Ruhun Arınması ve Huzura Erişme Yolları kaydında Huzur erbabının kemali bütün kemalatın üstündedir. Huzur erbabı Fecr Suresi'ndeki son Ayet-i Celileler, Ya eyyeten nefsül mutmainne, Ey huzura eren nefis diye hitap buyuruyor. Onların intisabı da bütün intisapların ve irtibatların üstündedir. Onların Allah'ımızın emrine olan saygıları, habibine olan sevgileri, evliyaullah'ın izini…
Huzur erbabının kemali bütün kemalatın üstündedir. Huzur erbabı Fecr Suresi'ndeki son Ayet-i Celileler, Ya eyyeten nefsül mutmainne, Ey huzura eren nefis diye hitap buyuruyor. Onların intisabı da bütün intisapların ve irtibatların üstündedir. Onların Allah'ımızın emrine olan saygıları, habibine olan sevgileri, evliyaullah'ın izini takipleri, Rabbimizle olan münasebetleri her şeyin üstündedir. Hak Teala size ve bize mukaddes matlub ile huzur nasip eylesin. Burada nefü ispat denen bir derse işaret ediniyor. O da Hızır Aleyhisselam'ın Abdülhalık-ı Vojdevani Hazretleri'ne öğrettiği derstir. Nefesin göbek altına alınması, nefessiz La ilahe illallah, son kısmında da Muhammedünrasulullah iki nefes arası ilahi ente maksudi ve rudake makcubi, ilahi ey benim ilahım, Rabbim, her şeyim, maksadım Sensin, Senin rızanı istiyorum.
Nitekim Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz şöyle buyurmuşlardır. Kişi sevdiği ile beraberdir. Ne mutlu Allah'ın veli kullarını sevenlere, kalbinde yüce Allah'a teveccühten başkasına yer vermeyenlere, kalbinde Allah'a yönelmekten başka, ona dönmekten başka, hiçbir yere dönmeyenlere, çünkü nefsin hevası çok, arzu ve istekleri on beş madde halinde ifade edilir. Şehevi arzular, hayvani duygular, kibrler, benlikler, hasetlikler bir hayli fazla. Bunların hiçbirisine yer vermeyip Allah'a Celle Celalühu tamamen dönenler. Bu nasıl olacak? İki şekilde olur. Birisi mücahede, gayret, çok iyi bir gayret. Bunu hedef olarak kabul etmek. Benim hedefim Rabbimize yönelmektir demek ve bunu her an gönlümüzde de beynimizde de canlı tutmak. Allah'ım ben sana her şeyinle döneceğim. İkincisi de riyazattır.
Riyazat nefsin her isteğini vermemek, işte canım şunu da istiyor, şöyle de gezmek istiyorum, şöyle yemek istiyorum, şöyle eğlenmek istiyorum, bunlara fırsat vermemek. Sırrı Allah ile ruhu insanlarla olanlara maksat yani maksat budur, sufi böyledir ve böyle görülür. Her kim bunlara tabi olma şerefine nail olursa büyük bir mazhariyete erimiş odur. Her kim de onların izinden kayarsa apaçık hüsrana uğrayanlardan olur. Şimdi elektronik aletlerde de var. Bu aletlerde eğer milimetrik bir sapış olsa, milimetrik bir sapış olsa bir türlü biz bir siteye gireceğiz diyelim. Ona giremezsiniz ve bilgisayarı da açamazsınız. Hele bu artık elektronik aletler, teknoloji hayatımızın her anını işgal eder oldu. Unsuz bir hayat yok. Arabamız da öyle, kullandığımız telefon da öyle, internetler de öyle. Eğer milimetrik bir hata olsa başarı elde edilemez. Bunu Cenabı Hak bize eşyada da gösteriyor.
