Peygamber Efendimizle Ruhani Yakınlık ve… | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
Peygamber Efendimizle Ruhani Yakınlık ve Salah-ı Sena
Peygamber Efendimizle Ruhani Yakınlık ve Salah-ı Sena kaydında Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi. Hatırıma gelen bir şeyle başlamak istiyorum. Efendimiz Rebiolevvel ayının on ikinci gecesinde seher vakti, alemi teşrif buyurdular. Nisan ayında da belli günlerin, efendimizin tespihinde onun anlatılması, hayatı, hayat sapaları. Doğumudur, gençliğidir, aile hayatıdır. Velhasıl cihadıdır,…
Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi. Hatırıma gelen bir şeyle başlamak istiyorum. Efendimiz Rebiolevvel ayının on ikinci gecesinde seher vakti, alemi teşrif buyurdular. Nisan ayında da belli günlerin, efendimizin tespihinde onun anlatılması, hayatı, hayat sapaları. Doğumudur, gençliğidir, aile hayatıdır. Velhasıl cihadıdır, hayatının her bölümünde anlatılmaktadır belli günlerde. Bu anlatılır ifade edilir. Zaten okunan Kuran-ı Azimüşşan'da hepsi dellendi ve toparlandı. Manasını bilmesek dahi efendimizle alakalı olan Kuran-ı Azimüşşan'daki ayet-i cemileler ruhumuzu doyurdu bizi. Essai ve Billah Ya ey Muhammedbi. Ey Allah'ın Nebisi. Hiçbir peygambere böyle bir hitap yoktur. Kuran-ı Azim üstüne hiçbir peygamber. Ya Musa'ya İsa'ya Davut, ya Zekeriya denir ama ya eyyühen nebbilü bir faziletdir, bir ihtiramdır. Böyle bir başa için hiçbir peygamber de yok.
Efendimiz için Rabbi Zülcelal'imiz, ya ey Muhammed'im, ey Muhammed'im, Bunu derken edep olarak buyrulur ki, o anda aleyhissalatü vesselam efendimizin mübareklik isabetin göz önüne gelir. Ey Nebiler için vahiydir. Vahyine ilham ile Cenab-ı Hak gönlüne bildirerek selam vermiştir. Yoksa bizim tahiyyemiz selamımız nedir? Allah'ımız öyle bir ünlü Muhammedisine getirdi ki. O kadar güler ki biz okuduğumuz namazdaki duaların anlamını bilim yaşayabilsek ne kadar güzel. El-Tahiyyat dil ile olan ka-zim. Diyoruz. Ahmet'e getiriyoruz vesaire. Hayıklı anlarda hep ifade ediyoruz. O bedene, onun emirlerine koşmak demek bu. Mesela ezan okundu elimizde oturuyordur. Namaza icabet edersek ne olur? O zaman Yiyeceğimizde içeceğimizde hayırlı işlerde diyorum mescide giderken. De salasü selam okuyarak geliyoruz.
Bedenen olan tazim, namazımız, orucumuz, haccımız, zekatımız, cihadımız, tebliğimiz, davetimiz, irşadımız, ıslahımız, Allah için sevmemiz, Allah için buğz etmemiz, peygamberlerimizin gelişinde dahil, zannedelerim ya alim Ümran seksen olacak, ya da risale'da peygamberlerden sız alıyor. Rabbi Zülcelal'imiz bütün peygamberlerden payit almıyor. Eğer Muhammedime ulaşırsanız, ulaşamayacakları belli. Yine burada efendimizin Eğer ulaşırsanız bir kere ona yardım edeceksiniz. Onun dinine siz yardım edeceksiniz diye ahid alma. Hufsu demektir. Onlara yardım edeceksiniz demek, ümmetinize siz öğütleyin ümmetinize. Onlar gelecek olan Meryem Muhammed Mustafa Sakkallah bir tazim içerisinde olsun. Şimdi Ahzap suresinden okundu. Bela, hangi çözülmeyen mesele varsa Allah'ımızın kitabı keriminde çözülür o. Eğer hususta biz anlaşmak mı istiyoruz? Bir araya gelmek mi istiyoruz?
