Peygamber Efendimizin Üstünlüğü ve Mucizeleri kaydında Vesselam Efendimiz bana dört haslet verildi ki Hak Teala Hazretlerinin peygamberlerinden hiçbir peygambere verilmeli. Birincisi bana arzın anahtarları verildi. Allah. İkinci olarak Ahmet ismiyle isimlendirildi. Ve üçüncü olarak ümmetin, ümmetlerin en hayırlısı kılındı dedikten sonra toprağın hasretini zikretti diye buyurmuştur.…
Peygamber Efendimizin Üstünlüğü ve Mucizeleri ne anlatıyor?
Peygamber Efendimizin Üstünlüğü ve Mucizeleri kaydında Vesselam Efendimiz bana dört haslet verildi ki Hak Teala Hazretlerinin peygamberlerinden hiçbir peygambere verilmeli. Birincisi bana arzın anahtarları verildi. Allah. İkinci olarak Ahmet ismiyle isimlendirildi. Ve üçüncü olarak ümmetin, ümmetlerin en hayırlısı kılındı dedikten sonra toprağın hasretini zikretti diye buyurmuştur.…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 13 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Vesselam Efendimiz bana dört haslet verildi ki Hak Teala Hazretlerinin peygamberlerinden hiçbir peygambere verilmeli. Birincisi bana arzın anahtarları verildi. Allah. İkinci olarak Ahmet ismiyle isimlendirildi. Ve üçüncü olarak ümmetin, ümmetlerin en hayırlısı kılındı dedikten sonra toprağın hasretini zikretti diye buyurmuştur. Gördüğünüzlü olarak Peygamber Efendimiz yukarıdaki sözlerinden sonra az arz bana mescit ve temiz kılındı diye buyurmuştur. Toprağın hasreti, fethi budur. Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayete göre ben bütün peygamberler üzerine üstün kıldım. Benim günahlarımdan geçmiş ve gelecek olanları bağışlandı. Ümmetim, ümmetlerin en hayırlısı kılındı. Bana kepçe verildi. Gerçekten sizin sahibiniz yani Peygamberimiz kıyamet türünde han sancağı sahibidir.
O sancağın altında Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin Adem Peygamber ondan daha aşağılarda hac olunur dedi ve daha önce ciddi geçen iki hasreti daha zikretti. İbni Abbasen radiyallahu anh'a mefhuhvan rivayet bulunmuştur ki ben bütün peygamberler üzerine iki hasletle üstün kılındı. Benim şehanım kafirdi. Bana benden önce hiç kimseye verilmeyen beş haslet verilmiştir. İmam Buhari'nin naklinde cahil radiyallahu anhullah'a rivayet etmiştir. Birinci olarak her peygamber hassaten kendi kavimine peygamber olarak gönderilmişti. Ben ise kızıl ve karar herkese peygamber olarak gönderildim. Haradan Murat Araplardır, Kızıldan Murat da Arap'tan başka olanlardır. Yani üçüncü insanoğullarına peygamber olarak gönderildim demektir. Ganimetler bana helal kılındı. Daha önceden hiç kimseye helal kılınmamıştı. Arif bana mescit ve temiz kılındı.
Ben şununla yardım gördüm ve mübahler oldum ki bir aylık yerden düşmanların kalbine benden korku düşer. Beşinci olarak, kıyamet gününde şefaat etme bana verildi. Hazreti İsa Aleyhisselam, Cenabı hakk'ın yardımıyla, güçsüzleri gözlüğüyle, baraj hastalığına tutun onları iyileştirerek kurtarın. Ölülerini diriltelim. Efendimiz sallallahu teala aleyhi ve sellem hazretlerine de bunun benzeri mucizeler gezilmiştir. Uhud kazasında, Tebuk Hatane'nin gözü çıkıp yanağının üstüne düşmüşken yerine koyup evvelki halinden daha güzel sıhhat ve afiyet olduğu ifade bulunur. Baraj hususunda zikredildiğine göre Muaz bir yaprağının hanımlar var o hastalığa tutılmıştı. Efendimiz sallallahu teala aleyhi ve sellem dua buyurtular ve sıhhate ektiler. Allah'ın yardımıyla güçsüzlerini İsa aleyhisselam göz eder. Baraj hastalığına tutulanları da iyi ederdi.
