Peygamber Efendimizin Sevgisi ve İlahi Rahmet kaydında Allah'u anhümadan, müşavir ileyh, Peygamber Efendimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir. Peygamberimiz ne buyurmuş? Ya anme, ya anme. Bunu ya gibi anlatsak, annesine anlatsak, kendini anlatsak, yarın bağzı şeyini alır. Çünkü bunların başına çok büyük felaket geldi. Allah'ın yolunda babası anası kurban oldular, gittiler. Ebu Cahil,…
Peygamber Efendimizin Sevgisi ve İlahi Rahmet ne anlatıyor?
Peygamber Efendimizin Sevgisi ve İlahi Rahmet kaydında Allah'u anhümadan, müşavir ileyh, Peygamber Efendimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir. Peygamberimiz ne buyurmuş? Ya anme, ya anme. Bunu ya gibi anlatsak, annesine anlatsak, kendini anlatsak, yarın bağzı şeyini alır. Çünkü bunların başına çok büyük felaket geldi. Allah'ın yolunda babası anası kurban oldular, gittiler. Ebu Cahil,…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 15 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Allah'u anhümadan, müşavir ileyh, Peygamber Efendimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir. Peygamberimiz ne buyurmuş? Ya anme, ya anme. Bunu ya gibi anlatsak, annesine anlatsak, kendini anlatsak, yarın bağzı şeyini alır. Çünkü bunların başına çok büyük felaket geldi. Allah'ın yolunda babası anası kurban oldular, gittiler. Ebu Cahil, himmetinizden göreceksiniz diye zorlattı. Yanında hembahları da vardı. İmkanını bulamazlar, ikisini de hançerladı öldürdü. Ama sebatlarına nail. Ya anlar, gerçek Cenabı Allah bütün mahlukatın tesbihini, ezkarını, talebesi keyfesi keyfesini bana duyurma, vazifesini bir melaikeye emir buyurmuş. Kadar kabrinin üzerinde bulunacaktır. Bir melaike tayin etti Allah, ne kadar salavatlarını, fikirleriniz fikirleriniz varsa bana bir melaike buyuruyor. Planı oğlu planın sana şu edaesi var, talebesi, keyfesi var. Buyur Ya Rasulallah diyor.
Daime bana o melaike, ben ağacın içinden geçenle kedinizi usulca da okusan Peygamberimizin kulağına onu buyuruyor Allah'ımız o melek vasfı tasvıyla. Anladım efendim. Dünmesinden benim üzerime Salavatı Şerife getiren hiçbir şey yoktur. O melaike Salavatı Şerife getirenin yendiğini, babasının ismini babasının ismiyle beraber filan oğlu finanstan şu kadar salavatı bir keyfe getirdi diye söylemesin. Muhakkak bana o melaike söyler. Der ki, ya Muhammed sana Filan sana şu kadarı salavat-ı şerife getirdi yemesin. Mutlaka gir. Getirilen salevatı kerife'nin nasıl olduğunu yürek söyleyecektir. Mi dedi? Ne diyor ise o kadarını bana getirir. Allah Celle Celaluhu kefil olur ki, ben kefilim ki, çünkü bana bir Salavatı Şerife gönderirse tek Salavatı Şerife gönderirse Allah on defa rahmet eder. Eğer o Salavatı Şerife'yi artırırsa, Allah da rahmet nazarını ziyadalaştırır buyurmuştur.
Allah rahmet nazarıyla nazar buyurur ve o kulunu yardırar. Allah Salavatı gereği şeye cevaben zümraya ilhak buyursun. Ayeti cemileyi cemile hele buyuruyor Allah'ın izniyle. Buyuruyor ki Ey insanlar. Biz sizi bir erkekle bir kişiden yarattık. Kafımızı iyi dinleyelim. Allah'ın kelamı bu. Biz sizi ey insanlar, insan birisi Mevlamız. Bu sizi bir yere topla bir dikilen yarattık. Siz maymundan neden gelmiş değilsiniz. Der ki, mektep kitapları birkaç değişti. Çocuklar okurken ha maymundan geldiğini sanmıştı. İşte iyiyse ne var? Tahkimde insanlar var. Yanıktılar maymunlaştırmanın için insanı, ki ananız babanız maymundan getir. Biz ise peygamberzade, peygamber kurulu diyor Adem Aleyhisselam. Muhammed-i Safani dinlesin. Hazratı İbrahim Aleyhissalatü Vesselam'ın İmamı Azam'ın mezhebinde İmamı Şafii'den de olan orada İmamı Şafii, İmamı Malifi, İmamı Allah'ım burada göstereyim.