Yani şu memlekette yediğimizi ağız tatıyla, işte Artarak, aynemi huzursuzluk devam etmekte. Ne olacak bu? Bu ne olacak? Allah'ımızın kitabına baktığımız zaman buyuruyor zaten. Essahet ve aşin mahlukatın bin ma'ruf buyurun. Evimizde ailemizle güzel geçinin buyurun. Her şey yazılmış çizilmiş bitmiş. O zamana hasredecek olursak Biz bunu şu şekilde biliriz. Hatemud Enbiya bildiği zaman sallallahu teala aleyhi ve sellem. İşte Adem aleyhisselamdan beri peygamberler geliyor. Diyelim Musa aleyhisselam geldi, İsa aleyhisselam geldi. Sonuncu olarak Nebiye Ekrem aleyhissalatü vesselam efendim hayır böyle değil. Bunu sadece bu şekilde ifade edemezsiniz. Yani nasıl ifade özelliği mesela Adem aleyhisselam da olan tevazu, Nuh aleyhisselam da olan şecaat, Musa aleyhisselam da olan bir cihat. Vesair peygamberlerdeki güzelliğin hepsi kimde toplanmıştır?
Peygamber Efendimizle Ruhani Yakınlık ve Salah-ı Sena ne anlatıyor?
Peygamber Efendimizle Ruhani Yakınlık ve Salah-ı Sena kaydında Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi. Hatırıma gelen bir şeyle başlamak istiyorum. Efendimiz Rebiolevvel ayının on ikinci gecesinde seher vakti, alemi teşrif buyurdular. Nisan ayında da belli günlerin, efendimizin tespihinde onun anlatılması, hayatı, hayat sapaları. Doğumudur, gençliğidir, aile hayatıdır. Velhasıl cihadıdır,…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 15 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de toplanmıştır. Şimdi biz bu sözü, tabii perdeyi toparlamamız mümkün değildir Muhammedileşme olarak aldık. Bu bitmez. Zaten bu toplantıların amacı bizim yapacağımız hayırlı hizmetlere aşk ile şevk ile muhabbetle çalışmanın başlangıcı mahiyetinde. Yoksa Allah'ımız onu vasfet mi? Hassan bin Sabit, Hassan bin Sabit efendimizin şahidi sallallahu aleyhi ve sellem. Senin medtahın, senin methedenin, vasfedenin Allah'tır. Bu vasfilik miydi? Allah'ımız onu dövdünüz. Diyorlar ki aklın muhtemelen ben. Torunun ismini neden Muhammed koydun? Çünkü bizim adetimiz olarak, geleneğimiz olarak, Haşim oğulları olarak böyle bir isim yok. Muhammed ismini biz senin ağzından duyuyoruz hiç yani yok bizde deyince, yerine de vasf edilsin. Semada da vasf edilsin. Her yerde vasf edilsin diye koydu. Onu vasf etmeyen hiçbir şey yok ki. Seherde bülbül ötüyor.
Seherde bülbül ötüyor. Yür ki öterken Muhammed geldi diyor Sadullah aleyhisselam seherde ötüyor. Muhammed geldi diyor Sallallahü aleyhi ve sellem. Gül de açılıyor. Gül diyor ki ben neden aşıldım biliyor musun? Benim açılmam Muhammed'in aşkındandır. Her şey onu var, ben de ozan. Bir görüşme dinlemiştim de kim olursa olsun orada bir söz söyledi Ozan. Ben dedi bahçeye çıkıyorum, bahçeye çıktığımda böyle güllerle, çiçeklerle, işte nebatatla, bitkiler ile meşgul oluyorum. Film ki diyor, ne olur beni zikrinize ortak edin. Bu mühim bir söz ama. Rabbimizi zikretmeyen hiçbir varlık yok. Nebatata, bitkilere hamle olur diyor. Beni de zikrimize ortak edin. Onlar bizi efendimize muhabbetine, aşkına, sevgisine keşke ortak et. Bir hanim-i iz hadisesi var. Bu bildiğimiz bir hadise. Vurma kütüğünün gözyaşlarıyla bir çocuk gibi feryat etmiş. Bir ağaç ağlıyor. Bu niye ağlıyor? Bu ağacı niye ağlıyor?
