Kalbi Selim. Nedir? Peygamberimizi sevmenin bedeli, sünneti seniyyesine riayettir. Çünkü Rabbimiz onu bize en güzel örnek olarak gönderdi. İnsanın tabiatında güzel olana meyil var. Güzel olana meyil. İnsanın tabiatında mevcut bu. O zaman biz güzeli arayacağız. Güzel kimdi? Güzel. Hiç şüphesiz Allah'ımızın tecelli ilahisini hepsine mazhar olan Peygamberimizdir. Mesela kainat bir tecelliye mazhar, halil sıfatını. Efendimiz ise bütün sıfatı ilahiyenin mazharı ama mazharı tamdır. Şimdi bu mazhariyet, o sıfatı ilahiye bizim halimize göre değişir. Müminin imanına, bir velinin velayetine, velayetin kendi arasında üç mertebesi var. O mertebelere göre değişir. Efendimizin ama risalet ölçüsü içerisinde, peygamberlik ölçüsü içerisinde tecelliye mazhar oluşu tamdır. Bundan dolayı biz efendimizi örnek alacağız. Zaten Rabbimiz onu bize örnek olarak sunmuştur.
Efendimize karşı ahlaki sorumluluklarımız vardır. Bunları eksiksiz yerine getirmeli ve peygamberimizle bir gönül bağı kurmalıyız. Zaten yolun esasında o değil mi? Okuyorsunuz, ilkokuldaki hocanızla bir alakanız var. Oradan sonra liseye geçiyorsunuz lisedeki hocalarla. Oradan daha öteye geçiyorsunuz üniversiteden daha ilerisi bu şekilde gidiyor. Bu başta kardeşlik ölçüsü içerisinde Allah için kardeş olmak bunu yerine getirebilirsek sonra bizim yapacağımız vazife nedir? Bize yol gösteren mürşid-i Kamil'de fani olmak, hani onda yok olmak demek vermiş olduğu emirlere ilahi emirlere sıkı sıkıya yapışmak demek. Diyor. Sonra Efendimiz ' a karşı bir gönül bağı kurulacaktır. Bu gönül bağı siz rabıtanızda yaşarsınız bunu, muratebenizde yaşarsınız hep ölçüleri verilmiş. Ama yaşayamıyoruz dersek yaşayamamamızın sebebi sünnet, seviyesine riayet etme işimizdendir. Efendimiz'i çok seveceğiz.
Bu bize verilen artık bir görevdir. Tevbe Suresi'nde ele alınmıştır. Üç sevgi var. Birisi Allah'ımıza olan sevgi. İkincisi Resulüne olan sevgi Üçüncüsü de cihat sevgisidir. Yalnız bu sevgide sınırsız sevgi sadece Cenabı Hakk'a aittir. Onu ne kadar seversen sev ama diğerlerine olan sevgimizde mesela peygamberimize ilahlık vermemek şartıyla ne kadar seversen sev. Biliyorsunuz birisi gelip secdeye kapanıyordu da Efendimiz aleyhissalatu vesselam derhal men ettiler. Bana İsa Aleyhisselam'ı uçurup kaçırdıkları gibi beni methetmeyin. Bana Allah'ın kulu ve Resulü deyin. Şehadette okuyoruz ya ve resulü diyoruz. Allah'ın kulu ve resulü. Çünkü Kuran-ı Azimüşşan'da Cenabı Hak Habibini diye nitelendirilir. Sonra Peygamberimiz anıldığında Salavatı Şerife okuyacağız. O anıldığı zaman. Yüce Allah Efendimizin kendi katındaki değerinden dolayı salatü's-selam okuduğunu müminlere bildirmiştir.
Ona Allah da salat ediyor. Melekler de salat ediyor. Allahutaala'nın Resulullah'a salatı ne demektir? Allah şimdi, Celle Celalü, Habibine salat ne demek bu? Onu dövmesi rahmetidir. Hadidini dövmesidir, rahmetidir. Meleklerin salahtı ise onun makamının yücelmesi için Allah'a dua etmeleridir. Sallallahu Aleyhi Selamı öğreniriz. Neymiş? Allah'ımızın ona habibine salatı onu nettir. Onu dövmedir Ve rahmetidir. Meleklerin Habibullah'ın makamının yücelmesi için dua etmektir. Zaten o makamı Mahmut büyük bir şefaatin sahibidir. Efendimize çokça salat edenlerin ahirette buna yakın bulacakları şöyle buyrulmuştur. Kıyamet gününde bana en yakın olanlar velayetimi kazananlar bana en çok salat edenlerdir. En çok salatü selam getirirlerdir. Gerçek cimrilerin Efendimizin adı anıldığı zaman salatü selam okumayanlardır. Peygamber, Muhammed böyle dinlemedi.