Nedir mesela bunlar? Şifrelerdir. Şifreyi bir yanlış girse bir türlü kapı açılmaz. Bunun gibi şimdi ilahi şifre, Kuran, Efendimizin sünnet-i seniyyesi, evliyaullahın edebi ve erkanı. Eğer bunlarda bir hilaf olsa bir türlü ilahi kapı Rabbimize giden kapı açılmaz. Ne var o kapıda derseniz, o kapıda olmayan hiçbir şey yok. Görmedik de ondan dolayı. Derler ki kişi bilmediğinin düşmanıdır. Çünkü görmemişiz, olur. Çünkü marifetullah diyoruz, Rabbi zülcelal'imizi tanıma, onun şifresi var. Mesela ünsiyet Rabbımızla dostluk olur mu? Şifreyi kullanamadığımız için göremiyoruz. Kullananlar için müstesna. Ne olur o zaman ne yapılır? Es'amne vehuve ytevelle salihi, Cenabı hak salihleri kendisine dost edinir. Eğer bir kimseyi dost edinirse ona vermeyeceği nimet yok. Ne verir Cenabı Hak, eshamri, ve lesefe yuhtike rabbüke fetar da, rabbin Sana verecek, Sen de razı olacaksın. Duha suresinde geçiyor.
Ruhun Arınması ve Huzura Erişme Yolları ne anlatıyor?
Ruhun Arınması ve Huzura Erişme Yolları kaydında Huzur erbabının kemali bütün kemalatın üstündedir. Huzur erbabı Fecr Suresi'ndeki son Ayet-i Celileler, Ya eyyeten nefsül mutmainne, Ey huzura eren nefis diye hitap buyuruyor. Onların intisabı da bütün intisapların ve irtibatların üstündedir. Onların Allah'ımızın emrine olan saygıları, habibine olan sevgileri, evliyaullah'ın izini…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Şifreyi kullanabilirsek elimizdeki evrad ve ezkar bize takdim buyurdukları, o evrad ve ezkar en güzel bir şifredir. İstiğfarın şifresi nedamettir. Tevhidin anlaşılacak veya anlaşılmayacak söyleyeceksin. Tevhidin şifresi şuhudtur. Gerçekten nefsin hile ve aldatmacalarının sonu yoktur. O bitmez. Çünkü efendimiz öz açıp yumuncaya kadar ondan da daha az bir zaman da olsa beni nefsime terk etme buyuruyor. Bundan neyi kastediyor? Efendimizin şeytan her bir kimseyi, her bir kişiyi takip eder efendimizin kim müstesna. Bak bize yol gösterdiği için bu ifadeyi kullanıyor, Nebiyi Ekrem Efendimiz sallallahu teala aleyhi ve sellem. Çünkü biz daha oturmamışız. İş otursa böyle nefsimiz belli bir mertebeye o huzur denen Fecr suresindeki son ayetlere gelse hiçbir şey yapamaz ve mümkün değil. Artık ıslah olmuştur o. Yani yılanın sokma hassası bitmiştir. Artık nefis yılanı onu sokamaz.
İtaatkar bir hale gelmiştir. Gerçekten nefsini hile ve aldatmacalarının sonu yoktur, aldatır. Evrad ve ezkarımız seyr-i süluk deniyor. Seyri sülükün bir vechesiyle söylüyorum. Diyelim ki ders olarak ta murakemeler, yedi kat cemai yok biliyor ta ileri hale geçmiş bununla olmaz. Nefsin de mertebeleri geçilirse olur. O zaman ne gerekiyor? İki şey, bunu kaydediyoruz tabi. Bir mücahede, bir de riyazat. İbadet ve taat yolunda insanı avlaması mümkündür. Çünkü nefis ve şeytan marifetullah'ta yedi yüzüncü dereceye kadar yükselebiliyor. Yani bir veliyi de nasıl aldatacak onun oyunlarının hepsini biliyor. Bilemediği bir şey var, Bunların hepsini bilir. Yanıldığı bir husus var. O, estaizübillah, illa aybadekeminhumul muhlasi, Allah tarafından samimi bir hale gelmiş. Duttur tertemiz. Rabbimiz ona o ilahi şifreyi lüt etmiş, onun kapısını açmış o. Cevizin kabuğunu kırmış o. Kabuk da kalmamış.
