Peygamber Efendimizin Doğumuna Manevi Yolculuk ve Ruhani Uyanış
Peygamber Efendimizin Doğumuna Manevi Yolculuk ve Ruhani Uyanış kaydında Bir edep olarak inşa edilir eğer kendimizden büyük kimseleri görürsek deriz ki bunlar bizden daha çok ibadet ediyor, daha çok saatte bulunmuştur. Kendimizden küçük kimseleri de gördüğümüzde bunlar bizden daha az günah işlemiştir. Programlarına baktım. Bizden daha az günah işleyen kimseler olarak sözlerinde daha eğitimli olduğunu müşahede…
Peygamber Efendimizin Doğumuna Manevi Yolculuk ve Ruhani Uyanış ne anlatıyor?
Peygamber Efendimizin Doğumuna Manevi Yolculuk ve Ruhani Uyanış kaydında Bir edep olarak inşa edilir eğer kendimizden büyük kimseleri görürsek deriz ki bunlar bizden daha çok ibadet ediyor, daha çok saatte bulunmuştur. Kendimizden küçük kimseleri de gördüğümüzde bunlar bizden daha az günah işlemiştir. Programlarına baktım. Bizden daha az günah işleyen kimseler olarak sözlerinde daha eğitimli olduğunu müşahede…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 13 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Bir edep olarak inşa edilir eğer kendimizden büyük kimseleri görürsek deriz ki bunlar bizden daha çok ibadet ediyor, daha çok saatte bulunmuştur. Kendimizden küçük kimseleri de gördüğümüzde bunlar bizden daha az günah işlemiştir. Programlarına baktım. Bizden daha az günah işleyen kimseler olarak sözlerinde daha eğitimli olduğunu müşahede ettim ve üstadımızın bahçesinde yetişmiş bir fidanler olarak onların meyvesinden tatmış oldum. Çiçeklerinden kokladık denildi. Şimdi onların artık en günahkarı olarak huzurumuzda bulunuyorum. Bu gecede rastumuzdan af talep ederek, nafile talep ederek şu mekanda oturmaktayız. Başta bulunduğumuz mescit, efendimiz aleyhüssalatü vesselamın mübarek emirleriyle yapılan bir binadır. Onun emriyle yapılan bir mekanda ve Medine Ekrem efendimizin sallallahu aleyhi ve sellem doğumunu tespit etmek ayrıyeten bir mükafattır, ecildi ve bir bahtiyarlıktır.
Ondan dolayı bu bu doğrama müteakip. Bizde canı geri kalabilen. Evlerimize gittiğimizde de kaza namazı kılarız. Nafile taatlerde de bulunuruz. Sana hüsrandan getiririz. Sabah nice okumuş olduğumuz evlat ve ezkarı tekrarende yerine getiririz. Kuran-ı Kerim tilavetleriyle. Nilerine de tespit edilir. Bunun yanında özellikle bu ayda tabii efendimizin doğumunu sadece bir gün içerisinde kesbili çok yanlış olur. Çünkü dağa bakarız, taşa bakarız, bayrak güneşe yıldızı hep bunun doğumunu haber verir bize. Her gün, her an, her dakika, her saniye, an ifade eder zaten, en küçük birimi beyan eder. Efendimiz aleyhisselam aleyhisselamın her şeyi doğuşunu bildiriyor. Mesela Nebi Ekrem efendimiz doğuyor ya, onun doğuşu bizim gönlümüzde de bir doğuş meydana getirecek. Ne olacak? Elhamdülillah, müminiz.
Eğer küfürde ise küfürde bir imana, imandan İslam'a, İslam'da İslam'a bir doğmuş biz artık böyle düşüneceğiz, diyeceğiz ki neden henüz bu gece doğdu sallallahu teala aleyhi ve sellem. Onun doğuşu bizim gönlümüzde bakın küfürden imana, imanda İslam'a, İslam'dan insan'a. Ne verdiyse? Bütün tuhaflerimizde ona göre gibi vazifemizi bir çıraya gütmektir. Mesela gözümüzde doğacak ömretle bakacağız. Kulağımızda doğacak, hikmeti sözler işiteceğiz eşyanın zikrine kadar. Ellerimiz cömert olacak, ayaklarımız yolunda cihad edecek. Beynimiz yüce kullerde düşünecek. Böyle bir doğuş, böyle bir hazırlanacağız bu olacak. Mesela evimizin hayatı, eczacı tahiratın annelerimizin evine devremesiyle bir doğuş. Mesela insanlar arası münazelerimiz de nedir? Birinin yanında bir diğerinin aleyhinde söz yok. Niye yapabiliriz? Hep müminlerin hayrına işler yapmaya çalışırız elimizden geldiği kadar.