Hazrası Adem'le Havva'dan vücuda getirdik diyor Allah. O kitapları da diyor ki maymundan geldiniz diyor. Muallim de kitap da. Hangına inanalım kuzularım? Yani Allah'ın Kuran-ı Kerim'ine mi inanalım? Siz Adem'le havbeden olduğunuz yerine mi inanalım? Siz maymundan ol. Hoca ben maymundan yedim de, hikiyen bile maymundan olur mu insan? İnsan belagat kervan mercan Diyeceğim dinleme kabiliyetimiz çok kıymetli tek, onun için çok seviyorum. Yani bu sene cemaati daha çok sevdiğim, çok dinleme kabiliyeti yüksek. Onun için ben aciz bile kalıyorum. Yüzü doyuracak kadar elimin bile yok ya, benim Türkçe konuştuklarımı bile böyle canından keten cemaatim var içinde. Allah tüccarden tüccarden razı olsun. Vücuda getirdi. Kimden? Adem'le Havvade. Adem Aleyhisselam'ı çapraz yaptı Allah. Allah, Bunlar hep vazifemiz. Müslümanın Müslüman'da hakkı. Delleyeceksin, çift iktidarlar var şimdi.
Ben burada kültünün üstünde sana kıytırana edinecek. O ona ne diyeceğiz? Velletneyle uğratsam, hep vaaz veremem. Onun için bunları devreceksin kardeş. Adem'le Havva'dan vücuda getirdim deyince Halık'ı Zülcelal bu çamurdan yaptın ne olacak gibi. Adem, son mahlukatın ilmini bilir bu, ismini bilir. Adem cevap verir, gelir. O topraktan yaptığı uzata verdiği ilmi fakültesine bütün mahlukatın ilim etti dedi. Sen bunu beğenmedin ya, ey meleklerim, Adem'i kıble ittihadi Beytullah gibi karşınıza alacaksınız, secde edeceksiniz herhalde dedi. Herkes secde etti ki o toprakta oldu, ben ateşten oldum. O toprak ilgin alçaktır. Ben ulviyim, yani yanınca yukarıya çıkarım. Kudretli için kimi yapmayalım dedi bu geçen. Hasetlik de yapmayalım. Şeyde yapmamak da yapmayalım. Şey terk eden şeytandan daha şerli olur demedim mi Adana'nın üssü? Ya sinemanın önünde hepsi namazı kılmayana kereste ait Yetme ya.
Yapmayın. İmkan yok. Şunu demiş koyuyoruz. Del ulli'nin o süslü, o bana secde etmesi lazım gelir ki ben bütün melekleri okuttunuz mu, bir de gökte bir karış, bir kalmamış secde etmediği şeytanın. Meleklerin de hocası. Meleklerin de hocası Meleklerin de hoca şimdi. Muhteşem evin sahibi, özelden de duyarmış bir kişi melekler arasına girmiş bu saatte. Melekleri oldu diyor. Bir kişi yeni un mebrud olacak. Dua ederim işte kendime gitmezmiş. Ben gemiye insanım. Yok ya. Allah şu melekleri şeytan etmesin diye dua ederdi kendi de. O zaman gelince dayattı dedi. İnsan yok dedi ben o ateşte. Daha doğrusu Allah'ım dedi. Ben olsun. Ama sebepleri kaç şeydir? Üç şeydir. Birisi kibiriydi. Birisi hak ettiğini, birisi secde etmediğinidir. Bu üçü sebep oldu, secde etmedi. Verdim dedi. Dünyanın bir deyiması yok. Onun için ibadetten itaatten mahrum ya Rabbi. Ya sabır. Ki bir insana her şeyi yaptırır.
