Garip olarak girip taşın nasıl su içeceksiniz? Araba bile çıkmaz oraya şimdi. Fakat çok güzel bir şey yaptılar. Kanal kazdılar. Onu depoya döktüler. Depodan da evlere geliyor. İşte bu. O çeşmelerin içtiğimiz su, Kayapınar'daki su. Şimdi niye oradan içemiyoruz? Çünkü ulaşmamız mümkün değil. Ta ki letaifleri var. Gayt, ruh, sülvü, hafriyat var. Bunlar bizi hayvaniyetten usaniyete geçirmek için. Bunları temin ettiğimiz zaman, Şeyhi Kamil olsa da çekilir zaten. Böyle olanlar bize derler. Diyorlar ki rabıta yapmak çok zor geliyor diyorlar. Çünkü ileriye alınmakmış olur. Dile bir defa ediliyor artık. Yaparsınız, dikkat ederseniz, bilirsiniz. Dört şeyi söyleyin. Beş şeyi söyleyeceğim. Hem rub ve gayret ederse birisi çok zor. Birincisi, birincisi ruh. İkincisi, ahlak. Üçüncüsü, üçüncüsü, neydi işte geliyorlar, ideal. Dördüncüsü özgüven, beşincisi de tevazu. Beş tane siz.
Ruh, şimdi, ağaçtan gaye nedir? İnsan bahçesine fidan dikiyor. Şeftali diktiyse ağacı, şeftaliyi elde etmek için. Elma diktiyse elmayı. Şimdi gaye, insandan gaye nedir? İnsandan gaye ruhtur. Ruh neden gaye oluyor? Ruh, Allah'ımızdan bir nefka olduğu için, bir nefes, Allah'ımız için biraz çekiniyor insan. Bir nefistir. Bu nefes bizim aklımız, fikrimiz, hilafet sırrı, emanetlerin yenilenmesi, esma hep bunun içerisinde. Bu ruh yönünün gelişmesidir asıl. Tarikataliyen anlam bu. Çünkü biz şu cismimizle Allah'ımızın huzuruna varmayacağız. Ruhumuzla varacağız. Onun için ruhu güçlendireceğiz. Rabıta da çok büyük bir güçtür. Ruhun gelişmesinde bu çok uzun anlatılır. İkincisi, ahlak. Ahlakımıza göre yarın bize varacağımız yer şekillenecek. Mesela, geçen biraz anlatalım, Rize fırsat bulamadım. Yüz cennetin derecesi var. O derece nedir? Esma-i ilahiyeye büredir.
Biz Esma ile müsemma olursak, Allah'ımızın ahlakıyla ahlaklanma bu, çok yüksek bir konu ama olsun. Bunlar bizim imreneceğimiz, yapmamız gereken hususlar. Üçüncüsü, ideal. Şimdi ideali olmayan insan bir şey yapamaz. Mesela buraya geldiniz. Geldik diyelim. Niye? Bir idealizm var. Kauçuk Kalender Camii, Aleyhisselatu Vesselam Efendimizin emriyle yapılmış, onun içerisinde zamanın bir lütfu var. Yatsı namazını eda edeceğim, o Allah'ımızın bize bir yüklemiş olduğu sorumluluktur. Bak, bu bir ideal. Mesela evimize gideceği, bu bir ideal. Nasıl? Gelişigüzel değil de düşünerek aklımız başımızda varacağım, evimizin halini, hatırını, ondan sonra sıkıntılarını, ihtiyaçlarını soracağım. Çünkü evinin ihtiyaçlarını gören kimse sadaka vermiş gibi olur ve güzel geçinen kimse en hayırlı kimse olur. Böyle bir ideal. Mesela bunlar kısa idealler var. Yüksek ideali var. Asıl idealimiz dinimizin hakim olması.