Öyle bir doğru ki ticaretimizde de doğacak, haksız kazanca bitmeyeceğiz. Her şeyde böyle tefekkür edeceğiz, böyle düşüneceğiz. Biz bunu hakiki alanında birini şu anda anlatmış değiliz ama hatırımıza geldiği kadarıyla doğuşunu her şeyde kutlayacağız. Her zaman, her zaman, sadece bugün değil, mesela bizim hislendiğimiz, duygulandığımız zaman oluyor. Ne zaman? Bir celalenin huzurunda da Anası iptal etmiş, babası iptal etmiş, yakınlarından gitmiş, akrabasından gitmiş, her an onunla, neyse, öyle değil, her zaman uyanık olabilmek, her zaman. Onun doğuşu bizde her an bir doğuş meydana getirecek. Yani iki günümüz birbirine denk olmayacak, doğuş bu demek. Çünkü doğduğu zaman yavru aynen kalmıyor, Yavanlı değişiyor, büyüyor. Bizim gönlümüzdeki iman öyle büyüyecek ki yakin haline gelecek kesin bir inanç. İmanın tadını alacağız. Böyle bir doğuyor.
İslam dendiği zaman İslami emirleri yaparken o benim Rabb-i Zül Celalimdir. Ben onun acil bir kuluyum, itaat etmek benim boynumun borcudur diyecek bu gerçekçi ama. Doğruca öyle kalmıyor ki, büyüyüp giriyor. Nasıl büyüyecek? İbadetle taatlerin esrarı da meydana gelecek, sırları da meydana gelecek. Mesela bu dolmuşta ne olacaktı? Bambaşka bir halin içine girecektik. Hep bilmiyoruz, biz yaşayamıyoruz ama siz yaşarsınız inşallah efendimizin doğuşu öyle gelişigüzel pek oruç değil. Çünkü Adem değişti. Doğduğun saatte on sultan din, nuralar konduğu semavatın zeylin. O ne demek Salih'i biz zannediyoruz ki işte sema aç nur oldu, hayır, bunun yanında asıl Rabbimizin muhatabı olan kimdir insandır. Yeryüzünde halife olarak yaratılmış. Öyle olacak ki bizim sinir uçlarımız uyanacak. Nasıl uyanacak? Efendimcimizin boğuşuyla onun muhabbette uyanacak.
Bizim sinir damarlarımız, kalp damarlarımızda efendimizin muhabbetlik önde yerleşecek. Cenabı hakk'ın açtığı yerleşecek. Önüne tefekkür edeceğiz. Doğuşunu işte bu münasebetle biz bir araya geleceğiz, toplanacağız, ondan sonra dağılıp geleceğiz olmaz, her zaman. Her an ve bu ziyadesiyle devam edecek, artarak devam edecek. Hidayet kelimesine baktığımız zaman Meryem suresinde ve zerdehu yok ayıp, onların hidayetlerini arttırdık buyuruyor Cenabı hak yani belli bir yere geldik orada bir de olmaz, devamlı. Burada birkaç not aldım konuşurken kardeşlerimizi dokuz yüz elli beşte üstad Ralidemiz Adana'da Şiioğlu camiimize, vasıl nasihate başlamışlar. Biz de şunu demek istiyorum. Biz şöyle düşünmeyelim, sadece bunu belli bir kesim yaşar değil, hepimiz yaşayacağız. İşte bu onlara mahsustur gibi düşünülmesin. Hepimiz Rabbi Zülcelal'mizin eline muhatap, Allah'ımız hepimizi muhatap alıyor.
