Ruhaniyet Ve Rabıta: Manevi Rehberlik ve Terbiye kaydında Efendim, sunuz ama rahatsız ediyoruz. Bir sorunuz daha var, müsaade buyursanız. Şeyhi vefat edelim zatın ruhaniyetine rabıta nasıl olabilir? Bunu ta Almanya'dan Hasan Hocamız da şu an ediyor. Burada kardeşlerimiz şey etmişler burada anlamadan geçmiş. Biz on iki sene üstazı alsan Efendimiz Hatice Es'ad-i Erbil'imiz ahirete irtihal edince…
Efendim, sunuz ama rahatsız ediyoruz. Bir sorunuz daha var, müsaade buyursanız. Şeyhi vefat edelim zatın ruhaniyetine rabıta nasıl olabilir? Bunu ta Almanya'dan Hasan Hocamız da şu an ediyor. Burada kardeşlerimiz şey etmişler burada anlamadan geçmiş. Biz on iki sene üstazı alsan Efendimiz Hatice Es'ad-i Erbil'imiz ahirete irtihal edince on iki sene ruhaniyete gittik. Biz babacıızın bilemedi nasıl edeceğiz olan nasıl olsa olur filan diye Kitaplar Necip'da o zamanın ne diyor? Medine-i Münevvere'de Medine Halifesi'ye. Benim can kardeşim o. Sekiz eşi ile şirket yaptık. Dünyada ve ahirette kayırdık Medine-i Münevvere'de, Mekke'de kardeşim şahit işte Hacc Abdullah dünyevi bir ihtiyacımız varsa da görür, uhrevi de bize dua eder çünkü şirkerdik biz. Dedik ki bir diye ihtiyacımız var mı? Allah rızası için söyle.
Bizim diye ihtiyacımız yok ya Hacabullah Efendi kardeşimiz kurban kesmeye girerken eğer parasını çaldırmış, kendi birisiden para almış kurbanı kesmiş, bunun parası yok. O günün parası olan beş yüz lira girdi. Getirdim Haccacullah müjdemi bir insan beş yüz lira ata sayar verdi. O Hacahmen ata sayar annesi de itham müdür ve Hacatullah Efendi, Hacatullah Efendi, Hacatullah Anne ve annesi. İkisine de akide haset verilince Hacabdullah Hasetlik var, dinler demiş Efendimiz. Buyur efendim. Bir velinin cini kötü ahlakları çıkar hasetlik ayağını alarmı dayar durur. O hasetlikte ne oluyor? Sizin oradaki vakalar neler? Hasetlik sana bir vazife gelirken bir adam orada da hasetlik başladı. Ondan hasetlikten sonra çıkan ahlakı zihnmeden Hasebut şeytanı şeytan eden hasetlik delil miydi? Kim bilir Medine'de siz biriniz cevap verin, Peygamberimiz gelince Abdullah ibn-i sevmiyor onun adı. O münaf'un başı.
O haşetliğinden ilki kendine hükümdar diyorlar Muhammed Mustafa gelince, o Ziya-yı Kül diye söndürdü. Peygamberim doğunca iman ettiği halde istidat etti münafıklardan oldu. Nehy-i Nur Külliyatı Müellifi: bir-iki yüz yirmi dört Şehennemin derin birinde yanacaklar münafıklar buyuruyor. Yani böyle münafık olduk geçti Sizin huzurumuzdan dışarı ne oldu gitti. Helhasıl. Bilmiyorum, şu benim yakışıksız kelimeye girmesin de bunu belki çok dostlarımızı dinleyeceğim inşallah. Şimdi geliyorlar bizden soruyorlar. Geliyorlar ki: Nuh dedi ki: İtam müdürü Hacabdullah Efendi'ye yazı yazdı, oradan cevap geldi. Şahapen de, Mustafa Efendi üstadımız vefat ettiyse kılıç tınından çıktı. Kesmesi daha kuvvetli, ruhaniyete de gelir. Buna rabıta indirilecek, denilir. O zaman ezilir. Şimdi Muhaniyyete rabıta edelim. Şu an bitti mi yine?
