Rabbi Zülcelal'imiz Kuran-ı Azimüşşan'da Mevlamız Yunus suresinde Yunus suresinde yüz yirminci ayeti celiyle ashabına ve küllen Mana-yı münifi, peygamberlerin başlarından geçenlerden sana anlattığımız her şey senin gönlünü pekiştirmemizi sağlar. Sana bu belgelerle gerçek inananlara da öğüt ve hatırlatma gelmiştir. Bu ayeti celileden hareketle müfessirine izam efendilerimiz şöyle bir izah buyuruyorlar. O da bu ve peygamberlerin başlarından geçen hadiseler Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam'a bildirilmek suretiyle habibim işte bana şair diyorlar, kahin diyorlar, sair diyorlar, işte geçmişlerin sözlerinden ifadeyi diyorlar diye hiç endişe etme. Kamer suresinde geçer, peygamberlerin başlarından geçen hadiselerin ekserisi orada bildirilir. Araf suresinde geçer, Hud suresinde geçer vesaire surelerde Rabbi zücelalimiz yerine göre ifade buyuruyor. Burada başlarına gelmeyen hal yok.
Mesela on iki peygamberin özellikle ifadelerle on iki peygamber. İşte Yusuf aleyhisselam ve Yakup aleyhisselam İbrahim aleyhisselam Nuh aleyhisselam işte Musa aleyhisselam İsa aleyhisselam vesaire on iki tane peygamber. Bunların çok büyük eza gördüğü kavminden bir gün Ayşe-i Sıddıka validemiz Radıyallahu Anhaya buyurdular ki ya Ayşe peygamberler içerisinde en çok eza gören benim buyurdu. Bunları diyor biz sıra biz sana anlatıyoruz ki onunla kalbin rahatlaya bak sadece sen değil Habibim sallallahu aleyhi ve sellem için. Bak geçmiş kardeşlerin diye geçer diğer Ayet celilelerde de diğer peygamber kardeşlerinle neler çektiler diye. Bundan hareketle Evliyaullah'ın menkıbesinin ifade edilmesini beyan ederler. Bu ayetteydi. Derler ki onlardan menkıbelerle güzel nasihatlerle öğütlerle insanların kalbi rahatlar, huzura ilerler.
Biz dinleriz işte büyüklerimizi fakat böyle bir menkıbe ne olduğu zaman insan daha çok gönlünde kalıyor ve rahat ediyor, unutmuyor onları. Daha bir tesirli oluyor. Bir gün yine büyüğümüz üstadımız cihana hükmeden Allah'ın sevgili kutbu cihan Efendimiz, buyurulur ki tarikatı Aliye'ye ilk giren insanlar, ilk giren insanlar daha fenafil ihvan. Bunlar menkıbeyi çok severler, gerçekten öyle. Biz anlatılsa mesela bir Sami Efendi Hazretleri'nden menkıbe hayran kalırız. Birini diyeyim size. Bu Yeşilhisar içmecesine gelmişti altmış beşti. Beşti bir idarenin değişikliği oldu. O idare değişince bir rahatlama hissettiler, geldiler. Geldiklerinde bir önceki seferler olacak bu. Geldiklerinde birçok anlatılacak hususlar var bitmez. Mesela çocuğun birisi koşarak geldi. Efendi baba tespihini annem istiyor dedi. Hiç çekinmeden sözünü ikilemeden tespihlerini çıkardılar. Buyur diye verdiler.
Daha pek çok yani bitmez tükenmez orada bir daha ziyade kayısı ağaçlarıydı. Onlara dayanarak kitaplar okuyorlardı, kitaplar okuyorlar. Bir seferinde Niğde tarafından Adana'ya doğru gidecekler. Böyle trafik kontrol ediyor.