Nasıl burda yaşayışlarında sığındın efendilerimizin hayatları bakacağız kendimize ona göre şekil ve biçim vereceğiz ona buna kıyas ederek şekil almayacağız bakın biz bir ayakkabıyı dahi alırken ne yapıyoruz örneğine bakıyoruz en büyük güzelini almaya çalışıyoruz bir elbiseyi alırken en güzelini alıyoruz yemeğin en güzelini biliyoruz bir araba mı en güzeli telefon mu diyoruz ki bekleyelim o yedisini değil iPhone sekizi diyoruz daha iyiymiş onu bekliyoruz neden insanın tabiatında en güzele en mükemmele doğru ulaşma vardır insanın tabiatında. Allah'ımız tabiatımızda olan tabiatımızda olan bu halden dolayı tabiatımızda olan bu halden dolayı ev güzeli bize misal olarak veriyor, hesabıyla.
Bize en güzel örnek Muhammed Mustafa Sadenallahü Teala'nın misal her şeyde en güzel Allah'ımızın bütün sıfatlarının tecellisine mazhar yaratılış olarak ve galen Nebi sallallahu aleyhi ve sellem kenne rasulullah sallallahu teala aleyhi ve sellem ahsenen nasuh ve ahsenanın kuluka şekil olarak da insanların en güzelliği ahlak olarak da en yüzü. Vehen demek mesela yüzü temiz deriz ya yüzü temiz demek ahlakını da ifade eder her anekliyle yani şekil olarak güzel derken efendimiz aleyhissalatu vesselam her şekliyle güzel mübarek cismi saadeti zaten ömrüne Cenabı Hak onun yemin ediyor, bazı sözler hep böyle diyoruz zaten ağır gelir diye konuşamıyorum. Anlatılmaz, bizim üstadımızdan duyduklarım var anlatamam Allah'ımıza şükürler olsun ki söyledim. Şöyle bir hal var diyelim.
Diysem buna soracağım Bir Ehad ile Ahmet arasında bir Mim farkı dinenin bile bir kısım insanların ne kadar yoldan çıkardığını diyor Onlar kedinin akilları ölçüsü içerisinde konuşun yoksa bize açmadıkları neler var bizim mürşidlerimiz aynen kapandı sandık gibi itti ahirette açamadı. Söyleyemedim Biliyorsunuz Ebu Hureyre radıyallahu anh Resulullahtan sallallahu aleyhi ve sellem iki hat dolusu ilim aldım eğer diyor birini halka neşrettim, anlattım bir diğerini söyleyecek olsam şu boğazım diyor benim kesilir benim boğazım ancak elini anlatmışlar onlarla konuşmuşlar onlarda bize zerreyi bile verilmiş çünkü bunu anlayabilmek için bize bir grup geldi öğretmen uğuruydu.
Mevlana'mızın nereden tespit etmiş nereden bunu ayarlamış Muhyiddin Arabi hazretlerinden biz o kavgalı yerlere gitmeyelim düşünüyoruz zaten ondan sonra diğer meşayih-i kiramdan bulmuş kelimeleri sözleri işte bu şey yapan doğru mu doğru mu geldiler okurdular efendilerimize sığınıyoruz gelmiş adamlar iddia ediyoruz. Ne üretmelisiniz sizlerden ilkokul üretmeniz. İlkokul da çocuk para diye üretiyorsunuz. Dediler biz matematikte iki iki daha diyor Mevlana annemizin konuştuğu söz aynen Hasan-ı Basri'nin, Hasan-ı Basri iklimden müstesna bir kimse. Azıcık bir sözler söylenir ve neler oldu bilir. Diyorlar ki ya Hasan kıl kulun içerisinde bir hanım geliyor o geldiği zaman siz coşuyorsunuz böyle ama bize gelince bize İbrahim bin Eder'den işte şurada bunda böyle hikayende misalliği sözlerinde geçiştiriyorsunuz. Buyuruyor ki ben lokmaları fillerin ağzına günah yar diyor.
