Şimdi geliyorlar diyor Efendim böyle böyle kalplerle akıllı kılmıyor. Söz kabul et diyor. Ne yapalım diyor. Kahve bir çıksın bir yandan, konuşmanın devam eden diye belirtti. Bunlar aynı romanlar neler sanki buna? Kahveler içinlerek, sohbetler izlemek, doktorun evinde, orada kardeş. Buradan kardeşarak bunlar merakım olmanın içine alınıyor. Hay Allah razı olsun Necmettin Bey, efendi oraya toplanmışlar onlarla konuşulmuş, biz de dinledik beni. Buraya dua bunlar, oraya da dua onlar. İki taraflı bunlara vesile oluyor işlere. Yani kardeşim şuradan bir mele olmaz. Iki diyor Allah Sevgi Efsane ikisi böyle gidiyorlarmış. Niye gidiyorsunuz hemen öyle demişler kitabında okuduk okuduk okuduk, okuduk, okuduk, bir boşluk buyuruyor kendimizde Alim olsun ama boşluk var bu boşluğu şey ettik. Bu cihan bunu insafip mevcut olmayacak.
Yani illa olacak bunun sonuna vardık, elinin tam şeyine vardık, dikmiş, başları dikmiş, pansaha kayma! Aşırı sağduyulu da Kuran-ı Kerim'in üstüne Kitabı koyarsan, o zaman da o tarafa yuvarlar. Yani ora da herife solu beyazı ile uyanmen yetmez, çarpışırsan inşallah, sen mes'ul olursun. E-Resulüllah Dost oğlu Mevla'ya giden Peygamberimizin ve sahabenin gittiği yol. Ey sakın görüyordu biz o. Yok. Biz oğuldan Üstadımız o demir yolundan gitme diyor. Demir yolundan gitme. Görebilen ilk yine gelemez. Çünkü çocuğumuz, çoluğunuz hocalarımızda turşuden yutsa anca bir tövbebere götürebilir. Başka götüremez. Lan baskı var mı? Yazıklar! Girmiye nasıl geleceğiz? Ne böyle oluyor? Allah'ımız onu göz etmiş çekmiş kendine! Ufbu cihan kendine bak çekmiş takılanı rüyalığını durduğu yetmez canım nasıl Allah bilir. Eğer nasıl getiriyorsa Allah yağıma bir ayırma. Oysa kefaret'a başlamış olduk mu?
Olsun, ben böyle bir yerin bizim defterimizle. Sohbete hacet yok. Sohbet? Sami-i Emin Müle'yi sohbet. Söyleyende hiç iş yok. Söylene bak sen! Söylemez ki, söylemenin burada da müşteriler. Bunların kalp istidadının parası yokuluyor bizim mağazaya diyor. E, burada aynı duramayacağı, al şurada, şurada, bar bula, efendinin efendinin eczanesi inekle dolu. Ne istesem onu veriyoruz Yani Şeriattan Penner'ime diyor, Ustamız su icazet namımız Usta Efendi diyor, halbuki veriyor onu size diyor, tüne veriyor, buyurun diyor. Sizler bir ettim bunu diyor alın diyor. Rab'ud ettim Nakşib ve gazrı taklidinden sizi halife ettim. Bizim tarikatımız şeriatın üzerine temsil edilmiştir. Bunun tabanı yapılma lüksü yapılır, imkanı yok. Bunun tabame kuvvetli olunca yapılır. İkinci kat, üçüncü kat çıkmak için aşağılık olduğu kimseler bakmak.
Nidaçi montarayla karıma yakınmış, direkler tamam oturmuş, tarzı fani bir sünneti müstahakkını tam vursun, gel üstüne ne kadar girersen gir. Mithahın GÜLUP Kitabı Şeriattan bir damat ayrılan tarikattan varidle neşret kadar ayrılır. Yani, bu tarikattan bu. Şeriatı muhafaza üzerine vuruldu. Tarika pakak onun ancak hizmetini ödüyorlar. Fahri Kainat Muhammed Efendimiz, kökendiler Efendisi Allah, her sene ziyaret etsin nasip etsinler da yanımıza beraber etrafında, etrafımda, berbate dönerim inşallah. Bu zorununda boyun bükemizi rica ederim inşaAllah. Allah'ım nasip etsin. Mekke'den Medine'ye hicret eden Fahri Kainat dıyıkgınlık peygamber olmak diyebiliyorlar. O, sürekli aldım efendim. Güneş, ön tarafa, mendilimiz bu taraf Peygamberimizin başına göçtü. O tarafına kızdırıveriyor tarikat, şeriata hizmet ediyor. Bunu iyice anlayalım da, aman şeriatımızdan dik verdik bırakmayalım.