sıçrıyor. Bütün seslerin gökyüzünde toplandığını düşünürseniz günün her saati bir ah asılır arakandan o gökyüzüne. Çocuklar ölür. Çıplak ayakları ve toza bulanmış yüzlerine bakmayın. Tertemiz gider onlar. Kadınlar ölür. Adamlar ölür. Yanarak ölür. Kahırla ölürler. Cennet meyvesi pahalıdır. Kalp asıl sahibine dönene kadar acır insan. Sonrası Umman, Kevser, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem.
Müslümanlar etle tırnak gibi midir gerçekten, sökülüyor tırnaklarımız, etiniz acımıyor mu, diyemezler. Ahzab suresinde övülen adam ve kadınlardan çok anlatabilirim size. Sizin üzüldükleriniz için son diye yazılan haberlerin son olduğunu mu zannediyorsunuz? Acıyı onlar çekiyor da size pay düşmeyecek mi zannediyorsunuz? Daha ilkokulda öğretmene şikayet edilmekten korkanlar. Sizi Allah'a şikayet etmeye gidiyoruz. Her yaptığınızı, her yapmadığınızı, her söylediğinizi, her sustuğunuzu, her gördüğünüzü, her gözünüzü kapadığınızı, her oturuşunuzu, her kalkmayışınızı bir bir not aldım. Her şeyi anlatacağım. Ben gidiyorum. Ardında bir fikir kalsın istiyorum. Zorla karşılaşınca ölüm korkusundan istikametini şaşıranlarla biz ölümden aynı şeyi anlamıyoruz. Bu bir imtihandı. Kolay olacağını söylemedi kimse. Sancısız olacağını, bedelsiz olacağını.
Bu yola baş koymak sonunda gerekirse bu uğurda o baştan vazgeçmek demekti. Bizim için karar aldıklarını zanneden ahmaklar var. Bu karar ancak göklerde alınmış olabilir. Siz kimsiniz ki? Kulunu razı etmek için yaratıcıyı üzecek değiliz. Ben gidiyorum. Benden önce giden arkadaşlarımın yanına Resulullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem yanına siz kalacaksınız. Kimin doğru olduğu benim gittiğim yerde çıkacak ortaya. Ben gidiyorum. Çeki düzen verin kendinize. Sıranın size de geleceğini unutmayın. Şahadettin şehit gibi yaşayanlara nasip olacağını, Allah'tan başkasına kul olunmayacağını hatırlayın her daim. Ben gidiyorum. İbret alın bu yolculuktan. Bir araya geldiklerinde sadece aynı anda ayaklarını yere vursalar dünyayı sallayacak kalabalıktaki sizler, kardeşlerim sizin gözünüzün önünde yürüyeceğim ipe. Korku görmeyeceksiniz. Endişesizmeyeceksiniz. Öfkemi de beraberimde götüreceğim.
Ben gidiyorum. Dilerim bu gidiş size kim olduğunuzu hatırlatsın. Mazlumlar için ayağa kalkmanın bir yolunu bulmanızı sağlasın. İpler adedince baş istense ama deseler ki bu bedel kıyam içindir, az kalır giden başlar. Boşuna terk etmez canımız bedenimizi. Mükafatını ondan Celle Celalühu'dan biliriz. Kalanlara ibret olmadığı üzer bizi. Size son sözlerim şudur. Her zaman batılın, zulmün ve haksızlığın karşısında ilmi mücadeleye devam edeceksiniz. Bir mümin asla Allah'tan ümidini kesmez. Hayatınızın sonuna kadar Allah yolunda bir gaye ile görevinizi sürdüreceksiniz. Batılın tüm tuzaklarına ilim yoluyla cevap vereceksiniz. Kadınlarımızın yetiştirilmesine ve ahlak yoluna önem vereceksiniz. Cemaat-i İslamide asla bir lider problemi yaşanmayacaktır. Durum ne kadar kötü olursa o kadar iyi ve kaliteli liderler yetişecektir. Ben yaşlandım. Rabbim her an canımı alabilir.
Ben şehit olarak Allah'ın huzuruna gitmek istiyorum. Benim şehadetimle beraber değişim başlayacaktır. Halkın ve dünya Müslümanlarından dua istiyorum. Eğer dünyada bir daha görüşemezsek cennette görüşeceğimizi ümit ediyorum inşallah. Mu'tur Rahman nizami. Müellifimiz Muhterem Ali Ramazan Dinç Efendi bu sözler de son veriyor bu bölüme. Tüm şehitlere selam olsun. Bir başka bölümde birlikte olmak ümidiyle sizleri Allah'a ısmarlıyoruz.