Allah'tan ki dökülür. Sen anlarsın, bizim içimizde baksan, doğru söylem. Bunların içinde rabıta yaparken a, gayret ve rahatlatan yok mu? Kalbine bir akar kesen yok mu? Hacı dizbasan yok mu? Hacı gittik atan yok mu? Herkes yükü var. Ben biliyorum içinde bunu. Ve oraları geçenler de çok. Onun için, biz yapamadığımız için olmaz zannetme. Olur da sen yapamıyorsun. Sen yapamayan bana söylüyorum. Camiiyetinin müdürü için intizar ve istirhamda bulunur ve her ne kadar arzu verse istirhamını kendi diler uzatır. Ondan sonra kalp, kalp benzükle başlar. Ya tarikata Aliye, Aliye-i Nasu'yendiyanın cariye-i mezhep ahiretine giden bir talibi saadet için gayet mühim bir kerpiyet daha vardır. Bu tarikata giremezsin bu ayet bin yirmi bir kerihiyet vardır. Bunları duymalıyız. Yazdım da okuyamayalım. Cemaat çocuk çocuk veriyorsun. Onların muhabbetlerini artırmanın için şeydir ama sizlerden bu bunların.
Çok büyük lazım. Evet. Bahiresine giren bir hadis-i salih için her iki yüz bir tekiyet daha vardır. O dahi Sen o ders de kalbini açıp, yıkılıyor neden başka? Her zaman hatırda bulunduğu da bak durabilir mi? Layide, kardeşimizin birisi burada olmadı mı diye yiyorum. Burada olduğumu dinliyorum rüya olur diye. Öyle, sizin gibi, senelerce otuz üç sene değil. Bir saniye, bir iki sene olmalı. Geldi ki birkaç ay sonra, efendim, desemden tırnağım, her yerim çakıl çakıl çakıl çakıl çakıl çakıl beyaz fal çanağı şeklinde, yuh zatilillahi'nin oraya girdiğini ve orayla Allah, Allah diye, yani dilini damağına yapıştır dahi. Dişlerim gibi, dolanayım. Git böyle min Safayı celal kek, din de dışarıdan kekle. Yani diyor ki gazim diyor, böyle diyor. Kalbinizden baştan baştan buraya gelin. Nefis ispat ettik. O, hiç sevmiyorsun. Devamlı de aldı hepimizi. Yok. Hep, öyle böyle var.
Böyle hiçbir çalışan da oluyor. Bu. Yalnız, size soruyorum. Abdestli, pir azanı peyyi yiyerekten, duasını okuyaraksan alsan, namazı huzurla kılsan gelen keyzla. Bir müddet adamlar var. O da atması senden, demesi senden şekilde. Dev kılıyor, o da kılıyor. Bahçede, bağda, kalbi. Bu da ikisinin namazı gir olur bu olmaz. Mı? Bazı yer sokuyan var. Yeminle adet etmiş. Böyle parmaklarıyla çekiyor, o dedik de diyor. Çocuk tarikattayım diyor. Çok şükür tarikattayız, yani bir mahzun vermez zeval var. Bir semeresi olmaz. Mahsun kardeşim, Şimdi biz bir çalışalım, biz alalım inşallah. Malum olduğu üzere nefis ve şeytan gibi iki düşmanı, bir emanı müdafaa edilmek her biri gibi bir çare değildir. Hem nefis var, hem de insan var. Bu iki düşmanı müdafaa etmek herkesin tarihi değildir. İki kesek bir la şergelah.
Onun için görüyoruz ki bu düşmanlar milyonlarca müminleri ifa ederek Görüyoruz ki bu düşmanlar milyonlarca müminleri iyi fal ediyorlar, bizim elimizden de anıyorlar. Bu iki düşman nesle şeytan. Cenabı Hak gibi bir Halık-ı azimlerine, Cenabı Allah gibi bir Halık-ı azim Mevla'ya, Mevla'ya bir Rezzak-ı Kerim'ine ikram eden, rızıklar ikram eden. Şimdi birer kelime affı çok kuruyor dedim, az sonra busa dün getirilir on bir yemeğe müsaade var, sekerim ben. Canım çok ister, çok şükür, diyor, o da sana ne, Allah versin benim. Çünkü, İstanbul'uma imkan yok olur. Yani, son zamanın da hastalık birinden ikramına kurban olayım Allah'ım. İnşallah sabır versin Allah. Şöyle on dört sene yiyebiliyorum, ondan ağzımı al. Şimdi var mı, günahını getiriverirler, ona koydular. İstemiyor ya. Hemen koydular. Allahu alem nimeti yazmış. Maalesef. Tevazu yok. Var mı efendim? Kahranız var mı? Çayınız var mı?