Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül İnsanlık tarihi peygamberle başlar bir peygamber olmadan din de anlaşılamaz çünkü Es'aidibillah lik külli kavmin hed Her bir kavim her bir millet için yol gösteren vardır Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem en mükemmel bir din Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem en mükemmel bir din ve dosdoğru bir yol üzere gönderilmiştir. Onun adet-i seniyyelerine uymak hiç şüphesiz bizim için en önemli bir görevdir.
Devamlı görüşüyoruz mezhep imamlarımızdan almak istiyorum onların Efendimize saygısını sevgisini muhabbet ve aşkını anlatmak istiyorum İmam-ı Azam Rahmetullah Ali Hazretleri Efendimizin huzuruna gelir gelir ama nasıl gelir bugünkü gibi İstanbul'dan binecek Ankara'dan binecek Adana'dan daha yakın üç saat diyelim ortalama üç buçuk, üç saat, iki buçuk saatte ciddiye gidecek öyle değil elli beş defa hacc etmiş devenin sırtında gitmiş. O kumlarda kavrulmuş, gönlü aşkı Muhammedi ile yanmış. Böyle bir yolculuk hemen hemen altı ay kadar süren bir yolculuk kırk yedilerde dahi müstazımız dostları ile birlikte üç ayda gidip gelebilmişler gemiyle üç ayda Cidde kara görününce hep ağlamaya başlamışlar Beytullah'a yaklaşıyoruz diye efdalül ibade ahme zühha İbadetin eftali zahmet çekilendedir diye buyrulur ne kadar çok zahmet çekilirse o kadar ecir ve mükafatı olur.
Öyle bir yolculuk Hatta on bir defasında Efendimizin huzuruna yaklaşamamış Medine'nin sokaklarında dolaşmış bir gün bir derviş Efendimizi görür sallallahu aleyhi ve sellem imama benden selam söyleyin artık Medine'nin sokaklarında dolaşmasın huzurumuza gelsin Hz.
İmam huzuru nebeviye gelir o dervişe demek Rasulullah'ı gördün bana selam söyledi başındaki tacını diyeyim artık onu fakire hediye eder fakir bir daha anlat ey derviş gönlü fakir anlatır demek Resulullah bana selam gönderdi cübbesini çıkarır verir Ey fakir anlat eğer canını verme caiz olsa canını da verecek benim öyle ümmetlerim olacak ki buyuruyor beni görmek için malını mülkünü ailesini çoluğunu çocuğunu her şeyini feda edecek Bizim ipek hoca diye maruf Hasan hocamız ahlakı çok güzel ahlakının güzelliği ile ipek denmiş o hacıları götürür hac yapacak kimseleri onların paraları da üzerinde huzuru nebeviye'ye varınca aleyhisselatu vesselam efendimizi müşahede eder onu görünce artık nuru Nebeviyeye tahammül edemez hepsini diyemem ama cebindeki harçlığı etrafına saçmaya başlar fakir yoksul herkesi.
Daha ne aşıklar ne aşıklar Buz gibi soğukta Medine'nin geceleri kış mevsimlerinde havası da soğuk oluyor insanın kemiğine geçer gibi bir soğuk oluyor kapısının önünde bekliyor Nebi diye bir zat babaları da Efendimiz aleyhissalatu vesselamın mescidi saadetinde çok hizmette bulunmuş kendisi de Ashab-ı sohbete otururdu çokça otururdu ön kısmında oturur münasebetsiz hareketlere de kızardı çok zayıf bir cüssesi vardı üç yüz altmış beş gün oruçtu haram olan günler müstesna kurban bayramında dört gün Ramazan-ı Şerif bayramında bir gün. Bunun dışında devamlı oruç.
Her ne zaman Ravza-i Mutahhara'ya Efendimizin mescidi saadetine varsak etrafında dönerdi şimdi brandalar neyse onunla etrafını muhafazaya çalışıyorlar izdiham olmasın diye çadır gibi örtüler var hep etrafında dolaşır etrafında dolaşır açıldığı zaman koşacak Efendimizin mübarek huzurunda Ashab-ı Sofvede yer almak için hazır bekler ve yerini hemen hemen kimseye kaptırmaz böyle nice nice aşıklar dört yoldan İskenderun dört yoldan Fırıncı Mehmed Baba Hazretleri bir de Avanuslu Nabi diye bir zat vardı Avanuslu Nabi Bu Sami Efendi hazretlerine, kalpte Sallallahü Sırrı çok kirilerden takip ederek mübarek yüzüne bakardı Belli ki aşıktı Resulullah'ın sevgililerine de aşıktı Buna benzer Ehlullah'tan o dört yoldan dediğimiz Mehmet Efendi Hazretleri yedilerden bir zat Ravza-i Mutahhara'da gece kalırlar artık ne görüşürler ne konuşurlar ifade edemem onlar için kapıya ve pencereye de gerek yoktur ruhen Efendimizin huzurunda da bulunabilme imkanları vardır nasıl ki Nemil suresinde Asaf bin Belhiya'nın Belkıs'ın tahtını çok kısa bir zamanda göz açıp yumuncaya kadar bir zamanda getirmesi örnek olarak verilebilir buna Ahmed er Rufai hazretlerinin huzuru Nebevi'ye geldiğinde bir şiiri var Ya Rasulallah uzaklardan ruhumu gönderiyordum huzurunuzda el ve etek öpüyordu şimdi ise cismimle beraber geldim huzurunuza Ya Rasulallah diyor mekabri saadetten mübarek el uzanıyor nasıl tarif edebilirim kendisine has Cenabı hakk'ın vasfettiği şekilde gül yaprağı gibi mübarek ele kapanır.
