Peygamber Efendimizin Manevi Yolculuğu ve Ruhaniyatı
Peygamber Efendimizin Manevi Yolculuğu ve Ruhaniyatı kaydında La minşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim. Mekke-i Mükerreme'deyiz. Beytullah'a yakın, mütemadiyen siller gibi vasait akıyor. Otoposlar, kalksalar seslerini duyuyorsunuz ya. Bu da bir hatıra olur diye. Mekki'yim keremi'yi hatırlattılar diye. Burada bunu size hatıra olarak almayı arzu ettim. Yarın ahirete ithal ettiğimizde Allah'a…
La minşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim. Mekke-i Mükerreme'deyiz. Beytullah'a yakın, mütemadiyen siller gibi vasait akıyor. Otoposlar, kalksalar seslerini duyuyorsunuz ya. Bu da bir hatıra olur diye. Mekki'yim keremi'yi hatırlattılar diye. Burada bunu size hatıra olarak almayı arzu ettim. Yarın ahirete ithal ettiğimizde Allah'a rahmet eylesin diye vesile olur, vasıta olur mu diye düşündüm. Kardeşlerimize bazı matlar doldurduk. Bunu da bizim eve varınca pek yorgun bir izledir. Allah izin verirse, kazasız belasız verebilirsek. Bizi konuşturmadan ise teyp konuşur, siz de dinlersiniz diye Allah rızası için konuştum. İşte biliyorsunuz, cömert gün evden çıktık. Kayseri'de bir gün kaldık ve kardeşlerimizle sohbet ettik. Haluk bizi Ahmet Efendi aldı oradan. Nevşehirli Ahmet Efendi Aksarayli Ahmet Efendi, Nevşehir'e geldik. Aynı kardeşlerle kız sohbetten daha büyük bir sohbet.
Kardeşlerimizle konuştuk, helallaştık. O da bir gün kaldıktan sonra Aksaray'a hareket ettik. Ahmet Efendi'nin evine vardık. Büyük iltifata mazhar olduk. Rahip olmadığımız iltifatı, görmedi gösterdiler. Üzüldüm. Mutlu efendi götürüyor tabi. O bütün. Malından canından. Fedai diyor. Ille Uludağ'a kadar götüreceğim diyor. Üzülüyoruz. Her asılı Aksaray'da kaldık. Nut efendi bindirdiler. Konya'ya, Konyalılar yine karşı yerli yolda. Yağcıların evine misafir olduk. Orada dört gün kaldık. Dört gün akşamları sohbet ederdik, muhabbet ederdik. Otoboslar vaktaki, Konya'ya geldi. Oradaki pasaportlarımızı, Hacım Öğüt Efendi, Yağcıların güç kardeşleri, şaportlarımızı onlardan aldı, dedim ben taksiyle götüreceğim inşallah dedi. Utandıysak da memnun olduk. Allah kendinden de. Bütün gün kardeşlarımızdan da, günlerce razı olsun. Amin. O bir cuma evden çıkmıştık, bu cuma da Konya'dan çıktık.
Cumayı mutdeleler bir yerde kıldıktan sonra Nurettin Hocanın Erdemir Vardığı Erdemir Kazasından Bisinden Ters Usta'ndaki Ashab-ı Kehf Ve camideki yatır Lokman Aleyhisselam Şit Aleyhisselam Bilal-i Habeşi Efendimiz Ve diğer ziyaretleri yaptıktan sonra Adana'ya geldik Adana'da bir otele, Pehlivan, Palasterler, bir otele geldik. Tabii ben hiç küçük yere misafir etmiyorum, Mehmet Efendi bizi. Çok hürmet ediyor. Zaten biz Faruk Bey'in ismini bul, telefon edelim, ismini bulduk. Umrasını buldu, telefon umrasını, telefon ettik. Aman geliyorum, orada yatırmam sizi, eve getirdim dedi Ve geldiler bizi taksiyle. Kardeşlarımız otelde kaldı. Biz de Faruk Bey'in evine gittik. Eski ev ne hal? Altı, yedinci kat. Eski plaj bahçelerini ev yaptırmaya vermiş. Dört katını kendine vermişler. Karafür, yani hamam gibi ev. O da kendi ibadetle meşgul. Hak razı olsun.