Peygamberimiz, sallallahu aleyhi ve sellem, Muhammed Mustafa, sallallahu aleyhi ve sellem veya efendimiz deriz. Kendisine salatü selamı okuduğumuzda meleklerin de o kişiye salat ettikleri haber verilmiştir. Melekler de o kimseye Allah'ınızın rahmetinin yağması için dua gidiyorlar. Cuma günleri bana daha çok salat selam getirdiniz çünkü sizin salat selamlarınız o gün bana arz olunur, buyuruyor. Yani bir tanışıklık meydana getireceğiz efendimize kendi aramızdan sarılacak. Kendisine okunan bir salatı selama karşılık Allah'ın bu salatı selamı okuyana on defa salat edeceğini ve onun on günahını sileceğini bildirmiştir. Ne kadar kıymetli, ne kadar güzel. Bir de Efendimizin ismi anıldığında Peygamberimize karşı ondan bahsedilirken edepli olmamız gerekir. Bir kere bahs olunan Allah'ın sevgilisi, kainat onun yüzü suyu hürmetine yaratılmış.
Hatemün Nebiyyin Nebilerin sonuncusu bütün enbiyada ki güzelliklerin madeni iki cihan güneşidir. Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Ona karşı çok edepli olmamız da zaten Hucurat Suresi'ne indirilir. Okursunuz onu takip edin. Mesela bir program yapın kendinize Biz bu programları size sunduk. Aman ha onun üzerinde iyi durursun. Çok dikkat edin. O bizi yetiştirecek olan bir programdır. Hepinizi bilgi sahibi edecek cehaletten kurtaracak bir program. Bunlar kardeşlerimiz iyi çalışsın, bunu verenler güzel çalışsınlar. Sonra arkadaşlarına dut tutsunlar, tutabilecek durumda olanlara. Benim kardeşlerim, eğer yazarken, eğer demeyin artık üzerinde duralım, eğer neyi yok bu işin. Bir defterler olsun, o deftere yazsınlar. Mesela diyor ki, alt buyurun utanıyorum ama bir basur rahatsızlığı dedin mi?
Allah'ım diyor, bende böyle bir rahatsızlık var, yillardan beri çekiyorum, bir şu kaderi kağıdı bir yazayım diyor. Halbuki otlar şifa imiş diyor, ne yaparsan? Işte Allah'ımızın nutfettiği şifaya erişirim diyor. Bak bir tasur hastalığını tedavisi olarak gösterilen ilaçları nasıl yazıyoruz? Ve o kağıdı kaybetmiyoruz? Bunlar bizim kafamızı, gönlümüzü, ruhumuzu iyileştirecek olan konulardır. Ondan dolayı bir küçük defterimiz olur mu? Çok olması gerekir ve yazarız. Mesela ilk konumuz din nedir? Din Allah ile kul arasındaki muameledir. Din Allah ile kul arasındaki muameledir. Din bir kuraldır. Şuraya oturuşumuz bire bire bir kurala bağlıdır. Konuşmamız da kurala bağlıdır. Her hareketimiz başıboş değiliz. İnsan başıboş bırakıldığını zanneder. Böyle dikkatiniz çok istiğfar veririz Allah'ın izniyle.
İyi bir takip edelim artık tembelliklerimiz geçer ve böyle bir yol açılınca demek ki tembelliğe vesile biz olmuşuz. Böyle bir yol açıldığı zaman biiznillahi Teala kafanın kiri, pası, o durgunluklar hepsi hayt olup geliyor elhamdülillah diyoruz, ne güzel faydalanıyoruz, istifade ediyoruz diyor. Çok seviniyorum bu çalışmalarınızdan dolayı. Çünkü bütün insanlığa faydalı olurmuş oluyor. Dini Kuran'daki anlamına bakıyorsunuz. Nedir? Kuran-ı Kerim'deki anlamı dini bir cezatın, mükafattır. O da ahirette izah edeceğimiz güldür. Bunun sünnetteki yerine baktığımız zaman sünnette de haya manasına da gelir. Nasihat manalarını da içerir. Bunun yanında sınıflanmasını yaparsınız. Dinlenin, asla dinlen. Ta Adem 'dan efendimize kadar birdir. Adı İslam'dır. O sonradan Yahudi ve Nasrani diye ifade edilmiştir. Sonradan. Yoksa hepsi İslam'dır. Şimdi kutsal olanlar var.
Kutsal biliyorsunuz hepsi kutsal, ilahi olanlar. Bir de kutsallığını bozanlar var. O da nedir? Yevuk ve NASA'da. Bir de hiç ilahi emirle münasebeti olmayan, bırakma gibi, Hinduizm gibi, gibi vesaire görüşler var. Hepsi yanlıştır. Böyle incelenir ve malumatımızdır. Efendimiz şimdi anıldığı zaman edepli olacağız. Bu söz şuradan ileri geliyor. Diyoruz ki mesela bir Hucurat suresi okuyacağız. Kardeşlerim siz gayret gösterirsiniz. Bakın, çok azmetmemiz gerekiyor. İnsanlara sunuş çok önemli. Tezgahtarlık. Yani şu ticarette bile tezgahtar çok önemlidir. Eğer iyi bir tezgahtarınız olursa satışınız bildiğiniz gibi olmaz. Yani şu ilahi emirlerin tezgahtarı olmamız gerekir. Bak çocuklarımızdan mahrumuz diye diye diye bir de dahil kalmadı. Bilirsiniz. Şuradan kardeşlerimizle yaşıyoruz. Kendi arkadaşlarımızın çocukları. Soruyorum Kuran diyor. Bilmiyorum diyor. Biri biliyorum diyor.