Hakaret insana her şeyi yaptırır. Bunu olsun. Aman, sahip olalım yerinde. Efendim ha oraya bir iddiaya gir. Adem Aleyhisselam olunca Havva Çin'den doğdu ya, Havva'nın eşinden doğdu. Kuran-ı Kerim'in haber verdiği Adem Aleyhisselam uyurken'a mortne vücudunu duyma. Fol iyiyi birini çıkarın. O İki çekecek şekilde Allah sizi birbirinize helal etsin. Helal ettim. Buyur. Nasıl gittin ben bilemiyorum ki. Çıkamıyorum inanın. Yani bir şey buyurmayınca bak, vazgeçemiyorum. Siz de arzu etmeksizin, etmeksizin şeyi öyle geçsin. Şimdi insan öldü mü? Kulteyl müşküla olursa, yani bir ketiliği de belli değil, kadınluğu da belli değil. Böyle var. Yani dünyada çok. Belki hep de belli değil, kadın da belli değil. İnan bize gösterdiler. Kayseri o örtülü çarşısında bir adamı almışlar. Adam ava benzer, kadın alırlar. Kadın almış, çocuğu olmuş. Ağzından çocuğu olmuş. O aleti varmış.
Bir tel almış kocayla, milletiyle çocuğu olmuş. İki çocuk bir tarafında, iki çocuk bir tarafında. Kağıt bir çocuk. Oralarını unuttum yani. Ortalığı götür yolları basmadı kimse kalmadı, ben de kopuştum, vardım ben de baktım. Kalına da benziyor, çiğ gitmemiş ama erkek ikincisi bir tek de değil kalınacak diyor iki kişi. Yani bu ülkeyi müstesna. Bu. Bunu taasçüklü gördüm, başkası böyle değil. Başka değilse kıyma kalınlığı belli değil. Bunu bilmezsek cenazesini mi, Şevket kıymetini yetileceği kadın mı diye. Şu diğerlerini sayacaksınız. Bir, iki, Kabın eğri iyiden olduğu için doğruldacağın da kendin gibi iriceğin. Şimdi şöyle olacaksın gene üzerine varma. Çünkü doğrullamazsa fiteden kırılır emir olduğu için. Yani o da umduğu kadar ibadetini itaat. Yok, şöyle takva olacaksın, şöyle geçimi bozdun demez o zaman. Hem de sırrını dinleyeceğim. Kendileri de var burada ya, ne yapayım diyeceğim.
Ağzıma gelen ilmi güvenmez, cıvamam, gelen cıvamam diye bir villa. Tiyetten olduğundan sırrınızı söylemeyin kes kokar. Yani etrafa tüm buyiriverir o gün. Yani sırrından kadın da var. Erkekten, erkekten efdal kadın da var. Geçen bir gün kovuldum ya, Havva, kadını söyledi ya, geliyor bir kadın görmüştün, yani tek kadın gölün direğini kutunca vardım mı, herif kangır tahsil olursak olsun. Biz girdik mi hırsızı ayağa kalkar böyle kavatayım. Gertiyenin her mevsimde kadın da geçerken hep kalın kalmaz yolda hep ayağa takarlar. Neden hoca? Hastiyelileri Hacı Kamil Hoca'dan, Hacı Abuz Hoca'dan, Şık Müstbey Efendi'den, Halim Hoca'dan, Hafız Ali Hoca'dan, Hacı Osman Caze'den savaşçı hileli ile kurulduğu için bana hiç görmedim ki ben şu eteden gelmeyeyim tahtının içine de Hacı Hayvullah'ın duvarının dibinde duran kadın bakıp da böyle erkek erkekler böyle tazim etmesin.
İstersen üf şöyle evlat hoca şöyle muhalif oldu bize onu duymazlar. Edeptir bu. Yani başka mahallelerde ben görmüyorum. Yani girerken ashabım buradan geçmesin diye de ayağının üstüne uzatır, senin geçsin diye. Bu pergiye dönmediğim demek. Kadın olalım, erkek olalım, edepli olalım arkadaşlar. Edepli insan olalım. Allah'ı niye edepten ayırmasın? Onun, onun celalesiyle cennete girmeye yol buldu şeytan. Erkek de, yılan böyle bütün şeylerle sırf kendinize giren giriyor. İçeriye girince o güne suratını takıldı. Adem Aleyhisselam'ı devredemiyor ama Hoyya annemiz kadın gibi biraz kanat. Hul dağacından yemeyecek hissi dedi Allah. Şu hul dağıdı ya buğday ağacı ödüyorlar, hurma ağacı ödüyorlar. O hul ağacı. Yani kitapta Kuran-ı Kerim'de hul dağıdı. Nasılsa dinleyin var? Buğday ağacı. Peki, şeytan emretti dedi ki Allah sizi bu ağaçtan men etti ya, bunu yerseniz cennetten tutmayacağının da, ulusun.
