Peygamber Efendimizin Salavat-ı Şerife ve Meleklerin Vaadi
Peygamber Efendimizin Salavat-ı Şerife ve Meleklerin Vaadi kaydında Canlarımız kulbuna gelir el ele ayak ayağıyla cemi ahka birbiriyle elveda el-Rabbte'yi gözlerimiz tavana dikilip yavrularımızı Haberiniz var acele acele okuyorum sizi çok burada tutamayacağım. Gecesini bu geceyi geçiren insan burada da geçirir, evinde de geçirir, köşesinde de geçirir, ibadethanesinde de geçirir, yatağının yanında da…
Canlarımız kulbuna gelir el ele ayak ayağıyla cemi ahka birbiriyle elveda el-Rabbte'yi gözlerimiz tavana dikilip yavrularımızı Haberiniz var acele acele okuyorum sizi çok burada tutamayacağım. Gecesini bu geceyi geçiren insan burada da geçirir, evinde de geçirir, köşesinde de geçirir, ibadethanesinde de geçirir, yatağının yanında da geçirir, istediği yerde geçirir. Yalnız camide durmak çok faziletli de, ağzını uzatmayacağım bazı şeyler tarif edeceğim. O tarifimle amel edenler biiznillahi teala çok sevada nail olacaklar inşallah. Sultanı Enbiya Efendimiz Muhammed Mustafa rivayet eylediğine göre şöyle buyrulmuştur, ravisi Muhammed aleyhisselam. Arada çapık takmayın takanlar bir taksın, gelenler bir geçsin. Herkes bir kalbinizi bozmasın, çok mühim şey görüşülüyor bugün bir iznirler. Onun için birden rahatım, birden oturun.
Bir gün diyor Sultan-ı Enbiya Efendimiz, bir gün Cebrail, Mikail, İsrafil, Azrail bana geldiler. Meleklerin dört Peygamberi bana geldiler. Dinliyoruz hocam. Cebrail dedi ki, şu Arapçanın bu manası, ya Rasulallah, ey Allah'ın Rasulü, ey Allah'ın Habibi, her kim sana on dört As salavat-ı Şerife getirirse, ne gün olursa olsun, o salavat-ı şerife getirirse, ben onun elinden tutan sıratı yıldırım gibi geçiririm. Bugün mutasatlı görüşme gibi. Demek kendi o salavat-ı şerife getiriyor. Hazreti Cebrail aleyhisselam sırattan geldi çok korktuğu için, kolundan tutuyor yıldırım gibi sırası geçiriyor. Elhamdülillah. Mikail aleyhisselam. Mikail aleyhisselam da ben on salavatının hurvetine, Havrası Muhammed'e getirdiği on salavatın hurvetine ben onu, havzı Kevserden kana kana suarı.
Sura üfürecek İsfafir aleyhisselam, o on salavat'ın hurmatine ben başımı secdeye koy, Allahü Teala o kimseyi affedinciyaha kadar kafamı kaldırma. O on salavat otuz olmadı, o tek on salavatın yerine efendim Cebrail aleyhisselam sırattan ya yıldırım gibi geçirdim diyor. Mikail aleyhisselam havzı kevserden kana kana onu su ararım susuzluktan kandırırım. İsrafil aleyhisselam da buyuruyor ki ben başımı secdeye gör, Allahü teala o kimseyi affedinceye kadar başımı secdeden kaldırmak. Allah, Allah, İsrafür gibi bir melaikenin başını secdede koymaz. Elbette o Salavat-ı Şerife getireni affedici inşallah. Aman efendim Ezraim'deyiz. Azrail aleyhisselam da ben de onun ruhunu, onun ruhunu enbiyalar aleyhisselam hazretlarının ruhunu aldığın gibi kendine ruhunu aldığını hiç durmadan ruhunu kabz ederim. O on salavatın yüzü hornetine, gözü hornetine, merhem iki cihan güneşini seviyor.
On sene vaat-ı şerife getiriyor, ben de onu ruhunu, enbiyaların ruhunu farz ettiğim gibi kalktılar. Elhamdülillah. Bu mükkabatınız burada dursun. Halidımızla buyuruyor bu geceye ait, onu dinleyelim. Öğlen dahi öğlenden evveli çok muhterem, pek değmaklı memleketinizi tekgülü olan Hacabdullah Efendi Hazretleri'ndan Kadir gecesine ait bazı şeyler dinledik elhamdülillah. Şimdi bizden ülveli çok muhterem, taze yetişen, memleketin çiçeği gibi olan yavrulardan, bir kalpte onlardan duyduk elhamdülillah. Şimdi bir de bu günahkar olan Hasan'dan, bir de ondan dinleyelim. Bir şey üç defa konuşulursa kalp de kararlaşır inşallah ve onunla amel kolaylaşır. Rabbimiz lütfunu ihzar etsin inşallah. Allah'ımız kendi kelam-ı ilahiyesinde Muhakkak Kuran-ı Aliyi bir gecede indirdik. Yani, cehalet karanlıklarından insanı kurtaracak yollarını bildiren Kur'an-ı biz Leyle'yi Kadir'de inzal ettik.
Peygamber Efendimizin Salavat-ı Şerife ve Meleklerin Vaadi ne anlatıyor?
