Ruhun Arınması ve Nefis Terbiyesi kaydında İnsan üç unsurdan meydana geliyor. Bunlar da birbirleriyle uyuşuyor. El akıl, velbeden ve ruh. Şey men sağlısını iyi olur. Sohbet ediyorsunuz ya. Evet faydası olur. Duyulmamış söz bunlar. Akıl, beden ve ruh. Bu insandaki ruh diyor, haybi bir nefhadır. Allah'tan diyor bir nef. Bu diyemiyoruz. Biz Allah'ımız için bir cisim isnadı olmaz.…
İnsan üç unsurdan meydana geliyor. Bunlar da birbirleriyle uyuşuyor. El akıl, velbeden ve ruh. Şey men sağlısını iyi olur. Sohbet ediyorsunuz ya. Evet faydası olur. Duyulmamış söz bunlar. Akıl, beden ve ruh. Bu insandaki ruh diyor, haybi bir nefhadır. Allah'tan diyor bir nef. Bu diyemiyoruz. Biz Allah'ımız için bir cisim isnadı olmaz. Onun için çekiniriz. Allah'ımızdan bir mesela buradaki ifade Allah'tan bir nefes ama Allah'tan nefes diye bir şey olmaz. O her şeyden müstesna mi? Hiçbir şeye benzemez. Habibin senden ruhu soruyorlar ruhtan. İki ruh Rabbimin emrindendir. O husustaki insanlara verilen bilgi ruh hakkında azdır buyuruyor. Bu beden üç şeyine işte akıl, beden ve ruh. İnsanda da diyor insanda da din, İslam ve beden. Din. Ne demektir? Anasure. Din Fecalet İslam. Bunun da İslam. Hani şunu anlamamız gerekiyor. İslam'ın emirleri bedenle yapılıyor.
Hacise bedendir ve mali olarak yapılıyor değil mi? İman ise aklın salahı için artık ne anlarsak, bakın Türkçesi bunun çok yalın gelir. İhsan nedir? Ruhun artık diyelim güçlenmesi için. Şimdi İhsan dendiği zaman bu bedenen yapılmadığı için Rabbımızı görür gibi taat yapmak. Bu ruh ile alakalı ruh bunu bilecek. Akıl mesela gelişigüzel harekette bulunabilir. Onun için onu imanla itikatla kayıtlandıracağız. Yani vahyi. Bedende ancak onun ıslahı Rabbimizin emirlerine inkıyadla mümkündür. Şimdi nefsin tezkiye demek ıslahı demek. Arılması, temizlenmesi, pak olması demek. Bu iki husustadır demiş. Bu killerden arıtılması manasında. Ve denesin. Bu denes dediği kirdir. Rits pislikler. Onlardan arınmasıdır. Evet. Ve denesin. Nefsin diyor arınması, pak olması ayeti celilede geçtiği üzere Esselam. Nefsini arıtan kurtuluşa girmiştir. Ve rabbimizin ismini anan ve namaz kılan. Bunu şeyde ifadelerde.
Bayramlarda ifadelerde. Ramazan-ı Şerif Bayramı'nı da okurlar bu ayeti ile. Nefsini temizleyen kurtuluşa ermiştir. Bu kimsenin mübarek zatın dediği gibi nefsin tezkiyesi yani arınması taat ileridir ibadetle. Ve taharruha ve taharruha ve tuhruha da olabilir. Ve tuhruha kötü ahlaktan fark olmasıdır. Nefsini temizleyen, arındıran felaha ermiştir. Fakat fakat temizlemeyen de ziyana uğramıştır. İnşallah yanlış olmaz. Ve şimdi nefsin mertebeleri üzerinde duruyor. Üç tane diyor mertebesi var. Ne demek? İnsanı ayağını kaydıran hayvani duygu. Duygu herkeste olur ama bunun tuğyan etmesi, azgınlaşması, namusunu dışında yerlere göz dikmesi ve nefsin arzu ve istekleri. Eğer ibadet ederse diyelimdir. Cenabı Hak insana kötülüğü de takvayı da ilham buyurmuştur. Pekala. Ya Rabbi nefsimi nefsimi takvaya eriştir desek Efendimizin mübarek sözü. Eeti ver demektir. Ya Rabbi nefsimin şerrinden beni koru.
