Yerinize kimi vekil olup gelip, ahirete ithal edeceksiniz diyordu. Hem de derin ki Adanalı, Ali Ramazan oğullarından Muhammed Sami'yi yerine vekil bırakıyorum. Şahidim var mı? İmzanı akan mı? Yerini muhafaza edebilir mi? Kendim diyorum birisi şahidi Hadise Elbili Halkarlaklarının makamına, geçmesine şahit olabilir ve imzanı atabilir misin? Ya Rasulallah istersen gövdemi bak deyip layıktır. İrade benim elimde değiliz, böyledir. Bunda, bunda bir şüphe irilecek, murakaba başka bir karışıklık, bir hal var mı yok mu bana malumat verin. Evet evet aynı vaka oldu. Dedi. Bu da oraya aynı vaka oldu. Müzatının birinde biz attık. Dedi efendi sen onun yanından soruyorlar. Çok zorlarlar. Hacsan Efendimiz'e her şahadet. Kutlu cihanlar şahtan doğmuş güneş gibi. Penceren ona açıyor. Yani, pencerenin ona açık olsun. O gün gelecek feyiz gelir Rahatala bir Raid Hal olur.
Gaip eden ve bir diprik gibi üf deyince ortadan gaip olmuş gibi. Yani genel hak diyen Mansurun hali gibi bir hal olur insanda. Yani Ravusada bazı arkadaşlarımız da olur. Yani olanlar varsa bu zaman O'na Mürşid-i Kamiler görmek günahkar olur insan dönemde. Şahina Subenn-i Efendimiz'in Müritlerinden dönmüşler Onun şahsına. Yerdigilen demiş ki: Ben sizi Allah'a kavuşturmak istiyorum da siz yine halen bana mı dönersiniz? Bizden Allah'a geçmek caiz Allah'tan iletilmez büyük günahkar olursun diyor. Garip halini kafir ediyor. Nereye geliyor, soruya gelsin. Garip haliyle boynunu dikersin, dağılılan böyle kalbini O zaman kalbine döküldüğünü his hissedersin. Bak böyle, pislik olarak size haber veriyorum, müspet olarak şu algıta kemikleri böyle genişlemeye başlar. Böyle şişer bazı İhvan, Efendimiz'in sonra dinledim, Kaval'ı amel Efendi içmenin yanında yeşil ihtarlar.
Efendim, parmaklarım minare gibi kanımlatıyor diyor. Minara gibi. Bu paraları biz çöp gördük. Şimdi ikrarımız haber verir, biz dinler. Böyle genişleme olur. Çünkü insan alemi eklerdir efendim. Alemi esrar olaraktan yaşamak. Çünkü bütün mevcudat insanın içine genç olurmuş böyle. O Sure-i Zahide onu içerim buraya. Ayak yukarıya kaldırmış insanı, kafadan da aşağı, şu camilerin ortasındaki ayna gibi. Diyorsun. Bu ayna gibi olan harf, yani parladığı zaman yedinci kattema, aşı algılamaaları gösteriyor, yedinci katmira kadar gösteriyor. Allah gazimizi emir etsin inşallah. Hocam senin geriye benzemenin içini yapmak lazım. Üstadından burada Ahmet Efendi, Mehmet Efendi, Mustafa Efendi, Tahir Efendi, kimden ders alınırsa paranı alırım üç ay, üç ayda bir, üç ayda bir, ayda bir emin ya, yani sen sıkıntı mümkünse üç ayda bir, varacaksın beş yüz lattari celal vermişmiş.
Diyeceksin ki efendim o duy ondan duyamıyorum. Çünkü bir beş yüz lattari celal bir odun gibi tencereyi kaynat. Yanına beş yüz liralık bin yanacaksın, bütün odun yanırsa ısınır. Biraz daha ona alıştınız bin daha alacaksın, kez odunu bir araya yazdırmış, kalbin ısınır işte, ısınır. Ondan sonra, hazırımız kendi buyurdular, Gazınız dostum, ben asker, sen öyle, velat senin altında beş bin defa Celal okumadan yaktığın mafi derslere gelmediği gibi, dersini çekmiyor diyor, Şamen Efendi diyor. Bunları cezanla okullarını bir sor geldelerden. Çığızım diyor, birisini bildim önemsiz olsun, nasılsın derse, elhamdülillah efendim diyor. Yalan söyleme, VETTİ MIŞTİA isminiz geldi, dersimi okumayalım deyince, ömür ömür ağladı. Bir acil, iki acil, bir tahlet geldi, dersimi çekmiyordun, dersiniz ve tövbe olsun efendim, işte işim çıktı gücüm O'nu Uğran'da oldu mu? Olmalı dört güne, on iki atmaya başlar.