Ölüyü diriltme hususunda bir kimse Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e benim kızımı diriltmedikçe ben iman ezmem dediğimde, Binfüdin'in Peygamberi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz o kızın mezarına varıp İsmi ile çağırıldılar. Allah. Kız, Buyur emrine hazırım Ya Resulullah diye karşılık belli. Çapıl taşlarının tersi etmesi, taşın selam vermesi ve hurma kütüğünün inlemesi elbette ölülerin konuşmasından daha bellidir. Diğer bunlar konuşan şeyler kısmından değillerdir. Hazreti İsa Aleyhisselam'a verilmişti ki bu hasletler halk evlerinde ne saklarsa kendisine malum olurdu. Resulullah Efendimiz ise bu tür mucize ondan çokça zuhur etmiştir. Ölülerini diriltme hususunda Ayet-i Celile'de bildirildiği üzere Eşyaibübilne.
Öyle iken dirilttiğimiz ve insanlar arasında ayetinin devamı yürüyebilmesi için kendisine ışık tuttuğumuz kimse karanlıklar içinde kalıp ondan niye çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte kafirler yaptıkları böyle güzel gösterilmiştir inkarcılara. Burada ölülerin diriltilmesi hususunda asıl kalbin diriltilmesine işaret veriliyor. Bölünün ölü olması her şeyden beter. Esvedi ibni Veli Hazretleri hakkında silsililerde çok güzel bir beyit var. Rağlıkalarla, murakabelerle, güzel tavsiyeleriyle sohbetli münevverleri ile birçok gönüllü ihya alınmıştır ki bu ihya hali içki diğerlerine de benzemez. Cenabı Hak demek ki efendimiz aleyhissalatü vesselamın ümmetine de ümmetinin artık en çirkinlerine de bu güzel hasreti fethetmiş, insan etmiş. Bunun ilaçları ve tarifesi elimizde. Burada bir kaynaşimiz bulunduğumuz yere geldi. Dedi ki yerin dedi şifresini kapının bulamadım.
Ahiret kapısının şifresini nasıl bulacağız? Ölüm tefekkürümüzü, ramıtanızı, zikrimizi, murakebemizi güzel yaparsak ahirette kurtulmak şifresini de bu olsaydı. Ama çok güzel bu duygu olmak bile hayra işarettir. Hazreti Süleyman Aleyhisselam'a cin taifesini hizmetinde kullandıysa Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellemi onları İslam'a çağırma, Müslüman olup dinine girme gibi bir üstünlüğü vakit buyurmuştur. Cin taifesi ve Süleyman için aleyhisselam cinlerden bir ordu toplandı hükmünce Hazreti Süleyman'ın askerlerinden sayıldılarsa efendimiz sallallahu teala aleyhi ve sellemin gazalarında melekler ordusu hazır bulunup kainatın efendisinin ordusundan olmuşlardı. Herhalde anlaşılıyor. Yani Süleyman Aleyhisselam'a dinler orada.
Peygamberimizin diğer peygamberlerden üstünlüğünü haber verirken deniyor ki Süleyman Aleyhisselam'a dinler asker olmuşsa efendimiz sallallahu teala aleyhi ve sellemin okuttuğu alat-ı ilahiye ile cinle Müslüman olur ve bunun yanında Bedir muharebesinde ve diyet gazalarda melekler orduya güç ve pul biber attılar. Onlar bedeni olarak bir tavırda bulunmadı ama bir topluluk gösterdiler. Mesela yine geçti burada. Ölüleri diriltme hususunda İsa Aleyhisselam'ın, Efendimiz Aleyhisselam'ın da bir tanesi geldiğinde kız çocuğumu diriltirsen iman ederim takub il mucize anlaşılsın diye söylüyorum, anlayalım diye. Rüzgar ne yaptı? Hazreti Süleyman'ı gezdirip yeryüzündeki beldeleri gösterelim mi? Şimdi efendimize nasıl bir mucize bahşolunuyor bunu ibadet etmek istiyorum. Resul-i Ekrem Müfettiş Hazretleri'nin yeryüzü bir yere toplanıp doğuları ve batılara temaşa gerilmişti.
