Kurbanla ne olur? Allahü Zülcelal'imize yakınlık elde edilir. Biz bismillah, Allahu ekber deyip keseceğiz ama keserken bakın bir başkası gibi olmayacağız. Onlara da ifade edeceğiz. Anlayabildiği kadar. Bununla Mevla'yı zülcelal'e yakınlıktır. Bu ruhani de bir yakınlıktır. Aynı zamanda ruhani bir yakınlıktır. Mesela Hadis-i Kudsi'dir. Halık'ımız, Kulum bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir zira, atlı santim diyelim, o kadar yaklaşır. Artık siz Hadis-i Şerife bakarsınız. Burada yaklaşma ne anlam ne oluyor? Rahmeti, rahmeti. O zaman niye bir karış bir zira? Bu mecazidir. Siz Rabbi Zülcelal'imize dönerseniz şöyle bir dönün. Döndük. Hayır hayır. Öyle namazla biz nereye dönüyoruz? Allah'a dönmekte nereye dönüyoruz? Hayır, o fiziki bir dönüş o. Bedenin dönüşün. Kalp dönecek. Had dönsün de bak o zaman namazın ne tadına doyulur, ne hazzına, ne lezzetine bayılmaya gelirsin.
Bir amca yaşandı da, ölümden diyor çekinmiyorum da diyor, ondan sonra namaz kılınmazmış öldükten sonra diyor bitermiş. O ömür diyor. Ne kadar aşık bir insansa, söz doğru olmasa bile burada bir hakikati de ifade veriyor. Ben diyor öldükten sonra amel kesilirmiş bitermiş. Namazı diyor çok seviyorum burada kılmayacak mıyım diyor. Demek ki bu beden olarak değil, ruhen de dönmüş kimsedir. Hep zikirlerimizde de öyle, taatlerimizde de öyle. Gurburn ruhani gün. Bizim anlattığımız burada ruhani yakınlık bunu anlatmaya çalışıyor. Bedeni değil. Bunu Evliyaullah bile söylemiş. Bütün meşaite ortak bir sözdür. İşte elimizde asa gibi olsanız ama kalbiniz bizimle beraber olmasa, kalbiniz bize yakın olmasa, Yemen kadar uzaksınız demiştir. Yemen kadar uzak olsanız da sizin gönlünüz bizimle beraber olsa elimizde asa gibi olursunuz tabirini kullanmışlar.
Demek ki ruhani yakınlık Mevla yüz Celal'e dönüşümüz az bir dönüş yapacak olsa onun rahmeti yağıyor. Nasıl dönüyor? Kalbimize tecelli olarak yaklaşıyor. Gözümüze ibret olarak yaklaşıyor. Ve Esrarı ilahiye seyrediliyor. Kulum bana farz taatlerden daha ziyade bir şey ile yaklaşmaz. Sonra nafile, nefil artık manası. Bu. Mesela kurban harp oldu bize diyelim, sen yine kesiyorsun fakirlere dağıtıyorsun işte o nafile. Namazı kılıyoruz, parmağının namazı bunun dışında da geceler uzundur, geceyi kalkıp ihya ediyoruz namazlarla, nafiledir. Nafilelerle yaklaşır, hatta ben onu severim. Ne demek? Rabbimizin sevmesi yaşanmayınca bilinmez, edilmez. Sizi kastetmiyorum. Bizim gibi olursunuz. Anlamaz, duymaz, nasırlaşmış. Siz değil katiyen. Size hiçbir şey yemem. Biz o zaman Ayet-i Celileye bakalım.
Hac suresinde otuz yedinci Ayet-i Celile, Essahile Sizin o kesmiş olduğunuz kurban var ya, ne onun eti, ne de onun kanı Cenab-ı Hakk'a ulaşmaz. Velakin sizin burada Halık'lem yezelden korkmanız var ya, sizin Mevla yüzüc Celalden korkunuz, ona olan saygınız ifade edeceğim için böyle geçiyorum birden. O'dur ulaşan Halık'e lem yezele. Sonunda da Cenab-ı Hak Keşke bu Ayet-i Celileyi bir anlayabilirsin. Diyeceksiniz bu kurbanla mı alakalı hayır bütün ibadeti camidir bu Ayet-i Kerime. Bütün ibadetleri içerisine almayın. Sadece yılda bir kurban gelecek de bu tarzda olacak değil, bütün taatleri içerisine alır. Şu yolda yürümemizi içerisine alır. Bir mümine selam vermemizi, bir kimsenin yükünü kaldırmayı, ona yardım etmeyi, ihtiyacını gidermeyi her şeyi içerisine alır.