Peygamber Efendimizin Hicreti ve Ebu Eyyub El-Ensari'nin Konukseverliği
Peygamber Efendimizin Hicreti ve Ebu Eyyub El-Ensari'nin Konukseverliği kaydında İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünde İnşallah Mahmut Sami Ramazanoğlu Kaddesallahu Sirrahü sirrahü'l azizin Ashab-ı Kiram eseriyle devam ediyoruz. Hazreti Halid Bin Zeyd Ebu Eyyub el-Ensari Radıyallahu Anh'ı tanımaya devam ediyoruz. Hazreti Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Ensar-ı Kiram'ın hayırlı, bereketli ve…
İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünde İnşallah Mahmut Sami Ramazanoğlu Kaddesallahu Sirrahü sirrahü'l azizin Ashab-ı Kiram eseriyle devam ediyoruz. Hazreti Halid Bin Zeyd Ebu Eyyub el-Ensari Radıyallahu Anh'ı tanımaya devam ediyoruz. Hazreti Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Ensar-ı Kiram'ın hayırlı, bereketli ve şerefli evleri Beni Neccar mahallesinde bulunan evlerdir. Sonra Abdül Eşhel oğullarının evleri, sonra da Sayide oğullarının evleridir. Mamafih Ensar evlerinin hepsinde de bereket ve şeref vardır buyurunca Sahide Kabilesinin reisi bulunan Sa'd Bin Ubade Radıyallahu Anh Ya Rasulallah! Siz Ensar evlerini hayır ve fazilet tertibiyle vasfederken bizi sona bırakmışsınız diyerek şikayette bulundu. Bunun üzerine Seyyidü'l-Kevneyn sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz cevaben Ya Sa'd, İslam'da tekaddüm eden hayırlılardan olmanız size yetişmez mi? Buyurmuştur.
Neccar Oğullarının evleri hayır ve fazilet cihetinden başta gelmektedir. Ebu Eyyub el-Ensari Radıyallahu Anh'ın hanesi Mescid-i Nebevi'nin şarkındadır. Doğusundadır. Ebu Eyyub diyor ki: Peygamberimiz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Mekke'den Medine'ye teşrif buyurdukları vakit İlham-ı Rabbani ve Emri Samedani ile bizim fakirhanemizi teşrif buyurdular. Mahiyeti Siniyyelerinde Zeyd bin Harise radiyallahu anh da vardı. Zat-ı Risaletpenahilerine evimin üst katını teklif ettimse de Fahr-i Alem Efendimiz gelen giden ziyaretçilere kolay olur diyerek evimin alt katını tercih buyurmuşlardır. Fakat ben ve zevcem gece yapmak üzere evin üst katına çıktık, amma çok müteessir olmuştuk. Kendi kendimize evin üst katına bizim çıkmamız edebe muhaliftir. Çünkü Cebrail Aleyhisselam Peygamber Efendimize vahiy getireceği için onun evin üst katında bulunması münasiptir.
Hem de biz üstte dolaşacağız, yatıp kalkacağız, toz toprak dökeceğiz. Dolayısıyla Rasulullah Efendimizi rahatsız edeceğiz. Biz neden bunu düşünmedik? Diyerek bütün gece ağladık. Sabah olunca vaziyeti Peygamberimize arz ettik. Bizim ısrarımız üzerine Rauf ve Rahim olan Peygamberimiz derhal evimizin üst katına teşrif buyurdular. Yine Peygamber Efendimiz bizim evimize ilk teşrifinde ben: Buyurunuz Ya Rasulallah! Bizim fakirhanemizdir! Dediğimde Fahr-i Alem Efendimiz Ya Eba Eyyub! Git, öyleyse bizim için iki yatak hazırla. Çünkü biraz yorgunuz, biraz dinlenelim buyurdu. Bunun üzerine ben de gittim. İki istirahatgah hazırladım ve: Buyurunuz, Ya Rasulallah! Hazırladım. Allah Celle ve Ala size rahat ve bereket versin dedim ve gittim.
Yine Ebu Eyyub Hazretleri diyor ki: Nebiyy-i Fahri Alem Efendimiz bizim evimize ilk teşrif buyurdukları gece, üst katta bizim odadaki su testisi devrilmiş ve içindeki sular dökülmüştü. Sular tavandan Peygamber efendimizin üstüne akmasın diye çok üzüldük. Ben ve Ümmü Eyyub hemen örtümüzü çıkardık ve suların üzerine atladık. Bu suretle suların aşağı akmasına mani olduk. Elhasıl Hatemü'l Enbiya Sallallahü Aleyhi ve Sellem Efendimizin kudumuyla şeref bulan Medine-i Münevvere şehri ve halkı son derece memnun ve mesrur olup nurlara gark oldular. Vatanlarından ayrı düşüp de gönülleri mahzun olan muhacirlere taze can geldi. Ensar-ı kiramında sevinç yaşlarıyla gözleri doldu ve yüzleri güldü. Resul-i Kibriya Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Ebu Eyyub'un evinde bulunduğu yedi ay zarfında Ensar-ı Kiram'dan üç dört kişi silahlı olarak münabebe suretiyle sabahlara kadar nöbet beklemişlerdir.
