Rüku kalbi ahsi ve telakki etmek. Allah, Allah desin, İyi teslim olun. Ey Şeriata dikkat edin! Çok rabıta yapın da kalp canısın diyor Efendimiz. Kalp çalışmazsa olmaz. Nasıl olur efendim de, nasıl olsun? Gaz çalışmazsa vücut naşa gibi kabre yatır. Kurtların elinde fizik didik gidilir kemik kemikten ayrılır. Allah azap vermesin, azap da olursa çok zor olur ama yalınız kalbi Allah'a zikretse vücut çürümez diyor Efendimiz. Mor dinlenmiş gibi bütün vücut top da yiyemez. Bir tek kalpte çalışırsa, ona da ehemmiyet verirse olur bir gün burada çok şiddetli konuştuğumuz, hiç ummadığımız adam la emer zikrirler, fitriler düşünceyle gelişin üç gün sonra solunumun altına bir sınır çöktü diyor böyle. İlk inanmam dediğim adama çalışırsan olur mu? Çalışmazsan olmaz diyor. Herkes bir mıntıkaya bağ dikiyor. İyi ki dilzaza mevsim mevsimde tepiyor. İyi çalıştı mı? Çığıkları kulaç kulaç atıyor.
Bir sene sonra üzüm çökert alıyor. Ne elindeki adamı, çığlığı şu kadar silmiyor, iyi bakmadığından oluyor. O da onun gibi kilimize kazlamış. O da onun gibi ne baharat etmiş, ne ikileme de dertmiş, ne yağmur olunca dertmiş kazel gibi kuruyor. Kazel gibi koruyan imanınız var, hep öyle kulaç kulaç atan var. Bu da sırf kendinin çalışmasından oluyorsun ki yol gösterirmiş. Dersin şu, rabıta şu, Nüklin şu. Niye ileriye gidemiyorum? Allah'ım söyle. Her sanat için onun ehlinden yazın isteyin diyor Peygamberimiz. Her sanatı bellemenin için kendi kendinize olmaz. Bu sanatı bilen kimseden delleyin. İşte onun için mürşide ihtiyaç oluyor Mürşid-i Kamile. Gösteriyoruz yollarını, bellemiyordu hallerini. İnan, hiç kimse bir şeyi, hırsızı okuyamaz. İlla onu görecek bir adam dokunsana, kaç tına deliyorlar, ne kadar hasreti bakmışlar, nasıl getiriyorlar, yani bir hasıı belleyemez.
Padişah, bir adamın kızını istemiş mutlaka vereceksin. Miminin var, nezrim var. Bir sanatı olmazsa bir sanatı olmazsa vermem dedim. Sen bir padişah olursun. Yani ayağından bütün bunları atarlarsa sanatın olmazsa nerede kalacaksın? Bir sanat derler demiş ki, bunu sonra veremeyiz. Bir gün de bana bir sanat vermem demiş. Babam amel verdi. Bir gün de hasır dokunmayı vermemiş. Kayınbabası gelmiş bakmış ki padişah hasır dokuyor, sonra ortasına girmiş. Oradan oraya getiriyor, çakıyoruz diye. Tamam demiş gözüne vermiş. Yani her şeyi belirlemem için onun ehli mualzimden okumadıktan sonra olmaz mutlaka okuman lazım. Hadis-i Şerifi mudibince, neezzunu ilşadın, irşada neezzun olan ne olur mukaddimler derslere verebilen, ıstakara da verebilen, ders de verebilen, ders de verebilen, emrinin verdiği kimse o onun mualdimi olur. Bir nasaha ibadetin Onun evine tebessüm etmekle hasıl olacağı dediğidir.