Onlara erişmesi mümkün değil. Hazreti Ömer radiyallahu anh eğer bir sokaktan geçecek olursa şeytan yolunu değiştiriyor, onun gibi işte. Allahü Teala Hazretleri hepimizi bundan korusun. Fakir kardeşinizle nefsin kendisinden korkuyorum. Bunu Esad-ı Erbili Hazretleri kutbu azamdır, o söylüyor. Ben de diyor korkuyorum, nefsimi asla temize çıkaramam essayun ve ma überriu nefsi, Sure-i Yusuf'ta. Ben nefsimi asla temize çıkaramam, yani ona güvenemem. O zayıf bulduğu yerde yakalar. Mesela bu hastalık eğer kronik rahatsızlığı varsa Allah korusun hastanelerde ağızüstü nefes alacak durumu yok. Nefes alıp bileceği o aletlerle, nelerle, o duruma düşenlerin halini anlatırken ağladıklarından göreceğiz. Nasıl ağladıkları, neler geçirdikleri zayıf bulduğu noktada yakalar. Çünkü her zaman tepemizde o. Çünkü insanın damarlarında kanın devrettiği gibi şeytan da devreder.
O zaman helal lokma ile kanımızı temizleyeceğiz. Zikrullah ile beynimizi temizleyeceğiz. Çünkü tefekkür var. Zikrullah ile de gönlümüze o zaman yaklaşamaz. Hele o eli öpülmek, dua talep edilmek, birçokları tarafından intisab edilmek ne kadar tehlikelidir. Bunların zerre kadar küçük bir parçasını kendime mal edersem helak olacağım şüphesizdir. Bakın bakalım Es'ad-i Erbili Hazretleri ne kadar hassas, ne kadar riayet ediyor. Lakin hayatımın her bir nefesimin kendimin olmadığını, her bir ifadesi kazıyedir, kazıyye. Çok müstesna bir esas, hayatımın her bir nefesimin kendimin olmadığını, bütün söz ve davranışlarımın Allah'tan bir emanet olduğunu devamlı kendisine anlatmaktan gafil bulunmuyorum. Mevla'm muvaffak kılsın. Cenabı Hak şerefli kalbinizi bir ilim ve irfan deryası, ilim olur mu, okuruz. Bak irfanı nasıl elde edeceğiz? İlimde haşyeti, Cenabı hakk'ın azametine karşı büyük bir saygı.
Bu dediğimiz kelimeler şimdi anlaşılmaz. Bunlar yaşanan hususlardır. Onlar, bunu yaşayanlar bir araya geldiği zaman birleşirler bunlarla. Bu sözleri kendi aralarında paylaşırlar, konuşurlar. Biz de imrenmek için saf ve temiz ruhunuzu yakin ve iman okyanusu kılsın. Saf ve temiz ruhunuzu Esadi Erbili Hazretleri'ne mektuplar yazılıyor. O zamanki en güzel iletişim o. Kendileri de cevap veriyorum. Yazan kimsenin yüksekliğine bakalım şimdi. Onun kemalinden dolayı verdiği cevap saf ve temiz ruhunuzu yakın ve iman okyanusu kılsın, amin. Arif olan şahsınız tarafından bilindiği gibi büyük yaradanımız Cenabı hakk'ın zayıf ve çaresiz kullarına ihsan buyurduğu yüce nimetlerin en değerlisi, ahiret kurtuluşunun yegane sebebi gönül neşesi ve dünyevi huzurun temini için ilahi bir bağış olan yakin duygusu ve imandır. Allah'ım gönüllerimizi açılmazsa ruhumuz açılmazsa, şu beyin damarlarımız açılmazsa zor.