Orada gecelerlik çok memnun etti bizi ve sabahleyin oradan çıkardı. Otel gumuna geldik, o tahsili. Aldık kendi tahsili beraber kayınpedergili oraya gittik. Kayınpedergili oraya giderken yolda bir trap'ın kitlenmesi olmuş. Oradan geriye yarı yerden yahut da yaklaştıydı Gümürdül'e, döndürdik biz Gümüldülüğe vardık. Hacı efendi ihtiyarlaşmış, yapıyor. Ne, ne hacı yumruk var, ne hacı useğim var. Bütün akrabaları biriktiler, vedalaştık. En çok kaldığımız sırada yirmi, otuz dakikadır hal anca, yarım saat kadar kaldık. Allah'a ısmarladık beni, chat'im orada. Yurtyol'a vardık. Dörtyol'da Mustafa Sümbülgil'e misafir olduk. Çok memnun etti, ailesi de kendi pervane gibi döndüler. Vadiilen saatte bulunur mu diye, tahsiyle kardeşlerimiz İskender'e gönderdik, otobüslar bulunmamış, Ta Antakya'ya gitmişler bulamamışlar. Cilme gözüne gitmişler bulamamışlar. Geriye geldiler. Sabah rengine gittiler.
Peygamber Efendimizin Manevi Yolculuğu ve Ruhaniyatı ne anlatıyor?
Peygamber Efendimizin Manevi Yolculuğu ve Ruhaniyatı kaydında La minşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim. Mekke-i Mükerreme'deyiz. Beytullah'a yakın, mütemadiyen siller gibi vasait akıyor. Otoposlar, kalksalar seslerini duyuyorsunuz ya. Bu da bir hatıra olur diye. Mekki'yim keremi'yi hatırlattılar diye. Burada bunu size hatıra olarak almayı arzu ettim. Yarın ahirete ithal ettiğimizde Allah'a…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 11 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
O kadar üzüldüler ki Allah kendileri razı olsun. Yine gine gittiler, bulmuşlar Reyhaniye de geldiler, bizi de aldılar. Gittik Reyhaniye de bizim grubu, İrfan Hoca ve etrafındaki kardeşlerimizle görüştük, görüştük, konuştuk. Dedi, hadi efendim geçeceksiniz biz, dedi. Muamelemi yaptırdım, dedim, Eylül Efendi. Biz de taksiye bindirdi, vardık. Çileözünde on beş dakika kalmadık böyle. Bari bir kapıcının bir eser dedi ki, yahu haccık da bana bir bahşiş verin, ama hacı bahşiş verin. Akşam namazından sonrayım, doğru Halep'e Zekeriya aleyhisselamın şehrine girdik. Ara olarak iyi bir otel buldu. Otelde yaptık. Sabahleyin Zekeriya Aleyhisselam'ı orada namazımızı kıldı. Ziyaretimizi yaptık. Orada dua ettik. Bizimkiler gelememişler. Bir günler oradaymış senin, Tırdoğulu, ana azcık, onu mu, yanında kalan Mustafa, biz Mustafa filan. Çok memnun oldular.
Oradan tavsiye atladık, biiznillahi teala, süzülerek. Gittik, Kuruluş şehrine vardık. Halid İbni Velid, Radiyala'nın, hazretlerinin oraya gidip yapamaz, dua ve şeyden, sizi diyerekten sonra Şam-ı Şerif'e çektik gittik. Şam-ı Şerif'te bir otel bulundu. Orada yattık. Cami Emeviye'ye gittik. Orada yine Ali Ramazan gibi. Ali Ramazan yanımızdaydı tabii. Orada ortak arkadaşlar bulduk. Hayır, Ali Ramazan'la hudutten geçirmediler pasaportu olmayınca. Onu da bırak da biz gitmiştik. Buluştuk şeyde, Şam-ı Şerif'te, arkadaşlarımızla. Biz gidiyoruz dedim. Oradan hareket ederek, hüdütleri kolay kolay geçti Helham dün ile. Aman da kariförlü bir otel bulundu. Orada istirahat ettik. Çok memnun olduk. Sabahla buradan çıktık. Biiznillahi teala. Neredesin? Tebük. Tebük'e yakın yerde, karakolda vardık ki yığılmış. Şortu postlar yığılmış. Muamele yapılıyor.
