On yedi şube ve seksen altı bayisiyle bakış kapak hep bir adım önde. Üstelik kapak siparişleriniz üç gün içerisinde adresinize teslim. Mutfak ve banyo dolap kapaklarında doğru tercihiniz bakış kapak. Bakış kapak nokta com. Bakış kapak kalbi Selim'i sunar. Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Adem'i buyuruyor Cenab-ı Hakk, çamurunu kendi elimle yoğurdum ve kendi suretimden halk ettim. Mütevaha soruyorum, ne demek diyorum, kendi elimle hamurunu, çamurunu kardım ve kendi suretimle halk ettim. Bu çok mana. Bir binada en önemli olan nedir? Mesela çok bir yüksek sanat değeri var. Mimari, araştırılıpdirler ta Team. Mimar Sinan'ın eseri besbelli. Kayseri'ye gezseniz, Kurşunlu cami, hemen görürsünüz. Besbelli olur. Buna benzer dolu. Ülkemizde vesair yerlerde Mimar Sinan'ın eseri belli olur. Diyoruz ki, mimarı çok yüksek. Misaller genişletilebilir.
Şimdi bizim de mimarımız her şeyin de Mimar-ı Halık-ı Lemese. Ona zaten o aklın, o fikri, o düşünceyi, o yeteneği, o kabiliyeti, yerel Allah'tır. Kendi elinin oldu diyemezsin ki. Rabbimizi unutur Kerem. Buraya bu müthiş düzey ederek kimseler gelir. Yolda da görüşmüşler. İşte biz de bu kabiliyet Rabbımızdandır, kendimizden bilmiyedir. Bunlar Koca sınıfındır ama iyi insanlar konuşuyorlar. Gelir gelmez de üstadımız buyurmuş ki hiç iftihar etmeyelim aklımıza, fikrimize. Cenab-ı Hak damarımızı Allah korusun damarımızda bir tıkanma olacak olsa hayattır. Aklımıza zekavatımız buyururlardı. Zekamıza az bir noksanlık geçse, gelir diye memlekette dolaşmaya başlar. Aczimizi bilelim buyurmuş. Bir kere acziyetimizi bileceğiniz, Cenabı Hakk'ın azametini de takdir etmeye çalışacak. En önemli bu. Acziyetimizi bilelim. Bilmek. Onun yüce kudretinin karşısında hiç olduğumuzu bilebilmek.
Bu onu tanımaya bağlı. Ne kadar tanırsak, bu kadar acziyetimizi bilmeye başlarız. Mesela müstağımızın sohbetlerinde dinliyorduk himmet-i amihleriyle bir gün şunu söyledi. Eğer benim hatalarımı, günahlarımın, siyanım, Hiç dil hüvünün yanından da geçmezsiniz. Bu bir zamanın kutbu. Garıların içerisine girmiş. Daha otuz beş yaşındaydı. Bir gibilerin içerisinde. Raz-ı Azam bir bu cihan. Buna rağmen benim hatalarımı bilseniz, kapının onun en iyisi. Öyle de misaller verirlerdi ki geriden baktım yeşil türbe, içine girdim estağfurullah. Bunu bütün günlüğüyle söylüyordu efendimiz. Zannederim Konya'da yapmış bir sohbet. Buyuruyor ki, bunu tevazu için söylemiyorum. Hakikat bu diyor. Gerçek bu. Ben içimi diyor size aktarıyorum. Gönlüm bu diyor. Bu Rabbi Zülcelal'i bize tanımaktan geri gelir. Bir sözünü daha gayrettim. O sırada yazıyordum, arkada oturuyordum. Gayret verdim bazı sözler.
Bakıyorum ne kitaptalar, ne defterde var. Pek de duyurmuyor bir kimseden bu sözler olay kolay. Buyurdu ki suyu suya verin, havai havai verin, ateşe ateşe verin, toprağa toprağa verin, kendinizde Allah'a verin, hiç kitap el olun. Yalnız Ayet-i Celilelerin, celilelerin tefsiri. İzah, külli vel aleyhadan ve yebka vechu rabbikedü'l celali ve ikram. Bu Ayet-i Cellenin manası. Suyu suya verin. Yaratılışımızı bir unsur var ya su, hava, ateş, toprak. Suyu suya verin. Havayı, havaya, ateşi, ateşe, toprak, toprağa, toprağa. Kendimizi mebraya. Hani hiçbir takibimiz yoktur bu bedende bizim. Her şey onun ol demesiyle zuhur etmiştir. Kendisini dinleyen, Musa Efendimizin yakınlarından birisi hissettim dedi, derhal dedi. Fenaımdır, fena bu makam dedim dedi. Dinleyince bir gün Bayezid-i İslami hazretlerine bir zat gelir. İşte ben şöyle bir zata bağlayayım. Sözlerinden bir naklittir. Ne buluşuruz?