Peygamber Efendimizin Salavat-ı Şerife ve Meleklerin Vaadi kaydında Canlarımız kulbuna gelir el ele ayak ayağıyla cemi ahka birbiriyle elveda el-Rabbte'yi gözlerimiz tavana dikilip yavrularımızı Haberiniz var acele acele okuyorum sizi çok burada tutamayacağım. Gecesini bu geceyi geçiren insan burada da geçirir, evinde de geçirir, köşesinde de geçirir, ibadethanesinde de geçirir, yatağının yanında da…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 27 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Ramazan-ı Şerif'te Kur'an-ı Kerim'i inzal ettik buyuruyor Allah. Kadir gecesinin şerefi, Kuran geldiğinde geldiğinde geldi ile şereftir. Bir. Sebebi nüzul haber verilirse daha çok kolay anlaşılır. İki cihan güneşi, iki cihan güneşi, kainatın istikrarı ve mezarı. Evet kainatın sultanı, Allah'ın bize rahmet olarak gönderdiği Fahr-i Kainat Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem sahabe arasında eski eski Müslümanlar geçti ki, bin ay elinden silah düşmeden bin ay harp edenler vardı, bin ay Allah'a ibadet edenler vardı deyince sahabeler bilhassa hazret Taner'miz ağladı. Efendim bin aya kadar ömrümüz yok, kısa ömürlü halk etti, Rabbimiz bizi. Kısa ömürlü halk etti çünkü kabirde az yattılar, günahları az olsun, ahir vasıfta gelsinler. Hazreti Muhammed'in ümmeti her peygamberden çok olsun diye, altmış ile yetmiş arasında çok insan kalır, çoğu gençken ölür insanların.
Biz bu ameli idim etsek ne yapalım ya Muhammed deyip, Sahabeleri Ağlay Mu Cahalid-i Zülcelal, iki cihan güneşi Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem'e Cibril-i Emin'i busura ile gönderdi. Busura ile gönderdi, ne buyurdu? Ne şeyler bildirdi sana leyle-i kadir, hangi şeydir, ne olduğunu asfaliyyeti, yani leyle-i Kadiri, azametini, o gece olan hayret ve hakkanatın derecesini sana hangi şey bildirdi, neden bildir, ben bildirmeyeyim mı sana bin ay Allah yolunda hayrettikleri cihattan senin ümmetin o geceyi beklemeleri ondan bana hayır bir abidi. Ömürlerin kafi gelmeyecek diye korkma. Tek gecelerini onların bir ayıyla beraber ettim diyor Allah. Intikal. Tereğihi elde kıldık geldik. Zavallının kimi kahvede, kimi sokakta dolaşır. Yarın da mahşer yerinde dolaşır.
Halbuki celal, sıcağa tahin o vererek, Yani Kuran, Kuran Nazım nazil olan gece kendisinde leylayı katır bulunmayan bir aydan hayırlıdır, bin aydan hayırlıdır. Elhamdülillah. Dinliyoruz arabesk, gel bir süre dinleyeceğim çalışıyorum. Ashab-ı bismillah. Cebrail aleyhisselam her emir için Rablarının izni ile o gecede nazil olurlar, Müslümanların arasına tanışırlar. Siz daha sık gelirsiniz şimdi, sizden sık melekler var içimizde. Ne bize hiç sıkıntısı olmuyor, şu aleyhtheriğim yüz bin danasını yakınca, ziyası birbirine sıkıntı vermediği gibi, şurada yüz bin milyon melek orta birbirine hiç rahmeti yok. Bugün melekler de yeryüzüne erdiler.
Şimdi tefsirle okudun geldin itin Dila'yı, nasıl bize hacca gitmek lazım olduysa, hacca gitmek farz olduysa, bu gece Müslümanların arasında tartışmak da meleklere lazım olmuş, gideceksiniz Müslümanların arasında bulunacaksınız ve onların belki duası kabul olmak da istihda ayırttirir. Dua edeceksiniz da onların ameli kabul olacak diye aramıza yolları gönderdi. Şimdi Cebrail mi numaranızda, melekler mi var aranızda? Ben biliyorum da Allah'ınız diyor ki melekler var aranızda diyor. Melekler sizi ziyarete geldi bugün. Oluşturtunuz, Allah'ın emrine ittiba ettiniz. Veleklerden efdal mıydı de aramıza geldiler. Velek yer dört melaike Cebrail, Milkail, İsrafil Bizim peygamberlerimiz gayblim birinde kitaplarda asa hayvan, bizim peygamberlerimiz, meleklerin peygamberlerinden etten. Alaam-ı melekten de Alaam-ı Nahs e-tal diyor kitapla. Siz meleklerden e-tal kılın şimdi. Neyin için e-tallık?
Onlar da melekler de nefis yol, şeytan ye, ibadetleri sır, geldi bu iddialarıdır. Bizde nefis var, şeytan var, şimdi içimizi sıkan, sıcakladım, belki çıkınca hastalık, yettsen da diğer lafız var. Aklımızda diyor ki, verirsen inmiyorum şu geceler burada kalayım, yetmeyeceksin, diyor, hepsi de hal Tabii ki elinde oturandan kafirle harp eden daha efdal. Kafirden eşab olan şeytan nefs ile şimdi mücadele ediyorsun böyle, burada oturuyorsun melekler de senin ziyaretine dökülüyor şimdi. Elhamdülillahi Rabbillah. Ben desem inanmazdım, Kuran-ı Kerim deyince nasıl inanırsın elhamdülillah. Veletler, Cebrail her emir için Rab'l-Arabî Hazretlerinin izniyle o gece de nazil olurlar. Daha devam ediyorum. Yani leyle-i Kadir öyle bir mübarek gecedir ki, o gecede semadan yeryüzüne müminleri ziyaret, hayat dilimle soruyordum şimdi kitabıyla aynı yazdığımı konuşuyorum.
Müminleri ziyaret ve istiğfar etmez üzere Cebrail Emin ile Cebrail aleyhisselam olan melekler, melekler dünya ve akibeten müteabdi ker emi için Rabb'üllarının izniyle inerler, ehli imanı ziyareti verirler. Yeryüzünü ve abidlerin ibadetini şehit ve telaşeye gelin der. Habitlerin ibadetini, müminlerin ibadetini, yirmi altı gündür oruç tutanın, oruç tutan, su can isteyince vermeyen, ekmek cani isteyince görmeyen, tirati olduğu halde ağzına bir tek tek sığara almayan, müminlerin ibadetini seyr için melekler gelinler aralarında bilinülüyor. Elhamdülillah, hop Ya Rabbi sen bilin Ya Rabbi. Bir hadisi kutsine var. Halid-ı Zülgelalarımız buyuruyor. Yeryüzünde, Kadir gecesinde, başka gecelerde ahu elim ile, dua ile ağlayarak sesleri duyuran günahlık kullarının sesi, Allah'ı tespih eden meleklerin sesinden daha duymaklı söylüyor diyorlar.
