Ve savru Ramazan. Orucu da Halık-ı Zülcelal emanet olarak üstümüze verdi, yükletti. Bir ay orucu tutacaksın, tutamayan Allah'ın emanetini kaldırmış, artmış olur. Tutanlar Allah'ın emanetini Çünkü Çünkü Ramazan-ı Şerif, Ramazan-ı Şerif, Rabbimizin kullarına rahmet ayı, lütuf ayı, affı mağfiret ayı, evveli hur rahmetin, evsatuhu mağfiretin, ahiru etbun minen niran. Ramazan-ı Şerifin birinden, birinden olana kadar Allah'ın rahmet günü, Allah kullarının kalbini yumuşatmak için yağdırdığı rahmet günü, göze görünmez rahmet günü, Onundan yirmisine kadar Rabbimizi mağfiret günü, affı mağfiret günü. Kullarının kusurunu affetmek günü, yirmiden otuzuna kadar cehenneme layık olanların ütkı azet günü, cehennemden kurtulup cennete gitme günü.
Yalnız Ramazan-ı Şerif'te bir ayın Müslümanı değil, bir ayın namazcısı değil, bir ayın ibadetçisi değil, on iki ay böyle delredecek namaz, ibadet de Allah'a kul olacaksın. Bir aylık askerlik olmaz. Allah'ımız bizi kul kabul ediyor, elhamdülillah. Biz kuluyuz bir ay askerlik edip çekilsen otursan kulaklarını patlana kadar subayların ve çavuşların döver seni, Allah'ımızın ölene kadar kulusun, abdestsin, askerisin. O kapıda çalışacaksın, çalışacaksın. Oruçtan da böyle, satı oruç müminler elhamdülillah. Oruç. Ağzındaki nefesleri açlıktan kötü kokar gibi olur birbirine, yedinci kat semaya kadar birinci kattan melekler arasında oruçların nefesi miski amber kokusu gibi geliyor. Ya rabbi diyor, oruçların anısından gelen kokuya dayanamıyoruz. Yani miski amber gibi kokuyor. Elhamdülillah. Meleklere kıt pay ettirecek kadar, melekleri kıskandıracak kadar ameldesin elhamdülillah. Dinliyoruz.