Sevgili dinleyicimiz İhsan Mektebi program mısın? Yeni bir bölümünde bugün de sizlerle birlikteyiz. İnşallah bugünkü programımızda Mahmud Sami Ramazanoğlu Gadde Sallallahü Sirrahü'l Azirs'in Musahabe isimli eserinin beşinci cildinden ahlaka dair bazı Hadis-i Şerifleri, derlenmiş Hadis-i Şerifleri aktarmaya gayret edeceğim inşallah. Efendimiz'in tevazuuna dair bir rivayetle başlamak istiyorum bugünkü programımıza. Huzur-u saadete gelen bir zat, Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in mehabetinden titremişti. Bunun üzerine Efendimiz korkma müsterih ol. Çünkü ben bir hükümdar değilim. Ben ancak et kurusu yiyen Kureyş'ten bir kadının oğluyum buyurarak onu sükuna davet etmişti. Beni medih ve Sena'da Meryem'in oğlu İsa hakkında mübalağa edildiği gibi haddi aşmayın. Ben ancak bir kulum. O halde bana sadece Allah'ın kulu ve peygamber deyin. Buyurmuşlardır efendimiz.
Utanmak imandandır buyruluyor. Kim insanlardan utanmazsa Allah'tan da utanmaz. Kişinin Müslümanlığının güzelliği, kendisine mana ifade etmeyen, yaramayan şeyleri terk etmesidir. Tirmizi'de Enes radıyallahu anhtan şu mealde bir hadis-i şerif rivayet edilmiştir. Ashab-ı Kiram'dan biri vefat etmişti. Bazıları ne mutlu şehittir, cennetliktir dediler. Din kardeşini kınayan bir kimse, o ayıbı bizzat kendisi yapmadıkça ölmez. Gıybetten kaçının. Zira gıybetin bir kısmı zinadan daha fenadır, şiddetlidir. Gıybet edenle dinleyen günahta ortaktırlar. Müslüman kardeşinin ayıbını, çıplak olduğunu görür, setr ile alemde rüsvay etmeyen kimsenin, yani onu kapatarak, üstünü örterek, insanlar içerisinde rezil etmeyen kimsenin Cenabı Allah kıyamet gününde de ayıplarını örter. Koğuculuk edenler, nemmamlar cennete giremez. Şöyle denildi, böyle denildi gibi dedikoduyu çok soru sormayı.
Mal, israf ve telef etmeyi bırak, terk et. Gerçekten siz malınızla insanları tatmin etmeye güç yetiremezsiniz. Ancak sizden görecekleri güler yüzlülük ve ahlak güzelliği onları tatmin edebilir. Ashabımın aralarında vukua gelen savaşlar ve benzerleri anılırsa siz aleyhlerinde söz söylemekten kaçının, dilinizi tutun. Yıldızlardan ahkam çıkarılması babında bir şey zikredilirse o bahse dalmaktan kendinizi tutun. Kader bahsi anılırsa yine ileri gitmeyip dillerinizi tutun. Allah ya hayır söyleyip de ecir kazanan yahut susup da selamet bulan kula rahmet etsin. Müslümanlar kendilerine Allah katında helal kılınan yahut Allah'ın kendilerine helal kıldığı şeylerde şartlarının ta yanındadırlar. Yani sözlerinde sebat ederler, asla caymazlar.
Kim yalan söylemeyi, onunla amel ve hareket etmeyi ve cahilliği bırakmazsa onun oruç tutarak yemesini, içmesini terk etmesinde Allah için kabul edilecek bir haceti yoktur. Sakalınla bıyığın bittiği yer arasını yani ağzını, bir de iki ayağının arasını yani namusunu koru. Alkami diyor ki maksat dilimizin ve avret yerlerimizin kötülüklerden korunmasıdır. Menaviye'ye göre maksud hayır söylemek, helalinden yiyip içmek, avret yerlerini kötülükten korumak ve örtmektir. Şüphesiz ki Allah ne sözünde ve işinde hayasızlık eden, ne kendisini bu hayasızlığa alışmaya zorlayanı ne de çarşı ve pazarlarda bağırıp çağıranı sevmez. Kulağa kötü gelecek şeyden, kötü sözden, rahatsız edecek gürültüden sakın. Her şeyin bir ihtirası, her ihtirasın da bir duraklaması vardır. Eğer ihtirasın sahibi doğruluğu ister, iyiliğe yaklaşırsa, itidale, orta bir hale dönmeyi arzu ederse ıslahını umarım.