Bismillahirrahmanirrahim. Yani Ramazan-ı Şerif gündüzü zaten oruçta. Gecesi Kuran tilavetiyle ikisinin de şefaati var. Oruç şefaatçi, ya Rabbi bunu susuz bıraktım, aç bıraktım. Şimdi bazı haberlerde dinliyoruz. İşte en uzun günlerde bak oruç tutuyoruz, sabrediyoruz. Bunun demen bir manası yok. Oruç şifa ayıdır. Ramazan-ı Şerif şifa uzun geceler dinmez buna. Uzun gece demişim. Uzun gündüz üzerine dinmez. Ne ki? Rabbi Zülcelal'imize eğer sıhhat ve afiyet vermişse yaptığımız hiçbir şey yok. Eğer işte bir açlık hissi duyuyorum bilmem filan, o zaman nefsimizin ıslahı ve irşadı nasıl olacak? Hatta Ramazan-ı Şerif'te fazla yemek bile muvafık görülmez. İlla buna bakıyoruz. Bazı yeme içme hususunda uzman olanlar şöyle hareket edin, böyle hareket. Bunu zaten dinimizi ifade ediyor. Mevlana'mız beyan buyurmuşlar. Mideni bir müddet aç tut ki içerisinde marifet nurunun parladığını göresin buyuruyor.
Sonra sıhhattir, afiyettir. Biz sıhhat ve afiyet içinde tutmayız. Buyuruyor ki eğer geceleri de ihya edilecek olursa geçmiş günahların, küçük günahların mağfiretine sebep olur. Bak birinci gün geçti. Bizim için çok büyük bir ızdırap. Eğer taatle geçirmemişsek onun için kendimizi yoğun bir bakıma alacağız. Bunu Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz buyuruyor. Şimdi oruçlu bir kimseye diyor birisi gelse, satassa, iki defa buyuruyor. Oruçluyum, oruçluyum desin. Yani git ben, öyle sen ölmeyeceksen devam et. Ben öleceğim. Ben bir gün Allah'ın huzuruna duracağım. Şu gün benim elime geçmez. Bak bundan bir sene önce bak bizim ağabeyimiz hayattaydı. Bak şimdi yok. Yok git kardeşim diyeceğiz. Allah seni de ıslah etsin. Bizi de ıslah etsin. Sen maşallah işi kurtarmışsın. Şimdi kabir ahvalini görenler tahammül edemez. Dedem Rahmetullah Ali hazretlerinin huzuruna kılavuz, hafız geliyor.
Fakat gözyaşleriyle gelmiş. Hafız. Neden ağlıyorsun? Efendim kabristanın yanından geçiyor, akrabalarım da var. Okuyun dedim. Kabir hali keşf oldu bana, yanıyorlar. Bir kısım insanlar öyle kendilerini sağa sola atıyorlar ki tahammül edemedim mi efendim. Çok zor diyor. Tahammül edemedim. Şimdi biz bunu görmedik. Bizim İhsan Hoca diye birisi vardı. Hocadır değildir bilmiyorum imammış. Kendisi yapalım yirmi sene oldu belki. Ama o duasının içerisinde bir söz söyledi. Dedi ki biz dedi peygamberimizi görse idik Sallallahu Aleyhi ve Sellem daha farklı hareket ederdik dedi. Şu gözlerimiz bağlı olduğu için biz bu işin farkına varamıyoruz. Ben üstadımız burada vazgeçti. Sanayi Camii'nde çok üzüldüm. Dedim ki ayaklarınıza tura buluyor. Öyle dirildikçe eğer mümkün olursa çıkardım camiden. Derdim o zamanın bir put bu bunu demesin derdim. Biz neyiz ki? Bunu sonra kendi kendime tefsir ettim.