Bu sözler karıncaların ağzına girmez diyor. Ara ara anlatıyorum. Bu keçiören de hiç unutmuyorum biiznillahi Teala Diyanet Fethişleri bu fetva konuğuğundan geldiler Mürşid-i Kamilimiz ismini de hatırlıyorum ev sahibinin Allah'ın izniyle gerek duymuyorum. O kadar hepsi vefat etti. Bunları rabıtayı anlattı. Çok sevdiğinlerin bize anlattığı var etraftan gelenlere anlattığı var amma velakin onlara anlattığı o zaman bu telefonlarda yok ses alma cihazlarda yok dedim ki Allah'ım ne yapsak nasıl etsek tam onlara göre bitti.
Bir gün Ahmed bin Hanbel Rahmetullahi Aliyyin Şazedi Meşşainden bir kimseyi dinleyelim zaten bunlara intisabı var Fatiha-i Şerife'ye mana veriyor mana verirken verirken şöyle bir baktı Ahmed bin Hanbel Hazretleri Rahmet envacha hem de Kuddesallahu sırr bu evliya için kullanılır Ulema için Rahmetullahi baktı onların tahsil durumu vesaire bunlar yok zahirde öyle bir tahsili yok cezbelenerek dışarı çıktı ki Ya Rabbi bu ilim nedir Allah'ım Ulube'yi kime okutalım açılışı nasıl yapalım Diyor ki Türklerimiz bir araya geliyor Somun çubuğu var. Somun çubuğu var kimse mi Somun biliyorsunuz.
El arabaların üzerinde somun deyip etmez benim dedi bak sırrımı ortaya atacaksınız ben bundan sonra yaşamam dedim gelin sırrımı verdirmeyin onun halini anlayanlar dediler ki sizin açılışta bulunmanızda, üncülüğünüzde bereketler zuhurilerde şimdi İlimde vusuk sahibi insanlardır ilimde derinleşen insanlardır onların bir tek sıfatını söyleyeceğim çünkü bu saatler alır. O da mutmainne halidir. Efendim mutmainne hali nedir şimdi bırakalım diğerlerini mülheme ye gelince Efendimizle buluşur sallallahu teala eylesin Hadi bu gizli bu gizli bu açık olsun kaydı açıktan bölüşür aleyhissalatu vesselam efendimiz arada bir engel yoktur var mı, İhvanımız içinde var ama bizim şu cemaatin içine girer mi girmez mi düşünüyor Niye girmesin efendim kalbinde zerre kadar itiraz olanların yanına girmez oluyor.
Bir gün bizim genmir var bunun üzerinde çok duruyor bize itiraz edeceksen kardeşim düzelt git rahat et yapma bu işi Ben rahat et düzelce Gelmir'de Üstadımız görüşüyor. Yanında oturuyor bize bir kitap okuttu İmamı Gazali'den Rahmeti Ualiki sonra görüşmeye başladı yandıra bulunduğum için bir yerde yüksek bir yer yer, başkası konusu olmaz da mürşid-i kamilimiz konuşurken kendimi şöyle bir atsın getirdim, gönlümden geçiyor böyle bir ayran üstadımıza ikram ettiler o da mübarek boğazına dokunmasın diye onu ısıtmaya çalışıyor. Diyor ki Efendimiz aman rahatsiz olmasın her şeyini düşünmeye çalışıyor bir iznine ait abi nasıl rahat eder, lider ol lider, liderlere öncülük yapan lider ol onlar olmasa alem birbirine karışır.
Şimdi kendimi temin ederken bunu al da kendini atma al sonra iş bitti sohbeti biri bu ricamul o ayıp geldi evin etrafında düğündü ulaştı kim ki bu itiraz ederdi içeri girmedi bunu hassas eden Efendimizin sallallahu teala ailesinin üç beydisi var birisi umumidir, Mekke'dir ikincisi biliyorsunuz Eshabre Ya'yu vellezine amennu'l aminu billahi ve Resul Medine-i Münevvere'ye geldiği zaman bu yeni gelen kardeşlerimize değil eskiden gelip de gönlünde ışığı tutanlar. İşin asil şimdi Buyurdu ki içinizde ecnebi var mı yok üşürsen bura boş gelemezsin Üçüncü bir meclisi var o kendi üçüncü olan meclisi Sıddıki Ağazar ile alevendidir. Efendim aleyhissalatü vesselam vermesin Cenabı Hak'tan üç ilim altın buyurdu birisi peygamberlik ilmi onu ben korudu iki. Bir ilim onu yaymakla emrolundum şeriatattır. Üç. Bir ilim ehline öğreteceğim bir ilimdir.
