Elhamdülillah, gayzın geçme. Niye diyesini okumuyorsun? Neden okumuyorsun? İşte işin çıktı, gücüm çıktı. Olmaz zaten şimdi ya o. İzcileri böyle sabahlara kadar yatıran nefis şeytan insanı, lak bile Allah'a dayan, lak. Allah'ın gözlerini göt gözlerinden, gök gözlerinden, hak rızan için bütün mümine rivayet. Bugünlerimiz ne kadar nazik devirde yaşıyoruz. Sultan selametine, ulemanın selametine, İslam'ın selametine, dinimizin selametine dua et bak zikriniyoruz inşallah. Onun yanında oldu mu? Olmalı, dört güne. Onunla oldu mu? Beş bine zikullah şbalgur ondan sonra soymemenin altı böyle üst pırt pırt pırt atmaya başlar ilki bir bazı insanlara tarzı yapar ondan sonra rüskütli çok gelir. Ondan sonra sükunet gelir, kevkir Devri. Telvinden kevkir'e döndü mü, kararlaştırdın mı üstada danışırsın.
Yani tecrübesi şu, avamın münkinin yanına varsan da, kalbin zikrediyor, akşam yatsan, saharla uyansan ki uyku mani diyor ki, efendim, münkir yanına baksan da kalbim devam ediyor, yani zehirleşmiş, temkin bulmuş, yani bir hafız, bir sayfayı ezberler. Oku desen okuyamaz. Çünkü daha tervin halinde. Yeniden bir daha ezberler. Allah'ın sünnet, Yani senin o letaikün de o hafızun üç defa demir yaptığı gibi, sen köklenirse ruha geçersin. Ruh da böyle olursa sırra geçersin. Şurada böyle oldun mu Hafaya geçersin. Hafada böyle oldun mu ahvaya getirir seni üstadın. Ahvada zikrin leşip birleşti ve hep birden Allah demeye başladın mı? Riyaşıma girmeye imkan yok çünkü olur o halde. Bu tamam oldu mu nefis buradan sızlamaya başlar. Çünkü devleti Kıbrıs'ı elinden gidiyor. Bak, Yasmin'in Ümmü rabıtalaşıyor şimdi, yani Kıbrıs elinden geliyor, ayağı dalıyor. Bunlar, Yunan akgeni çeksin, çeksin geliyor.
Buraya bu vücudun içerisinde beş defa girdin mi alnından anılmaya başlıyor nefis. Diyor, gelme yahu, geliyor diyor. Mürşid-i kamil diyor ki alnınıza çıkıp fikir görüyor, yalnız hafızalar Mürşid-i kamil kılıç almış gibi görünüyor. Yani kılıç elinde gelir, nefis o zaman buradan fikirde, Kaş'ta Yiyim üstünden şöyle buradan buraya sarsmaya başlar, buradan alnından, alnının yarılmaya, kafan parçalanmaya başlar. Devam ederken de, ilerlerken o da Lakin ahlakı yine duruyor diyor. Ahlakı, Hazreti Aligında olsa durmazsak, Lahçı Tarifi'nda kir geçiş var, ahlakı durur, lakin mesele bir gazın fela olsa, ayağı dışarı olsa uzundan haşa, bir tane evla bir elinde sopa ile din yapsa, onların korkusundan Allah, la ilahe illallah nedir, sofu görünüyor amma onlar sefer verdi yani eğer bir yere girecek olsa üst başına kalsa aklak kılıyor, yine başlar ayağı dışarıya gitmeye, anladınız.
Bazı zaman insanda ingubat hali olur ve taifleri sömürmesin mi nefis başkaldırır der ki, sen dersin derlerim ne olacak da affedersiniz vereceksin der, yine hüsrana doğru, eskiden iyi olan bir ihvan çok fena var işinize, değil mi? Yani eskiden iyi gibi kalbi ruhu yersiz zikrediyordu, şimdi herkese ağacı? Var. Öyleyse dalların burnu yedi olacak. Burnun yedi derse üstünde bir çizik elma yok değil mi? Çünkü burnun yokarlar, burnun yokarlar. Hem dip duruyor, kan kainat bir yanını böyleliğine yapar der, böyleliğine yapar. Yani hayattan cepheden devreler, böyle günah böyleliğine uygulanır.
Kalbinden, ruhundan, sırrından, hakadan, akvadan, nefse geçtikten sonra, bütün hanların içine zikri vererek, tependen tırnağını düşün diye, o zaman düşünün ki, ayakların altı bir hasta şu tırnakların ucu, ayak tırnaklarının vücudu oturan, afedersiniz oturabilen damarların birleştiği bir zokur zokur zokur zokur zokur zokur zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, zokur, z damardan başka ona kuvvet verecek bir hatta ona da vermiş, o hastalarla gemiğin içine de fikir girecek. Bu arayış bel gemiyle, kültürtüsünü bu yeter şekilde, kıtır kıtır hattımı tecavüz etmişse bu türümü affet ya Rabbi.
