Efendimiz aleyhissalatu vesselamdan Ebu Zer Radiyallahu Anha buyurdular ki onun şahsında bütün Ümmeti Muhammed'e bütün insanlığa Nebiy-i Ekrem aleyhissalatu vesselam Efendimiz alemlere rahmet oluşuyla bütün alemlere iki cihan güneşi şöyle buyurdular Sallallahü Teala Aleyhisselam. Dünyada güneş çünkü cehlin karanlığını yok etti. Küfrün karanlığını, şirkin ve nifakın ve bunun yanında insanlar arası münasebeti düzeltmek suretiyle birbirlerine saygı duymak hasebiyle güneş olduğu aile hayatına güneş olduğu öğrenciye güneş olduğu öğretmenine güneş olduğu askerine güneş olduğu ordusuna güneş olduğu her şeye örnek oluşuyla Allah'ımızın onu örnek kılmasıyla her şeye güneş oldu, aydınlattı. Artık her türlü karanlıklar yok olup nura gark olmuş oldu. Ayriyeten gönüllere güneş oluşu bir başka imanla. Ruhlara güneş oluşu bir başka. Sırlara güneş oluşu bir başka. Beyinlere güneş oluşu bir başka.
Beynin Cenabı hakk'ın kudretini düşünmek suretiyle güneş olduğu. Kulaklarımızın hikmetli sözler dinlemesiyle güneş olduğu. Dillerimizin hayır sözü söyleyip yoksa sükut etmemizle güneş oldu. Namusumuzu korumakla güneş oldu. Ahirette de zaten güneştir. Efendimiz aleyhisselatu vesselam Makam-ı Mahmud'a ermesiyle güneştir. İki cihan güneşi Sallallahu Teala aleyhi ve sellem. Ya ebadel ceddidi sefine. Ya ebeder gemiyi yenile çünkü deniz çok derindir aman ha beyninizi beyninizi bir kere hile ve hut'a ile yok etmeyin. Şeytani düşüncelerle mekir ve hile ile yok etmeyin.
İnsanlığın kurtuluşu için işte şimdi mücadelenin ne kadar büyük olduğunu görüyorsunuz ordumuz Allah'ın izniyle Allah'ın izniyle bütün insanlığa hayat getirmek için ayağa kalkmış durumda Ve giderken de düğüne gidiyoruz ölürsek şehit Kalırsak gazi Demek suretiyle bu inançla yürüyor Ve gönüllerine imanın nuru cihadın aşkı kalplerine yerleşmek suretiyle emin olun hayat tazeleniyor insanlığın kurtuluşuna vesile olacak bir hizmet yürütülüyor Ya EBA der Cedddidi-i Sefine Gemi yenile çünkü fe innel bahra amikun Deniz çok derindir Aman ha gemi yara almasın Vücudumuzda gemi şu vücut gemisi harama bakmak suretiyle yara almasın. Kulağımız şehevi ve nefsani sözleri duymak suretiyle yara almasın.
Ellerimiz yanlış muamele ile ayaklarımız ve bütün hayatımız durumumuz halimiz Allah'ın emrine riayet etmek suretiyle Resul'unun de yolunu izlemek suretiyle düzgün olsun, sağlam olsun aman ha şeytanın nefsin dünyanın şeytan sıfatlı insanların hal ve hareketleriyle yara alıp da gemi bu denizde batmasın. Çünkü ahiret bir denizdir. Son nefes bir denizdir. Kabir bir denizdir. Kabirden kalkış bir denizdir. Defterlerimizi almamız bir denizdir. Bunun yanında mizan sırat mahşer bunların hepsi bir denizdir. Buradan ancak geçebilmek sağlam bir bünyeye imanla güçlenmiş ibadet ve taatle güçlen güçlenmiş güzel ahlak ile kuvvetini temin etmiş bir hal ile ancak geçebiliriz. Ve Hudizade kamilen ve azığını da tam al. Fe innes seferabaidün. Çünkü sefer çok uzundur. Ebedidir. Bitmez ve tükenmez. Ve hifi filhimle beyinnel agabete kedun. Çünkü yol yokuştur. Aman ha azığınızı alırken yükünüzü hafifletin.
Azığınızı o yolculuk için alın ama günah yükünüzü hafifletin ki çok ağır olur. Çünkü sıratta hesap yerleri vardır. Birinde imandan ibadetten taatten namazdan oruçtan hactan zekattan cihattan visail taatlerden sorulara geçireceği için sakın ha yükünüzü ağırlaştırmayın. Günahımıza istiğfarla, tevbe ile kalben Cenab-ı Hakk'a yönelmek suretiyle yüklerinizi hafifletin. Ve ahlisil amel aman ha amelinizi sırf Allah için yapın çünkü fe innen nakede basirun Cenabı Hak her an görmektedir, bilmektedir ve duymaktadır. Zaten bunu bilen kimse, Rabbimizin her an kendisini gördüğünü bilen kimse yanlış yapamaz. Çünkü Cenabı Hak her halimize vakıftır. Hiç unutmadığım bir husus, bir zikrullah esnasında heyecanlanan bir kimse, Allah'ımız her halimize vakıf olduğu, her halimizi bildi, gönlümde belirmeye başladı. Ne yapacağım deyip kendinden geçiyordu.
Ah bunu bir hissedebilsek yapmış olduğumuz taatlerimizi gönül olarak da yapabilsek ruhen de yapabilsek ne kadar güzel olur. O zaman amelimiz Sittiyinde kalmaz Ala-yı illiyyine yükselir. Büyüklerle Allah'ın sevgili dostları ile aramızdaki fark da bu değil midir? Mesela biz ibadet ederiz saatte bulunuruz Elhamdülillah yerine getirdik. Ama onlar ne derler yaptık ama kabule şayan oldu mu? Kişi namaza durduğu zaman iki tarafında melaike-i kiram bulunuyor. Eğer eğer ibadetimizde riya gibi, kibir, ucu, benlik gibi bir hal olacak olursa yüzlerimize çarpılıyor. Allah'ımız yapmış olduğumuz taatlerimizi yüzlerimize çarpmasın. Ondan dolayı bir ağacın üzerindeki koşa Sıddık-ı Azam imrenirken bir Hz. Ömer radiyallahu anh ne diyordu keşke bir saman çöpü olsaydım. Anam beni dünyaya getirmeseydi. Ve Allah'ın dostları hep bu hal üzere Cenabı Hakk'ın azametinden dolayı titriyorlar.
Azameti ilahiyesinden dolayı. Heybetinden dolayı Cenabı Hakk'ın böyle bir zevkleri var ilahi bir zevktir bu bir neşedir mesela gözyaşı döküyorlar o gözyaşı dökmeleri Cenabı Hakk'ın azametini müşahede suretiyle oluyor ve o öyle bir tat öyle bir huzur veriyor ki tarif edilmez. Bizim çok kıymetli bir kardeşimiz vardı. İrtihal etti ruhu şad olsun. Derdi ki evrat ve ezkarımı okuyorum. Murakebeden sonra öyle bir ince bir ağıt geliyor ki tadına doyulmaz onun. Cenab-ı Hak kendisine aşık kullardan eylesin Velhamdülillahi Rabbil Alemin.