Onun için ağlamaya hiçbir şey yok. Sular akıyorsa Huzudi bunu çok güzel ibadet eder. Eder. Efendimiz için avlanıyor, efendimiz için ağlıyor. Onun mübarek yedi saadetine, mübarek bir dizini saadetine ellerine ve ayaklarına kavuşmak için aldırttırıyor. Her şey mümkün. Eğer bizde bir görüşme, konuşma, halleşme, dinleşme olsa, Yıldız da bize konuşacak. Ayda konuşacak Güneş'te bunu diyecek ki benim doğmuşum Muhammed'in sallallahu teala aleyhi ve sellem aşkımdandır. Biz bunu duymadığımız için oluyor. Duysak her eşya onu vasfediyor. Bahsetmeyen hiçbir şey yok işte bir hurma tutuyor, ağalık ağı yok. Biz Muhammedileşmez diyor. Bakın mevzuda Muhammedileşmeyiz. Bazen ölürsünüz adi ikiye yarıyorlar. Bakıyorlar ki Muhammed ismi çıkıyor. Yani o Muhammedileşmiş Bir koyunun, bir kuzunun, bir ineğin yavrusunun dahi sağında solunda, sağ ve sol böğrü kısımlarında Muhammed diye yazıyor bunu.
Halk için görülüyor. Bir patlıcanda dahi yazıyor. Hani bunlar diyorum, burada namaz kılarken aklıma o geldi. Notlarımız var, konuşuruz görürsünüz ama kendi kendine. Bunlar konuşuluyor, alasını konuşuyorduk. Şimdi bir en son kısmına geldik. Hocamızın hitabındaki son cümleler tamam işte okunan Kuran-ı Azimüşşan'ıyla yapılan hitaplar, yazılan kitaplar hep anlatıyor, söylüyor. Ama burada bize bir dersin çıkması lazım. Biz anlatılıyor, ediliyor, yazılıyor, çiziliyor. Ama hiç bizim o yazılan ve çizilenle münasebetimiz nasıldı? Mühim olan bu. Yani şu dünyaya gelmişsek, bizim ta Adem aleyhisselamdan ahir zamana kadar, kıyamete kadar gelecek insanların geniş amacı Muhammedileşmektir. Başka bir şey değildir. Nereden çıkardın bunu desen. Ahlaklanacağız. Bakın siz Hadis-i Kudsi'de göreceksiniz bunu. Hadis-i Kudsi'de oraya geçmeden önce hemen söyle. Allah'ın ahlakıyla ahlaklanmak.
Allah'ımızın isimleri, sıfatları, fiilleri. Mesela burada hitaben, takdim yapan kardeşimiz ne dedi? Dedi ki efendimizin rahmet oluşu hakkında sallallahu aleyhi ve sellem konuşmaya dedi. Efendimizin rahmet oluşu hakkında onun şefkati, onun merhameti, o merhametle dolabilmek, o şefkatle dolabilme. Sadece biz Tevbe suresinin son ayetlerine baktığımız zaman, Nedir bu? Allah'ımızın isimleridir Celle Celaluhu. Allah'ımız mutlak rauf bu ifadeyi kullanmak mecburiyetindeyiz. Mutlak ifadesi. Mutlak rauf ve rahim. Türkçeye bunun anlamı bulunabilir mi acaba? Şefkatli, işte errau dersek, daha da bir şefkatli, daha da bir merhametli ancak bu şekilde ifade edebiliyoruz. Allah'ımız kendi isimlerini, Celle Celal'i burada habibine kullanıyor. Nübüvvet ülküsü celsi al. Nübüvvet ülküsü celsi habibine kullanıyor. Daha onun şanını biz nasıl anlatacağız? Rabbicü'l Celalimiz hiçbir peygambere kullanmıyor bunu.