Öyle bir ifadede bulundu ki, öyle bir söz söyledi ki, Hedefi belirleyelim. Hedefimizden şaşmayalım. Bak hedef neymiş burada, ne buyurdu? Yegane sebebi kurtuluşun gönül neşesi ve dünyevi huzurun temini için ilahi bir bağış olan yakin duygusu. Yakin kesin inanç. Bunu bir faizimizde, bir müftümüzde böyle bizim gibi insanlarda yakin der geçeriz ama bu o değil. O yakin artık vücudun her zerresine işler. İmanında işler imanı tahkik olur. İbadetine işler ibadete hadis olur. Habul olan taatlerden olur. Ahlakında olur ahlakı ahlakı ilahi olur. Mesela evinde olur, eviyle ailesiyle en güzel geçimi temin eder. Olumsuzlukları olumlu hale getir. İnsanlar arasında sıkıntı görür. Sıkıntı gördüğü insana insanı en güzel muamelede bulunur. Çünkü yakini elde etmiş. Ticaretinde sadık olur. Hile diye hiçbir şey olmaz. Düzgün bir tacir, her işinde devlet reisi ise devlet reisi olarak adil olur.
Eğer bir gençse ibadet ve taatinin zevkini alır. Bir mümin olarak gönlü hep secdelerde, kıyamlarda, rükularda, ibadette, taatte olur. Mesela fakiri ve yoksulu gözetir. Yalnız yerlerde gözyaşı döker Ama bunun şekilleri var o gözyaşı dökmenin. Ah keşke biz sinek başı kadar günahımız için gözyaşı dökebilsek. Bunların döktüğü gözyaşı yakine erenin Allah'ımızın aşkıdır, muhabbetidir. O gözyaşı mizanlara nelere konduğu zaman tartması mümkün değildir onun gözyaşını. Cehennemin ateşini söndüren gözyaştır o. Daha öyle olur ki Allah için sever birbirini. Maddi hiçbir menfaati gözü görmez. Yakine eridiği zaman kadere iman kişinin keder, sıkıntı ve hüznünü giderir.
Şunu da ilaveten söyleyelim ki iman lügatta yalnız inanmaktan ibaret ise de dünya ve ahiretle ilgili bütün faziletleri bir araya getiren, dünya ve ahiretle ilgili bütün faziletleri bir araya getiren ve bunların kefili olan iman, hangi imandır bu? Kasas suresinde beyan buyrulan imandır, Kasas suresi. Ne buyuruyor Cenabı hak Kasas suresinde, Mevla-yı Zülcelal'imiz Kasas suresinde bakın dünya ile ilgimizi de haber veriyor. Dünyadan da nasibini unutma diye buyuruyor Cenabı Hak. Dünyadan da nasibini unutma. Bu ne demek dünyevi işlerini de dinimizin ölçüleri içerisinde yap demek. Allah'ımız celle celaluhu insanı halk buyurunca onun ihtiyaçlarını da karşılıyor. Mesela insanda Al-i İman suresinde ilk Şimdi dünya hep bunu konuşuyor, hep bu konuşuluyor. Allah korusun nefsani çılgınlıklardan, hayvani duygulardan konuşuluyor.
Bakın Rabbimiz bu ihtiyacı nikahla temin buyuruyor, aynı zamanda en nikahu sünneti buyuruyor. Nikah benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimden ayrılırsa benden değildir. Hem de ecir ve mükafat oluyor. Efendim, benim vallahi mülke de çok arzum var. Bakın kazanmayın buyurmuyor. Hazreti Davut ne güzel kuldur, elinin emeğini yer. Hatta Nebi-i Ekrem Efendimiz sallallahu teala aleyhi veselis'ın meşgul olmayana selam bile vermemiştir. Hazreti Ömer radiyallahu anh efendimizin huzuruna gelenlerin dünyevi durumunu sorar. Eğer bir mesleği yoksa rızkını helalinden temin etmek için bir çabası yoksa gözünde diyor değeri olmazdı. Bak dinimiz ne üstün bir din. Dil. Efendim ben gencim, böyle sıhhatli, afiyetli enerjim de var, spor yapmak istiyorum. Atıcılık, inicilik, yüzücülük ve meşru olanlar hiç yasaklamıyor ama dinimizin örtüsü içerisinde.