Ruhun Arınması ve Nefis Terbiyesi kaydında İnsan üç unsurdan meydana geliyor. Bunlar da birbirleriyle uyuşuyor. El akıl, velbeden ve ruh. Şey men sağlısını iyi olur. Sohbet ediyorsunuz ya. Evet faydası olur. Duyulmamış söz bunlar. Akıl, beden ve ruh. Bu insandaki ruh diyor, haybi bir nefhadır. Allah'tan diyor bir nef. Bu diyemiyoruz. Biz Allah'ımız için bir cisim isnadı olmaz.…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 12 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Bana hak yolu, ilahi yolu ilham buyur. İnsan eğer nefsini ıslaha çalışırsa diyor onun yolu cennettir. Kim Rabbimizin azameti ilahiyesinden çekinecek olursa ve nefsinin kötü arzularını da terk ederse, o kimsenin barınağı sığınağı cennettir. Nefsi izah edilirse buyruluyor. Şimdi nefsin arınmasının iki yolu var. Birisi ettahliye. Tahliye dediği, eğer nokta ise yok. Tahliye güzelleştirmek demek. Ve tahliye, tahliye ise boşaltma anlamındadır. Bir kere tahliye boşaltma kötü ahlaktan ahlakı lezailiyedir, reliyle denir ve nefsin hastalıklarından kurtulmasıdır. Tahliye güzelleştirilmesi ise feye bir ahlakin fi altıyla güzel ahlak ile ahlaklandırmaktır. Acaba nedir? Eş şirk, vel riya, vel ucu, vel iki bir, vel bu, vel haset ve şuh, vel buhul. Bu şuh da kimlik manasına gelir. Hırs dünyaya aşırı hırs.
Bunları hep böyle sevgiyle bunlara meyille gitmek ve ahirete tercih etmek suretiyle ahlakı reziliye uygun olmayan tevhid, ihlas, sabır, tevekkül, inabe, tövbe, şükür, havf, reca, hüsnü hul, güzel ahlak İnsanlarla diyor muamele. Ve şefkat ve aleyhim onlara şefkatli olmak veem ruhum bil mahu ve nehyiun. Iyiliklendirip kötülüklerinden kaçındırmak. Ve gücü yettikçe onlara faydalı olmak. Artık şeriatımızın dışında olan bir şeye dönmemek, kalbimizi döndürmemek. Bu nefis nasıl tezkiye olur, nasıl arınır, nasıl temizlenir, kirlerden kurtulur bunu söylüyor. Biz diyor bir kere gönlün temizlenmesidir. Kötü ahlaktan. Zaten diyor biz bunu yukarıla sıralamıştık. Kötü ahlak nedir diye. Neden fark edeceğiz bunu? Burada bir kısmını söylüyor. Karriya, gösteriş. Kişinin kendini beğenmesi ve şu. O aşırı cimrilik demek. Şu. O da cimrilik manasına. Aşırı dünya meyli ve tama. Doyamama.
Ne kadar nimete de olsa yine de fazlasını isteme. Yani bu haram helal tanımadan kendi kafasına göre gitme. Allah'ımızın vereceği cezadan da emin olmak. İşte bana bir şey olmaz. Bak ben tevhid okuyan bir kimseyim, zikreden bir kimseyim. Gelene gidene Allah için bakmayın. Buna herkese açık bir kapıdır. Buna Allah'ımızın müminleri bir araya topladığı mescittir. Arkaya oturup da önü gözetmemeli. Görüyorum hoş değil bu tavırlar. Herkes gidecek. Çok azgın birisiydi. Azgın mazgın eve geldi efendimiz dedi ki onun kalbinde de iman var dedi. Herkes onu horluyordu ama. Olmuyor yani. Bir timsiz kaçıyor. Allah'ımızın kulu girsin, tabii bilecek. Hastaneye hasta girdi değilsen kovacak mısın onu? Hoş olmuyor yani. Simsilik açıyor. Anlatılıyordum onun için. Diyor var ya ben geleceğe zaman diyor dik dik bakıyorlar diyor. Biz ne dedik? Biz kendimizi düşünelim. Acaba biz ne olacağız?