Yemesinler de cennetten çıksın diye yersin dedi. Al hemen şunu ye dedi. Onu şimdi şimdi kocasına geldi demişti kurban olduğum Adem. Şu adam dedi. O adam dedi ki vallahi billahi dedi. O adam dedi ki Yani peygambere ulaştırır Muhammed Mustafa'ya. O da evladının evladı, hocolanlar etrafına söylesin. İnşallah neskul olur. Bu dört bakiyeti kalemim olsa da şey şey yapsın. Yani dört vasiyeti Adem Aleyhisselam bize vasiyeti diyor. Nefsimizin hevasına uymayın. Bir, nefsimizin arzuuna uymayın. Meleklerinden gelir çünkü. Üç, Hiç, müşevvereesiz iş yapmayın. Bir iş yapacağız, zam yapacaksın, taş yapacaksın, bir tarla alacaksın, mökur alacaksın, müşevvere etrafını nasıl olur? Alsan faydan olur mu? Mutlaka müşevvere etti. Ne de olursa olsun. Üç. Dördüncüsü ailelerinizin sözünü tutmayın. Onların geri sözünü heyet eyleyin. Ben demiyorum kadınlar peygamberimiz Adem Aleyhisselam'ı.
Çünkü birisi su olmadan mesela hediyeni daha ister. Sözün tutacaksın seni yokluklara döker. Onun için eliyle kadın nimete doymaz. Dinete doymaz. Dil körlülük diyecek, çünkü günaha yetecek, konusu ister durur. Doyaya gitme. Şimdi bu vasiyeti Şip Aleyhisselam'a yazıyor. Buğday yediği zaman Adem Aleyhisselam karnına bir gürültü çıkıyor. Şu an haram yedin mi karın tahammül etmedi. Annemizin de dargın a bir şey girdi. Duyranıyorlar, cenneti ala bir tertici altından, bir tertici gümüşten toprakları gebermekten. Yerden hiç tablet olacak yeri olmadığı için ya Rabbi, sıkıştıkça elbiselerini Allah doyum verdi. Anadan uyuyalım dediler. Ne oldu? Günah ettiniz, benim yeme yedim ağaçtan, hurda ağacından yediniz dedim. Ben nasıl elin bahçesinde neden arzı toplardım üstünde teker fareyi dinlendim de yedim yak sevvanın da sade haramı olmaz ya, böyle derin bir kübra varır.
Nasılsın elimin malını niyaz, beyvası, haramı helal istifade ettiği için kübra varır. Hemen yerse de haram değil yer, sonra da sahibine varır. Hakkını helal ister. Eğer helal laf yiyecek olur da püh paralık bir armutunu yerirsen püh para, püh para, kırk kuruş gevel, püh para. Yediğimiz cihette cennet ile kılınmış, kabul olmuş namazla gerilecek yarın ahirette. Yok namazın yoksa o kadar gelecek, onun günahından o kadar yükleneceksin. İslam dini budur. Başta İslam dini müstakin din bir takva din bir anca böyle tarif eder. Haramdan titremediğin kadar hiçbir şeyden titreme. O 0 haramı yedikleri için karnının içleri duyuldu. Hemen hiçbir ağaca varıyorlar, yasak vermiyor, hurma ağacına vardılar. Hurma ağacı yasak verdi. Üç tane Adem Aleyhisselam'a beş tane de Havva Annemce büyük yapraklar. Tabii Abdülaziz'in fitillerini, arkalarını, gazın memelerini Vesair saatini örtlüyor onu ona.