İşte sadece bunu onlar yapar değil, hepimiz için mühim bir vazife. Bunu anlatılan gün sebebi, suçlarımızı uyandırma. Resul-i Ekrem efendimize muhabbet damarının uyarması. O olması alemde hiçbir şey olmaz be. Böyle bir derin tefekkürle düşünürsek o zaman bizim bu geceyi tesbitimiz kesip kutlama da o kelimeyi kullanmak istemiyorum. Bambaşka oldu. Yani değişecek halimiz. Gece saat on iki lira kadar televizyonun başında durmak, bunun yanında eğlenme değil de onun doğuşuyla ne yapacağız? Hayatını okumaya başlayacağız. Efendimizin hayatını öğreneceğiz. Bir, alacağımız ders, onun hayatını öğreneceğiz. İki, iki dinimizi öğreneceğiz. Üç, Allahu Zülcelal'i tanımaya çalışacak yoksa bunlar söylerim, unutulur bile unutmaman için söylüyorum. Bir, Allah'ımızı tanıyacağız. İki, Habibullah'ı tanıyacağız sallallahu aleyhi ve sellem. Üç, kimi tanıyacağız? Dinimizin emirlerini tanıyacağız.
Efendimizin doğuşunu tespit bu demektir. Hayatımızın her anı. Bakın, efendimizi bize Cenabı Hak örnek olarak sunuyor. Örnek olan efendimizin sallallahu aleyhi ve sünnet, biz yenincesini yaşayabilmek. Ulvi'lik de, üstünlük de bulduk. Okuduğumuz eserlerde sır göğü bilhassa devuni yönü olan, ruhi yönü olan kalplere hitap eden, ruhlara hitap eden, sırlara hitap eden eserlerde tek çıkış yolu şu. Herhangi bir söz, herhangi bir fiil Resulullah'a uymazsa red olunur. Herhangi bir söz, herhangi bir haleger, herhangi bir zarar, davranış ona uymazsa red olunur. Bu fıkıh kitaplarımızda, İstanbul grubunda beş temel esastan birisi bu hadis şeriftir. Efendimize uyacak hayatımız. Böyle konuşmamız, nelerimizdir. Mesela nedir efendimizin hayatına uymak konuşmada? Ya hayır söyle ya da süpürge et. Yapay söyle ya da süpürge et. Ondan sonra gözümüz nedir?
Gözümüzle onlar harama bakmaktan gözlerini sakın sırlar buyuruyor Cenabı Hak Nur suretinde. Sonra kulağımız nedir? Onlar bu sözleri duymaktan uzaktırlar. Kafkas suresinde. Bütün azalarımızla ilgili en ince detaylamalar bir milyonun üzerinden efendimizin hadisi şerifi. Onun doğuşu nedir? Onun doğuşu şimdi hadisi şeriflerinden hangisini biliyoruz desin, elimiz ayağımız köpürüyor. Hiçbir şey yok. En azından ezberleyemesek bile yazılıp, bak Hasan hocam rahmetle yad ediyoruz, rahmete mazhar olmuş ki anılıyorum. Kırk hadisi şerifini yazı verdi. Mesela bu çok kolay. Eğer yazmakta zorlanıyorsak, Cezlülirhan, Sami Efendi Hazretlerinin mukaddes Allah'a müsahede beş. Daha başka eserler tarif edilmeyecek şekilde pek çok. En azından yanımızda bulunsun yani. Bir yastık adlı gibi dediler ama öyle diyemem. Başımızın tarihi olarak bir Kuran-ı Kerim hiç eksik olmasın yanımızda.
Bizzat bir leble yolculuk yaptık, parlamenterlerden biriydi. Çok hoşuma gitti. Hemen açı verdi, böyle bir katlı herhalde çok güzel bir kalp. Hemen fermuarını çekti. Benim dedim iki gün Kuran okumam lazım dedi. Adam allementerlerden içi gücü de çok, perdeli bakan bakan da o. 0. Açtı, orada bu hareketleri okudu. Yani günler malum, cidiler malum. Okudu orada. Bir kez sende evlat esker almıyor, dersin de yaptı. Öyle. Hadis-i Şerif kitaplarını bunlar çantamızda dolu usul. Bir piknik için hususi çantamız var. Piknik için çantamız var da değil mi? Ahirette huzura ermek için Resulü Ekrem efendimizin sallallahu aleyhi ve sellem ahuşunu açmış duruyor peygamber diye. Onun hoş geldin ey ümmetim diye karşılayabilmesi için niye bizim ahiretsiz bir candamız yok?