Allah'ımızın mesela Rahim sıfatıyla, şefkatli olmak. Rahim sıfatı ile Muhammedun Resulullah eşinde ve ala mahu beylahu bu olmazdı. Muhammed Allah'ın salılalasa Resulüdür. İşte onunla beraber Ashab-ı Kiram var ya, kendi aralarında gayet şefkatli, merhametli, kafirlere karşı onurludur. Maide suresinde elli dördüncü ayet-i kerime baktığımız zaman bu Fetih suresi sun ayeti. Bu işte. Allah'ımızın ahlakıyla ahlaklanmak budur. Müminler arasında şefkatli kafirlere karşı onurlu, Allah'ın ahlakıyla ahlaklanma. Ümidiyle yemin ediyorum. Tevbe suresinde uzun sahifeler. Baş tarafında gayet cennet. Onlar kafirlere karşı rızzaklı, onlar sizden bir şiddet görsünler buyuruyor. Allah'ımız da takva sahipleri ile, ihsan erbabı ile diğer ayetlerde beraber demek ki Allah'ımızın buranın aydınlanmasını istediğim için bunu söylüyorum.
Allah'ımızın ahlakı ile ahlaklanma sıfatlarını söylüyoruz ya, isimlerini söylüyoruz ya sadece bir tanesi. Rahim, Resref sıfatı da var Cenabı Hak'ın. Herkesin rızkını veriyor. Bütün mahlukatın rızkını veriyor Mevla-yı Müneca'nın azametine göre veriyor. İşte bu azamet-i ilahiyyeye Konuşmanın son bölümünde geçti zaten. Allah'ımıza olan tazim, Rasulüne olan tazim, yolundan gelen ulema-i Kiram'a ve doktor olacağım? Tıbba dair işte okuyorlarmış tıp fakültesinde birinci sınıfta şu kitabı, ikinci sınıfta şu üç, dört, beş, altı. İşte o kitapları alınından olmaz. Bir delilin olması lazım. Rahat zorundasın. Her bir kavim için yol gösterir. Hadis ise, gidecek hocaların delaleti ile olacak. Yani biz Muhammedileşmek istiyoruz, bu nasıl olacak Muhammedileşeceğiz? Muhammedileşenler beraber olacak. Allah'a, Allah ile ol.
Eğer Allah ile olamazsa Rabbi Zülcelalimizle beraber olanlarla ol ki, onlar sizi ulaştırsın. Ancak bu şekilde olur bu. Başka olmaz. Canı gönülden üç yüz altmış damarımızda teslim bilmekle olur bu. Mümkün değil değil, ahval eden olmaz da. Neden olmaz mesela? Allah'a itaat edin Celle Celaluhu, Resul'üne itaat edin. Memnu'l-emri minkum, sizler olan, ünlü emre yani otorite olan herkese itaat edin diye buyruluyor. Bu başka türlü olmaz zaten. Başka bir yol yok ki. Bir yol var Allah'ımız açmış onu. Yol açılmışsa şu okuduğum Hadis-i Şerif, Hadis-i Şerif İslam fıkhındaki dört, bir rivayette de beş hadis-i şerif temellerini oluşturur. İslam fıkhının temelini oluşturur. Herhangi bir sözdür aynı zamanda demek ki şimdi sokaklar var. Diyorlar ki aman ha bu sokağa girme. Bu trafik işaretleriyle de belli zaten. Trafik levhaları ile belli. Diyor yine giremezsin.
Ona benzer dolu sokaklar var ama bir sokak var ki oradan geçebilirsin. Yani şeytanın yoluna giremezsin o çıkmaz. Nefsin yolu çıkmaz. Dünya muhabbetiyle dolananların yolu çıkmaz. Hevai arzularda dolanan yolu çıkmaz. Çıkacak bir yol var o da Allah'ın Rasulünün ve onunla, onunla beraber olan kimselerin yoludur. Başka yok da yok. Ne kadar Ancak o şekil ol, başka türlü olmaz, olur gibi göründün, gidersin bir müddet gidersin. Canım kazancımda ben varlık sahibi olmak istiyorum, Bak bu şekilde girersem zengin olmanın hiç imkanı yok. İlla yanlış bir yola, illa haksız bir kazanç ile ben bunu elde ederim diye çekici. Belli bir yere kadar gider, ondan sonra çıkmaz, çıkmaz, sufaktır. Her şey dönüyor. Artık bunu dinlemeye gerek yok. Belli ortada her şey görülüyor. Rasulullah'ın yolunda olanlar her zaman başarılıdır. Bakın Hazreti Fatih Sultan Muhammed Han Hazretleri huzurundayız. Neden başarılı oldu?