Bak bu da ne güzel söylüyor. Ben kötü ahlaktan Allah'ımızın diyor vereceği cezadan emin olmak. İşte bana hiçbir şey olmaz gibi bir hale düşmemektir diyor. Bu çok önemli ama. İnşallah fırsat buldum çok okuyacağım. O öğlen gerçekten üstün olan güzel ahlak el iflas. Hepsini şöyle düşünüyorum. Bir kitap iflas dendiği zaman zaten hadis kitapların da ilk evvela da iflasla başlar. İflas. Samimi olmak, her şeyde samimi olmak. Bunu bilhassa kelimesini kalp olarak ele alıyor. Tevbeyi beden olarak işlemiş olduğumuz günahlardan. İnabe ise kalpten o kötülükleri söküp atmak. Mesela yapmayız biz kötülüğü ne? Kalpte onun kalıntıları olur. Fırsat bulsa nefis onu işleyecektir. Bundan kurtulmak. İnabet çok önemli çünkü Rabbiniz Kuran Azimüşşan'da Celle Celalühü peygamberlerini münib olarak haber veriyor kalben Cenabıhakk'a kimseler olarak haber veriyor.
Allahu Zülcelal'den korkmak ve şükür nimetinden dolayı teşekkürde bulunmak ve tevazu ve tevazudür. Daha nasıl ıslah olur? Allah'ımızın bizim üzerimize yüklemiş olduğu ilahi yükümlülükleri muhafaza etmek yerine getirmek farzda. Eğer iyi dikkat edersek farzlara şunu hatıramızdan çıkarmayalım. Bunu beynimize not olarak alalım. Şimdi taati yaparken o bizim Rabbimiz diye yapabilmek, o Allah'tır diye yapabilmek. Mesela yapıyoruz taatlerimizi. Fakat Allah'tır bunu emir eden dersek bu bizim ileriye adım atmamıza vesile olur. Bunu kaydedersek bu kaydın olacağına inanıyorum. İnşallah da kaydılır. Gibi şeyin. Rabbimiz Zülcelal'imiz bana buyuruyor. Kullarıma farz kıldığım taatleri yerine getirmekten daha üstün bir hal ile yaklaşmadı. Nafileleri de yerine getirmek. Şimdi kulum bana nafilelerle yaklaşır ta ki ben onu diyor severim.
Gören gözü, işiten kulağı, kavraya kavralayan eli, yürüyen ayağı olurdu. Bunu tabii hadis kitaplarını da pek almak istememişler. Bak burada Allah'ımız nur verir, öyle tutar. Tuttuğu nur ile yaşanır. Yürümesi vermiş olduğu nur ile yürür. Şunu bak, siz yaşarsınız Allah'ın izniyle. Bazı taak yapan arifani ilahi emin olun bunu yanlış anlamayalım, namaz kılar kendisini takip eder. Böyle sanki bir suyun akışı gibi ibadet ona o kadar tatlı, o kadar lezzetli gelir ki nasıl yaptığını bilemez. Bunun için işte bir tanesi diyoruz ya çokça Hızır Aleyhisselam'la karşılaşıyor da, efendim bana tavsiyede bulun deyince Allah sana ibadeti kolaylaştırsın buyuruyor. Şimdi bir araştırılma yapılsa araştırılma yapılsa acaba bak bu yillardan beri yillardan beri Sami Sultanımıza kitapların dalmış. Ne kadarımız Regaip namazını kıldı. Şimdi her şeyi vaktinde aziz demiştik akşam layık olmayanı. Hadi kılalım olmaz.
O vakitti. Bak geçti. Onun için hayatımızı çarçur etmeden vazifelerimizi elimizden geldiği kadar yapmaya gayret ederiz. Bu ayrı bir konu. Nasıl söyleyin ki? Allah'ımız diline verir, dili okur. Gönlüne verir gönlü coşar. Beynine verir? Beyni geniş bir tefekkürün içerisinde olur. İnşallah bunları rabıtamız buluşsun, zikrimiz buluşsun, azalarımız muhafaza edersek kimin karşısında olduğumuzu da gözetiminde bilirsek inşallah dua buyurun Cenabı hak lütfetsin, ihsan etsin. Bu muazzam bir haldir. Nüfuz. Bu diyor nafilelerle meşgul olma farzın dışındaki taatle bu gerçekten diyor insana çok faydalıdır. Ruhumuzun güzelleşmesi için. Zeketi nefsi. Bu Kuran azimüşşan'ı böyle manasını düşünerek, kimin kelamı olduğunu tefekkür gelerek bir tefsirlerde geçer de bunu biz anlatmıyoruz. Anlatmıyoruz dediğimiz şu. Kuran-ı Kerim'i Rabbımızdan dinleyerek geçiyor. Aynen böyle. Tefsiri söyleyeyim.