Sekiz saatte, bazı da paralar ikram etmekle beraber anca muameleyi yapabildiler. Oradan çıktık. Bizim arkadaşlarımızı da bir iki öğün beklemişler. Biz o güzel çıkınca devam, öyle, öyle, öyle, bir iznine bir tane öğleden veli, meline yitlahira Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin oraya kovmuştuk ve Cumanın birinde orada döndük. Esrarı Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz'i orada döndük elhamdülillah. Matta Ashab-ı Suffe'de Üstad-ı Azim oturuyormuş. Etrafını aldık, oturduk. Sekiz gün beraber kaldık. Ondan sonra en iyi bir kelimeye. Cuma, perşembe günü hareket ettik. Cumayı, Beat-i şerifin etrafında. Teplayayım ben namaz kıldığımız yer dört yüz metre kadar uzağındaydı. Her yer tıklım tıklım bulmuş. Bizim memleketten yüz altı bin kırk beş Hicaz pasaportlu kimse gelmiş, öteki turist pasaportuyla gelenler yüz yirmi bine vali oluyor diyorlar.
Etraftan da çok gelmişler, İran seksen bin pasaport vermiş. İran böyle, etrafı ekilen Pakistan filan, diyor bir milyon hutaç var. İşte bu sesler uçaç çekilip geliyorlar. Üç beş gündür böyle ırmak gibi akıyor bir izneyle. Tükenesi mükenesi yok, yollar tıklım tıklım, bastı. Mekke-i Mükerreme'de cuma yıkıldı. Arafat'a çıktık, Elhamdülillah. Arafat da vakfı'ya durduk. Hem Muhammed Ali zihninin, o cağacının duasını etti, biz orada misafirdik. Hem bizkileri vakfı duasını ettik. Çok memnun oldular, mesrur oldular. Yalnız zahmetsiz de hiç olmuyor. Bu sene yalnız bir zahmet fazla çekmiyoruz elhamdülillah. Bir gün Mevlüt efendi çekiyor zahmete, biz de bakıyoruz zaten. Ondan sonra Efendimiz demişti, Yezid çekmediniz kimse dönemeyecek. Müzdelife'ye geliyor, oradan Müzdelife'de makinemiz bozuldu, oradan yürüdük geldik, bütün insanlar bir gün akşama kadar gelememişler. Mina'da geldik.
Şeytan başlarken Anasse abi dedi ki Abiymiş o çalıdan çevireyim de geleyim deyip gittiğimi o da varmış abisini bulmuş. Delinin Eymen adamını katmıştık yanına hizmetçisini Gerekeler kalabalık birbirine giymiş Çocuklar hayatında kalmasın diye polisler araya almışlar O düğmeye kafaları dönmüş nereye gittiklerini bilemediklerinden, herkesi vaviyle koparttık, gelin, finans çocukları, efendim, ihvanlarımız müezzin, hep aramaya çıktılar. Yalnız Ali Ozanın kaynanası da yanındaymış orada çadır da yıkılmış orada muhafaza etmişler sabahtan sonra yeterdik de öğlen ley bulabildik akşamında bizim de Meyrabi de gözlerimiz takaya döndü. Sami geldi görsen sadakalar dağılıyor, varınca bir mal keselim, nezir olmasın ya dedik, kardeşlerimizla yiyelim, Allah rızası için dedik. Böylelikle vazifeyi şimdi bitirmiş bulunuyoruz.
Buna ait de rica ettiler de şey yazdım yeni, yeni yazılan olduğu için zor okuyacağım ya, kusuruma kalmayacaksınız. Usul usul okuyayım, dinleyin inşallah. Bismillahirrahmanirrahim. Bir iznillah çıktık yola, gidiyorduk güle güle. Kavuştuk manevi sele, fışkıran membaı başka. Yurt içinde sohbet ettik, sevgili Konya'ya gittik. Mevlana'da yandık tüttük, bu zatın alemi başka. Çok hayırlı refit bulduk, sahavete hayret kaldık. Füyuzat bahrine daldık, bu gardaşın hali başka. Tersusu dört yolu geçtik, hududun kafasını açtık, halavin feyzini içtik, Peygamber Zekeriya başka. Akıyor füyuzatın nehri, akıyor füyuzat nehri besmele ile çektiği iş bir zehri, bahtiyardır humuş şehri, Mücahit'te Halid başka. Taksiyle Şam'a girdik, Yahya Peygamberi gördük, çok ziyaret yüzler sürdük, Muhammed torunu başka. Hazreti Hüseyin'in başında ziyaretmişti tabii.