Görülecek yerleri hep gezip ören ile ayağına getirilip gösterilen arasında çok büyük fark vardır. Yani Hazreti Süleyman bizzat hareket etmek suretiyle görüyor yürüyerek fakat efendimiz aleyhstir vesselam'ı, bütün yeryüzü huzuru ve kardeşlerine geliyor. Sallallahu Aleyhiala'nın. Ümmetine bu bahişte konulmuş mu bunu özel olarak anlatırım Allah için verirsin. Siz de bilirsiniz mürşid-i kamilimize iyi kulak vermişse, onun sohbetler kitabını batmışsa çok iyi anlarız. Öyle sermayeler bıraktı ki ki o sermayeye sahip olanlar elhamdülillah çok zengin olur. Vesaiplerle zengin oldular ki mükafatını melekler bile kaygılanmiyor Cenabı Hak ediyor. Öyle bir sermaye bıraktı ki o aktiviteler gibi anlattıklarında hakikatler o kadar gizliydi ki tabii anlayanlarımız anlamıştır. Bu çok büyük bir sermayeydi. Mesela nedir bu latife olarak? Boyun yayı, hangi yayı anlamadan koyup giriyor. Bu büyük sermayeymiş.
Kalbimizde Allah'ımızın muhabbetini taşıyan bir özellik vardır diyor. Sonra kalpte kavti ilahi gibi bir nimet var. Haşerullah var. Minib olmak ki Cenabı Hak'ta tamamen bölüş. Haynayı Konya'yı anlamadan biliyorum demesinden sadece girip bölümse ibreti söylüyordu. Kulakta haklı duymayı söylüyordu. Zaten böyle ifade ediyoruz. İnşallah tanıyamıyorum, tanımıştı. Kapalı sarıldı gibi gitti dedi. Hazreti Süleyman Aleyhisselam'a mantı fırtaydı. Kuş dili öğretilmiştir. Hiç duyduk mu? Üstadımız bir şey anlattı. Güzel güzel kerametleri anlatılıyor. Anlatsın, bildi anlatayım. Ama çok güzel anlatıyorlar kerametleri. Böyle bir şey O nasihat kerametleri kaldı mı? Mesela burada Süleyman Aleyhisselam'a hoşlarım gelir. Hiç duymadık bunu efendimiz, halk Burhan kuşu diye bir kuş var gibiydi. Hiç duymadık bunu.
Reşat diye de böyle şelale olarak su bakarken, su ne diyor diye etrafında sorduğunu, sonra da kendisi bizim anlamadığımız bir bilince, şiirlerle evvelle hakkı buyurmaya çalışıyor. Seyirler bunu etrafını durdurmuşlar. Seyirler Hanım sormuş. Bursu diyor, demiş ne diyor? Demişler ki su akar, göz bakar. İyi maşallah demiş, yanımız. Bu kadroyu delil içine nüfuz etme dedikleri büyüklerimizin bu işi. Aman haksızlıklar, nadiren kıldığımız bu saatte gönlün nefsani arzu ve istek pamuklarını kırınca ruhun güzelliğine erişiyorlar. İşte bak bir daha söz söylüyorlar. Diyorlar ki bidonun derinleyin. Dersini seviyordur içindeki su akıp gider. Der. Diyorlar ki gece güzel dersimizi çekiyoruz. Evrak ve eşkarımızı yapıyoruz ama gündüz hız delik olunca bir harama baksa oradan gece yaptığımız saatlerin nelerin, ecir ve mükafatı dökülüyor kulaktayınca. Haydi keramet denir, bir kerametini anlatayım.
Onlardan çiller gibi keramet yapar, buna değer vermesin, değer vermesin anlatın hadi. Bir tanesi hafız, kimse çıkaramaz. Böylelukta konuşmam lazım. Hafız, değil bir hafız. Ne diyor Mürşiliğini görüyor musun? Bir İnşallah öğüt kerametleri faydalı olacak. Nedir o öğüt kerametleri? Mesela bizim delaletimizle evrak ve asker alanlar var. Onlar devam etti örnek etmiyor mu? Bunun benim vebali var onu araştırmak. Hazreti Süleyman'a mantıklı hayır. Kuş dili öğretilip cin, şeytan ve rüzgarlar ecri müsahhar kılmıştır. Neml Suresi'nde o ruh çok anlatıldığı için ikinci defa süslemeye istiyorum. Neml Kuşlarım öterken ne dediklerin? Birkaç tanesini değil. Kuşun birisi biz böyle cik cik cik ötüyor dediğimiz kuş bakım nedir? Testayinden. Cenabı hakk'ın zatından başka hiçbir şey yoktur, yok olacaktır. Sadece onunla melbud olanlar müstesna.
