Alemlere rahmet olarak gönderilen İslam'ın şanlı peygamberi Hazreti Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemi her bakımdan çok iyi tanıyıp örnek ve rehber edinmemiz gerekmektedir. İnsan tabiatında mevcut örnek alma mükemmele erişme duygusu vardır. Arabanın en son modelini almak için cehd eder. Evin en güzelinde oturmak ister. Yiyeceğin içeceğin en güzelini araştırır. Giyeceğinde her türlü yaşantısı için gerekli ne varsa onun üstünlüğü seçme istek ve duygusu vardır insan gönlünde. O zaman en mükemmeli yakalamamız gerekir. En mükemmel Rabbimizin bütün tecellilerine mazhar olan efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemdir. Tecellinin hepsine mazhar bütün Halıkı Lemyezel'in isimlerinin, sıfatlarının, fiillerinin tecellisinin tamına ulaşan Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam'dır. O zaman biz her türlü davranışımızda onu örnek almamız gerekir.
Zira insanlığın zulüm ve sömürüden kurtarılması onu örnek edinmekle mümkündür. Kim Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme itaat ederse, şüphesiz Allah'a itaat etmiş olur. Kafamızı batıl düşüncelere itaatten kurtarmak için ve bütün yaşantımızı küfrün yaşantısından uzak tutmak için yememizde nasıl yiyeceğimizin kurallarını ortaya koyan yatmamızda, da nikahımızda Evimizde barkımızda gezip dolaşmamız da eğitimimizde ekonomimizde Ziraatımızda idaremizde her türlü hususta bize yol gösteren Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemi örnek almamız icap eder. Çünkü onun başından geçen hadiselerin hepsi insanoğlunun başından geçmesi muhtemel olan hadiselerdir. Mesela bir baba olarak Efendimiz aleyhisselatu vesselam örnek alınır. Neden? Onun öyle bir baba oluşu var ki yoldaki çocuklara dahi şefkatini ikramını iltifatını görüyoruz. Babası olmayanın babası benim buyuruyor.
Bir öksüze misal, bir yetime misal çünkü anne ve babasını kaybetmiştir, zengine de misaldir, fedekten gelen mallar ve mülklerle ve ganimet mallarının beşte birinin kendisine ait olmasıyla en zenginidir. Dünyanın bu ciheti ile de zenginlere örnek, açlıktan dolayı mübarek karınlarına taş bağlaması suretiyle de yoksullara örnektir. Ashab-ı Kiram'ı Ashab-ı Suffe'de eğitmesi ile bir muallime, Cebrail Aleyhisselam'ın önünde Kuran-ı Azimüşşan-ı talimiyle abdest ve tahareti, namazı öğrenmesi suretiyle de bir öğrencidir. Bakıyoruz askeri dehasına üç yüz on üç, bir rivayette üç yüz on beş kişi olmasına rağmen bu sayının üç katından fazla olan her şeyiyle o günkü şartlar içerisinde teçhiz edilen orduya galebe çalmasıyla da hiç şüphesiz bir komutan olarak örnektir efendimiz sallallahu teala aleyhi ve sellem. Hangi cihetten bakarsanız bakın örnektir o bize.
Bazı kristaller var taklidini demiyorum hakiki olanı. Her ne tarafından baksanız ışık süzülür. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hangi yönüne bakarsanız bakın nur süzülür, her ciheti ile aleme hayat getirmiştir. Bu ciheti ile itaat ederse kim efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e, şüphesiz Rabbi Zülcelal'imize itaat etmiş olur. Nebi Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin ehadîsi Muhammediyesine, mübarek sözlerine, söz olarak ifade buyurduklarına ve bizzat yaşantısıyla gösterdiği fiili sünnetlerine ve huzurunda yapıldığı zaman mübarek sesini çıkarmadığı takri-i sünnet dediğimiz hususlar hep şer'i bir hüküm içerisindedir. İtaat etmek mecburiyetindeyiz. Nisa suresi sekseninci ayeti celile'ye baktığımız zaman diğerlerinde de aynı vurguyu göreceğiz hiç şüphesiz. Ya Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik. Kafire bile rahmet olmuştur.
