Bismillahirrahmanirrahim. Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz, nübüvvet halkasının hem çekirdeği hem de en son meyvesidir. Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz bütün alemlere rahmet olarak gönderilmiştir. Bütün cinlerin ve insanların da peygamberidir. Çok güzel bir ifadede bulunurlar. Mihrab-ı Mekke, minberi Medine ve yeryüzü de mescidi aleyhüssalatü ve's-selam Efendimiz. Onun hürmetine, yeryüzü mescit ve tertemiz kılınmıştır. En iyisi aleyhüssalatü ve selam Efendimizi, Cenab-ı Hakk'ın Kuran-ı Azimüşşan'ında, Kitabı Mecidi'nde nasıl nitelendiriyor, nasıl anlatıyor, bize ne tavsiyelerde bulunuyor, en güzeli budur. Baktığımız zaman biz Tevbe Suresi'ne yirmi dördüncü ayet-i celile, orada bir kısım kavramlar geçer. Babalar, kardeşler, aşiret, meskenler, ticari mallar vesaireler. Bunların yanında üç sevgiyi Cenab-ı Hak bize öğütlüyor.
Es Eğer siz Allah'tan celle celalü aleyhi ve sellem Efendimizden ve Onun yolunda mücadele etmekten daha sevimli ise, o zaman Allah hakkınızdaki toplumsal çöküş emrini gönderinceye kadar bekleyin. Görüyoruz ki üç sevgi, Cenab-ı Hakk'a muhabbet, Habib-i Kibriya'ya sallallahu teala aleyhi ve sellem büyük bir sevgi ve onlar adına da dinimizin yücelilmesi için cihad. Efendimiz buyuruyor sallallahu teala aleyhi ve sellem: Efendimize sevgiyi sallallahu aleyhi ve sellem en güzel ifade eden bir hadis-i şerif. Enes bin Malik radıyallahu anh tarafından rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur sizden biriniz beni anne babasından, çocuğundan, annesinden, babasından, ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe tam anlamıyla iman etmiş olmaz. Rabbimiz ona sevginin nasıl olması gerektiğini şu şekilde öğütler müminlere. Estaivübillah. Ve ezvecehimmehatum.
Müminlere canlarından daha evladır zevcelerin müminlerin analarıdır. Üç sevgi deyince burada bir hadis-i şerifte bize imanın tat ve lezzetinin üç şekilde tecelli buyurduğu ifade edilir. İmanın tat ve lezzetini alan üç özelliğe sahip olur. Salata Resulullah. Aleyhisselatu ve's-selam Efendimiz şöyle buyurdu: Üç özellik vardır. Bunlar kimde bulunursa o imanın tadını tadar. Allah ve Resulünü bu ikisinden başka herkesten fazla sevmek. Sevdiğini Allah için sevmek, Allah kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra sonra tekrar küfre dönmeyi ateşe atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmek. Kuran-ı Azimüşşan'da Cenab-ı Hak bütün peygamberlerden aleyhi ve sellem efendimize saygı hususunda, Onun davasını yüceltme konusunda ahid söz alır, es-Sahil'den. Hani Allah Celle Celalühu, her birine elçilik görevini verirken peygamberlerden şöyle söz almıştır aleyhimüsselam.
Bakın, ben size kitap ve hikmet verdikten sonra eğer günün birinde elinizdeki hakikati doğrulayan, yani bir peygamber size gelecek olursa ona mutlaka iman edecek ve kendisini muhakkak destekleyeceksiniz. Ayrıca bu görevi ümmetinizle, ümmetinize de açıkça bildireceksiniz. Sonra Cenab-ı Hak her birine ayrı ayrı sormuştu. Şimdi bana karşı ağır bir sorumluluk yüklenerek bu şartlar altında sözleşmemi kabul ediyor musunuz? Peygamberler, evet, kabul ediyoruz ya Rab diye cevapladılar. Cenab-ı Hak da o halde şahit olun, ben de sizinle birlikte buna şahidim buyurdu. Ayet-i celîle-i cemile, aleyhi ve sellem efendimizin seçkinliğini haber vermiş olur. Böyle bir peygamberin sallallahu teala aleyhi ve sellem yolunu takip etme hususunda hadis-i şerifte Aleyhissalatü vesselam Efendimiz şöyle buyurdu: Kim benim sünnetimi ihya ederse beni sevmiş olur, Beni 7 de cennette benimle beraber olur.