Başarılı olması zahiren mümkün değil mi olur? Muhammed Fatih hazretlerinin başarılı olması zahiren mümkün değil. Yani o küfrün karşısındaki güce ve kudrete baktığımız zaman Hazreti Fatih elindeki imkanlarla bu zor mümkün değil. Ama nasıl oldu? Rasulullah'ın öyle iyisini takip etti ki esalem. Ey iman edenler sabredin. Safiru direnin demek. Diğer ayet kerimelerde var. Direnin. Diğer ayet kerimelerde için bu. Bir kafir topluluğu ile karşılaştırdığı zaman sebat edip. Sebat etmiş, azmetim, gayret göstermiş ve muvaffak olmuştur. Bu Hazreti Fatih için değil hepimiz için mukadderdik. Yani şu anlattığımız hususlar belli kimseler için de değil ha hepimiz için. Yani biz okuyoruz Hadis-i Şerif'i. İstanbul mutlaka fetholunacaktır. Onu fetih'den komutan ne güzel komutan. Onun askeri der. Ne güzel asker. Hepimiz için bu. Şu gönül alemin mutlaka fetholunacaktır.
Gönlünü imanla dolduran ve imanın güç ve kuvvetini oluşturan üzere ahlak ile ahlaklananlar ne güzel insanlardır. Ne bahtiyar insanlardır onlar. Azmetmiş ve gayret müstemler düştü. Siz bunu sadece cihad olarak ele alamazsınız. Bilim olarak ele alırsınız. Nefsimizi inşaatı olarak ele alırsınız. Yapacağımız birçok çalışmalarda, insanlığın kurtuluşu için yapacağımız, bütün çalışmalarda ne gerek? Alim gerek. Yav ben yapacağım bu işi başaracağım ama bir kimse yok ki. Bir yardımcım da yok. Yok benim hiçbir kimsem yok. Allah'ın Rasulu tek başına aş etmiştir. Onun yardımcısı, zahiri olarak baktığımız zaman, Hatice'm yardımcısı sahibi olarak baktığımız zaman Hatice Hanım, sonra erkeklerden Sıdhi Kaaza radiyallahu anh. E mi? Allah'ın izniyle nice az topluluklar çok topluluğa galebe çalacaktır. Ve bu süreç ta ilk başlangıçtan bir parti. Kıyamete kadar İtikatta, ibadette ve ahlakta Muhammedi olması.
Mehtah aleyhisselam için anlatılır. Mehtah aleyhisselamı işte biz duysam koşarız. Şöyle olur, dünyalar arkasından gider hayır diyor. Ancak onun askeri yemeğin içerisindeki tuz pazarda. Onu da zamanın kutlu bilir. Eğer ayak seslerini hissedecek olursa o tabilerine kalk, derhaldir. Öyle genişimizden olmaz o. Zamanın sahiplerinin bileceği geniştir. Ve bu da böyle milyonlarca arkasından yürüyecek orduyla değildir. Her zaman böyledir Musa aleyhisselama bakın. Allah'ın yolunda davet ettiği cihada insanları sığındığı zaman, işte sen Allah'ın ile beraber, böyle bir süre bak. Sen diyor Allah'ın ile beraber git biz oturacağız. Tek başınadır, bütün peygamberlerden bu. Efendimizden anlatılıyor sallallahu aleyhi ve sellem. Azmine bak, gayretine bakın. Hey kes buna düşman olunur. Ta amcasını ayağa kaldırınca. Diyorlar ki yeğeni Muhammed'e söyle bıraksın bizim putlarımıza batıl deyip durmasın.
