Ramazan Ayının Manevi Gücü ve Kuran'ın… | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
Ramazan Ayının Manevi Gücü ve Kuran'ın İndirilişi
Ramazan Ayının Manevi Gücü ve Kuran'ın İndirilişi kaydında Kadir gecesi zaten bu ay Kuran-ı Azimüşşan'ın inmeye başladığı bir aydır. Essayıl bilne, Kuran, Kuran-ı Azimüşşan, Şehru Ramazan'da inmeye başlamıştır. Bunun birçok izahları var. Esayula. Onu mübarek bir gecede indirdik. Allahu Teala Hazretleri esanı İbni Abbas Radıyallahu Anhuma Kuran Levh-i Mahfuz ana kitaptan, Ramazan'ın Kadir…
Kadir gecesi zaten bu ay Kuran-ı Azimüşşan'ın inmeye başladığı bir aydır. Essayıl bilne, Kuran, Kuran-ı Azimüşşan, Şehru Ramazan'da inmeye başlamıştır. Bunun birçok izahları var. Esayula. Onu mübarek bir gecede indirdik. Allahu Teala Hazretleri esanı İbni Abbas Radıyallahu Anhuma Kuran Levh-i Mahfuz ana kitaptan, Ramazan'ın Kadir Gecesi'nde bir defa sema dünyasındaki beyti izzete indirilmiştir. Sonra Cibril Aleyhisselam oradan Kuran'ı ayet ayet muhtelif vakitlerde Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam'a yirmi üç sene de indirmiştir. Cenab-ı Hak, Hayır. Hakikatler kafirlerin dedikleri gibi değildir. İşte yıldızların düştüğü yerlere and ediyorum, buyurmuştur. Davud bin Ebi Hint Eshabru rama vananellezile fihil Kuran ayeti hakkında sordum ve senenin diğer zamanlarında Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam üzerine Kuran inmedi mi dedim.
Sonra Cibril Aleyhisselam dilediğini tahkim eder, dilediğini tespit eder ve dilediğini nesh unuttururdu diye cevap verdi. Şimdi semavi kitapların iniş zamanları var. Bunu Ebu Zerreyn-i Gıfarî radıyallahu anh'den rivayetle İbrahim Aleyhisselam'ın Sufu sahifeleri, Şehru Ramazan'dan üç gece geçtikten sonra nazil olmuştur. Tevrat, Musa Aleyhisselam'a Şehru Ramazan'dan altı gece geçince nazil oldu. Zebur, Davut aleyhisselama şehri Ramazan'dan on sekiz gece geçince indi. İncil, İsa aleyhisselama şehri Ramazan'dan on üç gece geçince nazil oldu. Kuran Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme, Şehru Ramazan'ın yirmi dördünde indirildi, buyrulmuştur. Sonra Cenabı Hak Kuran'ın vasfında, çok önemli bir konu, Essenü. Hudellinas, yani Kuran insanları sapıklıktan doğruluğa yöneltir. Haram ve helali bildirir. Hakkı batıldan temyiz eder, ayırır ve aralarındaki farkı açıklar.
Sonra Ebu Mesud el-Hıfarî radıyallahu anh'den Resul-i Ekrem sallallahu teala aleyhi ve sellem Efendimiz, eğer kullar, Şehru Ramazan'da olan faziletleri ve mükafatların çokluğunu bilselerdi, bütün senenin şehru Ramazan olmasını elbette temenni ederlerdi. Şimdi Ramazan-ı Şerif'te kısaca söyleyeceğim çok uzun çünkü. Girdiği zaman cennetler tamamıyla donatılır. Tezeyyün edilir. Yani süslenir demek. Hatta ilk gecesi arş altından bir rüzgar esmeye başlar. Cennet ağaçlarının dal ve yaprakları harekete geçer. Bu hali gören huriliğinden cennet güzelleri, Ya Rab bu ayda bize halis saygılı kullarından eşler nasip et de onlar bizim için, biz de onlar için neş'e ve saadet vesilesi olalım derler Allahu Zülcelal, Şehru Ramazan'ı oruçluk geçiren her bir kuluna sahibiyle Çadırlar içinde ehli perde huriler vardır. Daha uzun izah ediliyor burada. Rabbimizin Ramazan-ı Şerif'te olan ikramları.