Onun için ketin sarılırken a gerçeğe ört sarılır. Kalına beş sap sarılır. Anladın mı? Neyse, hikmetli. Konuşamıyor yalnız. Sığamıyor. Ne edeyim hep getirdin bunları. Ben sığdıramıyorum. Senden rica ediyorum da anca içip daha. Ecemden sonra uzatıyorum. Ne yapayım? Hassım kaldım. Mutlaka müşavere. Müşavere yaktın mı muhakkak ki insan nedametsekmez o işten. Hiç, gözü ailelerin bir sözünü tutmayın. Şabi ruhunla, Geliyor şimdi. Baştan dedi, yemin dedi nefsin hevası elime buğdayı alınca dedi cennette, iki iyi kesilirdi. Yemenin için Allah beni o ağaçtan mendilliydi. Yemin ederim şeytanım hiç bilemedim dedi. Yedin, işte cennetten çıkmama sebep oldu. Siz de neslinizin algısı, aileniz varken elin gelinlerine gör kılınmış, kabul olmuş namaz alınacak. Vazgeçtim ben. Bundan inciteyeceksin Müslüman'ın yolu bu. Öyle kolay değil. İki, iki. İkincisi şüphelendiğin işi yapma. Nedir ya adam?
Ben şüphelendiğin işi yaptım da ondan cennetten çıksın. Buğday elime yerim de yesem ola, yese mola. Yese mola, yese mola. Yerim yese mola, yese mola var. Peygamber Efendimiz şüphede vakıf olan, haramda vakıf olur. Bir şeyden şüphelendim haram mola, haram mola. O haramdır. O ilham meleklerinden geliyor kalbine. Onu yine aman diyor Adem Aleyhisselam bize. Bu diyor vasiyetin kıyamete kadar cevazızı tıkanmaz. Üçüncüsü, müşavere ben melefilerle o ağzıma buğdayı aldığımda, deseydin ki ey melek ya, bu sene semaya bakmadan ağlattı. Allah seni dedi. Ya hiç oğlum dedi, o da peygamber, Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bu hava vasiyet diyor ama peygamberden peygambere Muhammed Mustafa'ya varacak diyor. Benim vasıyetim demek ki diyor, demek ki diyor, dil üst tutacağın zaman müşevvere etmedin mi helaka miraktin helaka. Mutlaka yetmiş kişiyle müşevvere.
Yetmiş kişi kamil adam kişiyi kamil adam bulamazsan yedi bir şiir olsun. Yani kamil insan kendine inanılır, güvenilir. Öyle adam bulabilirsen yedi kişiyle var. Kardeşim şöyle gidip tutacağız. Acaba nasıl olur onlar? Bunlardan kral bundan sonra o işe başlar. E ben yedi kişiyle bulamam. Yahya'nın yarısı açık yarısı istemez. Yani nasıl onlara değil düşün ki yani o istenmeyen mi derler? Şöyledir, böyledir, bir tanesi bu, yirmi defa ona ona müşaviriz. Allah'a Allah'ın birilerinden, sevgililerinden, uyamağalarından, eliyle amel eden bir alimden hocam şöyle isem nasıl olur, şöyle isem nasıl olur? Yedi defa onu ula müşavir et. Eğer yine müşavere gitmeden üst tutarsan düşmancalı başından Sadriuhunne, kadınlarınızla müşteri verilir ama silahına hareketinin kadın arası yalan söylemek bile caiz. İki kadın olan tek kadın yetmeni için yalan dilin iddian da bir iki insanı barışmasına caiz.
O diyor ki tabancayı attım onu vuracağım diyor. O da derdi ben gittik yerinde durmadım. Ben amuda derdim ona günlerce. Lakin şeytan Hanım gene azdırmış. Şimdi hakaret ettim. Ben gittikliğimde durmadım ki giyiyorum. Ah bir insan olsa elini öpeceğim diyor. O da diyor ki benim zıttı hareket ediyor, yakında onu döveceğim babam şayet. Bu böyle onu giymeyen, o iyi rahatı giyiyorum. Onu girmez de o. Ösetine varıyorsun. O da diyor ki, cenaze niye gelmesin? Allah niye türlü belasını versin? Ben artık onun olayı dediği konuşmam diyor, o da diyor ki ben büyük yerinde durmadım. Keşke ben onun ettiğini o düştük teyzeye inmeseydim pişman oldum diyor. Ağzın nasıl pişman? Böyle diyor bir dille barıştırıyor. Bir de katil alır girerse, esir ederse onlara yalan söylemek şahit. Şuralara neyimiz var? Orada bir bakım var. Orada diyor bir alaylık var. Şuraları ne kadar kuvvetimiz var diyor.