Her hasılı Medine'ye gittik, salat verdik, dua ettik, sanki balı yağ kattık, Muhammed Mustafa başka, Resulü Kibriya başka, Allah'ın Hafibi başka, vüstazı safada, Sufada bulduk, sekiz gün burada kaldık, deryayı rahmete daldık. Sıddıkı azamı başka, tedavi oluyor yaram, gönül dağ parlıyor çıram, Cemil sahabeyi kiram, omar-u faredi başka. Cihanı tutmuştur sıti yani şöhreti demek, cennetten almış bereti, Muhammedin ehli beyti onun Fatması başka, Mekke'ye açıldı yolumuz, müsaade etti bülümüz, lebbeyb okudu dilimiz, ihrama girmesi başka, geldik tavafa başladık, dedikoduyu boşladık, farzı vacibi işlerdik, akbayağı durması başka, tabii sünnetleri de yapıyoruz elhamdülillah. Müzdeliğipeyi geçtik ama, minada bir şaştık ama, çeşitli ama Kabe'nin zemzemi başka. Binada bir şaştık anmayı Sami'nin gittiği demeye diyoruz, Efendimizin bir, iki gece bir yıldız çıkamadığını söylüyoruz.
Çok şükür Murad'a yerdik, Hacerülesved'e yüzler sürdük, çok çeşitli taşlar gördük, Hacerülesved'i başka, Kalemdarin gafil başı altmışa yaklaştı yaşı. Veda bitirdik işi, hasretle ayrılış başka. Böyle dedik mi, hep fiyatı bitirmiş oluyoruz. Bakayım bir muayene edeyim, iyi alıyorsa öte yandan söyleyeceğim inşallah. Sene kırk yedide, Hacı Bülümle beraber genç yaşında, Hicaz'a gelmiştik. Daha bir üç ayda ancak geriye varabildik. O günün darlığı, o günün sıkıntısı başka, o günün safhası, zevki ve genişliği başka Elhamdülillah. Bugüne de şükür, bugüne de şükür. Allah'ımız cümle arzu eden kardeşlerimizi, isteyen kardeşimizi, icaza ah geçsem diye değerini yanan kardeşlerimize nasip et Ya Rabbi. Giderlere, tekrar gitmeyenlere angarayı bu zaman, o Sevgili Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellemin kokusunu almak. Beydi Şerifi tavaf etmek. Arafat'ta vakfaya durmak. Müzdelife'de vakfaya durmak.
Binada şeytanı taşlamak. Lakam I İbrahim'de namaz kılmak. Safa Mervede koşmak. Allah cümle kardeşlerimize nasip ol Ya Rabbi. Leylei Kadir hürmetine, şu da bulunduğumuz ziyaretler hürmetine Ya Rabbi. O gün de hastaydım. Bugün de azıcık rahatsızım. Boğazımdan da biliyorsunuz, boğazım neymiş ya varınca size hediye olur, yadigar olur diye mecbur konuşuyorum. Onun için hasta halinde o zaman yazmıştım. Şimdi de aynı Şam-ı Şerif'teki yazdığım şuydu. Bismillahirrahmanirrahim Allah'ıma hamdü sena Muhammed'e salat olsun Alinin ve ashabının ravzasına rahmet dolsun Bütün mümini müminat daima rızanı bulsun İfade-i meram için bu acize lütuf gelsin. Şamı şerit ve civarı Çalın bakalım, burnaları kızı, kamyonlar, makineler. La havle ve la ilahe illallah. Herhalde şey de bilmiyorum, sıkıntı da vermeyecek. Çünkü onların sesi geldik size, Mekke-i Mükerreme hatırlanmış olacak.
Daha da tatlı olacağını zannediyorum. Euzü Besmele Hicaz yoluna, hamdolsun kavuştuk Vahdet Gülüne, Halik'im irdirdi Şam'ın eline Yahya Peygamberi gördü gözlerim, Müezzini Resul Bilal Habeşi Edildi ziyaret akıttık yaşı Şehidi Kerbela Hüseyin'in başı Görünce anları yandı özlerim Yanmayacak şekilde değil ki başlarını Kerbela'da kestiler, mızraklara taktılar, getirdiler. Muhyiddin Arabi yatır burada. Pamuk baba derler aynı sırada Söyleden Vahittir yoktur irade, Rabia'yı görüp sürdüm yüzlerim. Muhammed'in neslin Yezid getirdi. Merkatların gördüm, derdimi artırdı. Şimdi aşağıda yanımda, Sami, Meryem de şuradalar. Yani Küçük Fatıma diyor, Fatıma da Zola'nın torunu Fatıma. Ciğerlerimizi yaktı Şam-ı Şerif'te, aşağıya indik. Miski amber gibi kokuyordu. Tekrar gördük üstüne, doyamıyoruz Allah her sene gelmeyi nasip etsin inşallah. Muhammed'in neslin Yezid getirdi.
