Bir salik Cenabı Hak'tan istifadeye kadir olursa onun rabıtayı terk etmesi vacip olur. İmamı Rabbani, buyurmuştur ki yolumuz Sahabei Kiram Ridvanullahi Teala aleyhim ecmain hazaratının yoludur. Bu bize bir müjde olması lazım. Yolumuzun Ashab-ı Kiram'ın yolu oluşu ne büyük bir nimet. Her kim insani kamilin ruhaniyetine basiret gözüyle bakarsa şimdi ruhen güçlüler zaten. Bu herkese rabıta olmaz. Bunu çokça dinledik. Fena fillah makamına gelmiş bekabillah olmuş. Bizzat kendisine Hızır Aleyhisselam tarafından tavsiye edilmiş. Yapılması haber verilmiş. Kimselere ancak olabilir. İnsani kamilin ruhaniyetine basiret gözüyle bakarsa ruhaniyetin de Cenabı hakk'ın tecellisini görür. Sıfatlarının zuhurunu görür. Rabıta sebebiyle müritte rabıtadan istifade hali başlarsa cemi ahvalde rabıtaya devam ile o hali muhafaza etmesi lazımdır. Artık istifade hali başlamış.
Gönlü ilk anda yanmış batmış iğne batar gibi olmuş. Bir bıçak saplanır gibi olmuş. Bunu Sami Efendi Hazretlerine sorunca buyurmuş ki kötü ahlak biiznillahi teala kesiliyor buyurmuş. Hemen kalkıp da doktora vay kalbime benim bir hal oldu. Acaba kriz mi geçiriyorum denmez. Kriz geçiren kimsenin kalbinde şu göğsü çizilir gibi olur. Bir tır üzerinden geçmiş gibi olur. Neredeyse sol tarafı tutmaz gibi olur. Sırtlarında batmalar meydana gelir. Ecel terleri döker. Böyle olduğunda ne olur? İğne batar gibi. O zaman gözünde yaş meydana gelir. Böyle Rabbimize dönme hali zuhur eder. Öyle olur ki gözlerinden yaş akar, gönlünden de nedamet yaşa akar. Melhasır Rabbi Zülcelal'imize döner. Böyle bir hal olduğu zaman katiyen rabıtasını bırakmaz. İşini gücünü terk etmedi, bu defalarca anlatıldı. Üstadıyla olduğunu hatırlar. O seccade üzerinde yapışı bir farklı tabii en güzeli o.
Hazır bir vaziyette, edeple, şartlarına riayet ederek oturur. Kalbini açar, kalbinin altına koy. Bakın istifade Cenabı Hak'tandır. Ya Rabbi füyuzatı ilahiyenin lütfettir. Direk hassa ne olur? Bizzat yaşadıklarımız var. Olmaz. Bunu Esad Erbili Hazretlerine sordular. O Risale-i Esadiyeyi okuyalım çok güzel olur. Hep böyle bütün delilleriyle şeri delilleriyle rabıtayı anlatıyor. Esad Erbili Hazretleri. Bunu bulursunuz hemen kitapçılardan da olur bu. Risale-i Esadiye şimdi çok güzel. Böyle bilgisayarlarda neden internetlerden neden artık nasıl indirilirse hemen indirir, okuruz, çok güzel yazmışlar. Ve bu hali bırakmazlar. Çünkü arabanın yakıtı rabıta-i şerifedir. Araba gidecek. Bir yere kadar gitmiş ama sonra içsen bile gitmiyor çünkü benzini tükenmiş. Onu demeye gerek yok. Şimdi telefonlarımızla da misal verebilir miyiz bilmiyorum.
Şarjı tükendiyse ne kadar tuşlarına basarsan bas çalışmıyor. Bir kere rabıta da şarj olacağız. Bu şarj olmayı bir evladına ismini hatırlıyorum. Çok gencim. Çok gencim. Yanında da bulunuyorum. Bir ders anlattı. Şunu gördüm, emeğini hiç esirgemediğini gördüm. Kaza namazı ne zaman kılınır? Bunu tek tek tek anlattı. Nafile namazları ne zaman kılınır? Bunları da anlattı. Kaza namazlarını kılması gerektiğini, evradını ifade buyurdu. Hani öyle bir tesir de anlatıyor ki işte unutamıyorum. Altmış sene olsa da unutamıyorum. Bir kere anlatan kim? Rabıta evladım dedi yirmi dakika kadar yat dedi. Hele bir ders tarifi var. Kıymetli bir insandı. O bir yere girdiği zaman insanlar kendilerine bir çeki düzen verirdi. Yani görüntüsü bile bir meclise girecek olsa böyle uygunsuz bir hareket yapamazdı insanlar. Bir manevi ağırlığı vardı. Yapamazlardı. Sırf buna sohbet ediyor.