Rıza ve Şükürün Yolu ve Huzurlu Bir Hayatın Sırları
Rıza ve Şükürün Yolu ve Huzurlu Bir Hayatın Sırları kaydında Huzurlu bir hayat anlatılırken Şeyhu Leheb İbn Arabi, Gatdesallahu Sırrı Hazretleri buyuruyor. Daha dünyada iken müjdeyi almaktır. Rabbimiz bunu Kuran Azimüşşan'da velileri için haber veriyor. Onlar daha dünyada ahiretteki huzurlu bir hayatın ahiretteki kurtuluşun müjdesini veriyor. Ona bu dünyadayken erişirler buyuruluyor. Düşündüğümüz…
Huzurlu bir hayat anlatılırken Şeyhu Leheb İbn Arabi, Gatdesallahu Sırrı Hazretleri buyuruyor. Daha dünyada iken müjdeyi almaktır. Rabbimiz bunu Kuran Azimüşşan'da velileri için haber veriyor. Onlar daha dünyada ahiretteki huzurlu bir hayatın ahiretteki kurtuluşun müjdesini veriyor. Ona bu dünyadayken erişirler buyuruluyor. Düşündüğümüz zaman olacak gibi değil. İnsan ölse dahi hayatının devam etmesi. Hayaten tayyibe, uzunluğu bir hayat. Ruhun hayatı, bedenin de o ruhun güzelliği ile neşeyab olması onlar için ölüm yoktur. Amel defterilerimizi kapatmayacak üç amel haber verilir. Allahu alem o olsa gerek. Sadaka-i celî, devamlı amelde bulunulan bir hizmet, yol gibi, köprü gibi, bir kitap bağışlama gibi buna benzer koyu araştırma vesaire hizmetler, salih bir evlat bırakmak, ilminden istifade edilen kişiler, bir de şu şekilde düşünebiliriz.
Daha dünyadayken nefislerinin arzu ve isteklerini öldürmüşler. Ölmeden evvel ölme sırrına gelmişler diyebiliriz. Bir de Bunu okuduğumuz zaman acaba bunu yaşayan var mı diye insan düşünüyor. Elbette var, olması ifade bilmez zaten. Fakat çok az bulunan bir nimettir. Endişenlere ne mutlu. Hepimize de gösterilen hedef nedir? Bu nimete mazhariyettir. Peygamberler de bunun yolunu açmış Aleyhimüsselam, onların vekili durumunda olan ulema-i Kiram ve Meşşai'yi hızam da hep bunların yollarını bize göstermiştir. Nedir bu? Allah'ımızın sıfatlarını celle celalühü, ef'al-i ilahiyyesinin tecellisine erişmek sureti ile insanın erişmiş olduğu haz ve lezzet. Diyelim ki hiç duymadığımız bir meyve, hiç görmemişiz biz, haberimiz yok. Bazen Afrika'dan meyveler geliyor. Önümüze konuyor çünkü memleketimizde yok o meyveler. Bu çok tatlı diyorlar, sadece duyuyoruz. Onun tadını anlamak neyiledir?
Bizzat takmakladır. Allah'ımızın Etva-ı İlahiyesinin, Yüce kudretinin ve Sıfatı ilahiyenin tecellisine erişebilmek ancak bunu yaşamakla olur. Yoksa bal, tatlı demekle insan bunun tadını anlayamıyor. Ancak bunu tatmak suretiyle. Tadılır mı? Hiç şüphesiz. Hiç şüphesiz. Yolları gösterilmiş, bilhassa ruhi itaatlerdedir. Ruhi itaatler şunlar, bedelle biz burada vazifelerimizi yapıyoruz. Mesela elimiz bir cömertçe davranabiliyor ama kalbimizde de bu cömertliğin oluşması bunun gibi. Güzel düşüncelere sahip olmak istiyoruz ve güzel de düşünmeye çaba gösteriyoruz ama bunun tam bizde huy haline gelmesi de bizde yerletmezdir. Anlaşılıyor mu? Mesela tevhidi okurken okuduğumuz tevhidin o nefvi ispat, Hızır aleyhisselamın Abdülhalip-i Vojdevani Hazretlerine öğretmiş olduğu bir desstir. Bunu yaşayabilmek ancak bu şekilde. O zaman biz niye böyle kalmışız? Artık herkesin kendisine ait.
Onlar göstermişler işte şu dağda maden var demişler, çalıştırmak için her türlü alet ve edevatı da vermişler kişinin kendisine bağlı. İmamı Küsrevî Rahmetullahi Ali Hazretleri buyuruyor ki onun için bir sual yok. Onun için bir ihtiyaç da yok. Onun için bir şüphe hali de yok. Bize burada yenilerin onlar için korku da yok, mahzuniyet de yok Ayet-i Celilesini çağrıştırıyor ashabler. Onlar için dikkat edin, Allah dostları için, Cenabıhakk'a yakınlık kesbeden, Rabbimizin kendisine yaklaştırdığı kullar için korku da yok, mahzuniyet de yok. Çünkü burada dünya hayatını hüzünle getirmiş. İstediği gibi bir hayat yaşamayı tercih etmemiş. Allah'ın dostlarının istediği hayatı hayatını hayatını örnek ve misal olarak kabul etmiş, onların hayatını hayat kabul etmiş. Efendimizin hayatını kendisine hayat kabul etmiş. Cenabı Hak'ın emirlerini baş tacı etmiş. Hüznünü dünyada yaşamış.