Okusun yanımızda, Kuran-ı Kerim olsun, Yeni Zeller olsun, böyle kutlanıyor efendimiz aleyhissalatu vesselam'ın doğuşunu kutlamak bu demektir, yani burada oturdum, üzüldüm, cuma üzüldüm. Dedim ki kardeşlerimiz müstesna ama gönlüme okul doğucu niye doğmadı diye öyle onu düşünüyorum. Sizi demiyoruz, kendini diyorum çünkü onun için nevri dokundu, ayağa kalktı. Yani doğuşu ruhani şehadet parmağını kaldırıp bizim gibi acilere, bizim gibi gönüllülülüp berbat edenlere ümmeti ümmet-i ümmet-i diyor. Bizim gibi siz değil, şu bizim gibi, benim gibi hazinene ümmeti ümmeti diyor. Çizmişiz ne? İrci halinde yine ümmeti diyor. Miraca çıkıyor, yine ümmeti diyor. Böyle bir peygamberimize karşı sahibiyse, sevgiyse, bir hacdan not aldım ayeti celile olaraktan. Şimdi birincisi ali İman suretinde seksen birinci ayet içinde. Orada Cenabı Hak bütün peygamberlerden ahit alıyor.
Bak bunu kaybediyorsunuz biliyor musun? Al-i İman seksen bir ahit alıyor bütün peygamberlerden. Benim buyuruyor Cenabı hak Muhammed'im geldiği zaman, ona iman edeceksiniz ve onu tasdik edeceksiniz, Onun dinine yardım etmez mı? Muhakkak davanın, Hacer efendimizin evlatları bir muradı bulunmak. O bir cihat eriydi ve bu uğurda can verdi. Ya Rabbi canını ihvanımla sohbet ederken al demek, Resulullah'ın bir çift öznesi olmak demek. Öyle olmasaydı onun emriyle bu yan yapılmazdı. Öyle olmasaydı mübarek hadis saadeti bulunmazdı. Halbuki o peygamberler efendimizden önce geliyorlar. O Hakemü'l Enbiyadır sallallahu aleyhi ve sellem. Böyle olmasına rağmen niçin ona iman edin ve dinine yardım edin buyuruyor. Sebebi şu, ümmetinize bunu mutlak buyuracaksınız. Eğer Resulullah'ın zamanına kalırsa o ümmetlerinize söyleyin, o Yebugut ve Nasara'ya söyleyeyim.
Onların bütün ümmetlerin İsa aleyhisselamın Musa aleyhisselamın hangisi yetişirse habibime iman ettin. Aynı zamanda dinine yardım etsinler diye ahit alıyor bunlardan. Sonra bakın İsa aleyhisselam, Benden sonra bir buyuruyor, Ahmet isminde bir Muhammed gelecek, bir peygamber gelecek, onun müjdesi olarak ben varım buyuruyor. Ona iman etmelerini söylüyor sallallahu aleyhi ve sellem. On iki peygamber diyoruz. On iki peygamber değil, bütün peygamberlerimiz peygamberimizin şefaatini istiyorlar. Çünkü peygamberlerin ruhu halk konulduğu zaman onları kaplayan bir nur var. Diyorlar ki ya Rabbi nuru bizi kuşatan uzak kimdir? Cenabı hak soruyor, siz onu tahkik ediyor musunuz? Onun peygamberliğini kabul ediyor musunuz? Evet kabul ediyoruz deyince ben de sizin buyuruyor Cenabı hak risaletinizi kabul ediyorum diye böyle bir peygamber.
Daha dünya yaratılmadan on dört sene önce Rabbim'ın karşısında bir nurdur buyuruyor. Adem aleyhisselam için Mevlana anamızın söylediği söz malum, görünüşse ben Adem'in evladı isem de bende öyle bir mana, öyle bir sır vardır ki Hazreti Adem'in atasının, atasının, atası olduğumun şahididir demişti. Böyle bir peygamber gelen sallallahu teala aleyhi ve sellem, tabii siz müstesna bizim gibi günahkarların, kalbine de inşallah dualarınıza doğar da gelişini bütün cephelerimizle hislileriz yatağımızda uyuyamayız. Kalkıp da bu kelimeler edemeyiz, bütün gönlümüzü ona hasrederek ruhaniyetiyle nasıl buluşuruz diye ona çalışırız. Bakın Es'ad-ı Elbili Hazretleri nola bir kerreşabulza cemali bak cemaliyle.