Mesela kuşun bir tanesi kim Resulullah'ın ehline buğz ederse lanet onun üzerine olsun diyor, her öpüşte bu düşer. Bunun için ulema kiramız buna çok dikkat etmiş. Efendimizin nefsi Fatih'inden gelenlere çok saygı duyarlarmış. Aman adımıza nereye uğramayalım diye. Biz de bunun hepsi parti Cenabı hak bir özellik vermiş. O özellik de bunu Said Bin Nursi Hazretleri de işte Hadis Sallallahu Aleyhi ve Sellem Rabbınız al bir şöyle dönüşlerine büyük ithamlarda bulunuyor. Böyle meblağımıza yöneldikleri zaman. Süleyman Aleyhisselam'a kuş dili öğretilip cin, şeytan ve rüzgarlar evinden sağır kılınmıştı. Kendisine öyle bir sabana verilmişti ki, kendinden sonra hiçbir kimseye verilmez. Kuran-ı Kerim'de Süleyman aleyhisselam bir söz söylüyor, bunu da sanmıyorum. Allah'ım bana öyle bir mülk ver ki kimsede bulunmaz. İşte bizim burada enguloğa ihtiyacımızın olduğu ortaya çıktı.
Yoksa kuru kuruya mana vererek işte Süleyman Aleyhisselam diyor ki Allah'ım bana öyle bir müddet ki hiçbir kimsede bulunmasın. Bu iktidar manasındadır. Bu Allah'ın dininin hakimiyeti noktasındadır. Çünkü iktidar olmak Allah'ımızın dinini yaymaktır. Muhtacız biz o büyüklerimize. Peygamber efendimiz saygılı Aleyhisselam ise ondan daha fazla insan buyurdu. Ona taş konuşup selam verdi. Mübarek elinde çakır taşları ve kum taneleri sevk etti. Zehirlenmiş koyun budur dedi Ya Resulallah beni yemeden zehirlendim diye, bana Bu tespih sana arkadaş olsun. Almış yola çıkmış. Bak bunlarda nasıl meydana ediyoruz? Bu tespih kerametini ilerletmiş zannedersem anlatmak isterim. Demiş. Bak bu bizi hayrete sürdü değil mi? Asıl hayrete düşürecek olan aldığımız yüz on bir isteğim var devlet ve Salavatı, geceleri özyaşlarıyla okuma, ölçülemiyetek derecede büyük bir kelamtır.
O evrak ve esrar ile mesela büyüklerimiz duyuyorlar ki sabah bir teyze nail olduğu kişi diyor, bilmiyoruz, Bu bedenimizin fiziki olarak dönüşü değil, kalbin Allahü Teala. Dua edelim birbirimize, bize bir yazı ise o yazının alt tarafında şu ifade geçirelim. Birbirimize dua edelim diye. O yazar kardeşimin dediği gibi birbirimize dua edelim, yardım edelim, haklı göstermeyen vesile olalım da bu nurları kaybetmeyecektir. Ne güzel. Dünyalar da birlikte onun zirvesi olmaz. Halbuki dünyalar belirtisi de. Ölüm nedir ölüm? Ölüm şu gözümüzün papaz bölün. Şu insanların birbirleriyle çekiştiği havalı ve gürültülü olan dünyada bu alem ancak gözümüzün kapağı budur. Yumduğunuz Şimdi demek istiyorlar. E hadi I Muhammediye'ye gerek kalmadı demek. Biz de diyoruz ki Kuran bize biter diyorlarsa gerçekten haklı söylüyorlar çünkü Kuran ashabiler.