Rıza ve Şükürün Yolu ve Huzurlu Bir Hayatın Sırları ne anlatıyor?
Rıza ve Şükürün Yolu ve Huzurlu Bir Hayatın Sırları kaydında Huzurlu bir hayat anlatılırken Şeyhu Leheb İbn Arabi, Gatdesallahu Sırrı Hazretleri buyuruyor. Daha dünyada iken müjdeyi almaktır. Rabbimiz bunu Kuran Azimüşşan'da velileri için haber veriyor. Onlar daha dünyada ahiretteki huzurlu bir hayatın ahiretteki kurtuluşun müjdesini veriyor. Ona bu dünyadayken erişirler buyuruluyor. Düşündüğümüz…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Havfi ilahi'yi de burada yaşadığı için onlar için ne korku var ne de mahsuriyet var. İşte bu hayaten tagzibedir. Huzurlu bir hayattır. Bundan daha güzel bir hayat olur mu? Ölürken iman-ı kamille göçme nimetine erimiş, kabrinde de kabrini cennet bahçesi haline çevirmiş. Burayı cennet gitmiş de orada cennet olmuş. Vesaire hususler. El Hayatu Tayyibe, Ebu Abdurrahman es-Sülemli Rahmetullah Ali Hazretleri buyuruyor. Güvenilir, dayanağı her işin bütün haceti Cenabı Hak'ta. Öyle bir teslimiyeti öyle bir bağlılığı var ki Allah'ımıza olan bu bağlılık bu teslimiyet onu hiçbir şeye muhtaç etmemiş. Rabbi Zülcelal'imiz bu bağlılığından dolayı diğer kimseler demese bile onun ihtiyacını görmüştür. Çünkü ey dünya, bana hizmet edeni kendine hizmetçi, sana hizmet edeni de sana hizmet, senin de hizmet ettiğin eğer dünyaya hizmete dönecek olursan dünyanın peşinden ona kle olursun buyuruyor.
Artık onlar Rabbimize tam teslim olduğu için dünya peşlerinden geliyor, bir bölge gibi onları takip edin. Evet çalışıyorlar, gayret gösteriyorlar ama Rabb'ımız da onların işlerini hallediyor. Allah'ımın sıkıntılarını gideriyor. Bak çokça duyduğumuz basit gibi bir misal ama büyüklerimizden duyduğumuz bizim için çok dönemli bir hakikat. Bir cuma günü haber verirdi büyüklerimiz. Cuma günü namazı var, ibadet taati var. Bunun yanında af buyurun merkebini kaybetmiş, onu bulması gerekir. Şimdi arabasız kimse pek yok. Neredeyse birkaç araba olmaya başladı evlerimizin önünde. Daha sonra bağ ve bahçesini sulayacak. Eğer bu sırayı getirilirse ikinci sırada belki bağı bahçesi kuruyacak. Üçüncüsü değirmene girecek her şey sırayla, üçü de mühim.
Diyor ki ben Rabbime olan vazifemi yerine getireyim, Cuma namazını eda edeyim, Cuma namazını kılınca Rabbimizin emrini her şeye tercih edince bakmış ki hayvanı ahırın kapısına dayanmış, bahçesinde sulanmış, artık değirmendeki kişi de bitmiş. Bu Rabb'ımızda olan münasebetleri güzel olduğu için her şey güzel oluyor. Onlara sıkıntı da güzeldir. Ondan sonra onlar onlar Rabbimizin murad ettiğini murad ederler. Derler ki bir sıkıntıdır, bir kaydıdır, kederdir, insan bunlardan hali değil ki insan olmak suretiyle bir beşer, hayır da olur, şer de olur, neşeli günlerimiz de olur, sıkıntılı günlerimiz de olur. Ama o sıkıntılar onlara bal lokması gibi gelir Cenabı Hak'tan bildikleri için. Biz deneniyoruz. Acaba bu imkanda başarılı olacak mıyız, olamayacak mıyız düşüncesi dahil. İlahi düşünceler var. Şer'i ölçüler içerisinde vazifelerini yapıyor zaten. Görevlerini yapıyor.