Şeytana bile rahmet olmuştur. Şeytan der ki ben bu alemden değil miyim? Bana rahmet değil mi? Şeytana günde kırk kırbaç vurulurken efendimiz aleyhissalatu vesselam'ın aleme rahmet oluşuyla kırk kırbaç bire inmiştir. Ehli küfre bilen nedir? Rahmet unsurudur. Çünkü hem Taif'te hem de Uhud'ta kendisine en büyük ezayı yapanlara, kavmime hidayet ver Ya Rabbi belki belki onların içerisinden bir Müslüman çıkar kahrını isteyemem onlar bilmiyorlar da onun için böyle yapıyorlar buyurur. Mesela ahirette, mahşerde kafire hidayet oluşu hesabın bir an önce görülmesine vesile olması da bir rahmettir. Çünkü güneş tepelere kadar inmiş, insanlar ter denizine gömülmüş, Ya Rab bizi bu ter deryasından kurtar da ateşine at dedikleri zaman hesabın çabuk görülmesine vesile olmasıyla da rahmettir.
Yağmurun yağışı ile rahmet oluşunu, karın yağışı ile rahmet oluşunu, bulutlardan dökülen ilahi rahmetle toprağın insanların önüne işsiz bir sofra serişiyle ayıyla, güneşiyle, yıldızıyla her türlü nimetleriyle rahmet oluşu elbette bir başka ikramdır. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik. Enbiya suresi yüz yedi, De ki eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun, bana tabi olun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Al-i İman Suresi ayet otuz bir. Bu bize günümüzde sadece La ilahe illallah diyen cennete girer dinmesine en güzel cevaptır. Çünkü bu La ilahe illallah tabiri Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellemden önce idi, O geldikten sonra onun dışında Rabbimiz Kuran-ı Azimüşşan'da kim kendisine bir din seçecek olursa onlar onlar tamamen yanlış tamamen batıl bir yola girmiş olurlar. Malinde verilmektedir.
Ey iman edenler Allah'a itaat edin peygambere ve sizden olan buyruk sahiplerine de itaat edin, Eğer bir şey hakkında çekişirseniz onu Allah'a ve peygambere döndürün, Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız bu hem daha hayırlı hem netice bakımından daha güzeldir. Nisa suresi ayet elli dokuz. Resulüm, size verdiklerini efendimiz aleyhissalatu vesselamın size verdiklerini alınız ve nehyettiği şeylerden de çekininiz, Esad Erbili Hazretlerinin on ikinci mektubunda Mektubat kitabında buyurulur ki bu münevver yola tabi olan kimselerin hakkıyla tefe yüz edemedikleri, istifade edemedikleri şu iki sebeptendir birisi Allah'ın resulü size neyi getirmişse onu alın ve sizi neden kaçındırmışsa ondan da uzaklaşın. İkincisi bir mürşid-i kamilin mübarek kalbinin altına kalbimizi bu dünyanın yarı genişliğinde açıp Allah'ım Nur-u ilahiyyeni füyuzat-ı ilahiyyeni bize biiznillahi Teala lütfet demektir.
Evrad ve Ezkar alırız. Bu aynen doktora müracaat edip aldığımız ilaçlar gibidir. Allah'ın Resulü'nün getirmiş olduğu emirlere uyup nehiylerden kaçmak ise perhizdir. Perhize dikkat edilmezse ilacın da faydası olmaz. Bizim imanda sıhhatimiz, ibadette sıhhatimiz, ahlakta sıhhatimiz, görsel medyada sıhhatimiz, yazılı medyada sıhhatimiz, bizim spor eğitiminde gençliğimizin ahlakının bozulmasındaki sıhhatimiz, sanatın üzerimizdeki yanlış etkilerindeki sıhhatimiz, teknolojinin bizde meydana getirmiş olduğu menfi tesirler karşısındaki sıhhatimiz hiç şüphesiz Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin emrettiklerine uyup nehyettiklerinden de kaçmakla mümkündür. Haşr suresi ayet yedi. Onlar yalnız Allah'ın fazıl ve rızasını isterler. Allah resulüne yardım ederler. İşte gerçek, sadık olanlar bunlardır. Haşr suresi ayet sekiz.