Bunun içinde var, inşaallah bu nimetlerden mahrum olmayalım Evraımızı güzel okuyalım, eski alemimizi güzel yapalım bunun içerisinde asıl olan Muhani yön, ruhi yönler çok önemli. Bakın oruç tutuyoruz diyelim oruçta bunun ruhi yönü nedir takva Namazda nedir haşret zikirde nedir zikrettiğimiz meblağ ile OLMAK. Hepsi bu yoksa mahrum kalma mı diye çok zor.
Bunlar önümüzde bu olacaksa bu hayatta olur ölüm bir gelir geldiği zaman da geri gitmez onun için çalışırız Esselamü vete zebvehunfe innekayrezzak ve tekuniyya Rabbi ile bak ancak yur kızın sahipleri Allah'tan korkar ve bunu idrak eder Peygamberler nasıl hayatlar bunun içinde ondan sonra diyor ki veliler velilerin hayatlarıdır neyi söylüyoruz biz Uhbetul Uhlu ama onun yapmış olduğu fiiller o kötü fiilden sonra Allah'ımıza dönüyor diyorlar istirahatdir kabirde çok istirahat ederiz Ondan sonra biz döndük ne yaptık bir somuncu babamızdanım Somuncu babamız büyük bir bilgidir. Onların illa bir ders halkası içerisinde bulunmasına gerek yok Hacı İsa dileleriniz malum. Yalnız o ders halkasında oturmazken batini olan diyelim ledünni olan ilmin zahiri olan ilimle haddi kelişmemesi gerekir.
Şerhi emirlere muhakkak uyması icap eder onlara uymadıkça ne keşif olur ne keramet olur kabul olmaz zaten bizim misal verdiğimiz kimseler şer-i Şeritte son derece dikkatli Allah'ın sevgili kullarıdır. Açtığımız kitapta vera mesela bir tanesini söyleyeyim Biz diyor Sıddık-ı Azam radiyallahu anh Efendimiz harama düşeriz korkusuyla yetmiş helali terk ettik diyor. Bunlar bu kimseler bunların yolunu izleyenler harama düşeriz korkusuyla yetmiş helal kapısını diyor biz kapattık diyor. Sonra Efendimiz aleyhissalatu vesselamdan alınmış Ebu Hureyre Hazretleri rivayet ediyor Şüpheli olan işlerden korunmak, muhafaza olmak Şüpheli olanları bırakmak.
Mesela mala yani olarak geçiyor İbrahim gözün bakışında bile bu var boşa bakmayacak diyorsun ibret kulak boş dinlemeyecek hikmetli sözden hepsi mübarek sözün içindeyiz inşallah elde ederiz yalnız biz ver diyemedik Efendilerimiz dedik onlara benzemeye çalışalım onlar nasıldı deyince onlar Allah'ımızı çok zikreden sonra hizmeti minnet bilen Allah'ın yurdunda hizmet mesela böyle her derneğimiz bir hizmet geldi elimizden geldiği kadar çabuk ayrı kırk kere dedim şuraya da bir merkez açalım. Yok. Efendim bize bir hoca sınıfı geldi dediler ki tarikat dinmet ta ad dinmet. Yine geçelim hizmeti minneti hizmet bilme. Ol hakka aşık olursa Hızır da kula aşık olur. Siz diyor Allah'a aşık olursanız Hızır aleyhisselam da size aşık olun dervişin her nefesi son nefes.
Hep böyle düşünecek bu şekilde düşünüp hareket edecek insan daima hayır işleyen işlemedi insanı biz bunlara benzeyeceğiz ya Efendilerimiz böyle Dilin daima zikir ve meşgul olması zikri kesirdir nazar-ı rahmettir. İki yerde dikkatli olun. Kim boyu söyleyen bize Aci Rahmet-i Senni Hazretleri iki yerde dikkatli olun buyuruyorlar yemek yerken söz söylerken yemek yerken ne demek helal yemek ve söz söylerken ağır gelir dediğimiz hususlerden birisi şu bu Risale-i Nur Hazretlerinin kaddesallahu sırrı şu acayipimize gitmez inşallah her bir lokmaya alışta