Beraatların gördüm, derdim arttırdı. Huryağına bindirdi, keyfim yeterdi. Düşündüm vakasını daim sızlarım. Nakşi tarîkından Halid-i Zia, Kırklarda göründü emmiş bir kaya. Kırk mihrap'a vardım eyledim haya, Gördüm anda sırlar anı gizlerim. Halep'te Zekeriya peygamber vardır. Honos'te yatırmış Halid'i kadir, evliya da Veysel Karani Nadir, düştüm yollarına yolun izlerim. Rabbimin beytini daha görmedim, şebekeyi Rasule yüzler sürmedim, Hasbahçe Gülünü daha delmedim, intizarla geçtik, kışı yazlarım. O bölüm şeyleri söylesem ciğerleriniz, Gülyanoğlu. Kırk beş gün mü ne evvel çıkmıştık, bayramdan evveli yollarda geldikten sonra on yedi gün Şam'da bekledik, bir vapur bulamadık binecek, sürüm sürüm süründürdüler. On gün yahut'ta kaldık, yedi sekiz gün vakBurada geldik, Cidde'de kaldık, anca Arafat'tan bir gün evvel yetişebilmiştik de onun için daha görmedim diyorum.
Şimdi bismillahirrahmanirrahim, Hicaz ilahsı, Mekke-i Mükerreme ve civarı. Hamdolsun girdik vapur içine. Üç yaş tövbe etti bütün suçuna. Aledim kattırdı hacı göçüne. Girdirdiği rama hamdolsun Huda. Cidde diyerler yerde vapur dayandı Gaflete dalanlar bütün uyandı Koktu havve anne cana boyandı Gösterdi kabrine hamdolsun Huda Geceleyin çıktık Mekke yoluna Nasip etsin Mevlam mümin kuluna Bütün kalp açıldı rahmet yönüne, Neşeler duyurdu hamdolsun Huda. Sabahleyin girdik Mekke şehrine, Daldırdı Allah'ım rahmet bahrine Attık kendimizi aşkın nehrine, şehadetli bizlere hamdolsun Huda. Bab-ı Selamdan evvel girildi, Allah'ımın beyti tamam görüldü, diyorlar üç yüz bin üç yaş dirildi, Safalar bahşetti hamdolsun Huda. O günün üç beş misli daha ziyade bu seneler. Yedi tavaf ettik, sahaya başladık. Delil tarif etti, biz de işledik. Mina derler yerde şeytan başladık, kestirdik kurbana hamdolsun Huda.
Makamı İbrahim'de durduk namaza, Ol Hacerül Esved sürüldü yüze. Mevlam nasip etti zemzemi bize, İçirdi suyundan hamdolsun Huda Şimdi çayımızı da yemeğimizi de hep zemzemden yapıyoruz. Mütemadiyen de içiyoruz. Hele Güççuk Sami. Sair Sami diyorlar, Küçük Sami'ye. O da çok içiyor biiznillah. Maşallah sıhhat afiyetle de çok yerinde. Çıktık Arafat'a, çadır kuruldu. Zanneyledik dünya orada denildi. Dikildi sancaklar, lebbeyk denildi. Affetti isyanı hamdolsun Huda. Yüz delife diyorlar geldik bir gece, iki namazı bir kıldırdı hoca. O mevkinin şerefi gayetle yüce Evretti ismine hamdolsun Fuda. Tabi öğlen ile ikindiyi bir vahatta kılıyoruz. Öğlen neye kılıyoruz ikindiyle? Peygamberimiz böyle kılmışlar. Akşam namazını kılmıyor, çıkıyoruz, yatsıyla beraber akşam namazını da güzel affeder kılıyoruz. Kitapların emri bu şekilde. Mina'nın mevkiyi Mekke'ye yakın.
Üç yaş bundan sonra günahtan sakın Terk et akladığını iyisin takın Verdin edemetler hamdolsun huda. Dört tarafında dört mihrabı vardır. Cümleye nassı beylesin kadir. Zemzem-i aseldir bulunmaz nadir İçirdi suyundan hamdolsun hüda. Lebbeyk diyenleri çeker getirir. Varınca umreye nura batırır. Gören Beytullah'ı aklın yitirir, ettirdi tavafı hamdolsun hüda. İstikbal eyledik ruhmi yemeni, Yeşildaş üstünde namaz kılanı. Ol altın oluğun kadrim bileni yakmaz kahimin de hamdolsun Huda. Rabbimin beytine elveda dedik, bütün vücudumu zemzemle yuğduk. Huccacın bazısını burada koyduk. Tekrarini nasip eylesin Hüda. O zaman Huccaclardan vefat eden olmuştu burada da onlardan bir kısmını burada koymuştuk. Bu sene de Seydel Topal derlerdi ya başka ismini bilemiyorsun Abdullah mıydı? Allah rahmet eylesin. O da bu kıymetli yerde vefat etti. Merkadını Uğur olsun.