Efendim püsküllerimizi gayet güzel açık Ondan sonra Geliyorlar soruyorlar bizden Buraya geldi Aişe bir adam üzerime oturdu üstüne sürdü kimse oturmaz buraya Oturduk Kabadayinin birisi Sen bilin canım ismini ne bileyim O dedi ki Ömer Belgenin geldi yirmi altı taksiyle karışmaya gitmişsiniz dedi. Tam Medine'de duyuldu dedi. Geldim burada tahkikat ettin mi dedi, bir Fetih kardeşim Hacat ullah, oğlum Tayfur falan bunlar gelmiş hoş geldin gitmişler. Ondan sonra dedi bildik ki iftira. Biz Güner Bey'i Münişini Kamil diyerekten karşılamadık. Hutbuci cihanımızın beş sene hizmetini gördü ve onun için onu da aşıladık ve evimizdeki büyük bir gram yapıldı, orada haşidin biri demiş ki Hiç kimse beni beğen, merhaba, hoş geldin, yanına niye gelmeyecek? Bütün Türkiye'de böyle yaptılar. Şurada mübarek zat demektir. Safladım dedim de Laibe ile Üstadı-ı Basri'a zulmetmemişim dedi.
Ruhaniyet Ve Rabıta: Manevi Rehberlik ve Terbiye ne anlatıyor?
Ruhaniyet Ve Rabıta: Manevi Rehberlik ve Terbiye kaydında Efendim, sunuz ama rahatsız ediyoruz. Bir sorunuz daha var, müsaade buyursanız. Şeyhi vefat edelim zatın ruhaniyetine rabıta nasıl olabilir? Bunu ta Almanya'dan Hasan Hocamız da şu an ediyor. Burada kardeşlerimiz şey etmişler burada anlamadan geçmiş. Biz on iki sene üstazı alsan Efendimiz Hatice Es'ad-i Erbil'imiz ahirete irtihal edince…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 10 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Ben onun, Mutlu cihanın koruduğu Mahmud Sami Bey o da yüksek bir imar, mühendis olarak lakin okuduğu Kuran'ı baştan dinlediniz. Bu Kuran'ı okuyan zat şuraya oturdu mütemadiyen ağladı Yasinim ağladı. Ahhına kuş tüyünden minder verin, ondan daha hazırlatır o geliveriverdi gelin duo gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o gün o torununa da bir misal vereyim onu da Allah'ım Bismillah Bir halife Ali Ramazan gibi kürsünü üzerinde bağırık veriyormuş. Peygamberimiz, pisimi sokmuş manevi Hz. Muhammed'in ruhaniyesine bağırıyor, millet ağlaşıyor. Ondan sonra, diyor. Biz bunları hep yaşadık. Bizim İpsiz Ahmet derler, amcanın var da iyisi İpsiz Ahmet derler mi? Annan oldu.
Ondan sonra Gönlü, zorlama Allah'a zikrdete ricalılardan olmuş Adana'dan neden şeyi gelirdi, sonra Oraya otururdu İlim üzerine oturulmaz diye, Efendim oğlumun üstüne oturulmaz diye Böyle samimi dostlarım gününde geçtik de şimdi sizleri hep terbiyesiz veriyor kanaatimiz olsun. Ney bu? Nasıl gidişat bu? Nasıl terbiye almıştık böyle? Ondan sonra üstadımızın girince evvel hep bir hıçkırıp bindi bize. Üstadımız gelin ve de amma Elhamdulillah damadı geldi, torunu geldi diye onu benden soruyorlar deyip. Topbaş Efendimizi bizden soruyorlar Nasıl efendim, o geldi mi? Ya beni bilemem, kendi ne derse öyle lakin o zatı da küçük düşürmek doğru değil. Nevi yirmi yedi sene üst ağzımıza hacca götürdük. Doğulu boğumu atletir birini çıkartıp onu fukaraya verir, yenisini girdi giydirir. Böyle hizmetini gördü. Ben gördüm içime de, Hz. Ramazan'ımız da gördü.
İnkar edebilmek, üstadımın, başka bir ters ters geliyor. Tabii içme içtiği için her götürmede, yeni hasadan biz götürüyor silinmeni için. İkinci defa hiçbir şey bu açıdan bakıyorum hiçbir şey yok. Onu iyi kaptırmadan başkasını İstanbul'un yalısı adam zenginlikte bir man makinesi, geldiniz mi neyse şuralarda zencere oldu oraya götürdü milyonlarca para o şeyleri oralara dağıttı. İşte bunu da çok küçük bir şey etti. Beni kendini takdir eder, eline haytan yok dedim öyle çatlarım. Dedik ki: Tahir Hoca nasıl efendim bu da havaslanıyormuş, öteki havaslanıyormuş o nasıl bize bir de onu anladın mı? Tahir Hoca yani Makarri Ulema Ben o her gergüserek ayaklar bükük, her ayağımın altına yüzünü sürerim o da benim gibi öyle yapalım. Telefonda konuşuyor da daha selam ederim, Gözlerimle öperim ezemiyor, ellerimden, ayaklarımdan öperim diyor.
