Abidler Rabbi Zülcelal'imize kullukta daim olanlar nefislerinden infak ederler. Allah Allah. Onlar diyor beyinleri var ya bu beynini Allah'ımızın dininin hakimiyeti için kullanırlar. Nasıl bu dini aliye hizmet edebiliriz diye. Zaten dinimiz ali bizim. Hizmet etmekle biz kendimizi nasıl ateşten kurtarırız? Nasıl Rabbimize layık bir kul olabiliriz diye kendi canlarından infak ederler. Gözlerinden infak ederler. Şefkatle rahmetle merhametle ibretle bakmak suretiyle, müminleri koruma niyetiyle, sonra kulaklarıyla ilahi sözler duymakla, gönülleriyle Rabbimizin razı olacağı sevgileri taşımakla, elleriyle onun yolunun yolunda sarf etmekle, ayaklarıyla, Rabbimizin yolunda adım atmak suretiyle canlarından infak ederler. Murakabe-i hakikiye ile meczup kılındıkları hikmetleri müstahit olanlara infak ederler. Diyelim ki kalpleri almış olduğumuz evrad ve ezkar bizim bu noktalara götürecek.
Ne yapacağız biz? Rabıta halindeyiz. Devamlı rabıta halinde kalmaz kişi. Belli noktaları işte sadrımızda bulunan alemi emirden olan beş detay. Yapıyoruz biz onu. Yapıyoruz da her bir letaif kendi arasında biner perdeler var. Bunları aşarak, esrarına girerek, Yapacak olursak o zaman özellikler hasıl olur. Ondan sonra bedenimizle alakalı olan artık Rabbi Zülcelal'imizden istifade etme hali meydana gelince Şeyhi Kamil direkt kalbini Arşı Azam'a aç diyor. O zaman da kalbini Arşı Azam'a açıyor aslında. İstek Rabbımızdandır, kuldan istemiyor. Sadece esanı ve ve arayınız. Zatı Kibriya'ya elvesile sebepler arayın. Şahsını değil, oradaki onun Rabbimize olan ünsiyetidir, kurbiyetidir. Razı olduğu amelleridir. Şahıs yok burada. Allah korusun öyle olacak olsa putlaştırılmış olur. Biz su içiyoruz diyelim. Su içtiğimiz bardağı tanıyacağız. Onun için ilim ehli konuşacak. Bir mesele soruldu diyelim.
İşte bu hiç uygun değil ilmi esaslara göre ne kitaba ne sünnete ne icmana ne kıyasa dendiği zaman biz orada heyecanlanıp da cevap vermeye kalkmayacağız. Çünkü Cenabı Hak, bilmediğiniz bir hususta bilene sorun buyruluyor. Bunun için bu yol Hacegan yolu. İlim ehillerinin yolu. Biz hiçbir şey bilmeyebiliriz. Ama onlara tabiyiz. Ne güzel iki cihan güneşi bize yol açıyor Saniallahu Teala Aleyhisselam. Dünya ve ahiretin ışıklarıdır. Nurlarıdır. Gerçek ilim ehilleri. İtikadı ehli sünnet vel cemaat. Ameli mezhep imamlarımıza uygun ahlakı ahlakı Muhammedi olan kimselerle görüşmemiz neticesi izah ederiz. Sonra murakabe hali hasıl olur. Bir yavrunun anasının göğsünden istifade etmesi gibi. On yaşına gelince de artık o memeyi tutmuyor.
Diğer yiyecekleri yemeye kabiliyet keşfedince sütten kesiliyor bunun için inşallah böyle ilmi esaslara dayandırarak yürüyeceğiz çünkü bizim üstadlarımız hep ilim ehli kimseler İrfan ehli, hikmet ehli kimseler. Bir İmamı Gazali boşuna Ebu Ali Farmedi Hazretlerinin kapısına varmadı. Biraz önce söylediğimiz İmam Malik Hazretleri Ehlullah'ın sohbetinde duyduğumu başka yerlerde duymadın diyor. Ahmet bin Hanbel Hazretleri onların huzurunda böyle gözyaşı döküyor ki kalktığı zaman oraya bir bardak su dökülmüş gibi gözünden yaş akıyor Allah aşkından Celle Celalühü. Rabbimizin muhabbetinden Bişr-i Hafiye gibi yalın ayak gezen bir dervişin kapısında bulunuyor. Ona ah bir mi yanillah bana Allah'tan haber ver ya pişir diyor. Onları memnun etmek isterseniz konuşmamızda görüşmemizde hep ilahi sevgilerden ve muhabbetlerden konuşulur.