Bir diğeri bilmiyorum diyor. Az bir alaka. Bak selam verip geçiyorum. Üstadımız bu kasabadan olduğu için, ben dedim onun memleketinde olanlara saygı duyarım. Sizde bir El-üç cüze alın. Kuran'ı Kerim'i öğrenelim. O da kabul ettiriliyor. Yumuşak yumuşak ifade ediyor. Yani bu kadar mısın bir alaka istiyor. Şimdi bir kişiyle olacağı iş değil. Hepimizden, hepimizin bir kaydet gösterilmesi gerekiyor. Şöyle düşünün İslam garip olarak geldi, garip diye dönecek. Bakın aile hayatı tefessuh etmiş durumda. Aile hayatı bozulmuş durumda. Boşanmalar had safhaya vardı. Evlilikler bir, iki, üç değil dokuzuna vardı evlilikler. Öyle çılgınlıklar var ki, öyle çılgınlıklar var ki dinimizin helalından olmak şartıyla bir, iki, üç, dört derken bu ona çıktı. O internet kafelerde çıktı. O gizli evliliklerde çıktı. Neler neler neler duyduklarımız hep bundan dolayı biz mesulüz.
Allah'ın dinde mesulüz, yol göstermemiz gerekir. Bir memlekette bulunuyorduk. Kardeşlerimiz de varlardı. Dedi ki buradan, biz çıkalım, şimdi buraya isyanın çok olduğu mahal. Bir müddet sonra birisi dedi ki çok yanlış düşünün. Burada isyan işleniyor diye tez çıkalım demeyeceğiz. Çünkü Mekke Mekke şirk içerisindeydi. Ateşe tapanları bile vardı. Yahudisi de vardı. Hrıstiyanı da vardı. Bu çok bir maharet. Tam insanların azmış olduğu cahilliği dönem diyoruz ya. Cahiliyet dönemiydi. Efendimiz ne yaptı? Bunlar cahillerdir diye Çin'den çıkıp gitmedi, onlar çıkardı efendimiz sallallahu ve teala. Onların irşad ve ıslahi için bir Ebu Leheb, bir Ebu Cehil, bir Velid bin Muğire defalarca onlarca defa kapılarını çaldı İslam'a davet etti. Hepimiz görevliyiz. Bunu çok seviyoruz. Gelin böyle yapalım. Bak buraya iyice müddet ettiğimizde bu gibi yerlere, yanımıza bir başkasının da atmayı iştirak edelim.
Edelim. Söylemeyelim yani bu bir kasaba diyelim ne olursa olsun. Bu kasabadan bakıyorum dokuz kişi geliyor, onuncu yok dinleyelim. Biz dokuz kişi bir araya gelelim, bir dokuz kişiye ulaşalım. Bu böyle olur. Birincisi Efendimize salatü selam getirmek, sünnet seniyyesine uymak. Bu şimdi burada eğitim vermez. Bu konuşmalar görüşmeler ise eğitim vermez. Bu bir anahtardır. Bize yol açarlar. Zaten vermişler elimize altmış haftalık bir program ona sıkı sıkıya yakışırız. Asıl olan otuz zaten. Efendimiz'den bahsedilirken nedenli olacak ve bir programımız olacak. Mesela Hucurat Suresi, Hucurat Suresi çok önemli surelerden biridir. Bunu ele alacağız. Şimdi bizim asıl mücadelemiz bu olacak. Elimizde tespih alıyoruz değil mi? O tespih ne? Haram kıymetlidir. Her bir tanesi o Allah derken La ilahe illallah derken bunu çekmenin amacı Kuran'ı Kerim'le de münasebetimiz çok sıkı olsun.
Her atacağımız adımı tespit etsin Kuran'ı Kerim. Ayarlasın çünkü bize gönderilmiş bu. Habibullah'a indirilmiş. Bütün yaşam tarzımızı ortaya koyuyor. Hangi konu derseniz onun içerisinde mevcut. Efendimizin o mübarek kelamları bir İmamı Gazali'nin, bir İmamı Şarani'nin, mezhep imamlarımızın mezhepte müçtehid olanları vesairir. Gerçek alimlerin Allah korkusu olan kimselerin eserleri sayılamayacak kadar çok. Bunları da bir program dahilinde yürütürüz. Şimdi şudur bizi en çok engelleyen işte benim şu işlerim var bilmem filan değil. Bunların hiçbirisi mani değil. Bizim yarım saatimiz, yarım saatimiz eğer bu gibi çalışmalara ayrılırsa çok istifade ederiz, çok faydalanırız. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin kalbi selim sohbetini dinlediniz.