Kalemdar vasf-ı sığmaz diline, bu aciz kurbandır senin yoluna Nasip etsin mevlam mümin kuluna, sürdürdü yüzümüz hamdolsun hüda. Medine-i Münevvere'ye geldik, evveli Mekke'yi ziyaret etmiştim o zaman. Şimdi Medine'den geçtiği için yol ilki Medine'ye sonra Mekke'ye, O zaman vapurla geldiğimiz için İlk-i Mekke'ye, sonra Medine'ye. Şükür döndük Medine'ye, bir ataş düştü zinaya, Aşık oldum şu binaya, muhabbetim Muhammed'tir. Uzaktan kupa görünür, üzerinde nursalınır. Kokudan girer gelinir, Kireyhanı Muhammed'dir. Dahil oğlun du harama hamd olsun erdik merame. Merhemler sürdü yarama o macunu Muhammed'dir. Alemlere rahmet olan Vahidiyle kelam kılan Ve ul'l paksın tamamsilen füyuzat-ı Muhammed'dir. Hicrette refiti olan sokup akrep beni solan şehadet getirdi yılan mucize-i Muhammed'dir. Sıddık'ın sağına almış.
Ravzaları hep nur olmuş Aşıkları bütün dolmuş Yar-i Gay-i Muhammed'dir Adalet şahiyanında Koyun kurt gezdi gününde Çok yardım etti dinin de hüz bebeği Muhammed'dir. Gidişeti Kuran yolu okurdu daima dili, Haya da cümleden ulu zünnareyni Muhammed'dir. Cihat da aslanı olan, Kandiryalarına dalan, Unutulmaz ismi halen bu damadı Muhammed'dir. Ağı Hafitler Muhammed'dir. Hamza Abbas amucesi burada yatır dokuz zevcesi huzuruna çeker nasi ki beyt ehli Muhammed'dir. Din yolunda canlar atan, Meclisinde nura batan Cennetül bakada yatan Sahabe-i Muhammed'dir. Minberi altınla yağ pullu, üç mihrap beşte gapulu. Hariçten gelmiş hep eli, tağşşu ki Muhammed'dir. Hep nur olmuş yok karası. Gelmişken deyim sırası cennettir member arası Kihadisi Muhammed'dir. Abirin kabri menberi Ravza tümri yazdı Cennet. Gelenler Ravzan dolanır, Kalp ağlar gözler bulanır. Makamı Cibril'de dilek dilenir.
Bu şerefi Muhammed'dir. Yeşil perdesi sağlığınır. Ne istersen o bulunur. Bu ilde elbet kalınır ki civar Muhammed'dir. Muhammed saflarda gezer ümmetine eyle nazar, Usulum çok ettim Hazar Bu heybet-i Muhammed'dir. Makam-ı Cebrail burada şebekeesi şifa derde, gözüm aldığı yeşil perde, Fizineti Muhammed'dir. Veda günü yine geldi. Fırgatın bağrı mı deldi? Yürek yan gözüm doldu bu hasret-i Muhammed'dir. Kalemlerin söyler dili takdirine bağlı beli. Şefaat kıl iki cihan gülü hep ümmeti Muhammed'dir. Korkumdan bant bitiyor diye çok acele acele okudum ve hemen de bitmek üzere takdirine bağlı beli kelimesine hastaydım, hacmim hüngür hüngür ağlıyordu Allah rahmet eylesin Hacı Cennet mü'mü. Hemen de Elhamdülillahi Teala, Rabbim afiyet verdi, iyi olduk, varmıştık. Ve onun için taktiğine bağlı belediye söylemiştim.
O beraber geldiğim Hacı Mum'un ruhuna, şimdiki kendisi için de geldiğim pederimin, hanımın da geldiği Ayşe Annemin, bütün geçmişlerimizin, akraba-ı taallukatımızın, mümin, müminatın ruhuna üç İhlas bir Fatiha.