Allah ve resulü bir işe hükmettiği zaman gerek mümin olan bir erkek, gerek mümin olan bir kadın için ona aykırı olacak işlerinde kendilerine muhayyerlik yoktur. Kim Allah ve resulüne isyan ederse muhakkak ki o kimse apaçık bir sapıklık yoluna sapıtmış olur. Ahzab Suresi ayet otuz altı. Ey Muhammed sallallahu teala aleyhi ve sellem de ki, eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabalarınız, elde ettiğiniz mallar, durgunluğundan korktuğunuz ticaret ve hoşlandığınız evleriniz, Allah'tan Resulünden ve Allah yolunda cihaddan daha sevgili ise Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah Fasıklar topluluğuna hidayet vermez. Tevbe yirmi dört. Allah ve melekleri peygambere çok salavat getirirler sallallahu aleyhi ve sellem, ey müminler siz de ona Resulullah'a salavat getirin, Tam bir teslimiyetle selam verin. Ahzab elli altı.
Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem içinizden hiçbiri, içinizden hiçbiri kimsenin babası değildir. Fakat o Allah'ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Ahzab kırk. Ey müminler sadece Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin ve sizden olan Müslümanlığı müsellem olan amirlere itaat edin. Nisa elli dokuz. Kim Allah'a ve resulüne itaat ederse onu altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur. Nisa, on üç. Kim Allah'a ve resulüne isyan ederse ve onun sınırlarını aşarsa onun da içinde ebedi kalacağı ateş sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır, Nisa on dört. De ki: Allah'a Celle Celalü itaat edin, Resule Sallallahu Aleyhi ve Sellem itaat edin. Eğer ona itaat ederseniz hidayet bulmuş olursunuz. Nur elli dört.
And olsun ki sizin için Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve Rabbi Zülcelal'imizi çokça zikredenler için Allah'ın resulünde Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem güzel bir örnek vardır. Ahzab yirmi bir. O hevadan kendi istek ve nefsi tutkularına göre konuşmaz. O söyledikleri yalnızca vahiy olunmakta olan bir vahiydir. Necm üç dört. Resulü Ekrem efendimiz buyuruyor ki sallallahu aleyhi ve sellem, ey müminler size bir emanet bırakıyorum ki ona sarıldıkça sapıklığa dinsizliğe düşmezsiniz. Bu emanet Allah'ın kitabı Celle Celalü Kuran ve benim sünnetimdir. Yani ilhamınızı bu iki kaynak dışında arar ve bu iki kaynağı bir tarafa bırakarak başka kaynaklardan hayat düsturları, yaşam tarzları alırsa alırsanız hiçbir zaman kurtulamayacağınız buhranlara ve dinsizlik ateşine götüren yollara sapmış olursunuz.
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin her hususta sünneti seniyyesine uymamız bize haber verilmektedir. Çünkü o öyle bir peygamber, öyle bir nebi ki eşi ve benzeri yoktur. Hazreti Cabir Radıyallahu Anh der ki: Ey Allah'ın Rasulü alemde hiçbir şey yok iken Cenabı hak neyi yarattı? Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyururlar: Ey Cabir alemde hiçbir şey yok iken Cenabı Hak Muhammed'in sallallahu aleyhi ve sellem nurunu yarattı. O bize öyle bir örnek ki Nebi-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem davetçi olarak bize bir örnektir. Kendimizi nasıl ıslah ve irşad edeceğiz? Evlatlarımızı nasıl irşad edip de biz kötülüklerden muhafaza edeceğiz? Koruyacağız etrafımızı, eşimizi, dostumuzu, akrabamızı, komşumuzu kötülüklerden muhafaza edeceğiz. Hep bu yönlerde bize efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem örnektir.