Yer demir olsa, gök demir olsa yine de Allah'tan Celle Celalühü bir talebim olmaz. Ne isterse onu tüyer. Olmaz demiş. Yeri hatırlıyor, semayı hatırlıyor demiş. Onu da hatırlamayacağım. Bunların makamları o. Bütün elhamdülillah, ibadetli, taatli yapacakları Efendimizin aşkı ya hak hakim olur ya da Muhammed ölür buyurduğu bir azim bu istiyor. Bunu istiyor bizden Cenab-ı Hakk. Şahsi taatlerimiz, tabi olacak. Bu taatler, bu arz ettiğimiz hususlar için olacak. Bir de abdest hususunda faydalı olur diye söylüyorum. Siz de mutlaka işittiniz bilirsiniz. Emmare-i tathir, mülhime-i tathir, mutmainime-i tathir, abdest su bürünem, şu parmakların arası, çok mühim bu ilerlemede, ayaklardır. Bir de kulakların arkası. Bir de hikmet ehli insan ne zaman olur?
Ağzına dair su verdiğinde Ya Rabbi, günahlarıma tüh olsun deyip böyle şuurlu bir şekilde düşünerek abdest alırsak, göreceksiniz hayatımızda çok güzel değişmeler var. Şu abdestimiz de bilir. Alıyoruz da şapıp şükür böyle değil. Düşünerek, tefekkür ederek. Bunlar da bu zaten. Derin bir tefekkür, derin bir düşünce, hınca bir anlayış. Hangi tefsir yazar? Şimdi Akallahu Anh, Tevbe suresinde Cenabı Hak efendimiz sefere katılmayan, Tebük Seferi'nden katılmayan kimseler oldu. Bu da özürlerini beyan ettiler. Derler ki, işte bizi koyu bölge, ulu, meyve, alıkoydu biz sefere atlamadı. Efendimiz onları malum, selamın kesilmesini, alakanın kesilmesini ifade etti. Cezalandırıldı. Bunun yanında çok münafıklar geldi. Üzül beyan ettiler, bıraktı. Üzül beyan etti efendimiz. Sen böyle yapınca Cenabı Hak Allah seni bağışlasın.
Şimdi ilk anda efendimiz niçin bağışlanacağını o anda ben Rasulullah için bir şey söyleyebilir miyim sana bu? O anda sükut buyurdular. Sonra, Niçin müsaade ettin deyince anlaşıldı. Eğer dur, Niye izin verdin dese, Rasulullah'ın buyururlardı mübarek kalbi dururdu. Bu kadar hassas. Emri ilahide bu kadar hassas. Bu müstahımızın tefsiri etmek istiyorum ki hikmet ehli olandan bu sözleri çıkıyor. Biz bunu istiyoruz. Kardeşlerimiz de hep bunu istiyor. İstiyor, istifade etmek istiyoruz. İşte faydalananlar istiyoruz. Biliyorsunuz, Ahavura Efendimizin ünlü mektubu kısa isim kul. Müezzimi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Bir geldi bildiğimiz hadise Kureyş'in uluları da var. Öyle bir aşk var ki Resulullah da sallallahu aleyhi ve sellem. İşte bağlantı kuracak olursak, Adem'i ben suretimden halk ettim demek ne demek? Hemen söyleyeyim. Ahlak-ı ilahiye ile ahlaklanmak demek.
Daha bunu anlam bitmez, bitiremezsiniz. Efendimizin edebi ilmi Muhammediyyesi ile edep etmek. Bir aşk var, bir aşk. Nasıl bunlar yola gelecek diye. O esnada biliyorsunuz geldi. Bana dini talim et, gözle görmüyor. Efendimiz'de müşriklerin, bu sırları, bu sırları bir iman etse de şu İslam güç kuvvet bu, yüce imam diyor ki, bir azim istiyor. İşte bunlar güzel büyük dersler. Efendimizin büyük bir azim. Bu dini, Ömereynin biriyle kuvvetlendir. Kim? Hazreti Ömer radiyallahu anh, bir de Ebu Cehil. İkisinden birisini diyor Ya Rab, bütün derdi ol. Bunlar nasıl Müslümanlar? Şimdi ilk başta İbn-i Mektum Hazretleri ifade buyurur mu diyor ashabe? Abese, Abus çehre dersiniz ya buradan gelir Abese, donuklaştı, böyle bir mübarek çehresi değişir gibi unuttu. Ben yine Rasulullah için katliam bir şey diyemiyorum bunu mübarek çehre-i adi hakkında. Kardeşlerden bazı görürdüm diyenler var.