Orada bir şey varmış, bölük varmış. Orada diyor, biz diyor fırkamız var. Fırkamız var. Şort, o damaklı şurada, orada da bir alay varmış, orada bir ordumuz var diyor. Bu hep cevap yazılıyor söylediği sözler. Çünkü kakili korkuttuğu söz. Bak, yalanın caiz olduğu yer. Azın diyor, her şeyi cellasın hilafına ara getir. Ben diyor, hanımın Havva olmasaydı cennetten çıkmazsın. Onun ağzına katlanamadın. Aman ya Adem, bu buğdaydan hiçbir şey olmaz gibi, o yemiş bana da yedirtti, işte yeryüzüne bunu mu dirildik ki? Hepimiz ehli cennetlerdir şimdi. Onu şeytan yel onu indirdi. Dünyada meydana geldik. Ya Adem dedi, eğer benim kitap vereceğim sana, bütün peygamberlere kitap vereceğim, onun vücudundan dışarı çıkmazsanız tekrar yine cenneti bulacaksın dedi. Kabul ettim Ya Rabbi dedi. O kadar zengin ki. Yani bu saatten geliyorlar. Aklın utanmasanız. Bin yılın başında size muhabbetim vardı, elime yersiniz.
Bir tek giyiyorum bak. Kitabımı da yürüyorsun de kalbine şüphe gelmesin. Uzanacak diye. Şamil Şerif de adamın birisi. Bu da mecnunal edep beyazı. Hanımı diyor ki damın başındayım hanımı kocasına diyor ki, yani her yere geri gel, Efendim düşersin ha diyor. Peygamberin içine buyurdu diyor. Şadi ruhun ve Halık ruhunla kadının sözünü tutma diyor. Damdan geldin asla kıldan. Uyluğu kökeen kırılır. Uyluğu, kırılır. Her, heptarın değil hep başına giritmişler. Ulen. Sözünü tutma gemiler ya. Bu kadar mı dile oğlum? Her gelen kafa. Bunda hikmet var. Hikmet var. Resulullah'ın hadisi hep mucizedir. Hikmet niye hikmet olacağım ulan? Buyuruyor musun burada? Miftah kaldın, Gülden kaldın, her şeyden kaldın, ailenin eline bile espri oldun. Nasıl bunda hikmet var diyor sen? Vallahi billahi, vallahi hikmetler. Ayağını dürmüş da daha hikmet vardır.
Lüktün sonra haz ilan olmuş, Hazratı Muhammed'i, torunları Hazratı Hüseyin'i kırk sene başındaki horantalarıyla beraber irak iran tarafından, yani o işte bağda, bassa, küfre, küpe, kurban olduğum Allah. Hazrasullü şeyimi öldürüp de Yezidilerden olmadım elhamdülillah. Kalının sözünü tutmadığın için geri bundan kurtardın, yakın Şam ahalisi, Şam'da ayırma o adama iyi demişler. Keşke bizim ayaklarımızın iki çift tığılayıp da Hazreti Muhammed'in sorunla kılıç yetenelerinden olmayaydık ortaya aldılar. Lütfen kardeşim, biz buraya dönelim. Bize biat etmeni için çıkıyorsunuz. Şimdi harc etmek istiyorsunuz. Yapmayın dedi. Yok, o Resulullah'a hakaretımızdan yapacağız dedi. Rabionuz da çıkıyor mu? Ya sen okurken Ali gülveli yillah ki işte onların babası gibi öldüren aleli oldular. Yendiler itikadını da kaybettiler. Ettiler. Eh-i nar oldular, Hazreti Ali'ye basmaya başladılar. Bütün kafir oldular.