Yönetici olarak efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin sünneti seniyyesine uyacağız, yargıç olarak efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemi örnek alacağız, çünkü onun ikinci halifesi Hazreti Ömer radıyallahu anh hakimlere der ki huzurunuza gelen kimselere birine nasıl bakıyorsanız diğerine de aynı gözle bakın aman ha yanlış bir muamelede bulunmayın. Örnek alınacak kişi olarak hiç şüphesiz efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemdir. Kuran'ı açıklaması yönüyle de eğitimci oluşuyla da insanların en cesaretlisi, en cömerdi, en merhametlisi, akrabalık ilişkileri hanımlarına karşı ilgisi, nezaketi, çocuklarına karşı şefkati, edebi, hayası, şahsiyeti itibariyle bize hiç şüphesiz en güzel örnektir. Onun hakkında aşkı Muhammedi ile yananların bazı ifadelerini, gönlümüzün nur ile dolması, tozlanmış ise tozlarının da silkelenmesi için okumak istiyorum.
Çünkü bu yol, bu münevver yol başta Allah için birbirimize sevgidir. Buna fenafil ihvan denir. İkinci olarak bize Resulullah'ın mübarek izini takip etmemizi çok sıkı bir şekilde tavsiye eden meşayık ı izamdır. Fenafişşeyh olmaktır. Onların arzu ve istekleri sadece Cenabı hakk'ın ve resulünün emrine uymaktır. Bunun dışında hiçbir emel arzu ve gayeleri yoktur. Üçüncü olarak efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin muhabbetinde yok olmaktır. Ne demek? Bu yok olmaktan maksat ve gaye nedir? Emirlerine uymaktır, tavsiyelerine uymaktır. Kayseri ulemasından bir zat, Büyüklerin ziyareti ekseriyetle cuma günü yapılır, bir cuma günü ziyaretine gelirler fakat çok mahzun görünür bu mübarek insan. Hüznünün kederinin eleminin sebebi sorulunca ağlamaya başlar. Bir müddet sonra gözleri yumulur, sevinçle, neşeyle uyanır.
Der ki hüznüm şu idi, her cuma günü Nebi-i Ekrem aleyhissalatu vesselam efendimizi müşahede ederdim, bugün ise müşahede edemedim, acaba hangi sünnetini yerine getirmedim diye mahzun bir şekilde düşünüyordum, Elhamdülillah biraz önce görüşme nasip oldu der, Fenafir resul olmak demek budur, Onun emirlerine azami bir şekilde riayet etmektir biliyorsunuz Muhammed Bahaiddin hazretleri Resulullah hamur yoğurdu diye bu sünnetini bile yerine getirmiştir. Hazreti Ömer'in oğlu Abdullah radiyallahu anh ikisinin için birden ifade ediyorum radiyallahu anhüma bir gün Arafat'ta giderken insanların alışa geldiği yolun dışına çıkar sebebi sorulunca Efendimiz aleyhissalatu vesselam buradan yürümüştü der, bu kadar canlarını feda ederler Daha anlatmakla bitmez efendimiz aleyhissalatu vesselama saygılar sevgiler ve muhabbetler. Bir gün Hazreti Ebu Bekr-i Sıddık radıyallahu anh minbere çıktı.
Fakat Elhamdülillahi rabbil alemin demeden geri indi. Ağlamaya başladı sebebi sorulunca bundan bir yıl önce şu anda üzerine çıktığım minberin üzerinde Nebi-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem vardı deyip tekrar ağlamaya başladı. İnşallah bunu başka bir zamanda anlatmaya çalışırım