Efendimize geliyor yeğenin bunları çok az. Bunlar azdı tuğ yani. Artık geri mi adım atacaksın, ne yapacaksın geri adım at. Şöyle biraz şükür et yeğenim bunlar çok azdır. Herkesin imkanlarda ellerinde. Paraysa elinde, kılıçsa elinde, hücre gurbetse bugünkü imkanlar dahil etmiyor. Nuh'nun şartları geldi söylüyorum. Herkesin imkanları var sen yapma şekilde bir yaklaşımla ifade edebilirim. İmam-ı Azam rahmetullahi aleyh Hazretleri hakikaten Muhammedileşmiş yer olmaz. Muhammedi mühürle olur mu Salgınallahü Teala aleyhi ve sellem. İmamı Gazali, Rahmetü aleyhi ve sellem efendimiz Salgınallahü aleyhi ve sellem ayet eder. Dört şeyi onun emri dahilindedir. Bir çivi dahi onun emriyle çakarlar. Başka ne anlatacak? Onun dışında bir şey yoktur. Ay nedir bu alem, her şeyi hak ile tayin müraat-ı Muhammed'den Allah'ın önünde celredin. Nasıl doğunun ayinesinde hep Rabbimizin emirleri amel edin yani.
Kuran ile amel edin. İşte ahlakı ilahi budur. Ahlak-ı Muhammedi budur. Sa'd Bin Mihşamın gelip de hani deyince, gelip de işte Rasulullah'ın ahlakı nasıldı? Sen Kuran okumuyor musun? Kuran'ın, onun ahlakı Kuran'dır dediği gibi. Başka yok. Başka yol yok zaten. Bunu bilmemek mümkün değil. O zaman azim ile, gayret ile, çaba ile. Ona ne kadar duyar biliyorsan, o nispette Rabbimiz yanında kıymetliyiz. Buna dikkat edeceğiz, yoksa olur mu? Bazen diyoruz, sen gibi akar gibi. Mühim olan biz o nasıl yemiş, nasıl içmiş, nasıl konuşmuş, nasıl bölüşmüş, insanlara nasip münasebeti nasıldı? Bir kafire dahi muamelesinde nasıl, bir kafir komşuya da, bir emirliğine karşı nasıl, neyi? Kabul etmediğinden değil, bal gibi kabul ediyor Musa Aleyhisselam'ın. Peygamber olduğunu çok ala biliyor. Ama siz Taha suresini okuduğunuz zaman göreceksiniz.
Orada tefsirinde diyorlar ki, sen Musa'ya inandın hayır inanacaksın. O zaman senin mabudluğun nerede kalacak? Aynen bunun gibi işte. Sen de itaat eden bir kimse olacaksın. Ebu Dilinin yorumu da etrafların hali de bunun dışında hiçbir şey değil. Diyorlar ne olacak Kabe'nin bu kadar hizmetleri var, hep bizim elimizde polis verimizden gider. Şan şeref şöhret onda olur. Sonra derler ki bakın son ahir zaman nebisi, ahir zaman nebisi. İşte onlardan geldi derler. Ben bunu nasıl kaldırabilirim diyen sadece inatlıkları görüyorlar. Bütün velayet-i ihtiramın bindiğini. Hatta Cebrail Aleyhisselam'ın dahi bu salih kul kim ki semanın kapıları açıldı diyor, müminlere semanın kapıları açılıyor Muhammed'in. Yok diyen verir için. Tövbe ederse umulur ki Cenabı Hak almamış. Şimdi şu taati yaparsan, cennetin iş böyle kenarında bilmem falan demek tam ortasına hayır hayır efendim.
İşte bir günahı işlememek üzere nasuh tevbesi yapıyoruz. Umulur ki buyuruyor Cenabı Hak. Umulur ki. Yani kesin bir garanti yok. Allah rahmeti olmadan kimse cennete giremez. Siz de mi Ya Resulallah? Evet ben de Allah'ın rahmeti olmadan giremem. Nasıl olur da böyle bir garanti mi edeyim? Sahabeden biri vefat eden de vasfı ile onun methiyle meşgul olduklarını ne biliyorsunuz buyuruyor efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Ne biliyorsunuz cennette olun. Devamlı değil. Arasında olacağız. Evet ki Allah'ın Resulü'nün ahlakıyla anlatmak, İmam-ı Azam rahmet-i zuani hazretlerine böyle buyurdu. Biz şimdi kardeşimizin takdiminde rahmet olarak ifade etti. Allah'ımızın rahmeti, Efendimizin rahmet oluşu, Onun ruhlara rahmet oluşu, ahittir, muhabbettir, müşahededir. Nefislere olan rahmeti tevazudur, alçakgönüllülüktür. Cisimlerde olan rahmetin tecellisi rükulardır, davet.