Yalnız kıymetine binaen şöyle bir kayıt geçer. İnsanların seyyidi efendisi Adem aleyhisselam. Arapların efendisi Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellemdir. Fürsün, yani İran'ın seyyidi Selman, Rum'un seyyidi Suheyb radıyallahu anh, Habeşistan'ın seyyidi, Bilal radıyallahu anh, Karyelerin, yani memleketlerin değil mi? Efendisi, Mekke. Vadilerin Seyyidi, Beytül Makdis. Ünlerin Seyyidi, Cuma günü. Gecelerin Seyyidi, Kadir gecesi, kitapların seyyidi Kuran, Kuran'ın seyyidi El-Bakara, El-Bakara'nın seyyidi Ayetül Pürsi, taşların seyyidi Hacerülesved, koyuların seyyidi Zemzem koyusu, asaların seyyidi Musa aleyhisselamın asasıdır. Balıkların seyyidi Yunus Aleyhisselam'ı yutan balıktır. Dişi develerin seyyidesi Salih Aleyhisselam'ın devesidir. Atların seyyidi Burak'tır. Yüzüklerin seyyidi Süleyman Aleyhisselam'ın yüzüğüdür. Ayların seyyidi Şehru Ramazan'dır. Esayübillah.
Ramazan Ayının Manevi Gücü ve Kuran'ın İndirilişi ne anlatıyor?
Ramazan Ayının Manevi Gücü ve Kuran'ın İndirilişi kaydında Kadir gecesi zaten bu ay Kuran-ı Azimüşşan'ın inmeye başladığı bir aydır. Essayıl bilne, Kuran, Kuran-ı Azimüşşan, Şehru Ramazan'da inmeye başlamıştır. Bunun birçok izahları var. Esayula. Onu mübarek bir gecede indirdik. Allahu Teala Hazretleri esanı İbni Abbas Radıyallahu Anhuma Kuran Levh-i Mahfuz ana kitaptan, Ramazan'ın Kadir…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 14 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Yani Biz Kuran-ı Azimüşşan'ı Şehru Ramazan'ın Kadir Gecesi'nde Levh-i Mahfuz'dan gelecek Kadir Gecesi'ne kadar inzal edilecek miktarı sema dünyasına, buradan da Cibril Aleyhisselam vasıtasıyla yeryüzüne, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem üzerine indirdik. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem üzerine inmiştir. Cenabı Hak Cibril'i ve bu sure ve bütün Kuran ile Kadir Gecesi'nde Ketebeye inzal ettin buyurmuştur. Sonra oradan ayet ve sure olarak Havadi ve hüküm iktizasına göre vakit vakit efendimiz aleyhissalatu vesselam üzerine inmiştir. Daha özellikleri var elbette. Eyyub, Zekeriya, Haskil ve Yuşa bin Nun Aleyhisselam bunlar Beni İsrail'den dört kuldur. Bunlar Allahu Zülcelal'e göz aralığı kadar hiç günah işlemeden seksen sene ibadet etmişlerdi. Ashab-ı Kiram efendilerimiz buna hayret ettiler. Seksen sene günah işlemeden ibadet etmelerini tahçup ettiler.
İşte onların hayreti içinde olduğu sırada Cebrail Aleyhisselam yanıma geldi. Ya Muhammed sallallahu teala aleyhi ve sellem. Sen ve ashabın bu dört kimsenin göz açıp kapayıncaya kadar günahı işlemeksizin seksen sene ibadet ettiklerine taaccüb ettiniz. İşte Allahu Teala Hazretleri bundan hayırlısını sana gönderdi dedi ve Kadir suresini sonuna kadar okudu. Bu Sure-i Celile beyan edilen fazilet, senin ve ashabının hayret ve taaccüp ettiğiniz seksen senelik ibadetin sevabından daha hayırlıdır, dedi. Ve bu haber üzerine efendimiz aleyhissalatu vesselam mesrur oldular. Yani sizin Kadir gecesini ibadetle geçirmeniz, silahını bin ay çıkarmayan hak düşmanları ile savaşan kimsenin amelinden daha hayırlıdır. Bazıları o kimsenin Beni İsrail'den Şemun isminde abid, bazıları Şemsun isminde biriydi demişlerdir. Elhamdülillah.
Tenezzelul melaike, yani güneşin batmasından sabah oluncaya kadar melekler iner ve ruh Cibril aleyhisselam da iner. Burada İbni Abbas radiyallahu anhuma'dan rivayete göre ruh insan suretinde büyük bir yaratıktır. Ruh hakkında Allahü teala Hazretleri Sana ruhtan soruyorlar buyurmuştur. Ruh bir melektir ki kıyamet gününde meleklerle beraber yalnız olarak bir saf tutacaktır. Ruh ve meleklerin bir saf olarak durduğu o gün buyrulmuştur. Yirmi rabbim, Rablerinin emri ile yani minkülli emrin her emri hayır için, hayırlı iş için, Selamun hiye, Kadir gecesi selam ve selamettir. Hatta mat sabah oluncaya kadar meleklerin müminler üzerine selam vermeleridir demişlerdir. Mevlana'mız, Hadisallahu Sır'a, Ey efendi, Leyle-i Kadri bileninizin birtakım alametlerinden bahsediyorsun. Beyefendi, Leyle-i Kadrin bize niçin birtakım alametlerinden bahsediyorsun?