Baksınlar kardeşlerimiz. En baş kısmımda. Kuran'ı Rabbımızdan dinliyor gibi diyor okumak. Bu kalplerimizin parlamasına sebeptir. Ve ila sofal kalp ceketindir. Zaten kalp nurlandığı zaman nefis de ıslah olunur. Efendimiz buyuruyor sallallahu teala aleyhi ve sellem, demirin paslandığı gibi kalpler de paslanır. Aman yanlış olmasın. Bu kelimeye bir bakmam lazım. Cilalama manasına mı yoksa pas mı? Hadisi şerifi çünkü. Pas manasındaymış. Biz ne dedik? Cila deriz. Allah korusun. Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz buyuruyor. Böyle demirin paslandığı gibi kalpler de paslanır. Kalbin cilası nedir ya Resulallah sallallahu aleyhi ve sellem Kuran okumak. Ölümü düşünmek. Ve kat. Şey var ya Kuran-ı Kerim'de Kuran-ı Azimüşşani tedebbürle okuyun. Için arınmasın tövbe. Bir tarikatı aliye mensubunun Rabbimize olan kulluğunda ilk makam, ilk merdiven ayağı nedir? Tövbedir.
İnsan diyor bu kötülüklerden uzaklaşıp da o güzel hallere bürünmekten diyor zevk duyar. Bu bambaşka bir haz olur, bambaşka bir ilahi zevk olur. Zaten günahtan kaçırdığı zaman Rabbimiz onun zevkini verir ona. Celle Celalühü. Topunuz birden Allah'a tövbe edin. Ta ki kurtuluşa eresiniz. Yeniden bir ayeti cellalmış essanne. Allah'a celle celalühu bir daha günaha isyanı gitmemek üzere tövbe edin ey müminler umulur ki Cenabı Hak sizleri bağışlar buyuruyor. Bir de diyor tezkiyede, istiğfar nefsimizin ısısında Kim bizim zikrimizden uzaklaşırsa şeytanı biz ona çok yakın bir dost olarak veririz. Şeytan ona çok yakın bir dost olur. Üçüncü olarak demiş bir kere nefse muhalefet etmek istediklerini yapmamak. Dördüncü olarak tevbihiha ve ta yok tevbihuha ve tapriuha min ecelle hamdiha ala ta Başta diyor kendisini kusurlu bilecek, hatalı bilecek. Ben Rabbime karşı hatalıyım, kusurluyum diyecek.
Sonra Cenabı hakk'ın İsa Aleyhisselam'ı bir vahyini ifade veriyor. Bakıyorum. Aynı dersek. Ya İsa evvela kendine vaazuna seyahat et. Eğer kendine vaaz edersen o zaman insanlara konuşabilirsin. Yoksa benden utan, haya et. Bir kere diyor ıslah olmamız için gördükler ve ölüm onun düşünülmesi, ahiret hayatını hatırlamak nefsimizin düzelmesi için önemlidir. Son maddeye doğru geliyor. Bu tembiyetü amel demek amelimizi pak etmek. Tertemiz, rüya olmayacak diyor. Bir bunalmış. Bunalmış. Bir de ibadet ve taat yaptım diye bir hazza düşmemek. Ne yapabildik ki diye. Sonra muhasebetül nefs buna uzun sürüyor. Birkaç hadisi şerif alınmış burada. Daha çokça duyuyorum okuyorlar bazen, dinliyorum. O Hadis-i Şerif'i okumaya çalışayım bulabilirsin. Diye başladı ama bulamadım. Burada bak buldum. Evet, yine bulamadık. Kim nefsini kontrol altında tutarsa bunu murakabe ile de alakalandırırlar.