Temter bendeniz Esa, sana olmak feda iste, Essayiye dini bizim sultanımız, bizim mürhiliğimiz, bütün alemin kurtuluşuna vesile olan bir kimse, bir şahıyla, vişlahıyla, insanları hidayete kıla uzamasıyla, Sami Efendi Hazretleriimizin iki yerde mübarek rengi alileri değişirdi. Biri üstadımımı hatırladığında, bir diğeri efendimiz aleyhissalatü vesselamın huzurunda, on beş yaşındaki çocuğun mübarek hadis saadetini bekliyor diye eline kapatıyordum. Bizim sağnı sultanımız, bizim efendimiz, bizim kutbul ahtabımız. Üstadımızın onu söylüyordum, dokuz yüz elli beşteki vaazlarında camiler boşanmış. Hep o şey yolunda camiunda toplanıyorlar. Vaizer din görevlileri bir araya gelmişler, demişler ki bu faizlerden gelen zatın başında bu kadar insanın toplanması sebebi nedir? Ortak kararı çıkmış.
Demişler ki peygamberimizden hiç ayrılıyor, onu anlatıyor, faizinin başlangıcında bile, faizinin başlangıcında bile sözü, hayrın misadır kızı, sever anı Muhammed tam ibareyle, her cihet görür gözü, aslen kulbi sözü, hayrun nisadır kızı, sever anı Muhammed, iki yüz on bir ismin Nuri haklandır aşkın, Haliç İbrahim neslin, cehdin ala Muhammed, hayda Allahü teala aleyhi ve sellem. Hep demişler onunla bir bağlantısı var, onunla ruhi bir bilgisi var, ondan dolayı ne kadar büyük insan varsa efendimize olan muhabbet verir, bakın şunu ifade etmeden yetemeyeceğim, ne kadar yüksek makamlarda olursa olsun, velayetin sürası, kıbrası, rüyası ne olursa olsun hepsinin, hepsinin ortak noktası peygamberimizdir sallallahu teala aleyhi ve sellem. Efendimize uymaktan geçer, eğer efendimize tabi olunursa Allah'ımız da kabul buyuruyor. Kim Resulullah'a itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur.
İnşallah dediğim gibi camimiz açık, camimize de tarih yapılır. Sonra gittiğimizde evimizde de, ondan sonra ne yaparız? Efendimiz her zaman doğuyor. Her zaman nasıl doğuyor? Güneşin doğması yeter bize güneş, onun nuruyla doğuyor. Ayşe-i Sıddıyta validemizin, validemizin biliyorsunuz mübarek izindeydi mübarek başları, sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin Hazreti Aişe'nin dünden yaşlar kalktı. Efendimiz sordu sebebi nedir ya Ayşe, ya Resulullah bir aya baktım, bir de sizin mübarek menhisi adaletinize baktım. Sizin mübarek gücünüze baktıktan sonra Ay'a döndüğüm zaman Ay'ın karardığını gördüm. Resulullah bu sallallahu teala aleyhi ve sellem. Ay ve sünnet hep bunun doğuşuna haber veriyor. Sen olmasaydın, sen olmasaydın alemleri yaratmazdım. Hep onun hürmetini yediğimiz, içtiğimiz, nasıl peygamberimizin sünnetine uymayız ki? O hayat halidir, o usuldür, o esastır.
Allah'ın resulünde sallallahu aleyhi ve sellem, sizin için en güzel misal, en güzel örnek var diye buyruluyor. Kardeşlerimiz burada ifade edeiler. Bütün görüşler onun yanında iç mesadetindedir. Önemi yoktur, onun gelişindeki esrar da budur ashabiler. Fetih suresinde son ayetten bir üneydi. Niye böyle okudun? Ne olur gönlümüze ayat-ı ilahiye ile olsun bir nur iner mi diye okudun? Onu Cenabı hak lisanetle ve bütün görüşlere ve bütün görüşlere görüşü hakim olsun diye göndermiştir. O görüş ilahi görüştü. O görüş Allah'tan gelen bir mesajdır. Biz kime sarılacağız? Elbette ki Allah'ımızın emrine sarılacağız. Tam manasıyla sımsıkı tutunacağız, ondan başka bir yol yok bize. Hiçbir yol yok, bütün yollar papaldı, Resulullah'ın yolu açık. Bütün esas o efendimiz aleyhissalatü vesselamın güzellikleri anlatmakla bitmez, Burada yine aldığım notlardan pek çok var.
