Allahü Teala ve Tekaddes Hazretleri sadıklarla beraber olunuz buyuruyor. Mürşid-i kamille beraberliğin bir kısmı cismani olduğu gibi, bir kısmı da ruhanidir. Buna rabıta ile mana verebiliriz. Rabıtanın yazlık ve çokluğu, yani zayıflık ve kuvvetliliği muhabbetin azlık ve çokluğuna tabi bulunacağından muhabbet arttıkça rabıtanın kuvveti de artar. Burada muhabbeti nasıl artırabiliriz bunu kıymetli bir hocamız üstü ağzımıza sordum. Buyurdular ki sünneti seniyyeye riayet edeceğiz. İkincisi rabıta dedi. Rabıtaya ihtiyacını kavrayan hayırlılar için mürşidin muhabbeti gibi leziz bir ilaç bulunamaz. Bu ilacın tesirine mani bir şey varsa o da perhiz hususunda riayet edilmesi gerekenlere riayet etmemekten ibarettir ki bunlar da şunlardır. Şimdi bunu asıl kaydedeceğimiz yer mühim bir konu. Bunu üstadımız hazretleri çok diye de konuştular ve arkadaşlardan da böyle sorular gelirdi.
İşte efendim neden feyiz alamıyoruz, neden böyle bir içimizde bir isteksizlik var? İbadet ve saatte huzur yok? Hep onlara bu cevabı verirlerdi. Çok mühim. Bunu belki burada hıfz edebiliriz ama insan unutur yine. Birincisi buyuruyor, Esad her birliği hazretleri, derslerimize mani olan, derslerimizde isteksizlik meydana getiren şunlardır. Birincisi şeriata muhalif harekettir. Şeriat dendiği zaman itikadi inanç konusu demek. İtikat inanç demek. Ondan sonra ibadet, bütün vazifelerimiz, tırnak kesiminden tutun, tutanın bir ülkeyi idareye kadar gider. Bütün insanın hayatını içerisine alır. Mesela camiye girmekten tutun çıkıncaya kadar. Ne var camiye girdiğimizde? Halz ile sünnet arası konuşulmaz. Burada duyuyoruz. Hep bunlarda hatırımıza gelen şimdi bir evin eksiği olur. Şimdi kapıda eksiklik var, onu yaparsın. Ondan sonra çıkar pencereden bir yamukluk, bir hata.
Oradan onu bitirirsin, su teşkilatın dolu. Onda bitirirsin, daha başka yerden bir yara açılır. Bizim halimiz buna benziyor. Aman şuna dikkat edelim desek, bir başka kusurumuz çıkıyor. O zaman ne yapacağız? Üstadımızın dediğine iyi dikkat edeceğiz. Fıkhı hile, hadis öğren buyuruyor. Dini meseleleri öğrenin buyuruyor. Bu temelden alınacak. Dini konularımızı çok iyi öğreneceğiz. Birincisi şeriata muhalif bir hareket. Bu artık tarif edilmez, altı bin altı yüz altmış altı aya, ayati ilahiyeyi şurada kısa bir zamanda anlatamayız. Biz bunu talim edeceğiz. Nasıl olacak? Bunu artık günlük bir programımız olacak. Günlük programımız olacak. Onun üzerine devam edeceğiz bu. Devamlı anlatılıyor üzerine. İkinci olarak israf kabilinden olan birtakım süs ve ziynete muhabbet etmek.
İsraf kabilinden buyurduğu, bize yetecek kadar diyelim, yiyeceğimiz var, içeceğimiz var, giyeceğimiz var, evimizin teşkilatı düzeni vesaire hep bunlardan yetecek kadar varsa ondan sonra işte şu da çıkmış, bu da çıkmış diyerek onlara aldanılmak. Bu diyor sizin derslerinize manidir. Üçüncü olarak ehli gaflet ve hasvetle, ülfetle sohbet etmektir. Bu artık tamamen perhizin en büyüğü budur. Hepsi önemli. Kalbi, gafil, gafletle ülfetle sohbet etmektir. Çok yaralar. Görüntüsü bile bozar insanı. Her nerede bulunursanız, Allahü Zülcelal sizinle beraberdir. Ve o Cenabı hak celle celalühü nerede olursanız olun sizinle beraberdir. Burada Essadik El-Bidî Hazretleri öyle güzel bir mana veriyor ki şahsi ahvalinize, şahsi nedir? İnsan yatar, kalkar, gezer, dolaşır. Kendisine ait işleri olur. Konuşur, görüşür. Dükkanı var, bakkalı var, işi var, memuriyeti var.