Diyorum nasıl dayandınız, nasıl tahammül ettiniz, Bir nereden hiç kitapta yazılan gibi değil mi? Hiç alakası yok diyor. Hiç de öyle hiç de yok. Şemali kitap da mı değil diyor. Üstü alakası yok bambaşka Rasulullah, daha kolay. Neyse ben burada ifade edilen sözü söyleyeyim. Hüzünü ekşitti diyorum da diğer bir meşit. Mübarek çehre-i alisi değiştirdi ihmali ve tevenle, niye böyle yapıyorsun? Dil gibi mübarek oyunlarını bir tarafa çevirirler. Ona ama geldiği zaman, burada üstadımız metheydi bilir. Bundan üstü söylemek istiyorum. Istiyorum. Ama geldi, eğer diyor, ence eula ama abese ve tevellilerdi ise, ama geldiğinde niye yüzünü ekşittin? Rasulullah'a dayanamazdı diyor. Bundan dolayı bu incelikler önemli tabi onların kalbi derinlikleri hissediyor. Bunu marifet edemiyor. Bir ayet-i celileye baktık, hayran baktık. İbn Arabi hazretlerinin talebesi, iki arada araştırma tezi gibi geldi bize.
Bir ayet-i celleyi almış. Bunu tefsirler yazalım. Bütün ehli olan kardeşlerimize araştırdık. Bir bakın, hiç öyle hiç kullanmadık. Şu dediğiniz anlam yok bunun. Sadece bizde bir denk geldik. Ali Usi'de var. Ruhu'l Meali'de. Bir de İbn Arabi Hazretlerinin talebesi ancak onlar işlemiş. Burada size arz edeyim gündeminden dolayı söyleyeceğim, çok mühim. Efendimiz buyuruyor ki, sallallahu aleyhi ve sellem, ey müşrikler, siz eza ediyorsunuz, yetmeyeli ama akrabama dokunmak. Size yine Şuara suresinde yüz on dokuz diye hatırlıyorum. Bunlar misal olarak hatırlarınız da kalsın. Bugünün hatırası yok. Mesela akrabama dokunmayın. Bunu öyle izah ediyor ki Mevla-yı Zülcelal'e korkuya yakınlık olarak ben sizden bunu isterim diye. Bu hepsinin içerisine akıyor. Ona yakınlık meydana gelirse, bu hareketler hiçbir şey yapılmaz zaten. Sonra yeni gördüğüm için söyleyeyim size. Efendimizin malum ehli var.
Bunu bütün kitaplarda görürsünüz. Ehli beyit diyoruz ya Fatıma annemiz, radiyallahu anh, Hasan'a Hüseyin efendilerimiz, Sıpteyni şelileyni. Niye bu sıdk kelimesiyle hafit kelimesinin farkı nedir? Sıdk, kız tarafından gelen kelime-i muhteremelerinden gelen torunlarını, hafit de bu Boğul tarafından gelenleri, mesela hutbede derler ya, subtahin-i celileyn hasene husvelhi. Böyle uğraştığım şu, bakın kardeşlerimizden Hazreti Hüseyin Efendimizle alakalı olan var. Hani istiyorum ki, tütün da bize faydalı olun. Bu iş böyle surete gitmesin, hep doyumma insana ulaşmak istiyor. Bak şu dünyada bile, her şeyin en güzelini istiyor yani. Afilenin en güzelini isteyelim. Allah'ımızın yanında olanı isteyelim. Yoksa durulamayız. Burada bunu nakledi bir size minemne bin ensem. Bu Ayet-i Celile'de iki yüz on dokuzuncu Ayet-i Celile Şuara suresinde secde edenler arasında dolaşanı da görür.
Bu secde ile gidenler içinde dolaşanı derken, derken öyle bir izah yapmış ki bunu hikmet ehli yapar. Rasulullah'ın Enbiya'nın soyundan geldiğini, bunu hiç bu tefsirlerden bulurlar, yazmışlar. Bundan sonra secde edenlerin büyüğü soyundan gelmiştir. Bu ne demek? Efendimiz, ben nikah mahsulüyüm. Temiz ırk, temiz mezheplerden, soylardan geliyorum diye. Şimdi mühim olan bu durum, asıl bizim buna erişmemiz lazım. İlahiyatçı yazar Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin kalbi selim sohbetini dinlediniz. On yedi şube ve seksen altı bayisiyle bakış kapak hep bir adım önde. Üstelik kapak siparişleriniz üç gün içerisinde adresinize teslim. Mutfak ve banyo dolap kapaklarında doğru tercihiniz bakış kapak. Bakış kapak nokta com. Bakış kapak kalbi Selim'i sundu.