Yani meleklerin teşbihinden, meleklerin tehlilinden Elhamdülillah. Daha devam ediyoruz. Bu gece yahut da hangisi ise kadir gecesi o gece sabah olana kadar, güneş durana kadar yıldırır düşmez, zencele olmaz, afat olmaz, o şeyden selametler bu gece. Senelerden beri buzun iyidin, yataklarda sabah namazına takmadığın bebeğine dur geldi. Lakin bu gece uyumamanın gayretine tak. Uyumamanın çaresine tak. Niçin? Dua bu geceyi her hastalığı ibadetle geçirmenin gayatına bak. Başka, Beni İsrail zamanındaki geçenleri bir aydan bu gecen daha kaydı. Niçin bin ayı hesap ediyoruz? Seksen dört sene ibadetten bir tanecik gece Etap. Kocam ne oluyor bu Etapiye'ye eceze? Yirmi yedi derece geliyor. Bak zamanın ve mekanın, şerefine göre şerefleri, eldeki namazı da zahmeti bir, huts-i şerifteki bulduruğunda, evlatine nispeten huts-i şerifteki bulduğu bir yapıt namaza beş yüz derece veriyor Allah.
Evdeki gönlün cürn yıkasını da akmeti diyor ve zulme dahilede kıldığın namaz da öldü. Evdekine bir derece Peygamberimizin ve Allah'ın etrafında kıldığına bir gece yazıyor Allah. Nerede kıldığı da bir zahmet, Beytullah'ın civarında kıldığı ilk kimse Hicaz'a gider de, Beyt-i Şerifi gözünün önüne alır da, orada bir vakit namazlarsa, bir vakit gibi sevap olur diyor Peygamberimiz. Bu hadisin karşılığı. İşte o bunlara benzer, Porşamda, Yörna, Yarat gecesi, miras gecesi, gazum gecesi, bunlara benzer kıymaklı gecelerden, şimdi Beykurlah'ta namaz kılmış gibi gerecelensin. Mevlü bir tehdit gecen bir aydan hayırdır. İstifa ediyorsun, elhamdülillah. Şuradaki tek çöktüğün, köy çöktüğün bir seneden tepe, bir aydan kavrılı. Allah'ın hayrını kaçırmasın inşallah. Sultan-ı Enbiya Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Kadir Gecesi için ne buyuruyor? Her ayetin karşılığı hadis var.
Bu ayetin karşılığı hadiste bu ve buna denk filan birçok hadiste, lakin bir tek iğne altından kafanızı yormamanın için bunu okuyorum. Kadir gecesini sıdkı yakin ile inanarak, sıdkı ihlas ile ihya eden mümin, bu geceyi ihya eden mümin, gazın erkek, evet mümini tanirin günah-ı saha edilir, rahatfur olur. Küçük günahları bütün mahvolur. Ramazan Soylu ilk gününün ilk sıhhatında, ilk sıhhatında cehenneme layık olmuş yetmiş bin kişi affedilir. Her sıhhatinde böyle, her gününde böyle, her gününde böyle Kadir Gecesi'ne geldin mi ondan ev verir. O günlerde ne kadar affedildiysa Kadir gecesinde de o kadar affolun. Ramazan evvelki, evvelki sıhhatından bu Kadir gecesine kadar ne kadar affolunursa, bayram gecesi ve bayram namazı kılınınce de o kadar onu Allah'ın affolunuyor. Bu aslan mahrum olan şunlar, Allah bizi mahrum etmesin inşallah, şu kişiler bu geceden mahrumdur.
Bu kimselerden mihik yerine mihik dinileydin. Açılın bırak şunu. Kelimesi ile cümlemize hüsnü hatimler örtüyü et ya Rabbi. Hocam derimizi buza döndürme Allah aşkına. Bu kadar af oynayan infakın içinde biz de af bulunalım. Şu sırada ya olsan bontara sıfatlar, Bunlarda ya olsan korkma İnşallah. Bunlarda varsan çok kork. Yani şunların içinceye iten çok kork. Ben korkacağı adam vahtıkana camiden çıkayım geleyim, Sen korkma inşallah. Yoksun sen inşallah. Haydi varsan bu say değilim içinde der ne yapayım. Ne yapayım. Yüzünü küf bırakmadan köyde it, bozduğun yerde akıl olursun inşallah. Yani şunlardan şayet varsa, belki isim verirsem ayıp olur, verirsem de pek zararı yok. Adana'da vaaz verdiğim sene, bundan on bir sene Elverişikoğlu Camii'nde, bir çete kumandan namında bir kardeşimiz Emine hususi bizi götürdü ve ağlıyor tövbe ediyor. Bunları saydığım zaman üç tane sıfat bende vardı.
Üç tanesi bende vardı. Sen tövbe et deyince tövbe ettim ağladım. Vallahi hocam sen Allah delirttiriyordun bize dua ettiriyordun, meleklerin setini da koyuyordum ben diyor. Kanaatiniz olsun böyle. Gözlerime yemin ederim böyle. Yani adam külliyen müstah oldum diyor, Allah ekan dünyaya getiren, annmadan nurda yaktığı gibi, sen iki cihanda aziz ol, beni kurtardın, şuradan ne kadar para istersen al, ben zenginim. Zarplara para koymuşlar, yırttın bana dua edip diyorlar parayla, paralarını geriye verdim. Bin lira olsanız, tek dilimi para için gönderilirsen ilim yan olsun. Karşımdaki insanı geldin gibi görme. Dilimin, Muhammedını girersen görme. Bu kadar insanın ciğerine laf bakmazlar. Ben istikametle ayak etmesem, Başkası ne iletilir dedi, sattı. Hacı Avni'yle, yani edaesini veririm hocanın. Baktım ki para koyuyor, hep çoktur diye geri attım.