Eğer sen zamanın kadru kıymetini bilirsen, her gece Kadir gecesidir. Hakkın tecelli edip yaklaştığı bütün geceler birer Kadir gecesidir. Aişe-i Sıddika validemizden radiyallahu anh'a rivayetle Kadir gecesini Şehru Ramazan'ın son on gününde aramalı özellikle tek geceleri ibadetle geçirmelidir. Bununla beraber Ramazan'ın yirmi yedinci gecesi umumiyetle Kadir Gecesi olarak kabul edilmiştir. Efendimiz aleyhissalatu vesselam son on günü girince Ramazan-ı Şerif'in azami gayret gösterirlerdi. Gecesini ihya eden ehli ve yalınini de uyandırırlardı. Daha rivayetler var. Efendimiz aleyhissalatu vesselam buyuruyorlar. Kim canı gönülden inanarak Ramazan-ı Şerif'te oruç tutacak olursa geçmiş küçük günahları bağışlanır. Yine Kadir gecesinin şeref ve fezailini bilerek tam inanarak kim Kadir gecesini ihya edecek olursa geçmiş küçük günahları bağışlanır buyrulmuştur. Yine burada kayıtlar var.
Kadir gecesinin Ramazan'ın yirmi yedinci gecesi olduğuna delil olarak İbni Hanbel İbni Ömer ,rivayete göre Ashab-ı Kiram, Resul-i Ekrem efendimize Kadir gecesinin Ramazan'ın son on gününde rüyada gördüklerini söylerlerdi. Efendimiz de Kadir Gecesi'ni Ramazan'ın son on gününde yirmi yedi gecesi, yirmi yedinci gecesinde arayın demesidir. Şimdi burada Semalar, yedi. Arz, yedi. Gece, yedi. Felekler, yedi. Nücum, yıldızlar, yedi. Safa ile Merve arasında sa'y, yedi. Beyti Tavaf, yedi. Rem-i Cimar, yani şeytanı taşlama, yedi. İnsan yedi şeyden ve rızkı yedi şeyden yaratılmıştır. İnsanın yüzden görünüşü yedidir. Mimler yedidir. Hamd Suresi yedi ayettir nitekim. Kuran'ın yedi harf olduğu, yani yedi lügat üzerinedir. Secde yedi aza üzerinedir. Cehennemin isimleri yedi, kapıları yedi, derecesi yedi, Ashab-ı Kehf yedi. Ad Kavmi yedi gecede rüzgardan helak olmuştur.
Yusuf Aleyhisselam hapishanede yedi sene kalmıştır. Bakarat, sığır cinsi yedidir. Kıtlık yedi seneleri yedidir. Bolluk seneleri de yedidir. Kıtlık seneleri yedi, bolluk seneleri de yedidir. Beş vakit namaz on yedi rekattır. Ve sebatin iza raciatum Cenabı Hak buyurmuş. El-neseb ciheti ile kadından haram kılınan yedidir. Akrabalık ciheti ile dahi haram kılınan yedidir. Resul-i Ekrem Efendimiz köpeğin yaladığı kabın temizliği yedi defa olup onlardan birisi topraklıdır diye buyurmuştur. Sure-i Kadir'in harfleri de Selamun Yye yirmi yedi harftir. Eyyub Aleyhisselam yedi sene iptila ve musibet üzerine kalmış. Aişe annemiz radiyallahu anh'a, Resul-i Ekrem Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem beni yedi yaşında iken nikah buyurdu, demiştir. Gönüllerimize iyi sahip olalım. Bütün evlilikleri vahyi ilahi iledir.
Eyyam-ı acuz, yani husum birbiri ardınca gelen yedidir ki, üçü Şubat'tan dördü Mart iptidasındadır. Başlarındadır. Şehitler yedi sınıftır. Kadir gecesinin çoğunlukla yirmi yedinci gece denmesi ashabına, Selamun ya hatta matlail fecre kadar. Sure-i Celile'de üç defa Leyle-i Kadir geçmektedir. Leyle-i Kadir dokuz harftir. Üç misli ise yirmi yedi harf denmiştir. Bu şekilde izahlar yapılmış. Allahu alem bir muradi. Kadı El-İmam Ebu Yale, Rahimehullah'ın İbni Abbas radiyallahu anhuma'dan rivayet ettiği haberine dayanır ki Resul-i Ekrem Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Allahu Teala Cuma gecesi ehli İslam'ın cümlesini mağfiret eder buyurmuştur. Halbuki Resul-i Ekrem çalışan bu fazileti diğer geceler hakkında da söylememiştir ve yine Resul-i Ekrem Efendimiz bana Cuma gecesi ve günü çok salat edin buyurmuştur.