Ne dersiniz ne derseniz hepsi insanın ihtiyacı olan ne varsa onu Cenabı hak lütfediyor, ihsan ediyor, yasaklamıyor. Allah'ımızın bize lütfetmiş olduğu nimet anlatmakla biter mi? Mesela bir çocuk anasına öyle yapışıyor ki bir çocuk anasına, göğsüne yapışıyor, oradan gıdasını alıyor. Anasından ayrılmıyor. O gıda sadece midesine inmekle kalmıyor. Gözüne görme duygusu kulağına işitme, eline tutma, ayağına yürüme, beyninin çalışması ve hafızasına da güç olarak. Allah'ımızın rahmetine, bu ifadeden çekindiğim için, rahmetmemesine demekten çekindiğim için demiyorum ve rahmeti vesiakkülle şey, onun rahmeti her şeyi kuşatmıştır.
Biz şu kalp ağzımızı onun rahmet deryasına dayası, dayayacak olsak, mesela Allah'ımızdan ilme dayasak, Allah'ımızdan irfana dayasak, Allah'ımızdan artık saymakla bitmez ilhamata dayasak, ondan gelen ilahi haberlere, varidata dayasak tecelli ki deyip geçiyoruz da inşallah yalama yapmaz. Eğer yalama yaparsa böyle cıvatayı döndürirken pıt pıt pıt atar. Eğer sadakat gösterirsek öyle bir istikrarlı, öyle bir iyi tutacak olursak işleri Allah'ın izniyle ileriye gideriz. Yoksa bu gönlümüzden de kalbimizden de kayar girer, kayar girer, kayar girer. Bunları bir esas bilirsek o zaman rabbımızın lütfuyla daha bir ileriye, daha bir ileriye alamadık. Çocuk anasına nasıl tabi oluyor, nasıl ondan istifade ediyor, ayrılmıyor. Biz Rabbımızdan kulluğumuzla ayrılmayacak olsak zaten Rabbimiz bize bizden daha yakın ama biz iyi tutabilsek tarif edilemez. O nimetin tarifi yoktur. Sonsuz verir Cenabı Hak.
Bakın davet ediyor bizi essanehallahu yedru illerde aleyhisselam. Allah bizi sadece cennetle değil o. Cennetin maarif, ruhani lezzetleri ve müşahede ki tarifi mümkün değil. İnsan kadrini bilirse bizim kadrimizi bilemediğimizden mi olur, ah bir bilebilsek kendimizi, o zaman ne olur? Men arefe nefse ve gal arefe. Rabbımızı tanımaya başlarız. Ne deriz? Hayvana yüklememiş, dağa yüklememiş, semaya yüklememiş, emanetler, ilahi teklifler bize yüklenmiş. Aman ha bu Rabbimin emri deyip sarılma. Üstazımızı hatırlayacaksınız, nasıl güzel demiş, ne güzel anlatmış Kuran-ı Kerim'den bir ayeti celile okurken misal veriyordu. Mesela size en yüksek makamdan bir mektup gelse ne yaparsınız alır, kabul eder ve acaba ne yazıyor diye dikkat kesilir insan. Çünkü onun şahsına ait gönderilmiş. Daha bir yüksek daha bir yüksek yerden gelse kıymeti daha da artacaktır. Bu mektup rabbımızın mektubudur bize.
Habibinin mektubu sünnet-i seniyye olarak, Allah'ımızın mektubu feraiz I ilahiyye olarak artık ulema-i kiram, meşay-ı zam söylemedikleri söz yoktur. Hadis-i şerifte amelsiz imanı ve imansız ameli Allah kabul etmez. Cenab-ı Hak sizi ve bizi böylesi bir imanla rızıklandırsın. Bir sıralama var burada İman, Akıl, irfan. Elhamdülillahi rabbil alemin El Fatiha.
Kaynak: Genel
Ruhun Arınması ve Huzura Erişme Yolları | Mihmandar