Bir iki bir bazı insanlara sancı yapar. Ondan sonra ülkütücü çok gelir. Ondan sonra sükunet gelir kevgir devri. Kelvin'den kevfile götürdüm kararlaştırma üstada danışırsın. Yani tecrübesi şu: Ağamın münkinin yanına varsan da, kalbinizi dikiyor, akşam yatsan, saharla olan sanki uyku mani olmamış gibi gaz zikrini yapıyorsa, o köklenmiş din fikri orada kalpte ruha geçebilirsiniz o zaman. Üstazaların diyor ki efendim mümkün yanına baksan da kalbim devam ediyor, yani yerleşmiş, temkin bulmuş, yani bir hafız, bir taifeyi ezberler oku diyorsan okuyamaz çünkü daha telvin halinde yeniden bir daha Ezberler. Oku dedin mi, yine düşünü düşün okur, başını düşünü düşünü, kaç durak başı var diye Tehlikedir, kızdır verir, Yanlılıdır. Ama İhRAS gibi ezberlerse, İhRAS gibi Huzü v HAFA da böyle oldun mu, ahba'ya getirir senin üstadın.
İhva da fikrin leşip, güllerse ve hep birden Allah demeye başladın mı, Riyasyona girmeye imkan yok. Çünkü, gene çünkü hiçbir şey bilemez bir aklıma. Hükürt, mahale bir şey bilemez olur normalde. Bu tamam oldu mu, nefis buradan sızlamaya başlar. Çünkü devleti, Kıbrıs'u elinden geliyor. Geliyor. Bak, Gülsüm'in, Ümmü'nun ağlayarak arıyor şimdi, yani Kıbrıs elinden geliyor, ayağı dalıyor çünkü Türkiye bütün askerini kütüklere yığmış, Amerika Tacarı bir buraya geliyor, bir oraya geliyor, kılıç elinde gelir nefis o zaman buradan zikirde, karşıdayım üstünden böyle buradan buraya sarsmaya başlar, alnından alnının yarılmaya, kafan parçalanmaya başlar. Devam ederken de, akladı durur lakin mesele bir gazın fena olsa, ayağı dışarı olsa ucuzdan haşa bir tane bir laf-ı elinde sopa etsin onların korkusundan Allah la ilahe illallah nedir?
Sofu görünür amma onlar seferberli yani eğer bir yere gidince olsa, sırt başına kalsa, aklak kırıyor yine başlar ayağı dışarıya gitmeye, anladınız. Bazı zaman insanda ingubat hali olur ve Taifleri söylemiyorsun mi, nefis baş kaldırır der ki, sen sensin der seni, ne olacak da habire mı elma ağacı? Var. Öyleyse dalların burnun yeti olacak. Burnun yeri derse üstünde bir çizik elma yok, değil mi? Çünkü burnun yok arılar, burnun yok arılar. Hem git duruyor, hem birden ancak-ı kir yanını böyleliğine yapar ve böyleliğine yapar. Yani hayattan ceketlerini devrirler, böyle günah böyleliğine kullanır. Kalbinden, ruhundan, bütün vücudu halde der zikir, bununla da nefis var göremezler. Çünkü daha hamdır vücut mimiklere de girmesi lazım. Yemini, büyüden de fitil gidecek, bu arayış diğer genliğin ile kütürtüsünü duyacak şeklinde, kıtır, kıtır, kıtır, ağalar böyle duyulur kendine.