Vallahi hoca, senin razı on gün bile geçen de üstüme çıkıyor onunla utanırım, ne yapayım diyor. Utanıyorum, denilse ne pozuya tenezzül etmiyoruz, şuradaki ders kuzularımı Yarabbim Biz sızada biraz bulun. Dinimize siz sahilde olacaksınız. İmanınıza siz sahip olacaksınız. Hıfzunuz için muhafaza olacaksınız. Sizi kahvelerde görürsen, gazünelerde görürsen tiyatrolarda görürsen, kumar başlarında görürsen, lak içerken görürsen vallahi canımızı diyoruz. Hiç yeminiyetle yeminiyetlerdim adetim gelirini zorla hiç duydum daha. Kelimesi ile cümlemize hüsnü hatimeler tevfik et ya Rabbi. Hoca o on şeyi konuşacak mısın ne olsa? Konuşacağım. Ne olursa olsun, konuşacağım ve sen de tövbe olacaksın, kurtulacaksın inşallah. Bir, alttan mahrum olan bu gece kabul etmiyorum, çek buradan diyen Allah'ın. Sayfından birisi şu, sıfırbaz olan kimse. Sıfırcı, çok şükür yapacak. Bizde yok.
O dolandırıcı, o dolandırıcı, boynuna yıldız nama bakıcı, elin ırzını birbirinden soğutucu, elin hızına muhabbet muskatı yazıcı, kadınla kocanın arasını bozucu. Bunlar keşke burada durmasın yazık. Yazık. Tövbe tövbe tövbe. Kabul ediyor Allah Elhamdülillah. Bu gece semaların kapısı açık. Açıl Elhamdülillah. Tövbe kapıları akil elhamdülillah. Sıfır dedim, kes kez dik dersin. Ey herkes de biliyor sırrı. Sıfırbazlığı fenalığı. İkincisi falcılık yapanlar. İkinci bu da yok elhamdülillah. Kim gelir yok diye. Kim gelir? Erkeklerde yok ama kadınlarda yok mu? Senin orucuna bir şey koyup da senin karnına oğlan duyacağım diye yok mu? Yani ne diyorsun sen be hocam? Neler girdi aramıza, neler girdi aramıza. Yok elhamdülillah bizim memlekette kadın da yok, erkek de yok. Varsa başına bekler burayı yine yapacaksa. O falciliğini yapacaksa yok yerine behre.
Kovverirsin, istiğfar etsin, kurtulsun, akıl olsun inşallah. Üçüncü bize doğru geliyor gibi şimdi. Müslümanlara kencilik eden, Müslümanlarla küstüran, Müslümanlarla barışmayan, Müslümanlar hocam öyle yerine bastın ki, hepimizin yaratının üstünde şimdi. Söz. Kardeşim Allah'ını dinini Muhammed'ini severken bak yemin veriyorum, kalbinde şu keli bu uzak. Ak. Hocanın vaazına giderim ama gitmiyorum diyor birisi bana haber gönderiyor. Tartıcılar birbiriyle barışsın değiyor, değiyor diyor. Yani becerdin efendim ya, Barışırsak bizim parti belki zayıflar diye korkuyorum, barışmam ben diyor. Eğrisi bu ağzını dinlemeye gitmem ben diyor. Kabul gecen kabul olmaz da öylesin diyor. Böyle insanoğluna efendim. Nelerimiz var bizim içimizde, nelerimiz var, nelerimiz var. Bende kalmadık şimdi yediğin için en göğü düşman kanadının kimsenin elini kalk öp desen, öpmezsen kalk koluyum hoca.
Veren bir aydan hayırlı olan Kadir Geceden mahrum oluyorum, ne ara düşman ittihaziyim ben değil kardeşlerim. Halid-ı Zülcelal bizleri ıslah et Ya Rabbi. Köydeler nasıl, nasip et Ya Rabbi. Köydelerinde sebat edenlerden et Ya Rabbi. Demek ki buna girdiğine küsturan kimselerde sürahiyet yerine bekler. Yazlık ol, yazlık ol. Hoca ben küsüm ya ırzıma taarruz etti. Hoca ben küsüm ya namusuma hakaret etti. Hoca ben küsüm amma mukadde taatıma hakaret etti. Hoca ben küsüm amma şu gibi büyük suçları var. Bunlar müstesna, insanın canına, ırzına, namusuna hakaret edilen tabi barışılmaz. Allah da sormaz ondan. Ki bugünkü keyfi olan şöyle olduysa, böyle olduysa, ondan tarafa akmışsın da benden tarafa akmamışsın da, onun için küs olanların namazları dahi üç günden sonra kabul olmaz diyor Peygamber. Geleni nasıl köklendirdiniz canım, sonra ciğerimizi yaktın yahu. Ben değilim, Allah'ımız, programlerimiz.
Dördüncüsü, mümini ham olan, iratıya devam eden, şaraba devam eden kimse de başına oturur burada. Irak'ı içen, şarap içen şimdi buyurunca, o efendinin dediği ile bu yıl ruhsatı. Birisi kuşmanın malını öldüreceğim mahkemenin önünde diyor. Birisi Irak'ı içerdim diyor. Birisi bir arkadaşa küsdün, bu üç yünle düzelttim Elhamdülillah diyor, o avalada uzak ve kurtuldum Elhamdülillah diyor. Sen de şu kıstığı bırak, Irak'ı içiyor, şarap içiyorsan aç bindir bahşederiz ve Halid-i Zülcelal'ımız da ayetinde Uzun konuşamayacağım ey şerefi imanla şerefyab olan kullarım. Ancak şarap, müşriklerin ibadet için diktikleri putlar, hayır ve şer ileride huuğa gelecek, ahvaların keşfetmek için cezmen bir gaip attıkları oklar, bunların cümlesi, şeytani şakiinin pisliğidir, kelvisidir, terzviridir, terzzinidir, ondan hasıl olmuş bir murdarlıktır. Öyle ise Allah'ım içtin edin. Murdarlıktan sakın.
