Kuran-ı Kerim'de başka Kuran-ı Kerim'de biter. Dinlesemizde burada bizim dersimiz, istihbar okuruz, Cenabı Hak ki sonra Şifa tarifesi var, Üstadımızın, vazifelerinden. Bunun yanında diğer eserleri de var. Okusalar bile cevap vermenin hepsi orada yatıyordur. Hepsi vardı. Görüyorum hatırladıklarımla, hepsini yazıyor. Mesela, burada değişen şu anda Ulemarusun fidum diye bir kıymetli eser var. Efendimiz mesela burada da vaaza başlamışlar kasabada başladıklarında ilk itiraz hocalardan olmuş. Neyse, arz etmek istediğim şu. Burada, burada, bizimle, efendilerimizin istediği, güzel bir program. Üre, mesela mut alınıyor, bunları bölüşüyorlar, güzel kitap var. İki tane mut'a denk geldim, biri şu, Ne diyor? O sıkın kutunun altında, orada kendin yanıyor. O sıkıntıyı çekmişim. O sıkıntıyı neyi düşündüğü yok aleyhisselatu vesselam efendimizin.
Orada böyle efendimiz aleyhissalatu vesselama bir hüzün can ediliyor bu hüzünlü aldıklarında Bismillahirrahmanirrahim deyince dikkati çekiyor İşte, Sen kimsin diyor. Ben İmam-ı Nur'dan, memleketinde, orada derliğe başlıyor. Bak, ama çoktu. Bunun yanında ilk kimse daha vardı ki, o da böyle insanların inişadıyla, okul arkadaşlarını vesaire hala onun getirdiği anlattılar arkadaşlar böyle evlat ve iskelet üzerine buna memnun oluyor ama en çok memnun olduğu bu husus olmuş. Bilimimiz için yapılan hizmetler mesela bizim genel dereceliğimiz dinimizin Oradaki minlem mümin, onlar iman etmedi diye Efendimiz öyle bir ders içindedir ki, bana diyor bir sır açıldı. Kuran-ı Kerim'de ki diyor değil bir sure değil bir ayet, bir kelimenin altındaki sır bana göründü. Diyor ama söylesem, diyor şu boğazım yine.
Onların ölçülü bir şekilde, insanların öyle, ne diyeyim, havs arasında değil, beynine böyle uygun ifadelerin olması lazım. Onun, İbrahim Mekan hocamız, elimizden bir yazı yazmış. Çok şuydu. İlim verdiğin insan. Onlara zarar gelmesin. Vacibi sünnetin müstehapı, bilerek yaptığımız saadet ile, yapmadan, bilmeden yaptığımız saadet arasında fark ürkükülemeyecek kadar farktır. Bir de ne farztır ne sünnettir. Bu, ilgimizde olacak. İkincisi gönlünden akmaya çalışır. İkinci aşaması bu. Eğer gönlüne bir kötülük düşüncesi geliyorsa, onu akmaya çalışır. Üçüncüsü de, üçüncüsü de gönlüden de girmez onu Ama bu iyi bir rabıta, iyi bir rabıta Tam kendimizi bir kontrol altında tutmakla alakalıdır Çünkü geçmez buralarda Çok, böyle bazı hayatlar var ve devam edin, odur bu devam edin, odur buyrulur ki Esufih nedir derviş?
Bir tarikat dahiliye mensubu Dünyayı da muhabbetimde atar işte burada böldüğüm kadarıyla diğer tarikatlarda alıntı yapılmış Bizim efendilerimizden bir kısmı diğer tarikatlarda de riayet vahalılığı mesela Nahşiket diğer yolumuz onların bir kısmı geçtiği tarikatında da bundan sonra Gülşeni Tarifi bunlar da söz sahiplerdir tüm bunlardan bir alıntı yani dinim zalimim derken mesela kutsal günler var Hristiyande Nasıradır ki vesaire ama bunlar ne yaptı kutsallığını yükledi çünkü Musa aleyhisselamı geçse dahi efendimize uymak mecburiyetinde kalıyor. Şimdi Mehta aleyhisselamdan sonra böyle bir husus geliyor onu da söyleyelim ahir zaman gibisi yok ahir zaman vehdisi yine ahir zaman alametleri bunun yerine geçer dinle alakası olmayan, fakat din gibi çıkanlar var. Biz dinle tali ile ölürdük. Belli olan demektir. Allah'a. Ben devam edelim.