Peygamber Efendimizin Hicreti ve Ebu Eyyub El-Ensari'nin Konukseverliği ne anlatıyor?
Peygamber Efendimizin Hicreti ve Ebu Eyyub El-Ensari'nin Konukseverliği kaydında İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünde İnşallah Mahmut Sami Ramazanoğlu Kaddesallahu Sirrahü sirrahü'l azizin Ashab-ı Kiram eseriyle devam ediyoruz. Hazreti Halid Bin Zeyd Ebu Eyyub el-Ensari Radıyallahu Anh'ı tanımaya devam ediyoruz. Hazreti Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Ensar-ı Kiram'ın hayırlı, bereketli ve…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 6 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Radıyallahu Anhüm ecmain. Enes diyor ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Medine'ye girerken o gün gibi güzel, nurlu, feyizli ve ferahlı bir gün daha görmedim. Peygamberimizin vefatı günü kadar da karanlık, kabuslu ve mihnetli bir gün daha görmedim. Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Medine-i Münevvere-i Teşrifle Ebu Eyyub el-Ensari'nin evine geldiği vakit Yahudilerin reisi meşhur alimlerden Abdullah bin Selam, Hazreti Halid bin Zeyd'in evine geldi ve Peygamber Efendimiz'i ziyaret edip dikkatle mübarek yüzüne bakarak Vallahi, bu yüz yalancı yüzü değildir, demiş ve hemen şerefi İslam ile müşerref olmuştu. Ve sonra da cennetle müjdelenmiş ve Ashabı Kiram'ın ileri gelenlerinden olmuştu. Siretü ibn-i Hişam da rivayet edildiğine göre Abdullah bin Selam, Resulullah'ı Tevrat'ta ismiyle ve sıfatıyla okumuştur.
Abdullah bin Selam Peygamberimize Tevrat'tan bazı sualler sordu ve bunlara ancak hak peygamber cevap verebilir dedi. Resulullah Efendimiz Tevrat'ın mantığunca bu suallere cevap verince Abdullah bin Selam kelime-i şehadeti getirip Müslüman oldu ve dedi ki: Ya Resulallah! Yahu taifesi iftiracı ve yalancı bir millettir. Yarın benim Müslüman olduğumu duyunca türlü yalanlar uydurup iftiralarda bulunurlar. Benim Müslüman olduğumu onlar duymazdan önce beni onlardan tezkiye buyurup mevkiimi tasdik ettiriniz. Dedi. Abdullah bin Selam bir tarafa gizlenip Rasulullah, Yahudileri çağırarak onlara: Ey Yahudi cemaati! Siz pek iyi bilirsiniz ki, ben Allah tarafından gönderilmiş bir Peygamberim. Hak din ile geldim, Müslüman olunuz buyurdu. Ve bu sözü üç defa tekrar buyurdukları halde Yahudiler Biz senin peygamber olduğunu bilmiyoruz dediler. Sonra Rasulullah Efendimiz, -Sizin içinizden Abdullah b.
Selam diye birisi vardır. O nasıl bir kişidir? Diye sordu. O bizim hayırlı oğlu hayırlımızdır. Kendisi de babası da en faziletlimiz, en alimimizdir diye şehadet ettiler. Abdullah bin Selam Müslüman olursa, siz ne dersiniz? Diye sordu. Yahudiler de: Haşa, Abdullah bin Selam hiçbir vakit Müslüman olmaz! Dediler. Bu sualin cevabını üç defa inkar ettiler. Sonra Resul-i Ekrem Efendimiz Ya ibni Selam, gel!diye çağırdı. Abdullah bin Selam gelince Eşhedü enla ilahe illallah ve Eşhedü enneke Resulullah diye haykırdı. Bunun üzerine Yahudiler Sen yalan söylüyorsun, sen şerir oğlu şeririmizsin! Dediler. Abdullah bin Selam da: Ya Rasulallah, korktum, bu idi. Dedi. Rasulullah Efendimiz de Yahudileri huzurundan çıkardı. Ashab-ı kiram Hazeratı, Peygamber Efendimiz için her gün Ebu Eyyub'un evine nöbetle takım takım sofra getiriyorlardı.
Zeyd bin Sabit diyor ki: Resul-i Ekrem Hazretleri, Ebu Eyyub'un evini teşrif buyurdukları zaman ilk olarak ben bir sofra yemek getirmiştim. Sofrada ekmek, su, tereyağı vardı. Bu yemekleri Peygamberimize benim annem Ümmü Süleyme göndermişti. Peygamberimiz de orada bulunan Ashabı Kiram'ı davet eyledi. Hepsi beraber yediler. Bunun üzerine Peygamberimiz memnuniyetinden bana Allah sana bereket ihsan buyursun diye dua etti. Benden sonra Sa'd bin Uba'de'nin sofrası geldi. Onda da tirit velet vardı. Ebu Eyyub el-Ensari diyor ki: Peygamber efendimizin önünden yemek kalktığı zaman biz mübarek parmaklarının dokunduğu yerleri araştırırdık. Sen yiyeceksin, ben yiyeceğim! Diye Ümmü Eyyub ile yarış eder ve teberrük eylerdik. Velhasıl, Peygamber Efendimizin kapısı önünde sofralar hiç eksik olmazdı.