Bu duyulduktan sonra, LÜTÜ gelir, bunu Üstad olduktan sonra nef üstad farz edenler, farz bu ehline mazurdur, zamanı gelince haber verilir. Buyaları göstermelerle hattımı tecavüz isminde bu durumu affet Ya Rabbi. Yani ancak oldum. Ne bir ıslah-ı Rabbani gelince, buna akabayız romanı gelince, üstadlarımız haber verirler, Allah Mucebinde amelleri Tevfik buyursun. Ihlas olur. Ya başta bir kalbinde duygular, başta şey varsa zararı kendine ait. Bu ihlas olmaz. İhlas ne cennetin cennetliği için ne yaparmış, kıymetli cennetini diyen mevzu için yapmıyormuşsun. Elhamdülillah, Allah böyle ihlas versin. İki üç, şeytana düşman olmakta buldum. Şeytanın de aynı düşman ittihat ettim? Üç, dördüncüsü, ölümü yakın bilip tedarik etmekten buldum. Ölümü yakın bildim, daima tedarikinde oldum. Yani biz anamızdan doğduk, ölüme hazırlandık. Allah İman-ı Kamil ile göçmek nasip etsin.
Neden bizi oraya teşhis edince annemin kabzine götürdüm. Yirmi iki yaşımdaydım. Babam ben haya ederim dedi, efendiye emretmiştim, oğlurum. Sen, sen naz makamındasın, şimdi seni seviyor, gençsin dedi, götürsün, sen götür dedi, hayat altını çevirdim efendinin, Evet efendim, bana akıl bulsun, kendi önüme düştük, Dereköy'deydik, şimdi burada Dereköy var ya, onun gibi Dereköy'deydik. Dereköy'de gelin babisini, böyle tııranı tııranı annemin başına vadi dünyadır böyle. O sıra annenin kavide mi? Evet efendim. Oraya girerken bana verdiği devit, benim buradasın misafir olduğumu biliyorum dünyanın hayatı. Bir gün görürüm, dururum ben girerim ya sen de aynı bir iki gün durun, ahirete on gelen yani bir iki günden ibarettir bu dünya. Bin elli yaşına varan tüpü verin ya diyor, suyun bir havuza, atızdan, ömürsem su üstün batsa ne kadar durabilirim?
Bir tane daha duramazsın, ezan kafanı çıkarın, dünyada durmak bak, senin içinde durmuş kadar olur diyor Efendimiz. Yani, o kadar olur. Annemin tadına okudu, geldik. Hızır kardeşim, Edizni halifesi ile konuşurdu. Tahal Harili Hazretlerinin halifesi, Rütuh Efendim ismindedir halife ile otuz iki müridiyle bir gün yüzsüz söylerken e-Girze, bizmişler, patatesi böyle yatmış ihvan'ın. Babam üç beş saatlik gezen mebzul yazıyor. Diyor ki Fatıma haber verdi, Cüttü Efendi diyor. Biz tahsil ettik, efendimizi oraya teşrif ettiğinde, böyle bizi yanına huzuruna aldı, keyfin başındaki adamların büyük olduğu gibi babam da bizim oranda, Lütfi Efendinin geldiğini kafire bilirdim. Geldi ve iki yüz lir arasına oturmuştu. Fatıma'mız da açıktan dedik ki Efendimiz'e, Efendimiz'in Cüddi Efendi teşrif etti, Edilli halifesi de teslim etti sohbetimizi de. Öyle misiniz?
Merhabalar sohbet ettiler, ayrıldıktan sonra Fatıma hemşehem diyor. Efendimiz de çok yedi haber vermiş. Yahya'nın babasına gitmiş gibi haber vermiş, Şükd-i efendi diyor ki: Babanla Hz. Muhammed efendi, Hz.larının arasında olan samimiyete muhabbete hayvan oldum bizi diyor ve net olmuş gibi yıkıldı diyor. Konuştuğum için ölümü yakın dilim tedarik etmek, evet buyursun, ağlı inan, bıraksı kadar ölümü yakın, Allah imanı kamize geçmek nasip etsin, bizim zurumuz sertimiz biliyorum. Bizim keyfimize bu dört halkı Burhan'ı almasın nedir? Oradan aldık, işte buradan alacağız oraya.