Peygamberimize develer boyun büktü. Develer, birisi geliyor devem diyor itaat etmedi ya Rasulallah, ne ediyor su çek yok da suyu çıkarmıyor. Dur ben varayım da o deveye bir evit vereyim diyor Peygamberimiz. Bütün mahluk Peygamberimizle konuşurdu, konuşurdu. Sahabe ile giriyorlar, bahçenin orada kendi kendini devebekken olur ya, kendi kendine bakıyor, nasıl sultanı enbiya efendimizin gölgesi yere düşmeyen efendimizin, gölgesi yere düşmeyen efendimizin, Veysel Karani'nin kelamı ile, başı göklerden mücceği yerlerden engin ayağı, böyle bilirim diyor ben, böyle Veysi bildiği gibi Muhammedimiz. Kimse bilemez, Peygamberimizi kimse laf veremez diyor kitaplar. Yerler gökler kağıt olsa, bütün sular mürekkep olsa, bütün ağaçlar kalem olsa, insan, cin, melek, katip olsa, peygamberimizin vasfını yazlamazlar diyor kitaplar. Kimsenin Peygamberinde yazacak. O alemine rahmet için gelen Muhammed ol.
Allah bizi ayırma Muhammedimizden. Nasıl yüzünü görünce deve, kopuşmaya başladı. Ya Rasulallah, size bir hakaret edecek gibi geliyor deve, geri çekilin. Yok yok deve. Bana hiçbir mahluk hakaret etmez insandan başka dedi. Geldi deve, diz çöktü deve, Peygamberimizin ayaklarına yüz sürmeye başladı. Ya deve benim ayağımı öpmekle kurtulamazsın, ne ayin işini görmüyorsun senin babasını eğip doyuruyor da, boğazıma iyi bakmıyor Ya Resulallah, bana da küfür söylüyor Ya Resulallah dedi. Görmem ben iyisini bunun. O adam başladı şehadet getirmeye eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdı resulühü. Doğru söylüyor ya resulallah dedi. Cidden ben onun karnını yiyip doyurmuyordum ve ona da günah söylüyordum diyor. Allah bizi Peygamberimizden ayırmaya Ya Rabbi. Gelirler ki başındaki sahabeler, müsaade et de ya edilseydi, kadınlarını hocalarına secde ettirirdim. Bu kadar haklılar dedi.
Ayağa kalktı dedi ki ya Rasulallah, ben diyor bu deveyi kabul edemem, seninle konuşan deveye hizmet buyuramam artık dedi. Deveyi sana veriyorum. Nietzsche geyikler, nice kurtlar, nice kuşlar, nice ağaçlar, nice taşlar, Peygamberimizle konuşuyordu. Lakin şimdiki sırtarmış Müslümanım zanneden Peygambere çöz bebeği dinleyecek kadar hakaret ediyor. Peygamberini kut elimle kaldır. Allah-ı Muhammed yolundayım. Ah hocam heyecanlanmazsan. Ah hocam heyecanlandırmasalar. Ah hocam evkeli konuşmasan, ah hocanı evkeli konuşturmasalar. Ah hocam bağırmasan, ah hocanı bağırttırmasalar. Böyle dediğimden ne olduğunu anlıyorsunuz. Peygamberimize verdiler deveyi, Peygamberimizin hizmetindeydi, Peygamberimiz ahirete ithal ettikten sonra kafasını eşya rugla deve vefat etti. Peygamberimizin hasretine dayanamıyordu Peygamberimizin. Allah sefaletına nail etti ya Rabbi Peygamber.
Nereden gittik buralara ben bilmiyorum ki biz emanetten konuşuyorduk, yine sözlerime dönüyorum.