Allah indinde cumadan büyük ve daha sevgili bir gün üzerine güneş doğmamıştır, buyurmuştur. Cuma gününden efdal bir gün üzerine güneş ne doğmuş ne de batmıştır. İnsan ve cinden maada bütün mevcudat cuma günü için feryat ederler, buyrulmuştur. Esselam. Ayet-i kerimesine Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Bu şu şekilde. Bundan şöyle mukabele edilebilir. Bin aydan hayırlı demekten murat, içinde Cuma gecesi olmayan bin aydır denmiştir. Nitekim Kadir gecesinin bin aydan hayırlı olması da onda Kadir gecesinin olmaması demektir. Keza Cuma gecesi cennette devam eder. Zira cennette cuma günü Allahu Teala'yı ziyaret vuku bulacaktır. Cuma günü dünyada kesin olarak malumdur. Kadir gecesinin vakti kati olarak bilinmemektedir. Zanına dayanmaktadır. El-Temimi ve Ulema'dan gayrisinin Kadir Gecesi'nin efdaliyetini tercih etmeleri Allahu Teala Hazretlerinin Esrarı. Hayrum min elfi şerr.
Bin aydan hayırlı buyurmuş olmasındandır. Bin ay ise seksen üç sene dört ay eder. Bazıları Resul-i Ekrem'e sallallahu teala aleyhi ve sellem'e ümmetinin ömürleri arz olunduğu zaman, onların ömürlerini, geçmiş milletlerin ömürlerine mukabil az görmüş olmasından mahzunlaşmış olması üzerine Kadir Gecesi kendisini teselli mahiyetinde indirilmiştir, demişlerdir. Bazıları da Allahu Teala beş şeyi beş şeyde gizlemiştir. Burada kaydımızda da var. Tefsirlerde de geçmektedir. Eş şeyh Ebü'l Abbas Rahmetullah Ali Nahnu ve Elhamdülillah evgatuna kullu haleyletul kadir. Bizim her gecemiz Kadir'dir. Allah Allah Allah. Çünkü bizim ibadetlerimiz kalbi taattir. Dille yaptığımıza, aşru emsalaliha, gönülle yaptığımıza yedi yüz, gönüldeki muhabbetle yaptığuzenu tartılamaz diye buyruluyor. Beyne fikretun ve itiberun, yani tefekkürdür, ders almaktır ve şuhudun ve istib-i sarun. Şuhudu nasıl anlatalım?
Sadece milyarlarca esrarının içinde bir tanesi gönüldeki perdelerin kalkmasıdır. Çok ifade edildi bunlar ve istibsar artık apaçık. Dünya ile ahiret arasında fark yok. Apaçık eşyanın da esrarı görünür. Mesela sudaki esrar görünür. Ondan sonra diyelim rüzgardaki, topraktaki vesaire cemaat, nebatat ve hayvanatta ve fikretü saatin efdalumin ibadeti seb'inesene. Öyle olan kimselerin öyle bizim gibi tefekkür değil. Onların gönüllerinden perdeler kalkmış, artık sonu yok onun. Onun sonu yok. O orada kaybolmuş zaten. Yani şuraya kadar vereceğim, buraya kadar gideceğim, şurada nihayet hayır, öyle bir son diye bir şey yok. Dalmış o artık. Tarifi zor. Öyle bir kimsenin tefekkürü yetmiş yıllık ibadetten üstündür. Bir kere onlara kadir gecesi olması, şimdi biz diyoruz ki kalpteki perdeler kalkacak. O perdeler kalktı mı gözdeki perde de kalkar. Bu alemin ötesindeki ötesindeki alem görünür.
Kulak ondan da perde kalkar, gönülden perde kalkınca o da duyulmayanları artık haber var ötelerin ötesinde dediği gibi Necip Fazıl'nın rahmetullah Ali ötelerin ötesinden gelen sesi duyar. Kalbine Allah'ımızdan ilhamı duyar, varidatı duyar. Varidat nedir? Manevi doğuşlardır. Tecelliyatı duyar ve diğerlerini buna feas ederiz. Ve Rabbi Zülcelal'imizin, iyi diyeyim artık nasıl öleceğiz? Kuçi nurlarına erişir diyebiliriz. Sen bunun gecesini de gündüzün de bize diyor tabii, gündüzün de gecesini de hesaba sığdıramazsın. O hesaba gelmez. O tartıya gelmez. O kelime-i tevhidi bu hal içerisinde şuhuda erişerek ve basiret nuru ile müşahede edenler için tartılamaz. Burada gizli olanlar hakkında şunu gördüm. Beş vakit namaz içerisinde orta namaz ve ismi hül avam, ismi azam. Aslında ismi azamı biz çoğu okuyoruz. Niye? Dualarımız kabul olmuyor, çok okuyorsak şu uğrunda değiliz.