Şevku, burada kardeşlerimiz aydan güneşten, yıldızdan da anlattılar, getiriyorum. Bu velilerin detay ve yıldızla olan münasebeti hakkında birkaç nottu, onları da alınmıştım. Onu üstadımızla alakalıydı. Biz bilemedik ama onu hayır da biliyordu, yıldız da biliyordu. Biz anlayamadık, siz değil, biz anlayamadım. Hasan efendi Hazretleri evlatlarıyla beraber dışarı çıkar, yıldızlara bakın, Hasan efendinin gelişine yıldızlar da seviniyor buyurdu. Böyle bir efendimizi kaybettik biz ama ruhaniyetine sığınacağız, ededine, ezanına sığınacağız, onun ruhani canlılığıyla bizim de ölü ruhumuz canlanabilsin. Nesimizin edadından kurtulup ruhen kemale ele girelim. Efendimiz aleyhüssalatü vesselam insanlara ve dinlere gönderilmiş halk peygamberdir. Şeriatinin hükmü kıyamete deyim bakidir. Şeriati evvel geçen peygamberlerin bazı hükmünü neş etmiştir. Şimdi onlar ile amel etmek caiz değildir.
Ademü'l enbiyadır. Ademü'l enbiya orucu bütün peygamberlerdeki yüceliğin madeni odur. Şefaati ehli kebaire büyük günah sahiplerine ve ehli zebaire küçük günah sahiplerine bütün geçerlidir, valicesinden sünneti olmuştur, tebevvür ve tağut, gittik de yani haya ederiz bunu, ancak öyle diyebilir, küçük ve büyük abdest koyduklarında yer yutup mis gibi kopardı. Mübarek gölgesi asla yere düşmezdi. Önünden gördüğü gibi, arkasından dahi görür idi. Mübarek ayağı kuma bassa iz olmaz, taşa taşa baksa iz olurdu. Mübarek desebine müzihat olan, eciyet filan hayvanattan bir şey konmazdı. Asla ihtilam olmadı, her nereye gitmek Muradeynleseler, onun nuru Fatih kendilerinden emret varır idi. Her kimin yanında dursa mübarek boyu dört parmak yüksek gösterirdi.
Onun üzerinden bir beyaz bulut eksik olmazdı, salahdı evvalin ve kuşluk ve teheccüd gece namazları ona vaadi biri bize sünnet oldu, teyemmüm ile namaz kılmak ancak onun şeriat incedir. Uyusa uyansa abdestli bozulma dedi, zira peygamberlerin gözlerini uyur, kalpleri uyumaz. Doğduğu gibi mübarek efendimiz saygılı teala aleyhi ve sellem secdeye vardı. Onun vücudu parti dünyaya gelmezden evvel şehatin şeytanlar göklere çıkarlardı. Onun vücudu parti dünyaya geldikten sonra şehatin göklere çıkamaz olurdu. Nice hacizi nebi efendimize mahsus atacak özellikler vardır. Diğer kitaplarda da mevcuttur, bitmez ve tükenmezdi efendimizin tezayili, kötü söz söylemezdi, kimseyle çekişmezdi, Her zaman ağırbaşlıydı. Dünya işleri için kızmazdı. Ummanı ümitsizliğe düşürmezdi. Kimsenin kusurunu aramazdı. Affediciydi, intikam almazdı. Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı. Yemek seçmezdi.
Önüne ne konuşsa yerdi. Susması konuşmasından uzun sürerdi. Gereği, gerçeğe hakka aykırı, örültüyü kabul etmezdi. Sade, kıyafet diyen gösterişten utanmazdı. Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz ve bağırmazdı. Konuşurken adeta çevresindekileri kuşatırdı. Kimseye hakkında hayırlı olmayan bir söz söylemezdi. Kendi şahsı için asla öfkelenmezdi, lütf almazdı. Kendisinden gideceği istendiğinde asla hayır demezdi. Kelimeleri tane tane inci gibiydi. Yanında en son konuşan ilk önce konuşan gelip dinlerdi. Halkın kullandığı hiçbir kötü sözü kullanmamıştık. Her zaman hüzünlü ve müsteessümin bir halde dururdu. Fakirlerle beraber geldi. Örnek onlardan ayıp edilmezdi. Sıradan değil ama sıradan insanlar gibi yaşardı. Hiç kimseyi ne gücüne ne de arkasından kınardı. Düşmanlarını affetmekle kalmaz onlara değer verildi. Gereksiz yere konuşmaz, konuştuğunda da ne eksik ne de fazla söz kullanırdı.