Böyle Semud Zuhruf O kadar da alim, o kadar da fazın bunun ben nasıl küçük deyip gösterebilirim ona çok büyük benim. Efendim bağırdığım Ali Adefendi de konuşuyormuş, diyormuş ki: Üstadımızın yerine Rabbim beni nasip edecek diyormuş. O nasıl adam? O Ali Haydar Efendi Kutbu cihan Çarşamba tekkesinin şeyhi Ali Haydar Efendi'nin halifesiydi Ali Haydar Efendi ben vefat edersem cenazemi Sahne Ramazan Uhud, cenazemi ihasın o kıldırsın diyor O olmazsa yerine vekil ettiği kim olursa o yapsın diyor. Hz. Musa hurdaymış bizim Mahfuz Hafız Mustafa da orada jandarmaydı. Oradaki Üsküdar de jandarmaydı Allah nasip ediyor da Ali Haydar Efendi vefatin için birbirine karışıyor Fatih'te üstadımıza vasiyet ettiği için, İnzilav zamanında, İnzilav zamanında büyüde olduğu halde cübbeyi, tersi giymiş üstadımız Açıl insan Ramazan oğlu geliyor cenaze durduracak diye O cenazede bulunanlar ahhuma hasret olmaz mı?
Ondan sonra cenazesini dua kıldırdı. Onun halifesinde halifesinde bu alev endişesinden, bandırmadan. Hoca demişti: Ben ahref'e irtihad ettim ve bütün evladımı sağ kan verdim kabul ettiremedim. Vefat dedi. Şimdi Ümmü evladımı ona veriyorum demiş. Bulandırmalı Ali Efendi Üstadımıza hemen geldi. Ve dersini oradan yeniledi. Meraklıklarını oradan geçti. Şurada bizim Muhtar bir aleler bir küçük böyle sakallı bir adamımız var. Biz Yahyalı çok aksi. O, ben şeyhimden ayrılmam hallundaysa şehrin vefat ederse onun gibi kamil bir zah vurursan hiç tereddüt etmeden ona itaat ve rabıtasını yap deyip Üstadımız edep risalesinde birer birer yazıyordu. Hanefendinin evine gittim orada konuşma yaptım birçok da kerametler zuhur etmiş orda bizim konuşmalarımızın içinde sırların sırrını konuşmuşsun Ali Efendi bizim için bayılır geçen telefon ettiği Sultanım aleyküm dedim.
Allah Allah buyrun o zaman şöyle o öyle büyük adam Abdullah efendi: Mutlaka benim Yahyalıya gitmem lazım. Üst gazımız şeyler demiş: Bu da ben günahkarım, ben hakirim, fakirim diye almıyormuş. Onun için ben diyeceğim. O'na Almam diyorlar. Benim her günahım bir dağa benzer El-Cihaz Dağı gibi oluyor efendim. Zaman çıkığı kadar bir günah ettim ise o günahın bana el-Cihaz Dağı bu görünüyor. Efendimiz Elhamdulillah dedi. Sonra efendim Hakk-ı Haveykat bir halim kalmadı benden diyor ama Nasratta hocanın bir hikayesi çeki babam daima çekerdi bunu. Tövbirken, o Hoca, kendinin hınhına gitti ki her sene ziyaretime giderim Akşehir de onun ziyaretini yaparım. Ucaça demişler, ailesi vefat etmiş. Bu hatun kişiyi nasıl bilir ki? Hakkınızı helal edin cenazatın kutduran böyle dermiş daima. Ona iyi diyecek zaman insanlar Allah'ını 7 olsun onu ben gelirim kaldırın gezsiniz.
Siz ne bileceksiniz bana neler yaptığınızı ne bileceksiniz? Demiş. Ben, beni bilirim oğlum! Birisi vasf deniyor iyi geceler, sizin gevezede şu var eyçi sakalı böyle Giderdin adamın Mektubüne Suret-i Selam kelamını. Baba! Babam dedim bu Mektub'e nasıl dayanılır? Dedi. Gıda sapıyla diye. Yani insan mağrur olmaz mı böyle şeyi duyunca? Yok yavrum ben mağrur olamam. İstanbul'da lağımcılar var. Arkadaşımız tavır et alitlarlar. Üsleri başları pislik olur. Bunlara Nevuat-ı Etli Efendi, Tebrik Efendi, Münevvser Efendim, Muhacir Efendim. Sen üstüne bakar bile onlar göremiyorlarsa ondan diyorlar. Oğlun ben mankim gazinden hırsı, tamamı, Ondan sonra, yerden kim anılırsa onu bastır ederek diyor.
