Geçen yine aynı şekilde bir daha gördüm. Biz böyle Rabbimizin iznine şu, dilimizle yaptığımız saat. Şimdi, zitullah uzmanı, becıs ala verdik, diğerleri buna diyası verdik. Böyle bedene yaptığımız saat kolay olsun. Namaz kıldık ya, bu bedenimizi kıyaf, rüku, sevdirdi. Bir tanesi de bir şey var. O gerçekten dedi ki değil mi? Pek kimseye bilmezdi halini Böyle merak da diyordu. Diyordu, bak, bilmiyor ki çoktu. Ama Cenabı hak ifade içinde anlattı. Ben dedim, Ama bunlar çok sevdim, Ondan da bunu bekliyordu. Kitapları, devirlediği kitap Okumadığı tefsir yok. Diyorum Ya Rabbi Çok güzel ama, bir de bu yöne meylet etse Elhamdülillah meyletmiş insan kendi haline değil mi? İzletmez tabii. Öyle de olması lazım. O içimizde olacak bizim. Gönlümüzde olacak! Ne kadar gizlerse, o kadar birbirine nail olursun Dedi ki Ben, sallallahu aleyhi ve teala versin efendim için Namaza durmuştu.
Onun Namaza duruşu bana bir silah etmiştir. Ama Peygamberimizi görünen Onun suretine katiyen başka bir sima giremez Sebebi nedir bunun? Sebebi nedir? Diyebiliyor misiniz? Bilmiyorum, farkında, Hadi sıfatının tecelliiniz var. Hidayet sıfatından dolayı Şeytan bu ve dalalet mümkün değildir. Bunu Eshab-ı El-Bina Hazretleri bile buydu. Benim itibarımın semtinden de şeytan geçirmek. Bir yaklaşmayın diye Neden? Giryam oluyor Ebu Said Halraz diye bir gaz Bu, şeytanı görmüş, Basay'da kalkılır Demiş ki, ey Ebu Said ben seni asandan korkuyorum. Kalbimin buradan korkuyorum. O beni ele arıyor. Bizleriz, cin çaptıverir. Demek ki, Rabbamıza yakınlığın nuru nasıl çarpıyor? Çarpma değil, yakınlaşamıyor bile, gelemiyor bile. Bir, Zahiren yaptığımız sahabe Kuran'da Kerim'de, Cenabı Hak Aştu Emsalih, Enan Suresi'nde son sahip nelerdir Hocam. Bire on, bir. Diyoruz ya insan zengin olmuş. Hatta duyamıyorum.
Birisi anlat dediği, benim dediği Çakıl taşı. Desin. Bunlar da neler verdi? Ben çatır taşırdım. Şimdi var, dünyayı tuttu ama içinde bir konu olayı. Yani, halim de şikayet ediyor. O zaman hatırlıyoruz, AVSM. Şöyle biliyoruz, bir vadi doğrusu Altın Venüs, ikinci vadi. Dedim. Umarım şükür! Ne diyeyim? Harp mi daha mı denir? Acayip bir hal. Şiddetle bozulmayın diyor. Biz bunu sizinle dönüşüyoruz. İnsan derdini kimi anlatacak? Birbirinden anlatacak. Ali Musaullahi vesselam Efendimiz'in İslam'a toplu toplu girildiği gibi toplu toplu da çıkacak. Bu illa, gidip de Hristiyan olacak, ne diye kayıp yaptırınca değil, inanç olarak değişiyor, İtifat olarak değişiyor, Amel olarak değişiyor. Şu an Bizimle olanlar benim ben, denk geldiği kimseler, yatsıdan Başka çaremiz yok. Şu üç kişiyiz, beş kişiyiz olsun Yalvaranım diyorlar. Allah'ımıza canı gönülden yalvar.
Öyle ki, geçen bir yazıda da varatın, bir ülke için, buraya benzer bir ülke. Eğer hanımının adını sorarsa, işte Fatma Hanım nasıl, Hatice Hanım nasıl, bilmem filan, bu diyor, kıtal meydana getirir. Hanımının adını soruma bile dört yüz tane padişah günü buyururlar dört yüz tane Hussuz Burayı bozacağı Yine, Efendimizin mübarek sözü mübarek Hadis-i Şerif sözü olur Şeytan en çok kandırmaya çalıştı, bunu size de harcın, pompaklar için bakın efendim, elinde NASAiye, Burhaniye var dedim, Merve sözünden hocamızın. Orada Fatih kardeşimiz var, ne yok de. Orada Allah'ımızın cevalini anlatıyor. Anlatıyor ama onu anlatan yaşıyor zaten. Bir öyle sohbet etti. Ikinci geldi, ilahi geldi. Hangi yer, kendimizin bir güzellik var, bir konuştuğunuz ikinci defa konuşmaz, o bizim insanlar, Çok derin Derin miyim?