Bir topluluk içerisinde oradiler, bir şeye gülerse o da güler, bir şeye hayret ederlerse o da hayret ederdi. Konuşurken gücünü başka tarafa çevirme bulunduğu yerde ayni yere oturmazdı. Bir gün kendisinden derse küçük bir dostunu omuzlarından tutarak şöyle demişti, dünyada gayet biyoloji gibi olun. Yürürken beraberimdekilerin gerisinde yürürdü. İki yanına sabılmaz adımlarını geniş akardı. Yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilerek vakar ve sütü önele yürürdü. Sabahları evden çıkarken Allah'ımıza yalvarır bismillah tevekkültu adallahu adallahu diyerek çıkardı. Çok konuşmazdı. Öz ve hikmetli konuşurdu, düşünceli gibi boş şeylerden yüz çevirdi.
Efendimiz sallallahu teala aleyhi ve sellem canım kurban olsun senin yoluna, azı güzel kendi güzel Muhammed, Divan ciğerinin dip örneklerinden, şeyhi, yek danesin, cihhan sadetinde dahil gibi, ey bir bedel yetim, onun için denir sana, diyerek efendimizin yetimliğini mükemmel bir teşbih ile izah etmiştir. Ehlullahın ifadesine göre onun babalarının evvel irtihali, analarının sonra irtihali efendimizin bu halini tasvir ederken yiyorlar ki Muhammed sallallahu teala aleyhi ve sellem ne ana diyecek ne baba diyecek, o sadece Allah diyecek. Selimim ablasıyla şiirler yalan Yavuz Sultan Selim Han, kimse sensiz bulamaz hatta ey maden-i nur-u koca, ya muhibbî mahlasından süzülen bir nice şiirin efendisi Kanuni Sultan Süleyman han, umarım her bir adım başka şefaat eyleye Ahmedün Muhammed mahmut ebulkarsın.
Peki ya Sultan üçüncü Selim Han, felekte padişah olsam da etmem itibar, ancak katında kulluğumdur bana, matlab ya Resulullah, sübhanallahü anh, iman ederi yakından hangi şahine basarak işsizdir, nankörüz, öndeki sırf navtlardan oluşan divanlar bile bulunmaktadır. Nabimin sakın tercih eden kuvhi mahbubikudadır bu demesi ve bunun yanında bir kıtadan ve beytdeyten ikincisi de nazargah-ı ilahidir, makam-ı mustafadır bu, sakın terki edepten Süleyman Paşa'yla özgürlükla yapıyorlar, Süleyman Paşa'nın ayağını uzatmışla cepte görünce tam Medine-i Münevvere'ye girecekler, onun üzerine söylemişti. Tam işte Medine'ye girenler ezan okunacak, minarenin yanına doğru geldiklerinde müezzinin bunları söylediğini işitelim. Müezzin indikten sonra der ki ben bunu devenin üzerinde yazdığım, kimsenin de haberi yok. Sen bunu nasıl okudun?
O da der ki ben Muhammed'i böldüm, sallallahu aleyhi ve sellem, benim aşıklarımdan nadide geliyor, yolda bunları söyledi, o söylediği sözlerle onu karşıla dedi. Yaman dedenin günlük vuruldu şerhinden boyandım ya Resulullah, nasıl bilmem bu nirana? Dayandım ya resulallah, hezel bezminde bir dinler sigandım ya resulallah, cemalimle ferahin hak etti, yandım ya resulallah. Ahmet-i Mahmud-u Muhammed'sin efendim, haptan bize sultan-ı mübeyy etsin efendim, nüshaların da içeren müseddet şiirle burada zikredilmektedir. Aziz Mahmut Hüdayi Hazretlerinin de, kocanın demiştir bunda bahti mahlasıyla şiirler yapan tutulan sultan birinci Ahmet'in de biliyorsun Sultanahmet canının de bir levha halinde müşahede edilir nola tacım gibi başında götürsen daim kaderi resmine ol daha neler neler anlaşmakta dinlemeyiz hesabı El-Behye hazretleri vesaireleri cenab-ı Hak şefaatleri namaz