Okuyoruz da şimdi ameliyat geçiriyor insan. Bazı rahatsızlıklar da neden? Ameliyat icap eden hususlarda narkoz. Bunu verdikleri zaman adamı istersen kıtır kıtır kes hiç duymuyor. Nasırlaşmışsa ellerimiz iğneyi batırsan da duymuyor. İnşallah bu kalbimizin de kalbimizin de ruhumuzun da nasırlaşmasından kurtuluruz. Dünyanın geçici süslerinin narkozlaması, şeytani ve nefsani istekler de bunlardan kurtulduğumuz zaman İsmi Azam'ın nuru tecelli eder. Ve saatül cüma, biraz daha izah etmemizi isterseniz Allah'ımız hayırlı kullarına bildirir onu. Hayırlı kullarına bildirir. Ve rızzahu fit taat, ibadet ve saatte rızası. Yani hangi saatte olduğunu bilemeyiz. Mesela bir karıncayı diyelim dere kenarında duyardım büyüklerimizden bunu. Bir tanesi böyle bir çöple onu kurtarmaya çalışmış. O suya gidip de yok olmasın diye.
Onu Cenabı hak sırat köprüsünden tarifi mümkün olmayan bir varlıkla yıldırım hızı ile geçiriyor. Ona olan şefkat ve merhametinden dolayı bilemeyiz. Hangi taattedir? Allah'ımızın rızası. Ve vavabuhu filma asi. Ben içkim içiyorum. Kumar mı oynuyorum. Ne yapıyorum ben? Öyle dinleyelim. Az zannettiğimiz günahlarda da Allah'ın gazabının olduğunu hiç unutmayalım. Ve velayetü fihal kih Halk içerisinde de velilerini gizlemiştir. Neden? Hepsine saygı duysun diye. Allah'ımız beş şeyi, beş şeyi de gizlemiştir. Bu da lütuf. Cenabı hakk'ın velilerini gizlemesi bir lütufdur. Niye lütuf olacak? Şahit olduğumu söyleyeyim daha iyi olur. Çünkü yaşadım bunu bir izni. Namazı kıldık. Efendimiz hazretleri yalnız oturuyor. Fakat kendi kendine konuştu. Konuşuyor. Buyurdu ki, eğer dedi, bizim hutbiyette olduğumuzu bizse büyük sıkıntılara uğrardı dedi. Dedi geçti.
Demek ki onların kemalatı bilinecek olsa da kişi hakarete yönelse Kim bir veliye düşman olursa Allah ona harp ilan eder. Bir de Kuran-ı Kerim'de faiz, bununla meşgul olanlara harp ilanı vardır. Cenabı hak korusun. Muhafaz etsin. Elhamdülillah ne kadar biz hatada da olsak Rabbimizin velilerini seviyoruz. Halkımız da öyle çok şükür. Bizim memleketimiz güzel bir memlekettir. Daha da iyi olur inşallah. Kadir gecesinde Allahu Zülcelal, Cibril Aleyhisselam'a yeryüzüne indir. İşte bir şeyler diyeceğim. Cebrail Aleyhisselam'ın yeryüzüne inmesi değil sadece, gönle de Cenabı Hak indir. Allah'ımız kendi katından tecelliyatını indirir. Neden indirir? Çünkü Ramazan-ı Şerif başlamadan da önce başladığı zamanda öyle bir dikkati rivayeti var ki, son derece bir saniyesini bile boşa geçirmiyor. Allah'ım lütfun, keremin, ihsanın diyor.
Ve sonra yirmi yedinci gecesinde, artık kader gecesinde biz şimdi vakit tayinini söyleyemeyiz. Bak onu söyleyeyim size. İlla yirmi yedinci gecene değil. Şimdi Ramazan-ı şerifin son on günündeki tek gecelerde arayın buyruluyor. Bu Allah'ımızın fazla ihsanıdır. Belki birinci gecesindedir. Bilemeyiz. Gizlemiştir Cenabı Hak. İlla yirmi yedinci gecesi beklenmez. Daha da söylerim inşallah burada nasıl gece olduğunu, ariflerden gönül ehli insanlar. Gönül ehli insanlar Bizim yanımızda diyorlar her gece Kadir gecesidir. O zaman Kadir gecesi ne olacak? Kadir gecesi kadrin üstüne bir kadirdir. Sonra her bizim oturduğumuz yer de Arafat'tır demiştir. Bizim her günümüz Cuma günüdür. Neden böyle oluyor? Çünkü onlarda minet takribi ve keşfi velayyan gönül gözleri açılmış. Bak hep kalp diyoruz. Şimdi elleri de açılmış onların. Dünyaya zerre kadar muhabbet yok. Canlarını bile Allah yolunda feda ederler.