Yani, ancak arkadaşlarıma ilerisini göstermekle inceldiriyim de, Yassai Celal'ın beş yüzüyle, diniyle, şeyle durmasın, bu daha ötede işler var, onlarla meşgul olsun diye göstermiş oldum. Ne bir ispat roman gelince, Burak abaıyız romanı gelince üstadlarınız haber verirler, Allah'ın mucizevi yazmış. İlla tanrının yolunu dört nesneden bulsun, Allah'ın yolunu dört şeyde bulsun. Derili ki, ııh, yedi üstada hızmat ettin. Kız deve yükü kitap okudun, illa Allah'ın yolunu dört şeyde buldun. Neden bulduk? Birincisi, züğürtün emir olmakta. Züğürtumu Allah yeneceğini bildim, hiç şüphe etmedim, Allah'a savaş açmadım. Yani zırtımı vermiyorum da, zırt geliyor da girmedim anda. Çok şükür ettim. Bir şeye tecessüp ettim, halk etti Allah. İkincisi, ey işte ihlas yapmakla buldum, ey işi Allah rızası için, hayatında diyor, yani bunda buldum. Doktoru oraya gireceğim, niye gidiyor?
Yahyalı haktan gelmiş, işte kontrol ediyor, iyi mi konuştu, yok öyle de, vardiyeyim, dinleyeyim de Allah der ki benden de razı olur diyerekten, geldiyse ihlas olur. Ya başka bir kalbinde duygular, başka şey varsa, zararı gelmeyen ait, bu ihlas olmaz. İhlas ne cennetin cennetliği için, ne cehennemin korkusu için değil, sırf Allah'a Allah'a ibadet etmede olur. Demek ki cennet olmazsa, cehennem olmazsa, Allah beş vakit namaz bul dese, bir ay oruç tutsa yapmaz mıydın? Emir Allah'tan yapmazdın. Demek ki cenneti cehennem için yapmıyormuşsun. Elhamdülillah, Allah böyle yıklatıyor etsin. İki, üç, şeytana düşman olmakta buldum. Şeytanın ne aynına düşman ittifak ettin? Üç, dördüncüsü, ölümü yakın bilip tedarik etmekten oldum. Ölümü yakın bildim, daima tedarikimde oldum. Yani biz anamızdan doğduk, ölüme hazırlandık. Allah imanı kamil ile göçmek nasip etsin.
Efendi bizim oraya sessiz edince annemin kabzine götürdüm. Yüz iki yaşımdaydım. Babam ben haya ederim dedi, efendiye emretmiş gibi olurum dedi. Salavalluz'da taş. Sen, sen naz makamındasın şimdi seni seviyor, gençsin dedi, götürürsen götür dedi. Hayat balısını çevirdim efendinin. Bir iki gündür ibarettir, bir iki günden ibarettir bu dünya. Bin elli yaşına varan diyor aleyhisselam'a soruyorlar. İki kapıda ham buldum, yeryüzünde yedi, birinden çıktım. Böyle yedim, Allah imanına göçürsünüz. Ben daha bunun bu tarafını haber vereyimdir efendim, Efendimiz'in babam üç beş saatlik gezen ve tıp yazıyor diyor ki Fatıma haberi verdi, cidden efendim otuz iki mürid ile size iştirak etmiştir, seçkinli muhitleriyle beraber, sizin oradaki yaptığımız sizden biz burada iltihap oluyoruz oğlum dedi, yani tag kapımız kesiliyor, biraz tahsil edin diyor. Nasıl tahsil ettik?
Seferimiz oraya teklif ettiğinde, böyle bizi yanına huzuruna aldık, şeyhin başında kalanların düz olduğu gibi, babamla bizim aramızda, Zühd-i Efendi'nin geldiğini kabirde bir yerde geldi ve iki yüzü arasına oturmuştu. Efendimiz'e, Efendim, ciddi efendi teslim etti, edinli, halifesi de tespit etti, sohbet ettiler, ayrıldıktan sonra Fatıma hemşehrim diyor, Efendimiz de çok yedi haber vermiş, ya hayallahu hatanın babası suyuna gitmiştin diye, haber vermiş, onun için haberi veriyorum. Şükguya efendi diyor ki Babanla, Hazreti Sami Efendi Hazretleri'nın arasında bu olan samimiyete, muhabbete hayran olsun dedirtiyor ve net olmuştum yıkıldı diyor, ehli hocası. Yani dayanamadım, ben böyle ilah görmedim diyor, Hacı Rahmi'ndan dolayı gibi, babamın yüzünün arasından bu vakalarda geçmişti de, yani şurayı konuştuğum için gözüme yakın bir tedarik etmek.
Evet buyursun, ağıyla kırası kadar gözüme yakın, Allah imanı kamilde geçmek nasip etsin.