Çünkü Üstadımızın yanına varan baban kabul olduğunca olmadım bu ola deyince, Dedem diyor ki: Mustafa Efendi, sen kırk yaşındasın ama seni bindirelim manevi defterimizde, elli sene evlen gördüm, bismiyi bekliyordum seni. Çiftlerinin uçun amma beni bir üst tazim var o beni Ala'yı ehline çıkardı. Yukarıya çıkaranın mı hakkı çok olur yavrum aşağıya indirenin mi bizden, Duamı bitirdikten sonra, kitabımıza göndermeyince ondan sonra ötekilere okurum, onlara gönderirim. Allah şefaatlarını nail etsin. Dardaşım demiş ki: Adam olmanı ister yok mu? Demiş. Ali Dede babama: Evet, Hihambağ'ın da ey insan nedir mahluk-u bir üssü için ne senden kimse Bir hadis ahi yaptık babam kırk beş gün, bir vakadan dolayı orda büyük üstad, o Medine'deki Atasayarın babası insan müdürü oda hapis Efendim son ehli, Libya çıkıyor demiş kadar.
Senden ayrılmak hapishane olmadı bize cennet ol hapishane Mustafa Efendi fazla lafız, lağuzabız Sen yine ben yiyeyim sen kötüsün genç ilgiyim dersen bu hayvan artık. İyice kafama koy bunu ben de bakayım. Ben yine iyiyim sen giy. Ben köpeyim sen giyeyim. Çığır sorulur ondan. Sen yeme ben yiyeyim. Sen kötüsün ben elin o hayvantırmak demiş. Ama buraya geldik ezberine almış. Eller Yahşi, Ben Yaman, Eller Buğday, Ben Saman geldi geliyor. Bunu diyor daha açık. Abdullah, yani bir tane müdürü Hacc Abdullah Efendimiz size böyle ağlarım geldim çok zaman. Ama o kapının küperi dahi, serisi dahi böyle oldu. O Kravu'l-Satı bize, o zaman mensup yazarken eşliğimizden atlayan merkemin ayaklarını öderim Bantlarımıza bakın bayımıza yaklaşmış mı? Az vardıysa, sözlerime nihayet vermek istiyorum Bütün bunu girleyen kardeşlerimizin kendilerine ayaklarını gösteririm. Diyor Allah'ın nüzul caiz ederim.
Bu günahkarın iki muradı var. Bu dünyada ben baştan ne otuz olmak, ne mürşit olmak, ne inşaat memuru olmak, ne istemiyorum diyor. Bak sizin yanınızda yav, istemiyorum işte. Ondan diyorlar ya: Efendim ya dediğinde ne buyurdu Peygamberimiz? Senin yerine kim getirdi deyince kim kendini uğrayan Laalik görmezse o geçer buyurdular. Hz. Ömer'le O değil, R'ye konuldular: Senin de bir kendini koymanın der, Zahir değerdin denir. Allah'a önce hemen O değil, eline kapandı, ziyafet ediyor. Okumuyor mu bunları? Hz. Ömer hiç Rey atılmadan çıktı ve afran geçti hilafete kondu. Yani bunu diyor, kağıt altından kalem altından usluda yazın. Üstadımıza vardı mı da Kayserinin halifesi öldü efendim yerine, bir tainerece'sını deyince layık bölmeyeyim, layık gelir de Mesnev'ten. İstersen yemin edeyim bir size. Benim gibi Günahlı çağı, sustu, Günahlı, üstadına karşı kıstahlı bir insan nasıl oraya gelir?
Ömer dedi ki Efendim Hasan Efendi babasından çok konuşuyor o nasıldı dedi. O da buyurdular ki Bütün halifeye, halifeye kisimleri ile hilafet verildi. Hasan Efendimiz'in babasına Şeyh Mustafa Efendi, o Şeyh Hızır ne diyor? Ben gittim, direkt diyordu onu ziyaret ettim diyor. Çok büyük bir ateisttır.
Kaynak: Genel
Ruhaniyet Ve Rabıta: Manevi Rehberlik ve… | Mihmandar