Bismillahirrahmanirrahim. Şimdi toprak elementleri üzerinde duruluyor. Bakacaksınız o elementlerdeki esrar Allah'ımızın ehadiyet sıfatını ifade eder. Bakın çözülmüş değil. Bu taa Adem aleyhisselamdan beri var ama şimdi çözülüyor. Mühendisler çalışıyor, bunun üretimini yaparız, aynı zamanda biz işleyelim deniyor. Yani buralarda neden? Hep Cenabı hakk'ın esrarı görülüyor. Çünkü öyle bir maden ki Ukrayna diyorlar. Boşuna mücadele edilmiyor. Hem toprağın altı hem de toprağın üstündeki artık kullanılan aletler çok değişti. Biz eskiden kömür bilmezdik sobamızda, kömür bilmiyorduk. Neyi biliyordu? Odunu biliyorduk. Bununla ısınılıyordu. Hatta mahalli tabir olarak atkılar, neler, bu samanın biraz daha kalın şekli, bunlarla nelerle ısınılıyor. Daha başka kermeler diyoruz, tezekler diyoruz. Ondan sonra kömüre alışılmaya başlandı.
O kömürden sonra kömürün kaliteli olanı kok kömürle daha bir değişti kalorifer hiç hesap edilmezdi düşünülemezdi daha sonra bak doğal gaz geldi şimdi bu elektriklerde neden kullanım şekli değişti. Mesela benzin diyorduk, mazot diyorduk. Bunlar elektrikle. Ondan sonra daha da değişiyor. Daha da değişiyor ve buna hazırlık yapıyor. Ülkeler bu hususta hazırlık yapıyor. Biz diyorlar daha nasıl cep telefonları olsun, bunun yanında diğer aletler bunların çalışmasını sağlayacak madenler üzerinde duruluyor ve çok kıymetli. Bu olmazsa hiçbir şey çalışmaz. Öyle bir hale geliyor. Burada esrar Cenabı hakk'ın yüce kudretidir. Hiç şüphesiz. Onun kudretiyle hiçbir kimsenin yapması bunu mümkün değil. Böyle Rabbi zülgelalimizi tanıyabilmek, bizim bütün arzumuz kalbimizin tanıması, gönlümüzün tanıması. Yalan söylememek, gıybet etmemek, namazı vaktiyle eda etmek, kazaya kalmış namaz ve oruçları kaza etmek.
Şunu da unutmayız, böyle bir genç huzuruna gelmiş, biz bulunamadık. Ben sonra öğrendim. Bu gence yapmış olduğu tavsiye gerçekten müstesna. Namaz kılmamış, oruç taatini yerine getirmemiş, çevre bozuk, onlara uymuş, eğlenmeler, gülmeler, böyle konuşurken görüşürken bu sözün Cenabı Hakk'a layık mı değil mi bunun mütalaası yok gelişigüzel bir hayat. Ey ah sebul insanu en yutraka sudabu diyor. İnsan başıboş bırakıldığını mı zanneder? Gözümüzün bakmasından kulağımızın duymasından elimizin tutması, ayağımızın yürümesi, kalbimizin atışları çok önemli. Kalbimizin atışları, detayif demek ne demek? Kalbimizin atışlarının zikrullah olması buna çalışılıyor ve beyin, Allah'ımızın yüce kudretini tefekkür, tefekkür gibi bir taat yok. Bunun altmış senelik, yetmiş senelik nafile ibadete bedel olduğu, hatta bin yıllık saate bile bedel, bunu biz ülkemeyiz. Bunu ifade etmişler.
Arifani ilahi ulema-i kiramız biz, Arifani ilahi derken ilim verilmeyince velayet verilmez zaten. Böyle mübarek kimseler ayarlamasını yapmış. Ondan dolayı boş vakit caiz değildir. Esselamre feiza feraatepensal bir işten boşaldığın zaman tekrar bir işle meşgul olur. Kuran-ı Kerim okumuşsa onun dışında salat-ı selamlarla, tevhidlerle meşgul oluruz. O zatı orada bırakmayın. Diyor ki anneniz diyor uyku halinde bile diyor salat-ı selam okur, şahidim diyor. Artık kendisini buna nasıl alıştırmışsa şu yolda bir kaza geçirirler, geçirirler. Şahit olanlardan birisi diyor ki ismini veremem, içki şişesini istiyor, ölecek. Tam sonlukta da içki şişesini istiyor. Çünkü hayatı onunla alakalı. Hayatını tamamen o şeytanın yoluna ayarladığı için o şekilde geziyor.