Ama bir edep, rabıta edebi, kamali oldu ki hazineyi hayal ki iki gözü mabeynidir. Mürşid kamilin filiz gelen yeri iki başının arası. Nesvese ne geldi orayı tutuyor değil mi? Geldi geldi içeriine vesvese. Fatmata, zurran valzeniz ya Muhammed! Ben senin iki kaşığın arasına baktım mı buradan nur geliyor kalbime. Ahır makıt da ümmetlerinde kutlu canlarının burasına baktın mı böyle nur gelecek. Oradan fışkırılmış biz kalpten zannediyorduk ki iki kaşının arasından oradan akar. Ne alaka bütün dünyaya yetecek kadar büyük depoymuş arşı avpan gibi geçmiş. Hele kalbi arşulma, Efendimiz geçenimizi şölen kucakladı dünyanda Diyor şimdi göçmen bir Kalbim, Arşullah, iman, iman, yemin istifade edin deyip, şoföre sürtüyor. Dünyada gördüğümden dedim, rüya gördüğüm daha iyi oldu ya! Hani böyle istersen, rüyanda neler yiyorsun var? Onların kalbi Arşarzan gibi tarafından tiz fışkırıyor.
Nasıl tutarsan öyle geliyor yani, kalbini dutmuyor müddetçe. İyice uzatmayalım dilimizle de kitabı çok okuyacak mabeyndir, iki gözünün mabeyni iki kaşının arasıdır hanımla mürşidin vechi ruhaniyetine içine belki iki gözü mabeynine nazar ehliyesin, orası menba değildir Allah'ın hayrımız, mülahaza kılıp sen dahi ve arasından bir tebrizanı aynı hayalından gaip gitmeyesin. O oradan dökülen feyiz içerinde kızı arıyor. Zaman zaman dut, kendinden gaip hali zuhuru ve nala gaip. Yani kendinden kendini gayb edecek vaziyette yenir insan, o zaman mürşide dönermiş bazısı, Şahin Nakşibmen'im bana dönme, ben Allah'a götürüyorum sizi diyor. Sadık yasaklaşıyor lan, Allah'a döndürüyorum geriye dönme! Birisi Efendimiz her şeyi Hızır bayır gibi halloluyor böyle gayb! O ayıp haline! Ayıp olduğun yere böyle! Öyle camide diyor, kızma nefes mi kesiyor ya!
Ölmez yedi günde böyle söke atacak alanlar olur, bazısı Böyle bas da ateşsiz haykır. Aykırı şekilde olmaz diyor efendim. Pek ilerisine girmemeli, ayıkmalı. Sonra bu kadar böyle şey var, savaşlarıma biz katil olduğumuzdan, yapamadığımızdan, önce su görmemiş viraj tarlaya dönmüşiz. En son olarak böyle rabıta'yı çok isterim. Şuraya gelmiştir. Aynı hayalinin kaybetmeyesini, hatta nefsinden kayb olasın! Bunu diyordunuz! Nefsinden kaybuz zira kalbe nihayet yoktur! Mürşid-i Kamil'in kalbinin derinliğine nihayet yoktur! Onun nihayeti bulunmaz! Yani Vesiri ilallah! Kalpten hasıl olur! Allah'ı görmek de kalpten hasıl olur! Onlar Mevla ile alakalı onların kalbi! Ve celevi hukuk bu rabıta ile olsa büzül yönünden destadır. Yani, talimatlar vefay eder çatır çatır gider yani! Şundan daha süratli, faydalı rabıtadır! Şey dinleyelim kardeşim, hemen ben buzdolabımızı size vereceğim.
Şöyle yapacağız inşallah! Zira mahsup, Allah'tır mahsup! Rabıta ise hemen senin için. Seyr-i illallah'a vesiledir! Maksadımız sırf rızayı bulmak! Rızaya götürmen için anca rabıta götürür! -Hadi şerife var ya! -Nasıl? Sen, yani mali şöyle Sen Allah'a ol! Allah'a ol! Eğer Allah'a olamıyorsan, zıvl Allah'a olamıyorsan Allah'a olan kutlu cihanları ile ol, onlar sizi Allah'a inzal etsin, Allah'a kavuştursun Bu mana yani şeyi manası böyle