Yani Ali'nin, Gülen'in de Hasan'ın, Hüseyin'in Hüseyin'i bizden affetsin diye. Bak batıl itikada. Nasıl biliyorsan öyle hareket et. O yüzükler, Hazreti Hüseyin'i tuttular. Başındaki cemaati kim öldürdüler artık? O peygamberin torunlarından en güçlü olduğu için kaldı. Ondan geliyor şimdi reis sülah. Hazreti Hüseyin dedi ki, etme evim, yaptığını. Hazrası Muhammedin bir torunu, Hazrası Ali'mizin yavrusu, yavrusu, o Hazrası Hüseyin, Hazrası Hasan milletin rabbi. Bizi düşünerek o sudan bilmeden. Peygamberimiz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem sana daha neler söyleyeceğimden bu sene inkarla? Devam etse bak, neler var. Neler var. Yeminlenip neler var. Hazratı hamda'yı yetmiş parçaya ayırdılar. Uhud Dağı'nda yetmiş daha cenaze namazı kıldı peygamberimiz. Ne diyor böyle gülüyorum ya Muhammed? Bir değil mi? Bir lezzetle bir kılsam buna kılmıyorum.
Kerbela'da yetmiş tane sorunlarımı öldürecekler de onun cenazesini kılıyorum. Onun cenazatını kırıyorum. Sonra ne oldu? O felaketlerden sonra o bacılarımız, annelerinin dünya, peygamberimizin torunu, fırının sorunu, Fatımaamızın torunu. Yani o kıtlık Fatıma, ünlü gülsünler yeyi, çıplak deveye bindirdi kafirler o yediklerdi. Ümmü arkasını girelim giderken evi, eski bir kadın, böyle hakaret ettiler. Allah dinsiz eline ırzımızı, namusumuzu sevsin etme Ya Rabbi. Buyur mu Kadir'in yaptığı işi? Ya lakin devenin hırsızı ikiye delindi. İkiye delindi, bir tarafı arkasını, bir tarafı ömrünü örttü. Şimdi görenin varsa aşiret arasına ne çektiniz ise, hörkütücü ikiye delilmiş develer var ta o cinsten geliyor o cevveler. Anlayabildin şey anlıyor. Bura, buraları yakanı bırakın Allah'ını. Bakın dedim, sabah on ikide gece bir delik saat uygun var. Bir saatlik saat uygun var diyorum bak. Hastalandım.
Saadeti ayına uğramışım. Böyle içeri üç gün gün midemde bulanma var doktor sevgilim. Niye bulanıyordur? Hapıneyi var mı diyorum. Yarın ifadesi ayna mı uğramışsın? Öğle bulantı ölene kadar devam ediyor. Gece bir hatla ne içtim, ucu büyümüşsun, dile ivmenin imkanı yoksa baklayın. İyi din kalmadı buraya gelmeye. Yani hastalandım, vay cemaatim vay diyor. Bu bana aşık değilsin, gelsin daha aşığım. Peygamberimiz ümmetim mi beni çok sever diyor, ben ümmetimi çok severim. Peygamberimiz diyor ki ümmetim beni o kadar sevme iktidarına hayır değilim. Ben ümmetimi daha çok severim. Çünkü anamdan düştüm, erkeğe kapandım, ümmetimi isterim dedim. Onlar beni bilemezler o kadar dedi. Siz hocanın acının kıymasını, kalbini pek bilemediniz. Onlar size aşıktır. Bunu anlayın ki efendim o civcivlerden de tehlikeye, celyeye, sana uyuyan oldu mu böyle bir odada cemaat vardı.
Kitap bunu da tayin yazıyor, biraz sen bekliyorsun. Orada dedi ki Hazratı Hüseyin'e, Yahya'ndaki yavrularına hakaret bilenden helak etmeyen olmadı dedi. Virüs ihtiyar kırk sene yanında ayağa kalktı. Ben de onları öldürenlerden hale gelince sıra yanıyormuşmuşmuş çırağı. Sırayı onarmanın için varmış o ihtiyar. Sıradan diyor, fırının ağzından, kenet ocağının ağzından gelen gibi bir Allah geldi diyor. O ihkiyarı yakıyorsun, kendini bir havuza attı, hem yanarak hem de bolularak huzurdan, camiiden geberdi diyeceğim ya, yani kürsüye yakışmıyor. Öyle zıbardı gitti diye falan. Öyle gitti. Ya en geyiklere böyle bir şey yapıldınız deyip, elinize gelir. Allah, geyiklerinde dil uzatmaz. Allah dinlemenizi affetsin. Halidimizi tadından ayırmasın.
Kaynak: Genel
Peygamber Efendimizin Sevgisi ve İlahi Rahmet | Mihmandar