Bugünkü manevi yolculuğumuza rabıta konusuyla devam ediyoruz. Rabıta dersin en önemli bölümüdür. Rabıta'yı bırak. Yedi kat semayı yok bilerek gönlünü arşı azama aç. Rabıta'sız ders olmaz. Rabıtasız dersi bir mahalle caminin imamı da tarif eder. Mürşid-i kamil muazzam bir nur olarak tasavvur edilir. Arş-ı Azam olan kalbi saadetlerinin altına kalp bu dünyanın genişliğinde bir kalp şeklinde düşünülerek konur. Salik, Ya Rab füyuzat-ı ilahini üstadımızın gönlünden benim kalbime lütfet diyerek en az on on beş dakika kadar tefekkür eder. Allah'ın feyzinin, rahmetinin, bereketinin, lütuf ve inayetinin Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin kalbi saadetlerine, oradan da yarım hilal şeklinde tasavvur edilen manevi halkanın en sonunda oturan mürşid-i kamilin kalbine aktığını farz ederek gönlünü ilahi çeşmeye açar salik.
Esad-ı Erbili kişinin kalp arsasına feyzin gelebilmesi için gerekli şartları şu şekilde sıralar. Dini emirlere sıkı sıkıya bağlılık, dünyanın gereksiz süsüne değer vermemek, kalbi isyanla kararan münkirlerin inkarından uzaklaşmak. Rabıtadan gaye. Mürşidin suretini hatırlamaktan maksat Allah ve Resulü sallallahu aleyhi ve sellemin ahlakıyla ahlaklanmaktır. Üsve anlamında hareketi bir başkasınca taklit edilen kimse manasına gelen rabıta peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin ve Allah Celle Celalühu'n muhabbetinde yok olmaktır. Rabıta halinde bir mürid. Es'adı Erbili sadrından yukarısını yeşil bir nur halinde görünce, Pir Efendimiz, bu hal fenafir resul, Resulullah'ın aşkında yok olma halidir, buyururlar. Gaybet. Kendisini su üstünde saman çöpü veya ağaç yaprağı gibi seccade üzerinde kaybolmuş bir vaziyette bilmektir, gayb hali.
Bir derviş rabıta yaparken gıybet hali zuhur edince Şah-ı Nakşbend bize rabıtayı bırak. Yedi kat semayı yok bilerek gönlünü arşı azama aç der. Bu kelamla o dervişin fenafillah Allah'ın muhabbetine kavuşma saadetine erişeceğini müjdeler. Cenab-ı Hakk'ın Musa aleyhisselama konuştuğu gibi, ey Rabbine itaat edip huzura eren nefis. Hem hoşnut edici ona teslim olup onu görüyormuş gibi ibadet eden ihsan sahibi bir mümin olarak hem de boş nohud edilmiş olarak Rabbine dön. Kullarımın arasına gir ve şeytanın hilesine aldanmayan ihlaslı samimi kullarım arasına girerek cennetime gir, cemalime ve zatıma er hitabının muhatabı olmaya başlar. Hak'tan gayrı her şeyi bırakır. Ömrünü hebadan, ilmini riyadan, nefsini ve ehlini ateşten, dilini gıybetten, namusunu haramdan korur. Rabıtanın lügat ve ıstilahi anlamı. Kelime anlamı alaka kurmak demektir.
Istılahı anlamı ise gönlü Allah ve Resulüne teslim edecek olan mürşid-i kamilin kalbinin altına koyup nurun doğduğu iki kaşı arasına gözleri dikmektir. Bütün tefsircilere göre ey iman edenler sabredin. Düşmanlarınıza karşı sebat gösterin. Nöbet bekleyin. Allah'tan gereğince korkun ki kurtuluşa eresiniz ayetinde belirtilen rabitu, rabıta edin, nöbet tutun kelimesi memlekete düşmanın girmemesi için sınır boylarında karakol bekleme anlamına geldiği gibi içtede nefis ve şeytanın hilesine karşı mürşid-i kamile yapılacak rabıta ile Mevla'nın hıfz u himayesine girmektir. Es'ad-ı Erbili İki kesik bir taşa bela buyurur. Nefis ve şeytanı çamurun kurumuş hali olan keseye taşı da akla benzetir. Akıl bazen unutabilir, yanılır, gaflete düşer ama mürşid-i kamilin ruhaniyeti gözüm uyur, fakat kalbim uyumaz hadisi gereğince her an uyanık olacağı için sığınıldığında biiznillahi Teala imdada koşar.