Yukarıda üç sevgiden bahsedilirken müminlerin Cenabıhakk'a olan sevgilerinin her şeyden ziyade olması gerektiğini şu ayet-i celile ile bildiriyor, esamen. İnsanlardan bazıları Cenabı Hak'tan başkasını Rabbimize renk, Rabbimize celle celalühü eş tanırlar ve Rabbimize denk Tanrılar edinir de onları Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin Cenabıhakk'a sevgileri ise onlarınkinden çok daha fazladır. Efendimize muhabbet hususunda çokça zikredilen Mevlana'mızdır, kalpte sallallahuü sırrı. Buyuruyor ki çokça sözleri olmakla birlikte onların içinden sadece bir tanesi. Dünya tamamıyla bayram olsa, neş'et olsa sizin olsun dünya, sevgili bizim olsun yeter bize. Sevgiliden gaye Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem.
Biz yakın tarihe baktığımız zaman Hacı Hasan Efendi kalpte Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'yi münevvere hakkında yazmış olduğu bir şiirinde efendimize olan aşkını, sevgisini, muhabbetini şöyle dillendirir. Şükür döndük Medine'ye, bir ateş düştü sineye, aşık oldun şu binaya, muhabbeti Muhammed'tir, sallallahu aleyhi ve sellem. Uzaktan kubbe görünür, üzerinden nur salınır, kokudan ciğer delinir, tireyanı Muhammed'tir, sallallahu aleyhi ve sellem. Dahil olundu harama, hamdolsun, eldik merama, merhemler sürdü yarama, o macunu Muhammed'tir, sallallahu aleyhi ve sellem. Alemlere rahmet olan, Vahid ile kelam kılan, gönül pasın tamam silen füyuzat-ı Muhammed'dir, sallallahu aleyhi ve sellem. Söz Medine'ye gelince Şeyh Mustafa Hulusi kalpte Sallallahuüs sırra babaları dedemiz de bu hususta şunu ifade eder. Bütün emraz bulur şifa, anı 7, görmez cefa.
Sende Muhammed Mustafa, düştü arzum Medine'ye, sallallahu aleyhi ve sellem. Görürsen gam yeme hemen, senin vasfın durur beyan, sendedir sahibi Kuran, düştü arzum Medine'ye. Senin aşkın cemali ile yakar özleri hiç koymaz, bütün alemlerin zevki düştü arzum Medine'ye. Yine bir şiirinde Şeyh Mustafa Hulusi Kaddesallahu Sırri Hazretleri çok güzel beyanlarda bulunur. Onu vasfederken ab-ı kevser de muadil olamaz femi yarına Hak'tan olur sana ihsan eyledi Mevla nusret. Burada bir teşbihte de bulunuyor. Kevser Havuzu senin mübarek ağzındaki o şükre denk bile gelemedir. Efendimizin cihanı nurla doldurduğunu Süleyman Çelebi de şu şekilde ifade eder. Ber grup evimden çıktı nagehan, ber gurup çıktı evimden nagehan, göklere dek nur ile doldu cihan. Hapkaranlık bir çöl gecesinin onun içinden yükselen dolunayın.
