Bu tabi çok önemli bir husus. Biz burada Allah'ımıza yakınlığın dereceleri üzerinde duralım. Bir kere diyor Cenabıhakk'a yakınlığı temin etmek için şu manyaları, şu engelleri kaldırmak lazım. Rabbimizi böyle sevmek muhabbet etmek, ona yakın olma nimetinden mahrum olmanın birinci sebebi Dinimizin emirlerine muhalif hareket etmekle olur. Cevvarih diyor zaten azalarımızın bu şeri esaslara muhalefetten kurtulmasıyla diyor ulaşabilirsiniz. El diyelim, başta bunu ifade edilen. Elimizin haksızlıktan uzak olması, dilimizin bir müminin namusunu rencide edecek şekilde ifadelerden kaçınması. Gözümüzün haramdan korunması bunun gibi. Ikinci engel. Nefsin alışagelmiş bir adeti var. Bir türlü bırakamıyor. Misaller veririz ya o misaller pek uygun düşmez. Şu mescitte hiç uygun düşmez. Alışmış. Sadece bir anımsatabiliriz. Şehevi hal. Bir türlü bundan kurtulamıyor.
Yaşını dalıyor, başın dalıyor ama bundan kurtulamıyor. Bunları terk etmektir. Yoksa Cenabıhakk'a yakınlığın kokusunu duyurmazlar. Bir tanesi geldi bize. Efendimiz şeyi anlattı, bazen dedi büyüklerimiz gelir, onların ruhaniyetleri. Onlara katılmak için eğer dedi Mürşid-i Kamilinizi görürseniz o zaman katılırsınız. Bir tanesi dedi ki efendim biz nasıl yapalım bunu deyince, hiç çekinmedi. Sana dedi bunu koklatmazlar bile dedi. Ben dedi senin halini biliyorum. Ortak olduğun kimseye malın, ığını, çürüğünü verdin. Kendine en iyisini aldın. Senin gözün dedi şehvetten, nefsin bundan hiçbir zaman uzak değil. Fırsatını bulduğun zaman bu menhiyatı işlersin. Bununla mı dedi sen ehlullahın işin içine karışacaksın? Koklatmazlar bile. Böyle adet halinde olan nefsin hallerinden kurtulma. İşte ben yeme tarzı olarak, işte yemeğin üzerine tatlı da olmazsa bir türlü yemek yedim, saymıyorum.
Bunun gibi, diğer husus etti. Üçüncü engel, beşeri bir halde olmayacak. Beşeriz biz. Beşeriz de, bir de rahmaniyet yönümüz var. Bizim beşeriyet yönümüz nefis, bir de ruh. Bu iki zıtla bir müteşekkiriz. Bizde nefis de var, ruh da var. Nefsin arzuları yok olur, ruh galip gelecek olursa o zaman rahmaniyet meydana gelir. Her yaptığını Mevla'mızın emrine uygun olarak yapar. Yemez değil, yer, içe ama israf etmez. Böyle tamamen evlilik hadisesi bunu terk etmez. Ama nikahla bunu temin eder hem de ecir olur, mükafat olur. Bunun gibi. Ticaretini terk ettirmezler. Ama dediler ki düzgün ve sağlam bir ticaret yap. Ne aldan ne de aldattırler. Dinimizde esas budur. Bu şekilde. Daha sonra tabii olan, böyle kendinde mevcut olan sıkıntıları, neleri tamamen terk eder? Tabi ileri bir nokta da bunun izahı olmuyor ancak yaşanacak bir husustur.
Mesela o beşeri husus, Rahmani hususa geçinmek suretiyle Cenabı Hakk'a yakınlık temin edilirken buna misal verilebilir. Mesela İbrahim bin Ethem Hazretleri Mescidi Aksa'ya girmiş. Oradan temizlikçiler, görevliler çıkmasını söylemişler. Artık demişler kapıları kapatacağız. Bu da demiş ki ben bir dervişim, burada bir yere çekileyim. İbadet ve saatte bulunayım ve çıkmamış. Kapıları neleri hep kapattıktan sonra, bir müddet geçtikten Sonra içeriye bir grup girmiş. Hiç kapı pencere istemiyor. Girmişler, önlerinde kırkların reisi var. Onun yanında da kırklar etrafını almış. O kırklardan bir tanesi diyor ki, efendim burada bir beşer kokusu duyuluyor. O, İbrahim bin Ethem'dir diyor o zaten. Kırk gündür de diyor, taati makbul olmuyor. Hemen sıyrılıyor o bürünmüş olduğu, artık örtü neyse ondan, Huzuruna geliyor, neden efendim deyince sen bir yerden bir hurma satın aldın.