Ta ki Fahri Alem Efendimiz Ebu Eyyub'un hanesinden kendi hane-i saadetlerine teşrif ile nakil edinceye kadar bu minval üzere sofralar devam etmiştir. Ebu Eyyub'un hanesine gelen giden misafirler o kadar çoktu ki huzur-u saadete hep nöbetle girip çıkıyorlardı. Etraftaki bütün kabilelerde gelip Resul-i Ekrem'i ziyaretle fevc fevc İslamiyet'i kabul ediyorlardı. Resul-i Ekrem Sallallahu Teala Aleyhi ve Sellem Efendimiz Ebu Eyyub'un evinde yedi ay kadar kaldı. Bununla beraber boş durmadı. Evvelce devenin çöktüğü yerdeki arsaları satın aldılar ve oraya bir mescit inşasına başladılar. Mescid-i Şerif'in binası tamam oluncaya kadar Peygamber Efendimiz Salli Allahu Aleyhi ve Sellem Namaz vakti nerde yetişirse orada namaz kılarlardı. Bazı kere Ebu Eyyub'un evinde kaldığı da olurdu.
Bir taraftan Mescid-i Şerif'in inşaatı devam ederken, bir taraftan Ezvac-ı Tahiratın ikametgahına mahsus odalar bina ediliyordu. Mescid-i Şerif'in inşasında Peygamber Efendimiz bizzat çalışıyor, mübarek elleriyle kerpiç ve malzeme taşıyorlardı. Ebu Eyyub el-Ensari'nin evi kadim bir saadet hanedir. İbni Sa'd Tabakatü'l Kübra'sında bu ev hakkında şu bilgiyi vermektedir. Yemen meliklerinden yirmi beşinci melik olan Tubba-i Evvel ki ismi Umeyr ibn-i Duru'dur. Bir rivayete göre Esad Ebu Kureyp'dir. Bu zat Kitabı ilahi olan Zebur ile amel ederdi. Bir vakitler seyahate çıkarak Hicaz'a geldi.
Medine-i Münevvere şehrinin asıl tesisinden yedi yüz ve bir rivayette bin sene evvel, yani Peygamber Efendimizin Medine-i Münevvere'ye hicretinden yedi yüz veya bin sene evvel bu diyardan geçerken yanında bulunan dört yüz kişilik bir ulema ve hukema cemaatinden şöyle bir haber işitti: Cenab-ı Allah'ın insanları irşad ve ıslah için gönderdiği Peygamberlerin sonu olan Hatemü'l-Enbiya, Mekke'de dünyayı teşrif edecek, bilahere buraya Yesrib, yani Medine-i Münevvere'ye hicret ve burada vefat edecektir. Zuhuru zamanı da yaklaşmadadır. Melik'in mahiyetindeki alimler bu vesile ile Melik'ten şöyle bir istirhamda bulunmuşlardı. Ey Melik! Sizin makarr-ı saltanatınızda kafi derecede ulema vardır. Bizi burada bırakınız ve bizim her birimiz için bir hane yaptırınız. Memuldür ki Hatemü'l-Enbiya Hazretleri'nin asrı saadetlerine erişir ve kendine mülaki oluruz.
Eğer kendilerine kavuşabilirsek sizi de haberdar ederiz, dediler. Bunun üzerine Melik bu dört yüz ulema için birer ev yaptırdı ve her birine birer de cariye verdi. Birçok mal ihsan etti. Bir hanede gelecek Hatemü'l-Enbiya Efendimiz için yaptırdı ve o muhterem zat, bu memlekete hicret buyurduğu vakit, bu hanede ikamet buyursun diye vasiyette bulundu. Rivayet olunduğu vechile Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin mihman olduğu ev, yani Ebu Eyyub el-Ensari'nin hanesi o melikin Peygamber Efendimiz namına yaptırdığı haneydi. Bir gün Melik Samul adındaki reis, ulemayı davet ederek şöyle bir emir verdi.
Şayet benim zamanımda beklenen Hatemü'l-Enbiya zuhur edecek olursa, pekala, eğer benden sonra zuhur ederse, o muhterem zat namına size bir mektup tevdi edeceğim ve bu mektup elden ele babadan evlada emanet edilerek, ta ahir zaman peygamberinin kendi eline varıncaya kadar devredilmelidir, diyerek bir mektup ve üzerine de şu ibareyi yazdı. Evvel ve ahir her emir ve takdir Allah Teala'nındır. Derdi ne içerimiz? Melikin yazdığı mektupta neler vardı, neler zikrediliyordu, bunu da bir sonraki programımızda kaldığımız yerden aktarmaya devam edelim. İhsan mektebinin yeni bir bölümünde tekrar buluşuncaya dek Allah'a emanet olunuz.
Kaynak: Genel
Peygamber Efendimizin Hicreti ve Ebu Eyyub… | Mihmandar