Ta ki umumuz rahmetlerden Felak ve hayat burasınız. Anlamadık hocam, anlıyorsun Irak'ı hikmet, umar oynamak, putadatma ile beraber diyor Allah'ımız. Üçünü beraber, dördünü beraber yani göçmen bir kayıp atılan oklar, eskiden ot atarlardı, ot atarlardı. Şimdi ona diyorlar. Ben anladım sana üç kere idi böyle, atarlardı. Yazdıydı. Attığı zaman çıktı mı o işi tutardı, Allah'ım emretti diye. Attıkları zaman nahani rab gidelim mi Allah nehyetti beni bu işler diye ve işi tutmazlardı. İkisinin de zararı yok bunların. Üçüncüsü kafelani rasbi çıkarsa oktan o çıkarsa Allah gaflet etti bilemedi derdi. Bunun için küfre varıyordu. Allah lafı iken, kumar oynayan, puta yapan ve böyle böyle Allah'tan yetipti diyen şeytanın kisvîdir bu. Bunlar burada aksolunlar. Ancak tövbe eden, istifa eden. Kumarda mı çok büyükte?
Bunları dün anlatmıştım, kumar Kaidini eline eğlence için alsa da, bir çay içinde eğer verse alsa da, hac efendileri bilirim ben, namazını duyan sevap kazanır, kahveye girer. Orada kahvede böyle şey iki kağıt yapar, o sırada oraya döker, yeniden girer gelir. Böyle böyle siz de vardır. Kumar kaidini, aşığını eline alan, para gözünün kanıyla elini yumuş gibi günahkar olur diyor bir kitapta. Şimdi devam ediyoruz. Irak'ı içenler aman, aman diyorum, Allah rızası için diyorum, şuradan mahrum olmayalım diyorum. Hoca bizim buranın düğünlerini sen bir bilsen, sen bir görsen, doğru getirirler, zırna getirirler, neler getirirler, saz getirirler, günahı alırlar, şarap alırlar. Senin insan şeytanları ortaya çıkar, şeytan görünler, benim hatıram için bir tanecik al diyerekten bir gelirler, Zerhoşü derler, o yavruları yoldan çıkarılırlar. Sen kendi memleketine aklın geliyor. Ben bilmiyorum.
Haberim yok ben sana geliyorum. Mümini hamrelenler Irak'ya devam eden tövbe etmeyen de bu geceden mahrumdur. Ya söyle hocam da. Beşincisi zinaya husul olan zinata kimse de bu meclisten bu geceden mahrumdur. Allah'ımız göstermesin, biz onları çok konuştuk. Bir ay çok konuştuk. Daha hakim faize, gusül olanlar, para verip de yüz lira, ay başı gelince yüz on lira alanlar. Parasını faize da davrananlar, onlar da bu geceden mahkum, Mahrum. Şimdi, şimdi bir gület buğday yiyelim, biz gület dedik iki tehlikeye. Harmanı kaldırınca bir eşcinik göreceksin, İki tehlike bir de yarın zehirdir zıkındır. Zehirdir zıkındır. Yani ziba derler buna hayır derler, Kuran-ı Kerim'de on on beş sayfa, söz bunun özelinde yazdı. Böyle bunun özelinde yazdı. Şimdi buna devam ederse, yetmiş türlü günahı var. En bütçüyü diyor Kabe yolunda anasını almış gibi günahkar olur.
Allah rızası için söylüyorum bunu, sizi kurtarmaya çalışıyorum. Halık-ı Zülcelal'ı seversen şu geceden mahrum olma, din kardeşine bir yardım etmişsin de onun yerine fazla almaya buraya göz biten dinini seversen. Hocam param artsın diye istiyorum. O para zıkkım olsun yahu. O yere kötü külliyen nahveder. O irkini baklava yapanlığa, iki damla gaz damlanınca o baklavıyı yemek imkanı olmazca o tatlıyı, o bütün hüz günü issad eder, bütün aileden senin gününde azıcık kör olsa bile evlatların gelince, ne diyelim? Bir kimse malı cem ifle, happeten hatpeten gene gene hile ile, huteyle toplata. Allah onu iflas eder. Buyur göğü Allah uçurur, onun yavruları iflas eder, hamalcılığa kadar düşerler. Yani faize mal biriktirdin, zekat vermedim de, mahşe yaptım diye hiç güvenme yavrularını açlıktan anca gelin hamalcılığını yapmadan başka bir şey koymadım onlara ya.
Şu geceden mahrum olmamanın içinde faizi terk edeceğiz. Bu da yok inşallah. Bilmiyorum var, bilmiyorum yok benim kaderim yok memlekette. Yedincisi, Delirdin. Benledim der insanların yüzlerini, ta geldi dün gelberi ana baba hakkı diye hırtlağımı yırtmıştım. Hırtlağımı yırtmıştım. Lakin sen dinlemedin huzur, dinlemedin. Dinledin tesir etmiyor. Anamı, babamı hoşlanmıyor. Sanki, geri bükülmüş ihtiyarlarınız olmasa, aksakallı tek siyah kalmamış dedeleriniz olmasa, memeledeki hemen çocuklar olmasa, günahlarınıza bakıyorum da diyor Allah, üstünüze sel gibi bela yağdıracağım ya, o nereleri için, o dereleri için sizi affediyorum din yere, ahret değil mi ki ahma tembih mi diyor. Siz güven verin. Siz güven verin hem Rusya'yı gidip de, hem ne yapacağız öyle olmuyor diye deyin. Muhakkak anasına, babasına memleketinizde ikna eden var. Onlar bereket gidiyor bereket gidiyor.
Peygamberimiz onlar diyor, memleketin bereket direği o ihtiyarlar. Onlar olmasa memleket naklolur diyor. O mena usluklarından engin anlam olmasa sen helak olursun. Ama onun ismi şimdi kocakarı, serveti çekmesin. Onun ismi bu. Baba ismi da bunalmış koca. Çenesini yarı saptı kahrılacecanın. Söyle der dulkalandır. Yazdık olsun yavrum sana. Halık Zül Celal sana bana insaf versin. Birisi annesini Hicaz'a götürüyor. Yedi defa götürmüş, yetmiş defa götürmeye emniyet almış. Peygamberimiz karşı geldi, dedi ki ya Resulallah bu benim annem olur. Bunu Hicaz'a götürdüm geldim dedi de hakkını öleşe bildin mi ona? Yetmiş defa götürmek istiyorum sırtımda. Yetmiş de götürsen, haval etmedikten sonra götüremezsin. Deli böyle diyor ya Rasulallah, sen sırtında götürürken ölse de kurtulsam diyor ona kalbinden. Ama o seni değdirsene, o dünyaya getirirken doktora yetişmenin ölüyor kazın derinliklerinde.