Ben anlatayım Yeni bir imamı daha var da, inşallah, Tevrat'ta İşkelam'da gördüm, hep yolumuza daha fazlası ise, O, şunu geldi Şeytan, Müride iki yoldan geliyor Bir, şehevi yoldan İkincisi de efendimizi kötü gösterir Tuhaf, Mekke'ye yoktur. Ama Allah gönlüne vermiş, gömünden konuşun. Diyor ki suyun gözünde dedi iki tane torba olur. O suyun gözünü bulan diyor. Aman ha! Diyor, büyüklerimiz hakkında iki tane kafası bozuk, milleti bozuk, Miliyeti değişip kimse olur. Onlar acayip sözlerilerek bunlara aman Allah'ım, toplarlar var bunu diyor zaten. Biri diyor, Şeyhevi yoldan yine, ikincisi de Elisini Götürsün. Burada, burada Bedenen yaptığımız Saat giremez. Bazı hocalarımız da şu şöyle olsa, şöyle olsa, şöyle olsa, böyle olsa, diyelim hocalara göre verdik. Cevap Bir grup hocalarımıza daha gören birisi yok. Nedir oraya deyince? Sami Fen'in Hazretleri Akçıllarını vuruluyormuş.
Kitaplarındaki, şöyle spot cümle deniyor ya, okuduğum halde tekrar üzerine iyi gelir okuyorum. Okuyorum ve unutmayın. Diye. Kardeşim, biz, Dil Duba diye bir yer var, şekil. Biskülen. Çok güzel, manzarası da güzel. Müstesna, oraya davet edelim. Bari. Giderim, Kayser'deki sohbetinde, o zamanın hıyanet Bilgilerinin soru sorduğunu kimsenin eline kağıt kalem almış da kaybediyorlar sohbetinde. Müstesna, şuradan, buradan gelmiş, insanlara bakın, nasıl oluyor? Tama, Tırt, Garnı boş, Min, o da yine Ay'ın altına dönüyor. Ondan sonra öyle mana veriyor ki, Ankara'yı verirsen oynuyor, İstanbul'u veriyor. Efendimizi anlamak da bir derin bir hisse. Onu anlayabilmek için, o bezde insanın tarağının olması lazım. Onu duymuyoruz. Ve burada da Hasan Hoca'mızı saygıyla, rahmetle yad ediyoruz. Doğru Vel Efendi'ye, buyuruyor ki Veli'nin, Hacı Hasan efendimizin bilmediğine bakmak İslam, su diyor.
Oğlum anlattığın hikem-i Hatayı yere var. Bize hikaye gibi anlattı, adamın elini bağlamışlar, ayağını bağlamışlar, her tarafı bağlamışlar. Bismillahirahmanirrahim demiş, hepsi çözülüyor. Nerede buldun değil mi? Bunu, Fahreddinü'r-Razi Hazretlerinin tefsir-i keriminde, Allah'ımız gönülden nur olarak aktarmış gereği yok. Bu, bu, bu, gecenin uzayevi yaptığımda, bire orada. Onlar siz zekat deseniz, peydahit etmeseniz. Ama zekatı, ve tutahiye uygun ve tüzettin bir an, bunun tutahir ve küçecek ki bu galib müdahale. Bunu alacak olsun. Hadis-i şeriflerden de de Allah yolunda infak edenlerin, üzerinde bir demir, libas gibi onun ayağına kadar uzadı. Uzadı. Ruhunun gelişi, halinin rahibi İnanın bakıyorum, bu bir oluğun adına Kudüs oluğu diyorum. O ne demek diyorum. Allah'ımızın vermiş olduğu nimete bu isim verilmek, Kudüs oluğu da öldü.
Ramazan-ı Şerif'te neden bu sözü duyuyorlar, o bursu doldurunun su kıymetlidir. İnsanlar hep kıymetli olanı istiyor. Hep dinleniyor ve arzu edin. Öyle olur. Şunu yapalım, hiçbir şey yapmasak bile arkamızdaki güç kuvvetli diye, tasdiklik ve ağzınla kadar güç olur. İyi bir namitamız olsun, iyi bir bağımız olsun, iyi gün buraya geliyorum. Dedim ki hep aynı şeyleri konuşuyoruz. Çantayı aldım, efendimizi ayak ucuna koydum. Dedim ki Allah'ım şu satırlardan değil de onlara sadırlardan bilinmiş. Çok önemli. Zahirini bırakmayınca zahirini bırakma bedeni kabul etmemek gibi. Çünkü, zahirin bedenin önemli, ruhu misafir ettiği için. Biz, bunların ikisini de neyde götüreceğiz? Takva bulduğunda götüreceğiz. Daha bilinen bir şeyler götüreceğiz, ikincisi, o zaman Lezz güzeli. Tartılın. O tartılamamasının sınırı yok. Çünkü Cenab-ı Hak oruç taatinde Onun mükafatını ve en-e-i diş buyuruyor.
Onun mükafatını ben vereceğim. Allah'ımızın vereceği mükafat olan taat.