İhtiyaçlarını veriyor, çalışması da var dünyevi işleri Hep bunları dediğimiz gibi dinimizin ölçüleri içerisinde yerine getiriyor. Ama Rabbımızdan başkasına hangi iş olursa olsun meyli yok. Bütün içlerinde Mevlamıza büyük bir teslimiyeti ve bağlılığı var. Onların hayatına hayatını ölçüyü koyan Mevlayı Zülgelal'dır. Sünneti Muhammediye'dir. Yakın olduğu her işte Kitabı Kerim bize muvafık oluşuna bakıyor, Sünneti Muhammediye'ye bakıyor, ona göre hareket etmeye çalışıyor. Ve Enf Mualillah artık bu iç kulakları da açılmış, iç gözleri de açılmış. Çünkü bizim bu duyularımızın yanında bir de iç duyularımız var. Mesela aklımızın yanında bir de bülbül Enbab oluşu var. O basiretle alakalıdır. Tahreddin Razi, Rahmetullah Ali Hazretleri bunun üzerinde durur. Akıl ama ilahi bir akıl, aklı maaş. Aklı maaşla birlikte dünyevi işlerini görmekle birlikte aklı maaş.
İşte bu mübarek yolun ne kadar gerekli olduğunu biz bu hak dostlarının sözleriyle anlıyoruz. Bu kelamların naklettiğimiz kimseler kelam alimleri yerine göre. Abdurrahman es-Sülemi dedi, Rahmetullahi bir müteessirdir kendisi. Müstesna bir dili nehyidir. Onlar bunları elde etmiş. İlmi kendilerine hiçbir zaman yeterli görmemişler. İlmin ilahi haşleti Cenabı Hak'ta saygıyı sağlaması için Ehlullah'ın huzurunda bu vazifeleri icra etmişler, yerine getirmişler. Huzurlu olan hayat, sıkıntıdan azade huzurlu. Bakıyorsunuz cemiyete anlatmamıza gerek yok. Siz hep biliyorsunuz cemiyetin ne durumda olduğunu, insanların ne halde olduğunu, bir fert olarak nasıl bir haldeyiz, aile olarak ne haldeyiz, ticari olarak ne haldeyiz, insanlar arası münasebetimiz nedir hep bunlar mağlup. Artırılıyor. Huzurlu bir hayat yiyen. Bir kere sabırda sabırda çok ileri, çok sabırlı bir fakirin yaşantısıdır diyor.
Yine bu şekilde daralmışlar. Diyorlar ki fakir ama şikayeti yok. Elhamdülillah rahatız, huzurluyuz, her şeyimiz var gibi. Söz başka yerlere gittiği için, içim bilemiyorum, burada bir dili meyli, bir tarih onun ziyaretine varmışlar. Bir mahallenin imamı. Bir torbanın içerisinde yoğurt var, bir de turşu kabı. Diyormuş ki Allah bana bu kadar nimet verdi, şükrü nasıl eda edeceğiz ağlıyormuş. Hıhı. O ziyaret edenler de gelmişler, halka bunu anlatıyorlarmış öyle bir sabırlı, öyle bir şükür içerisindeki kardeşim diyor bizim elbise dolaplarımızı gömleğimiz almıyor, elbisemiz almıyor, buzdolaplarımız löker, vesair ikinci bir buzdolabımız dikizler vesairiler her şey dolu, Sadece bir torbanın içerisinde az bir yoğurt, bir de turşu kabı, onun şükrünü nasıl eda edeceğiz diyor.
Ankara'da bir tarih dönüşmemizde Said Nursi Hazretlerinin çok güzel bir evladı, çok güzel ama ebedi, mekanı, ahlakı şöyle bakınca insana bir emniyet veriyor, bir huzur veriyor, çok yaşlı. Dedi ki, Said Nursi Hazretlerinin devrinde çok gençti. Elimden tuttu, bana dedi ki evladım senin duan kabul olur gençsin. İşte bir gür tapınyası var abdest almak için, namaz kılmak için de bir postu var, bir de deflisin. Bunlardan dolayı Rabbimiz beni meskul eder mi diye ağladı. Bizzat şahidim diye anladı. Böyle sabırlı bir fakir onun yaşamış olduğu hayat. Kim söylüyor bunu? İmam, Cafer-i Sadık Rahmetullahi Ali Hazretleri bu. Yelikbana, Guevara'da cemiyetimizi düşünelim. Bu kadar nimet içerisinde kanaatkar olmak. Daha bilgilerisine göz gitmeden kendimizden aşağı olan kişilere bakarak Ya Rab, sana sonsuz hamdolsun bulamayanlar var deyip onların hizmetine koşmak.
Ve Rı da Rıza hali bu Feci Suresindeki son Ayet-i Celilelerdir. Bir velinin halidir. Şu kafalarımıza hiçbir zaman pes gelmesin. İşte bunu veliler yaşar, bunu Ebra zümresi yaşar, bunu ahyar olanlar yaşar, bunu Ebdalin yaşar, bunu evtab yaşar, bunu imaman yaşar, bunu Nücebaa yaşar, bunu Nükaba yaşar diye fülmiyedip Ayet-i Celileler hepimiz için bilmiştir. Hepimizin dikkat etmesi gerekir. Rıza hali Cenabı Hak'tan gelene razı olmak.
Kaynak: Genel
Rıza ve Şükürün Yolu ve Huzurlu Bir Hayatın… | Mihmandar