Seni dünyaya getirirken bütün acayipleri çekti çekti, yortanları yıktı, çilimleri parçaladı Zülfikar o sancıdan. Ondan sonra mübarek yemelerini arzulamıyordu, gece sabaha kadar sordurduydu. Oğlunu bulana kadar vurguyu terk etti uzun değilsin diye, onları uzun sallayı sallayı. O mübarek atmadan seni kucağına aldı da uzun yerde, sakalını yola üç beş sene buz çıkarırdın da yine yüzümü uyutardı, kurban olayım yavrum derdi. Şimdi sen o dövünce, o senin haline düştü, sen efendi oldun şimdi. Memul oldun, ben oldun. Kültürü adam oldun, yine bel safhada olsun. Efendim gelir anlı oldun, efendi oldun. Anneye niye konuşmaya tenezzül etmez mi şimdi? Arkamadan bahşetmiştim, istersen yediğim gibi. Yok hocam bizi yorma Allah aşkına derdi. Annesine babasına ağa söyleyenlarda bu geceden mahrum. Bizim Yahyalı'da, Yahyalı'da vaaz veriyordun. İlk günlerde ağzımı duyan bir çocuk bana düşman kesilmiş.
Çık bakayım ağızda. Dediğin niye çıkmayacağım? İnsanımı yetisi ben istiyorum, niye çıkmayacağım? Şuradan sorsaydın, benim çıktığımı istiyor musunuz kürsüye? İstiyor musunuz cemaat? İlk bir yılda on kadar kişiden istemiyormuş. Uğurlar istemezse. İstemezsen ulu olsun. Efendim. Diyor ki vaaz vermesin. Annem ona müzemilemiş, bizim vaazda da bir izleme var. Allah'ın kudreti. Hiç görmediğim şeyi girme hali var. Aynı olmuş gibi haber veririm neyse. Bu da Aliha Hızır'inden sana. Anam yemiş de müzeyir yemiş de onun için beni ilazil etmenin için konuşuyor zannetmiş. O genç. Ben ona yemini billah ettim. Hiç duymadım, hiç de anan değil adama ben Anadolu hakkından konuşuyordum zaten. Kadir gecesi konuşturuyduk. Komşular şahit olmuş, anasının diyor ayağını kucaklamış o bizi pürsiden em diyen, ıslah olmuş anasının ayağını yetiyor diyor. Urbanları yollayayım, Allah bana hakkını halayı alma diyor.
Şu kadir gecemi gelin mahrum etme. Anası ağlıyor diyor, gel de alayım. Anası ağlıyor, gel de ağlıyor. Böyle halellaştılar. Bir ömür yiyormuş bir sene sonra vefat etti olacağız. Allah rahmet etsin. Onun için annenin babanın ayağını öpmek, cennetin eşiğini öpmek diyor Peygamberimiz Hadis-i Şerif'inde. Aynı cennetin eşiğini öpmeye muhabbet edersiniz, annenizin babasının ayağını öpün. Öpmeye hacet yok, rüyasında bulunun yeter. Senin kafan onun ayağına kadar erinmez bilirim. İnsanların ayağının, yağdığı yere secde ilerlediği namaza gelmeyen adam, namaza gelmeyen adam hiç anasının ayağını yapabilir mi? O da seni öyle diyorum ya. Patlamaya sık bakalım bugün kurşunu gider, sık. Bizimki makineli süfet. Damı atıyorum kime ziyarete doyar, başka çare yok. Anasına, babasına asi olanlar da, asi olanlar da bu geceden mahrum. Daha Halık-ı Zülcelal'ımız, Allah nur bizi affetti inşallah.
Ali Rıza'da verdiği ayet ilelerden ettin inşallah. Sekizincisi ne hocam? Sekizincisi. Avculukla meşgul olup, laf taşıyanlar da bu geceden makbuldür, baksın geçsin dahi. Bak küfretmesin, tövbe ettin. Alıştım hoca nasıl terk edeyim gel. Nasıl terk edeyim. Buradan bir laf götürüyor, beti puak diye iletiyorum. Bana on on beş güne harçlık veriyorlar. Ona sıraya ne alıyor? Bir kebap yiyorsun, o taraf bir daha gelmiyor, görüyorsun bu tarafa. Varıyorum diyorum ki, size onlar şöyle diyor, böyle diyor, şu da ondan, bu da ondan filan da geçmişti. Onlar geliyor on, on beş lira. On numara kulüp civarları alıyorum, bir iki kağıt atıyorum, o tükeniyor, gidiyor bahçeye. Böyle birbirine tutturuyorum milleti. Böyle tutturan varsa, böyle insan varsa, dükkan der dükkana rol oynuyorsa, akrabadan akadayı bozulursa, bunlar da bu geceden mahrumdur, elleri boştur. Tövbe olsun, hepimize key olsun.
Bakmam belki kendimizde giyiyoruz. Bir de sulayı rahimi terk edenler de, akrabasını sula etmeyen en büyük futra, en büyük zekat akrabaya verilir. En büyük sevap da ondan olur. Hem akrabalık hakkını ödeşmiş olur, hem borcundan kurtulun. Hocalar verilmezdi, barbar bağırıyor, sen nasıl hocasın yahu? Ben düşürür benimle düşürmez amma. Kime düşürür? Babasına düşmez. Babasının babasına düşmez, dedesine düşmez. Annesine düşmez. Annesinin annesine düşmez, annesinin annesine düşmez. Oğluna düşmez. Oğlunun oğlu torununa düşmez, kızına düşmez. Kızının kızına düşmez. Bundan başka halalarına, gergelerine, dayılarına, birbirlerine, ev birilerine o makbul kavrulmuş tıkara akrabalarının hepsine düşer. Esen de onların dediği gibi dedin, ayrı demedim ki ben hiç eğimden çıkmasın da kızıma yiyeyim diyordun. Bu olmaz, olmaz. Çünkü veresin ona düşer, ne tabakası onun senin üzerine farz oldu.