Rabbimizin gözetlemesinde olursa da derler her an Rabbim beni görüyor biliyor, Bana benden daha yakındır diye. O hadis-i şerif vardı ama bulamadık ki. Bunu bitireyim isterim ama. Sonra şunu ele almış. Sözünde, yemesinde ve uykusunda bunları azaltmak diye ele alınmış. Yani bunlarda aşırı gitmemek. Eğer Zikrullah'ın dışında bir söz söylerseniz kalbinizin kararmasına vesile olur. Siyahlaşmış bir kalp ne yapar? Allah'tan uzaklaşır. Burada bir şey diyeyim. Şu, haddi Sübeyi Dai Derun var. Kuran-ı Kerim ve İslam'a Biz imanı kalbe yazdık diye buyruluyor. İmanın yazıldığı bu nokta, bu ismi tashir. Onu da kullanılmış zaten. Küçücük böyle bir nokta, siyah bir nokta. Bizim rabıta da mürşid-i kamilimizin böyle kalbinden füyuzati ilahiyeyi Cenabı Hak'tan isterken oraya vurduruyoruz zaten. O siyah noktaya. O siyah noktaya vururken bir muraka behedi duydum.
Allah'ımızın nurunun oraya vura vura vura o süveydai derun siyah nokta nur oluyor. Aynen bir ayna gibi. Ayna tozlu topraklı bilmem filan kirli olursa sureti göstermiyor. Ama o nokta şimdi ayna pak olduğu zaman gösteriyor. Şimdi diyorlar ki bize kitaplarda da geçiyor, ehlullahın dilinden de ifade ediliyor. Ehlullahın dilinden de ifade ediliyor. Diyorlar ilk şeyi düşünüyorum, meletut alemi, ikincisi Ceberruh. Ondan sonra lağut bunlar nasıl açılıyor? İşte bundan açılıyor. Bu sebeple Sami Efendimiz hazretleri rabıta dersin rüknü azamı olmazsa şeytan nefis adım attırmaz buyuruyor. Bunun için söylüyor Ondan sonra açıldıkça açılıyor ve sonra doyamaz diyor. Burada bir ifadede de bulundu. Dedi ki kötülükten iyiliğe döndüğü zaman o haz o 0 lezzete doyamaz. İmkan yok.
Dergahı Esad'ta çok azgının birisi Esali Erbili Hazretleri'nin geldiğinde teveccüh buyurunca canımı alaya Rabbi diye bağırmaya başlamış. Demişler ki ne oldu? Öyle bir hazza nail oldum ki bu lezzetle ölmek istedim, Allah'a kavuşmak istedim demiş. Bunu yarım bıraktıklarımızdan oluyor. Yarım bıraka bıraka onlar oluyor. Bu Ankara'da Efendimiz şeye konuştuğu orada Mustafa Erbil Bey diye Sami Efendimizin çok güzel bir halifesi vardı. Ona dedi ki, Mustafa Efendi dedi bizim İhvan'ımız böyle ocağın üzerine de kalbini koymuyor dedi. Koymuyor. Kenarına koyuyorlar dedi. Kenarına. O sıcaklığı bilen de en hamdeliyle faydalı olur ama o rabıta ocağının üstüne bir gocelde kaynayacak. Bak kaynadığı zaman yüz derecede mikrop olmuyor. Hiç kötü ahlak mikrobu kalmaz. Artık tahrik ehli için biz o noktalarda olmadığımız için anlatmıyorlar bize. Nefis meselesinden hiç konuşmazlar.
Hep ruhun kemalinden anlatırlar. Siz onlara cenneti anlatın emin ol dinlemezler. Dinler de mahzunleşirler. Çünkü buyuruluyor ki eğer Cemalullah olmasa cennetin kıymeti kalmazdı diyorlar. İnşallah siz buna uzak değilsiniz. Yaparız inşallah. Dikkat edersek ama tam dikkat edersek ondan diyor üstadlarımızın eseri okunsun. Efendimizin şifa tarifesi, hepsi bir deva, hepsi her bir kıtası. Deli mesele bize yazmış olduğu bir şey uzunca kısası sani sohbetine alış. Kamil minlerde buluş. İllelü neher elimeinden bez nekus.