Kim Resulullah'a itaat ederse Allah'a Şimdi Kuran bize yeter diyorlar ya, işte onunla artık onun dışında bir otoriteyi kabul etmemek gibi Kuran bize yeter değil de Fatiha Suresi'nin şu bir ters yerine bakalım. Ya Rabbi bizi nimet verdiği kimselerle mütelahin kıl nimet verdik. Burada bütün Kürdessir'in Böyle gözümüzü atacağız. Bunlar mühim dili hiç önemli değil. Biz esaslara sarılalım ve bu dedikoduların ilk birisinde yapmayalım. Zaten bizim de kendi aramızda aldığımız yararımız yarar mıdır. Ta yıllar öncesi şunu söylemiştim, Rabbimizin lütfuyla. Necip Fazıl, rahmetullahi aleyh, oluklar kilit. Bilimden nur akar dilimden kir. O bizim kirli sularına ne işimiz var? Kirli itikat ve düşüncelerle, kirli ibadet ve saatlerini çarpıtmalarıyla, o kirli ahlaki davranışlarla biz Allah'ımızın kitabıyla gönlümüze nur akıtalım, etrafımızda da nur akıtalım.
Ayeti celresiyle hem şahsımıza hem etrafımızı nurlandıralım, ne gerek var? Hazreti Davut Aleyhisselam'a demiri yumuşatma gücü verilmiş. Hakikaten zordur demiri yumuşatma. Mübarek elini bir demire sürse mum gibi yumuşatdı. Resulullah Efendimiz sallallahu teala aleyhi ve sellem'e mübarek elinde kuru ağaç parçası yeşerip yapmak verdi. Ümmü Mabet denilen bir kadının sürüden kalmış hasta ve uyuz bir koyduğunu mübarek eliyle ders ettiği gibi sütü geldi. Hani biz de diyoruz bir mümin olarak, bir mürid olarak, hakkı kainata, Sallallahu Aleyhi ve Sellem iyice yapışarak onun mübarek ümmetleriyle bizim gözümüzden de biz sütler atsın. Bir rap yapmak için gözleriniz. Kulaklarımızdan kısmeti selamlardır. Vücudumu yok dedi. İmamı Hulusi'nin mahrum zaten. Hazreti Yusuf'u aleyhissalatü vesselam'a rüya tazeli verilmişti. Ondan nakil olunan üç rüya hususudur.
Birisi kendi rüyasıdır ki malum, on bir yıldız Güneş ve Ay'ın kendisine secde etmelerdir. Bu secdeyi yanlış anlamayanın kırk dikkat ediliyor. Seyrde Cenabı Hak'ta yapılıyor. İkincisi hafif sahilden mahfuz olanların rüyasıdır ki sen dediler sadık bir kimse olarak görünürsün bizi rüyalar gördük, tabirin deli, hacsedir. İkisi bir yerde ve bir zamanla görülüp tabir olundukları için bir husus itibar bulunmuştur. Üçüncüsü de Mısır padişahının ölmüş olduğu rüyadır. O ırk olan yedi bineğin semiz olanları yediği, bunun yanında buğday ve ekinlerini hatırımıza getiririz. Efendimiz hazretlerine sayılı Allahu Teala Aleyhisselam bu hususta kendisine o kadar şaşılacak kerametler verilmişti ki sayısı ve sınırı yoktur. Hadis ve tarih kitaplarında ne garip acayip işler hakkında bilgi sahibi olmuşlardır, Onların bir miktarı mesela bütün nebilerin her birine hususi bir mucize verilmişti.
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ve onların mucizeleri cinsinden bir mucize ihsan bulunur. Bulunur. Bundan ne anlayacağız? Çünkü bitmez, çok uzun almışız, bitmez. Bir İmam-ı Bursili'den bir beyitle buraya gelirsek o hakikati de rafımızın lütfıyla beyan etmiş olur İmamı Bursili, Efendimiz sallallahu teala aleyhi ve sellem hem yaratılış cihetiyle hem de ahlak yönüyle bütün nebilere tahakkuk etmiş, onların farkındadır. Ne ilimde ne keremde onlar aleyhissalatü vesselam efendimize yaklaşan anlayışlardır bile. Buradan almayacağımız biz peygamberimize ümmet olduğumuz için Allah'ımıza, hameceğimize şükredecek. Şükür ilim ifadesi değil onun sünneti Muhammediyetine sımsıkı kutınacak. Velhamdülillahi rabbil alemin elfak.
Kaynak: Genel
Peygamber Efendimizin Üstünlüğü ve Mucizeleri | Mihmandar