Sla'raf Rahim deyince Ankara'da filan akleden, İstanbul'da filan akleden, İzmir'de filan akleden, düeri ecnebiye'de Arabistan'da filan akleden gelip ziyaret ediyor mu? Ödüyor mu? Etmeyelim. Ne yapayım unuttuk gittik hoca. Günahkarsın. Bu bir ameliyetçi Mehmet Bodalarıdır. Babamdan duymuştum haber vereceğim. Sıla-i Rahman için hem de babanızın sıkılatı bir dağılsın bir misal konuşayım da şöyle bir açılsın inşallah. O Mehmet Amca, ameleti Mehmet Amca senet istemez, kürek istemez, Çin kendine emanet gelirse onun sahibine verir. Hak sahibi, hukuk sahibi, beş vacibının ravzai mutaharelabiler, o kadar bir makbuldür ala. Birisinin elli yüz madeni lirası olmuş, aman ki Mendebur'da şunu al da sizde dursun da, ben ailemi nehy-i Medine'ye götüreceğim. Muhammedimizin yanına kalmış şuraya yiyor. Onları getirerek kadar selde dursun dursun oğlum diyor. Seyret yok, kürek yok, yazı yok.
Cahil değil böyle ama yazılması lazım ya, yaz istemiyorlarmış. Adam bu kadar mı, bu kadar mı üstüme? Gökmüş geriye gelmiş imiş, handa gider Mehmet Ali Hoca vefat etmiş. Sana sordu, sola sordu, her ikisine sordu, para verdim ise yok. Geç giremediler. E hocaya vardı danıştı, e hocaya vardı danıştı, Mehmet Alice ölmüş, paranoyunda gazıydı, acaba nasıl bulurum ölen adamda nasıl bulacak, olmaz dediler. Yetmiş. Ey Medine sıkarası oldum, ne yapayım diye ağlamaya başladı. Filan yerde kutbu cihan derler. Zamanın kutbu, ahkabı bir yat var. Yettiler ha tanıştırdı. Yettiler. Ona danış ki İmam-ı Şafii Efendimiz mi başka bir kutbu ahlak mı? Dedi ki efendim mesele böyle böyle, ondan sonra ne var ölüm dedi.
Perşembe günü Medine-i Münetleri'de, Peygamberimizin mescidinde bir dileğin ardına saklan perşembe gecesi, herkes gitti kapılar kilitlendin mi, Peygamberimizin böyle kukpası var üstünde, görmek nasıl etsin cümleyi Allah. Ameletin Mehmet Baba, Ameletin ettin diye oradan sana seslenir dedi. Hey Allah razı olsun adam dedi, gece tarzı ibadet etti etti insanlar dağıldı saklandı ve orada çığlığa başladı. Amanetçi Mehmet Baba, emanetimin etti, sabaha kadar çığırdı, yönden ses gelir mi? Yok. Onlara da kulak lazım gelir mi? Evet. Duymadı. Vardı adama dedi ki, hiçbir ses gelmedi, hiç ses çıkmadı dedi. Yahu bütün müminler, bütün müminin ruhu perşembe günü Peygamber'i ziyarete gelir, orada olacaklarıdır. Nereye gitmiş bu. Öyleyse filan huyyalar, gel perşembe filan huyunu dibine diyor. Peki diyor. O bir perşembe gelmiş, geleyim bir huyu var susuz, oraya erirdi.
Emanetçi Mehmet baba, emaneti minnet ettin dedi. Oğlum bir yer alır da o korkumdan dedi. Fatıma annemizin hurmasının ikisinin arasını eştüm, üç adım o yandan, üç adım o yandan ortaya gömdüm, üç taş koydum üst üstüne orada tarağım. Diyor ki, diyor ki şimdi, amel etsin anlat baba, perişan günü benim. İki cihan güneşinin, ranza irdahının üstüne çürümüştüm, niye hak vermedin? Oğlum bizi oraya götürttürmüyorlar. Ne diyor sen bu kadar namazın abdest bir emanete bir ayet eder Müslümanıdır. Delil yetmiyorlar. Buraları öyle diyor, bura cehennemin gibidir. Burası. Cehennem çukurudur oğlum. Neli buraya düştün, mevlet bu. Her amelim değildir. Ben şöyle Allah'tan korkardım, daima namaz kılar, kimsenin emniyetten bir kuruşunu zayi etmedim lakin memleketimde ailem çocuklarım kaldırdı, Peygamber yanı diye burayı bırakmadım, sıla'yı rabbim etmediğin için Allah beni buraya attı diyor.
Çok muhterem Müslüman buna inanmayanlar da çok olur ya, ben inandım cebime koydun, yine memleketime götürürüm onu. Senden inanan inanası çünkü Peygamberimizle sına'yı rahmi terk edenler, kabir gecesinden mahrumdur diyor. Demek ki ameli kabul olmuyordur. Amel kabul olmayınca çıkınca düğün birisi elimizden tuttu, götürdü, Türkçe konuştu, dedi ki efendim siz Kayserili'ye benziyorsunuz, evet. Biz de Kayserili'den geldik ya ben çocuğunuzum daha bize geber evli derler. Aman memleketimizde fıkara ne varsa, Allah aşkına, ümmetimizi al yaz da, sene gelin ay gelirimiz on beş, yüz on beş madeni lira geliyor. Çok param var benim bir kese getirdi diyor, ikimizin ömrüne de madeni lira çöktü, şöyle pilot gibi böyle. Hiç almadım ben diyor çünkü yerin parasını hicaz parama katamam. Çok tatlı ay insanın. Baysari biti sihri, Allah rahmet etsin.