Fakirini, yoksununu gözetirler. Iyan apaçık görmektir. İnşallah ümmetim uykudadır. Ölünce uyanır buyuruyor. Ölmeden evvel Cenab-ı Hak uyandırsın. Ne faydası var o zaman? Adam diyelim ki üstadımızın ifadesiyle bir bakkal. Yillarca orada ne satıyor? Kibrit satıyor. Ondan sonra pirinç satıyor. Şeker satıyor. Şunu bunu satıyor. Fakat yaşlanıp başlanıp ayrılacağı zaman o bakkal dükkanının alt katında, alt katında küp küp altunları müşahede ediyor. Onu gören kimse dizlerine vurmaya başlar. Eyvah. Ne yaptık biz? Şu bir küp altun bana yetmez miydi böyle bir bakkal şurada oturduk, akşama kadar sinek kovaladık. Ne yaptık? Şimdi onların her gecesinin Kadir gecesi olması öyle basit eşyaları demem Allah'ımızın nimeti olarak. Böyle bulgurunu pirincini vesairesini satma gibi değil, öyle bir satış var ki, Caferi Sadık kalpte Sallallahü'l-sırri hazretlerinin ifadesiyle cemalullahtır onlar.
Alışverişi cemalullahtır onlar. Nasıl olmasın her geceleri kadir? Evet daha gördüğüm ne vardır diye bakıyorum. Bu şekilde izah buyrulmuş. Kadir gecesi olduğu zaman Cenabı Hak Cebrail Aleyhisselam'a yeryüzüne indir. Kalbe acaba ne indir? Mevlamız ne indirir? Zatından neler verir acaba? Bak çoğumuzun arzusu nedir? Dünyalıktır. Ah be şu dünyalığa ersek Allah'ımız ğani yun anil alemin el-muuni sıfatı ile öyle bir zenginlik verir ki, dünya onun gözünde hiç mesafesinde kalır. Dönüp bakmaz bile ona ama Allah'ımız yağdırır. Dönüp bakmadığı için de gölge gibi dünya arkasından koşar onun. Kudus-u Veli Hazretleri'nden anlatılır. Onun benzeri Evliyaullah'tan böyle bahçelerde çalışır. Çalışırken müridanın bir kısmının hatırına şu gelmiş. Demişler ki üstadımız ne otursun postunun üzerine çeksin, derslerini ibadet ve taatini ne böyle bahçede çalışıyor?
Bu gönüllerinden geçince bel küreğini nasıl bir toprağa saplamış, sonra da arkaya doğru atınca cahil cahil altınlar dökülmüş. Evladım dünya bizim için hiçbir şey değil. Biliyorsunuz ensarla muhacirinin kardeş oluşları var. Burada Abdurrahman bin Avf hazretleri işte ensardan olan kardeşi dedi ki, evimi ikiye bölebilirim. İki tane hanımım var. İslam tarihinde geçer bu. İslam tarihinde geçer okuyalım. Hangisini istersen dedi onu boşayacağım iddeti çıkınca Allah ehlini de malını da mülkünü de mübarek kılsın bana pazarı göster dedi. Şimdi birkaç böyle yağ gibi yoğurt gibi peynir gibi bunlardan aldı. Az zamanda Cenabı hak zengin mi zengin etti. Diyor ki, o kanaatim sebebiyle eğer eğer kumları avuçlasaydım altın olacaktı. Bu sadece Abdurrahman bin Av hazretleri mi? Hızır aleyhisselamın Hasaneğin iki Hasan olarak tarif ettiği üstadımız ve onun can yoldaşı Adanalı Hasan Efendi.
Öyle bir can yoldaşı ki üstadımız sorulmuş, biraz rahatlatayım diye bunlardan veriyorum. Ayetler dolu. Şimdi Hasan Efendi nasıl diyorlar Yahyallı? Ne diyeceğim diyor. Mübarek biraz şeneliydik. Ne diyeceğim? Ana veli. Baba veli, kendi de veli. Sami Sultan zaten anadan doğma o veli. Onun neslinden ne nurlar fışkıracak ifadesi kalplerde mahfuz olmalı. İnşallah o manevi evlatlarıdır. Biz beddua bekliyoruz. Onlar manevi evlatlarıdır diye düşünüyoruz. Şimdi Van'ın Gevaştan kendisi Adana'ya gelmiş. Büyüklerden olduğu belli zaten. Ondan çok büyük hayırlar bekleniyor. Bu yeşilhisar tren istasyonunda üstadımız daha çok genç. Çok genç. Orada bir grup kimse görür. Onların hal ehli olduğunu tanır. Bir kısmını biliyorum biiznillah. Onlara siz kimsinizdir. Onları da biz işte Konya'dan, şu şu isimde kimseleriz. Adana'ya Sami efendi hazretlerini ziyarete giriyoruz dediler.
Oraya vardıklarında Sami Efendi'nin huzuruna, efendim biz Yeşili Sar'da genç bir kimse gördük. Böyle nur gibi bir Allah'ın dostu olsa gerek. İşte bizi tanıdı. Kalben tanıdı, geldi, görüştü. Hasan efendiymiş deyince biz ondan çok hayırlar umuyoruz. Onun, onun geleceği ufku açıktır. Allah'ın veli kulludur. Daha neleri var? Efendimiz bizi bu hususta çok sıkıştırdığından şimdi bile diyemiyorum ben. Aman demedi diyor. İnşallah bir şey olmaz. Gelmiş saygı kimselerden orada bir peynir almış. Peynir alınca bir tanesi bunu bize verir misin? Allah'ımızdan gelen bir zenginliği anlatmak istiyorum. Buna talip olalım. Diğeri, gölge gibi arkamızdan koşar bizim. Efendim satarım der. Ondan sonra yine peynirciden üç beş böyle naylon içerisinde Allahu alem alır, müşteriler çıkar. Efendim alanı söyleyeyim mi bir tanesi? O alanın bir tanesi Hızır aleyhisselamdır. Bu zengin olmaz da kim olur?
Bakkal Hasan Efendi'ler. Hiç alakası yok. O gönül bakkalı. Allah'ımız ona nurlar vermiş. Kadir gecesinin üstünlüğü hususunda diyorduk. İnşallah burayı hemen beyan etmeye bir iznine çalışayım. Bakkal işte Bir küp altın yeter. Onların amel ve taati bakın. Abidler olur, bir. Bu adet kabilinden yapar. İşte gördüğü hal üzere kılar. Cumayı kıldık mesela cuma namazı. Elhamdülillah. Şimdi bir de taipler vardır, tevbekarlar. Onlar nasıl yapar? Rahmetle yapar. Bunun yanında bir de neler vardır? Müştak olanlar vardır. Onlar neyle yapar? Rağbetle yapar. Bunun yanında bir de sıddık olanlar vardır, onlar da muhabbetle yaparlar. İşte bu gönüldeki muhabbetleriyle birine Cenabı Hak bin diyemem ki. Belki devamlı söylendiği için birine bin lütfeder demek, sayıların bazen ifade edilmesi çokluğundan dolayıdır.
Mesela illa kırk, illa yetmiş değil 000 nimetin fezailinin faziletinin ve sevabının çokluğundan dolayıdır. Cibril aleyhisselam Sidre-i münteha sakinlerinden yetmiş bin melek ile ellerinde nurdan sancaklarla yeryüzüne inerler. Melekler sancaklarını Kabe-i Muazzama'ya Nebi sallallahu aleyhi ve sellemin kabrine beytül mukaddes mescidine ve Mescidi Tur-i Sina civarlarına dikerler. Şimdi gel nasıl anlatmayayım. Halı fabrikasının o gününde bilemezsiniz. Bilinse demem zaten. İltihat etmiştir. Ruhu şad olsun. Üstazımıza geldi ama dinledim. Efendim dedi. Ben gece teheccüd namazına dayanamıyorum. Kalkarım dedi. Kalktığımda siz Allah'ın nuru tarif edilmez bir şekilde Allah'ımızın huzurunda, artık nasıl tarif edeyim, arşından inersiniz. Sonra Ethem Efendi diye bu Kayser'de bir kimse vardı. Yeni mahallede çok güzel Sami Efendi hazretlerinin evlatları vardı. Yine olur inşallah.
Orada Ethem Efendi'yi ziyarete gittik. Ethem efendinin gözlerinin görmediğini anladım. Cemaat de var. Birden efendim dedi, bugün biz sizinle işte dördüncü had Sema idi, aleyhissalatu vesselam Efendimiz ile görüşme oldu deyince, hemen cemaate siz dedi dışarıya çıkın. Ondan sonra döküldü ki döküldü. Bunların geceyi ihyası ile bizimki biri olur mu? Melekler şu yerlere girmezler. Köpek bulunan evler, bayağı ellerim, Hanazir, bundan anlayalım artık. Öyle olan eve girmesin. Allah, içki içilen evler, yasak olunan şeylerin işlendiği evlere, suret bulunan evlere girmezler. O zaman gönül evine nasıl girecekler? Yedi tane, sekiz tane kavram var. Bu ayet celleye bakarız. Bir de Tevbe suresinde yirmi dördüncü ayet celleye, evler, barklar, ticaretler vesairler, babalar, oğullar, kardeşler işte bunlar hep günümüzde nedir? Allah'ımıza kavuşmamıza mani olan engellerdir.
Bunlar da kalkmadıkça oraya nur girmeyecektir. Tabii. Yemeyin ben. Girmeyecektir demeyin. Girer inşallah. Tövbe ederiz. İstiğfar ederiz. Allah'ımıza yalvarırız, yakarırız, girelim. Bazıları demiştir ki, Cibril aleyhisselam Kadir Gecesi'nde yeryüzüne indiği vakit selam vermediği ve musafaha etmediği bir insan kalmaz. Bu halin alameti nedir? Tüylerin ürpermesidir. Kalbin yumuşaması ve gözlerinde yaşarmasıdır diye ifade edilmiştir. Bazı alametleri var Kadir gecesinin. O gecenin açık ve hoş bir gece olması soğuk ve sıcak olmamasıdır. Kadir Gecesi'nde köpek sesleri duyulmaz. Sabahı güneş büyük tabak gibi şuağsız doğar. Allahu Teala Hazretleri velilerine abid ve zahit kullarının dilediğine o geceye ait harikulade haller gösterir. Yatağına giremez zaten. Girse de yatak onu diken gibi batar. Batar. Derhal kalkar o huzura iner. Zaten o huzuru bulduktan sonra yatması mümkün değil.
Efendim uykusu, uyku kalmaz onlarda. Hani bir beşeri sevgi içerisinde olan o arzusuyla, şehevi duygusuyla sabaha kadar uyumayınca onu nasıl bunu nasıl hesap edebiliriz ki biz? Nasıl söyleyebiliriz? Bu nimetlere mazhar olurlar. Hep Kadir gecesi ile alakalı devam ediyoruz. Kısaltarak tabi devam ediyorum. Bu selam hususunda çok ayet celleler var. Bir tanesini arz edeyim, Risale-i Nur. Allah'ımızın bu nimeti Rabbimiz bizi bundan mahrum etmesin. Efendim cennette mi olacak? Zaten iki cennet var buyuruyor. Rahman suresinde Cenabı Hak kendisinden korkup saygı içerisinde olanlara iki cennet var buyuruyor esselamle. Bunu Esad Erbili Hazretleri'nden dinleyelim. Arifani ilahinin gönlündeki cennet diyor. Onun için illa cennette değil o selam. Dünyada da o selam içerisindedir. Şu halde Hak Teala'nın halktan fani halk ile baki ebrarından dinde kemale ermiş olan kullarını dünyada da selamlar gelmiştir.
Çok şükür kendimden bir kelam olmadı. Hayır bu okuduğum Abdülkadir Geylani efendimizin eseridir. İslam hukukçusu, İslam hukukunda en ileri derecededir. Bir de onu mu anlatalım? Onu da anlat hadi. Hiç konuşmazdı. Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz onun mübarek ağzından altı tane tükürük, o köpük değildi o ilimdi, irfandı, hikmetti, marifetti, ünsiyetti, korkbiyetti nelerdi o. İlmel yakindi, aynel yakindi, hakkal yakindi. Biz şimdi bazı şeyleri inşallah sizin sayenizde biz de anlamaya çalışırız. Diyoruz ki, rabıta da gönlümüze nur iniyorsa, böyle bir manevi bir tat, o tat dediğimiz feyiz diyoruz ya, sırf o değil o. Evet, feyz o. Manevi coşkunluk demek. O manevi coşkunluğu biz şöyle anlayalım. Ana sütüyle çocuk besleniyor. O sütü tahlil ettiğimiz zaman içerisinde o yavrunun gelişmesi için ne gıda varsa hepsi mevcut. Gözüne görme, kulağına duyma, beynine nedir? Güçlenmesi, elinin ayağının.
O füyuzat-ı ilahiye bir dervişin kalbini yedi kat semayı yok bilip arşı azama açması, oradan gelen ona ilim olarak hikmettir, marifettir, yakin halidir, basirettir, havf-u ilahidir, Risale. Min külli emrin selam şu hale göre Allah'ın emirlerine karşı direnen zalimlere meleklerin duasından haz ve nasip yoktur ve haram yiyenler ve akrabayı ziyaret etmeyenler ve onlara yardım etmekten sakınanlar, söz getirip götürenler, haksız yere yetimlerin mallarını yiyenler, bir de kindar olanlar, Allah muhafaza et ya Rabbi, muhafaza et ya Rabbi. Bunu meleklerin vesselam ve istiğfarlarından yararlanmazlar buyrulmuştur. Daha devam ediyor. Selam, selam sana ya vuruç ayı, selam sana ya namaz ayı, selam sana ya iman ayı, selam sana ya Kuran ayı, Selam sana ya nurlar ayı. Selam sana ya mağfiret ayı. Selam sana ya necat ayı. Selam sana ya tevbekarlar ayı. Selam sana ya arifler ayı.
Selam sana ya müçtehidler ayı. Selam sana ya eman ayı. Ey şehri Ramazan. Asilere oldun zindan, muttakilere oldun Canan. Selam senin üzerine, ey yerleri ve gökleri nurlandıran, gözlere sürur, gönüllere feyiz ve bereket dolduran, mescit ve camileri aydınlatan, çıkarırsın aşıkların ateşli nefeslerini kalplerden yükseltirsin yaratanla, Ey Allah'ım Ya Rabbel Alemin oruçları ve namazları kabul olanlardan et bizi. Döndür günahlarımızı hasenata. Dahid et rahmetinle cennetlerine, yükselt derecelerimizi zatına Ya Erhamerrahimin. Bu gecenin artık vazifesini Sami Efendimiz hazretlerini, Kaddafi ve zikirler kitabından öğreniriz. Anlatamadığımı biliyorum, mazur görün. Velhamdülillahi Rabbil Alemin, El Fatiha.