Tuhfetur ragıbatlı eserde geçer binlerce insan bu hadiseye şahit olmuştur Yine Ashab-ı Suffe'de Ashab-ı Suffe deyince Efendimiz ' ın ilkçilerin geldiği temsilcilerin diğer ülkelerden geldiği misafirlerin kaldığı fakirlerin oturduğu, vahiy katiplerinin de bulunduğu adeta bugünün üniversitesi diyebileceğiniz bir mekan.
En az sayıları yedi ve sekiz en çok dört yüze baliğ olur ulaşır böyle bir mekan orada oturuyoruz müstazımız Hacı Hasen Efendi Kuddise Allahü Sırra mürşid-i kamilimiz ayağa kalktılar herhalde heyecanlıydı Efendimizin kabri saadetini anlattılar aynen zemzem kuyusu gibi Merdivenlerle aşağıya iniliyor Yeşil bir seccade üzerinde oturuyor ümmetine o seccade üzerinden teveccüh buyuruyor kalplerine yöneliyor diye Aslen Sivaslı yusuf beceren diye kıymetli bir insandı bu zat namaz kılarken de Zikrullah esnasında da ellerini yukarıya kaldırırdı namaz kılarken bilhassa dizlerinin üzerine elini koy yavaş yavaş yavaş yavaş yavaş bütün elleri gerilerek bölünüp sertleşmiş bir vaziyette yukarıya doğru kaldırır kendinden geçerdi bilhassa Aşklı ve muhabbetli sohbetlerde bir minibüsle Medine-i Münevvere'ye giriyorlar yalnız Medine'ye yaklaşırken Efendimizin kokusu geliyor sallallahu aleyhi ve sellem Yusuf Efendi ellerini kaldırıyor Efendimizin huzuruna direksiyon da terk edip öyle geliyor Ravza-i Mutahhar'da otururken acaba bu zat böyle aşkla muhabbetli cezbeli insan ne yapacak diye düşünüyordu çok sessiz bir vaziyette oturdu çok sessizdi Hacı Hasan Efendimiz buyururlar ki huzur-u Nebevi'ye gelince Cenabı Hak gönülleri genişletiyor onun için tahammül edebiliyorlar diye İmamı Azam rahmetullahi aleyh hazretleri elli beş defa hacc ediyor.
Gelin bu haccını anlatacağım size Seyyid Emir Buhari hazretlerinden de söz etmeden geçmeyeceğim Rabbimizin izniyle. Ashab-ı Sofraya bir tarih bütün seyyid olan iki cihan güneşinin mübarek soyundan gelenler oturur. Bu da orada bir yer işgal eder derler ki Efendi buraya seyyidler oturuyor hani sizin bir şecereniz var mı Resulullah'tan geldiğinize ait bir not var mı? Bir kağıt var mı elinizde? Diyor ki evet var bir şecere var Resulullah'tan geldiğimize ait ama evde kaldı. Hayır senin gibi çok böyle söyleyenler var burada oturmak için kalkın derler.
O zaman Emir Buhari hazretleri ise Yit Gaddesallahu sırra icazete ne gerek var Resulullah'tan geldiğimizi bildiren o şecereye belgeye ne gerek var işte Resulullah hepimiz selama duralım salatü selam verelim kimin selamına karşılık verirse Seyyid odur yüzlerce seyyidlik iddiasında bulunan onları küçük düşürücü söz söylemekten Cenabı Hakk'a sığınırım insanlar birdir bir bir huzur-u Nebevi'ye gelirler Es dediler der ki Emir Buhari hazretleri kimin selamına karşılık gelirse Seyyid odur hiçbir kimseye cevap gelmez Seyyid Emir Buhari hazretleri çok eski elbiseler içerisinde mahçup bir vaziyette huzur-u nebeviye yaklaşıp selatü selam verince ve aleyke selam ya veledi diye selam gelir İmam-ı Azam rahmetullah aleyh Efendimizin huzuruna gelip afsalatu vesselamu alike ya Rasulallah deyince ve aleyhkesselam ya imamel müslimin diye Efendimizin kabri saadetinden cevap gelir.
Öyle bir Allah'ın emrinde Celle Celalühü riayetkar ki onun selamına karşılığın verilmesinin sebebi hak emrine son derece rivayeti harama düşerim korkusuyla helalde bile dikkatidir. Bir talebesi vefat etti kavurucu bir sıcak Bağdatta Hatta o sıcak mevsimde patır patır kuşların bile döküldüğü söyleniyor. Kavurucu sıcak bir cenaze zuhur eder talebesinin birisinin vefatı. Herkes gölgeyi tercih eder.
Bu zat ise gölgeye geçmez İmamı Azam rahmetullah aleyh derler ki efendim buyurun gölgeye sıcakta rahatsız olmayın birinde alacağı vardı onun evinin gölgesinde durmaktan çekin de haram olur diye alacaklısının evinin gölgesinde durmuyor ve dedi ki Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem borcun getirdiği her çeşit faide faizdir bu evin gölgesi artık diğerini siz kıyas edin Bu güzel halleriyle Rabbi Zülcelalimizin katında makbul olmuş ve İmam-ı Azam demiştir ona Fahri Kainat sallallahu aleyhi ve sellem Hatta geleceğini haber vererek iftihar buyurmuşlardır onunla. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin kalbi serin sohbetini dinlediniz.