Geldik diyor sorduk arayı arayı, onların cinsinden iki tanecik hamdal bulduk diyor. O orada dünya gibi zengin olmuş, bu uzaklar hamdallığa çıkıyor. Allah ondan sormaz mı bunu? Vevkübile anlasanla, etrafı, etrafa, akraba dağıttın da halimiz ne, dinliğiniz ne, gelişen rızkını. Size bir şey deyim inanır mısınız? Tabii efendim. Peygamberimiz hadisinde buyuruyor. Bir kimse akrabandan da olmasa, bir Müslüman aç olduğunu duysak, bu akşam diyeceği yokmuş bir kere. Hiç müteessir olmasan, kalbini ürpermese, yatar da uyursan, o kimsenin imanı yok diye peygamber vermesin. Yok diyor Peygamberim. Anladın mı? Müslümanlık böyle, akrabalık nasıl olsa inanırsın. Devam et hocam. Orucusu da kumar oynayanlarda ve onu da terk etmeyenler bu geceden mahrumdur. Böyle bitirdim vazzımı, şimdi dönüyorum başka öyle. Daha döne döne niye öleceksinler? Size bir iki ibadet tarif edeceğim, bırakacağım.
Açılın bir aç bile. Gözümüzü ben yumun demiyorum da, göz yumulursa günah hatıra çöp gelir diyor Peygamberimiz. Böyle istiğfar okursak daha kabulla şayandır. Günahlarımızı önümüze alalım, iyice kalbimizden nedamet gelmedi tekrar diyelim. Estağfurullah. Birkaç benim gibi kalbi taş gibi olanlar kaldı çeker diyelim estağfurullah. Ehli İslam olduğumuza elhamdülillah. Muhammed ümmeti olduğumuza elhamdülillah. Kadir gecesine kavuştuğumuza elhamdülillah. Geliler dışarıda biz camiye cem olduğumuza elhamdülillah. Allah'ım ehli İslam'dan çeştiğiyle Elhamdülillah. Zamanlarımızda rahmet meleklerini irsan ettirerek, ruhumuzu ihraç ettirerek, erali ilmiyle teravih eden ruhlar gibi ikram et ya Rabbi.
Hucamı Şerife cem olan, Canlarımız boğazımıza gelip el ele, ayak ayakla, cemi ağza birbiri ile, elle da el fırak gibiydin, gözlerimi semaya dikilip, yavrularımızın boyun büktüğü gün, hiçbir doktorun çare bulamadığı gün, ilaçların kesildiği, ağzınıza tanıdıkla su damladığı gün, Allah, ahirete götüremeyeceğiniz gün. Ağzınıza, parlıkla su damla diyordun. Doktor etrafımızı sürlayıp, yavrularımız hıçkırdın. Rabbimiz, dua edip affimize sebep et Ya Rabbi. Çarıyarı güzinin mübarek ruhlarını, şuveylisimizden haberdar et Ya Rabbi.
Akşamdan beri geldiğimiz vazı söylediğimiz söz, yaptığımız zikir fikirden hatır olan, ecri messubat-ı ebvelen bizzat eşraf-ı mahlukat, şer'i el-usahat, gözlerimizin bebeği olan iki cihan güneşi Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin ruhuna, ayine, ashabına, gemi peygamberanı izam efendimizin ruhuna, bütün Piani İzam ruhuna, evliyaların ruhuna, annemizin, babamızın, akrabayı tarikatımızın ruhuna dağlar başında kalmış, hatile yeksan olmuş, çekini çekini can verenleri, sararmış solmuş gül gibi yüzleri, söylemez olmuş gül gül gibi dilleri, kabir azabından anlayanların kabir azaplerini getirilipte Arapları, eğriliğini gördüğümüz müminleri, Ashab-ı Hayrattan olanları, hususabu cami şerifi ve cemi camileri bina edenleri ve ala husus, şu meyliste yeni nüadan unutma diyenleri, iki cihanda aziz et Ya Rabbim içinde gizlediğimiz, istediğimiz gibi ağlarlar, hocam ona tesadüf edemiyorsun.
Mümin kardeşlerim içinde hayırlı hürriyeti ne ise, onu bütün cemaatle amin diyeceğiz. Kabul et ya Rabbi, kabul et ya Rabbi. Asakir-i Evlatlarını yetim yetama koyup sızlatma Ya Rabbi. Kussari hakisani, Kahha isminle kahret Ya Rabbi. Kimselerde veçide mukaddes saatimizden korkuyor, gözümüz göre göre, ciğerimizi yaka yaka, ırzımızı, namusumuzu kafirlere çılgın yapmaya, külliyatlaya, hormasına, Kerbela hormetine, Kerbela hormetine, orada şehit olan, Uhud'da şehit olan, el ebat İslam bayrağını üzerinde dalgalan ver ya Rabbi. Nadir bayrağı, çok suçluyuz, bu şarkı kalanları içerideki gelenlere bağışta ya. İçerideki gelenlere bağışta ya. Battal olanlarımızı, kendi olanlarımızı, geceleri hıçkırılan aşıklarına bağışlayalım. Cennet-i Ala'dan çıkarım üç yüz sene semaya bakmayan, günahından semaya bakamayan Hazreti Adem'e bağışlayan.
Oğlunun boğazına bıçağı koyup çeken İsmail'in babası Hazreti İbrahim'e bağışlayan. Sevginin boğazını, uçağa gören Hazreti İsmail'e bağışta bizi. On iki sene zindan bekleyen o Nur Yusuf'a bağışlayan. Düşmanlar elinde, ot gibi boyatlanan, Hz. Bağışta. Kızarın içinde, biçilirken hazreti'ı yeteriz gelin, kafasına gelen, kızarız işlerine. Vay dersen peygamberlikten silerim. Böyle çekeceksin be şefaat edeceksin diyor. Bizi deyip yetiştirdiğin hazra'yı Cebrail'ya bağışlayan. Ayağının altını, ejderha hor durdu, sustdırıcı aldandu, hazretlarına bağışlayan, caminin içerisinde Kuran yalvarkana, Kuran okur kana ayetinin gözlerine şehir kanlarını döktürdüğüm