Yani söz konuşacağız bir kuralı var. Velil ülkede söz konuşurken, ben. Oturup insanları dinlerken bir boş sözü dinlediğiniz zaman. Her şeye rahmet. O zaman biz nasıl Muhammedi Artık umrelermiş, ziyaretlermiş eskisi gibi değil. Zaten ömrü nedir bilmezler de. Haccı yapan insanı bir sene ziyareti devam eder eskiden. Şimdi umreden iki günlüğüne omresi. Ama umremizde de olsa, haccımızda da olsa, hilimizi delil etmedikçe olmak, her yaşantımız, davasını benziyle salatü selam veriyoruz. Acaba efendimiz bize ne diyor o anda? Benim açmış olduğum bu çığırda insanların yürümesini temin edebildiniz mi? Benim davamı hakim kılmak için gayret gösterdiniz Burada dava savunuyoruz. Son okumuş olduğu Tin suresinde özetledi git. Biz bu Tin suresi sonuna da bela ediyoruz. Sadakallahullah. Ehli beytini sevmek, Kuran-ı Kerim'i sevmek, sünnetini sevmek. Artık biz bunu kaydediyoruz.
Bunlar bize bunları kaidedir, esastır. Biz bugünü kutluyorsak bunlara rüya edeceğiz. Selam getirmektir, getiriyoruz. Getiriyoruz da onun ruhaniyetiyle bir alakanlar oluyor. İyi getiriyoruz salah-ı sena. Hatta adet ettim ben diyoruz. Cuma günleri bil salah sınav okuyorum güzel on bin dokunur. İbrahim-i Mehburi diye bir zat var da, Rasulullah'ı gördüm deyince, annesi diyor ki evladım öyle çalış ki, Rasulullah'ı açıktan müşahede et. Öyle salahu selam okuyalım ki onu açıktan müşahede eyle. Rabıtamızda olsun görelim, muratamızda olsun görelim. Gelen bir yerde Rasulullah ile buluşursa dalar. İnşallah gelişmeye çalışırız, çok mu uzaklaştır acaba biz peygamberimizle. Bakıyoruz demiş, inşallah yakın olur. Bunlara dikkat edelim. Nihayet edelim yakın olmaya çalışalım. Zahiri dinimizin ifadesiyle değil, gönül olarak onunla olalım.
Yani onun, ah ümmetim ihvanım deyince biz seninlen oluruz, siz benim ashabımsınız onlar benim ihvanım kardeşim. Onu olunmaya çalışalım biz Mühim olan bu. Böyle vaktimizi boşa harcayacak zaman yok bize. İnşallah bilirsiniz bunu bilirsek ne yatabiliriz, ne uyuyabiliriz, ne de istirahatimiz olur onu bulmaya nail göstereriz. Mühim olan bu. Davasını benimseme, ehli beyiyetini sevmek, ruhani sevmek, sünneti seniyyesi. Salasü selam getirmek. Demek bu onunla buluşmak demek. Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Yani gözünü yumduğu zaman ben Resulullah ile görüştüm diyebilmek. İşte yakın tarihte günümüzde olanlar yok değil var. Size Muhammed'in Fatih söyleyin. Bir toplantıda gözüm diyor yumuldu, Rasulullah ile ruhen buluştum diye yok dedi valilerim. Onun dostlarını, dostluk bilmek, onu hudut usul içerisinde gönlümüz yanarak anmak. Ona kavuşmayı çok arzulamak, onu çokça anlamak.
Ve herkese her şeyi edinmek. Bir düğün mü yapıyoruz, onun adeti seni yesin öne çıkarıyor. İşte adet budur. Evet adet çok önemli bir kelimedir. Fıtımızda vardır örf ve adet. Ama hangi örf ve adet? O örf ve adet. Resulullah'ın Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi.