Fahri Kainat Efendimiz, Allah'ın sevgilisi, habibi, dostu, bizim de kıymetli Peygamberimiz bu Hadis-i Şerif'inde ne buyuruyor? Dikkatli edelim. Kadın erkekmen geldi mi, köle cariye herkese şamildir. Benim üzerime salavatı şehiti getirmeyi kimse unutursa. Yani hiç Peygamberimizi hatırlamayız. Sevmiyor ki hatırlamayız. Sevse de hatırlardı. Bir kimse neyi çok severse onu çok konuşur bilirsiniz de, neyi çok sever onu çok konuşur. Beni düşünalarda bak, bahçacılar daima elmadan bahtiler. Sıvada son oldu. Künes şuna gitti. Planı şuna gitmiş. Çünkü şehirde daima onda, oyunculuğa koyunda ya. Daima koyunda. Şu koyunlar filan yaylada, bilanço hanımımız, filan mallarımız şu, o daima onda. Hanımı söven hanımdan, hamamını söven hamamından, Husair insan niye muhabbeti varsa onu çok konuşur. Peygamberimiz böylece de diyor. Yarın ahirette cennete gireceğim bir gene cehenneme gider.
Çünkü dünyada kanaatlarını unuttuğu için. Peygamberimiz unurulacak gibi değil. Onun bizde çok hukuku var, hakkı var. Zuldan olan dünyaya güneş geldi o. Güneşler etti. Oldu o. Onun için hiç kıymakla hiç gitmeyen, hiçbir şeylerle didişilmeyen bir hakkına da onun için Salavatı Şerife getirmeyenlerin zararı çok büyük. Yani Cennet'in yolunu şaşırmış olur. Böyle bitiriyorum burayı. Sizi daha çok incitmemem için. Mevlamızın Kuran-ı Kerim'inden kalan yerden başlıyorum. Mevla şöyle buyuruyor. Namazı şarahitle eda ederler. Kamil mümini ise namazları edepli olur, erkallı olur. Dün birer temas etmiştim tabiri erkallı olur, namazı dürüst kılarlar kafir müminler. Kamil mümin olmayan, camide bir türlü kılar, bahçede bir türlü kılar ta tarlanın başında bir türlü kılar hiç geri müyeyi doğulmaz. Öyle namaz kabule şayan değil. Buradaki rüya olur Allah riyanın için kabul etmez.
Buradaki da acele olur onun için kabul etmez. Yani seni Allah'a han Allah, Sabbena legal hamdde diyecek sünnet olan. Bu ikisini bir söyleyecek. Söyle bulmazsa namazı kabul olmaz. Kadın olsun, erken olsun, dilini doğurmazsa iki fevlün arasında Sübhanallah diyecek kadar durmazsa, tabirlerden bozulup mühim olan ibadetimiz de bu olduğu için dönüp dönüp torun üstüne geliyoruz görüyorsunuz. Hatta ikinci kıtaya geçiyoruz. Gördüğünüz rızıktan hatta mümin olanlar, verdiğiniz gencine verdiğimiz rızıktan, evet başkalarına da nasip gelenler, yenilüler. O, kendimden veriyorum zanneder ya, kendimden veriyor onu. Anadan doğunca şunun var mıydı paran solun? Maçar diyor, boynuna bir anda mahülsem, yani azıcık güruhamda fazla dursam, bir anda ateşlara vur, cayır cayır yakarım malını bir anda. Yani yok eli veririm kül ederim sömür ederim.
Bunun için diyor, benim virtüğünden verin diyor kullarım diyor Allah. Benim size virtüğü. Bir alan sana Söğüt bir sermaye vermiş de, Batillere, sıkaralara, amalara, gelip isteyenlere, düşünsene kendi malından geliyorsun zannetme, yeniden geliyorsun olur diyor. Ben de kabul ediyorum senden razı oluyorum. Yani gören benim. Bu ayeti celilede, illallah'tan da tanmazlar bir hikaye var, hikayesi. Bunların duysun diye orada ayetlerini okuyamayacağım. Manavimi söyle söyle et keseceğim. Memleket, memleket, bir memleket büyük bahçe sahibi tek kişi var. Tek kişi var. O mahallede o gariyede başka bir senin de bahçesi yok. Amca o kadar rehavet bir insan ki, boğazından geçmezmiş. O Allah'ın verdiği elmalar, armuklar, hüzünler, huşuklu meyvalar ağzından geçmez. Gün geldin mi Kuran-ı Kerim'de. Gün geldin mi della çürırız. Çığırın memleketi. Bileceksin eyle. Ve çok da dua ederler. Dua ederler.