Mehmet Akif'in rahmetullah aleyh hayal aleminde öyle bir ışık çakar ki şu sözleri söyler on dört asır evvel yine böyle bir geceydi. On dört asır evvel yine bir böyle geceydi. Kumdan ayın on dördü bir öksüz çıkıverdi. Efendimiz Aleyhisselam, alemlere rahmet olarak gönderilmiştir. Kuran-ı Kerim'de bu gerçek ey Muhammed sallallahu teala aleyhi ve sellem, biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik diye ifade edilmiştir. Dini mübini İslam'ın adil kanatları altında toplamıştı. Dünya neye sahipse onun vergisidir hep. Medyon ona cemiyeti, medyon ona ferdi, medyondur o masuma bütün bir beşeriyet. Ya Rab, bizi mahşerde bu ikrar ile haşret. Yine yakın tarihe geliyoruz. Sezai Karakoç'un da gerçekten güzel bir ifadesi var, Diyor ki sana geldim, ayaklarına kapanmaya geldim, af dilemeye geldim.
Affa layık olmasam da uzatma dünya sürgünümü benim, güneşi bahardan koparıp şairin de sevgili en sevgili, ey sevgili uzatma dünya sürgünümü benim dediği mısralarda Allah'ımıza duyulan aşkın bir çığ gibi yükselişini göstermektedir. Daha birçok şairlerin günümüzde de cehalet insanı boğduğu zaman, yetiştin zalime vermedin aman, Adın anılıyor, inan her zaman, alemle rahmet, sevgili Nebi sallallahu aleyhi ve sellem. Sen gideli inan, bozuldu bağlar, ümmetin dertlidir, bağrı kan ağlar. Senden umut bekler, hastalar sağlar. Ey dertlere derman, ey şanlı Nebi! Necip Fazıl'ın da rahmetullahi aleyh nur neslinden büyük Allah dostu ile tanışmasını ve sonrasındaki istikamet değişikliğini şöyle dile getirir. Tam otuz yıl saatim işlemiş, ben durmuşum gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum. Necip Fazıl'ın rahmetullah aleyhi bir vasiyeti var, çok müstesna.
Beni de Allah ve Resulü aşkının yanık bir örneği ve ardından birtakım sesler bırakmış divanesi olarak arada bir hatırlayınız, ruhu şad olsun. Biliyorsunuz o Sakarya adlı şiirinde desen kıvrıl, ben gideyim, son peygamber kılavuz demiştir. Zaten o büyük doğu mecmuasını çıkardığında da kapağına şunu yazar Allah'a itaat etmeyene celle celalühu itaat edilmez diye bir hadis meali koy ve onun yolunda olmayı da beri gel serseri yol, onun ümmetinden ol. Sel, sel kümelerle dol, onun ümmetinden ol diye devam eder. Hatta bir beytinde de çok güzel beyanı vardır. Efendim, kurtarıcım müjdecim, peygamberim, sana uymayan ölçü hayat olsa teperim demiştir. Tabii çok arif Nihat Asya'nın kısaca onun altından bir bölüm olsun Gel ey Muhammed, bahardır. Dudaklar ardında saklı aminlerimiz vardır. Hacdan döner gibi gel, miraçtan iner gibi gel, bekliyoruz yillardır.
Aziz Mahmud Hüdayi'nin de Rahmetullah Ali, kodumun rahmetü zevku safadır ya Resulallah! Zuhurun derdi uşşaka devadır ya Rasulallah. Hasan Efendi Hazretleri'mizin de çokça okuduğu şeyh galipden bir kıta. Hutben okunur minber-i iklimi bekada, hükmün tutulur mahkeme-i ruzi cezada, gülbandi hudumun çekilir arşı hudada, Esma-i Şerifin anılır arzu semada. Sen Ahmed-i Mahmud-u Muhammed'sin efendim, Hak'tan bize sultan-ı müeyy etsin efendim. Tabii pek çok Sultan Üçüncü Selim Han'ın, bunun yanında daha başka padişahlarımızın Efendimize olan çok güzel sözleri var. Cenab-ı Hak şefaatlerine mazhar kılsın. Velhamdülillahi rabbil alemin el Fatiha.